… bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre ceyrân
gibi pertâb
edüp seğirdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp b …
Hemân ki Yedikulle'den gelen etlerin baş koyunun baş usta, âşcılar koyunun paçalarından yapışup bir çavuş olacak âşcıbaşı pâdişâha ve ocağın devâmına ve cümle pîr [ü] pîşvâlara du‘â edüp fâtiha deyü feryâd edince hemân ta‘lîmhâne dibinde pâ-bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre ceyrân gibi pertâb edüp seğirdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp baş koyuna el urup alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kânûn budur. Ardı sıra gelen ikinci ve üçüncü koyunu alup götürürler. Ba‘dehu cümlesi esbâbların geyüp aldıkları koyunları dükkânlara götürüp tartarlar, eğer eksik gelirse dahi et alır, ta‘[y]îninden artık gelirse keserler, yaz u kış fâ‘ideleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
eder bir ayn-ı sağîredir. Başında niçe değirmânları ve niçe çuka dollâbları var …
Alaman dağının zirve-i a‘lâsından çıkup şadırvan gibi pertâb eder bir ayn-ı sağîredir. Başında niçe değirmânları ve niçe çuka dollâbları vardır. Şadırvan gibi pertâb etdüğü mahalde altından âdemler ve arabalar geçer. Andan aşağı üç aded nehir mahlût olup Süleymân Hân asrında Kâsım Paşa bu mahalde on iki {bin} âdemiyle gark olup Kâsım Paşa halâs oldu. Ve bu Alaman dağının zirve-i a‘lâsından bir nehr-i azîm dahi cereyân edüp cânib-i garba on yedi konak gidüp bahr-i Muhît kenarında şehr-i azîm Lonçat dibinde deryâya mahlut olur, nehr-i Tunaç ya‘nî Tuna'nın karındaşıdır, ammâ tulû‘ [u] gurûbu on yedi konakdır ve şarkdan garba cereyân eder. Ammâ nehr-i Tuna garbdan şarka cereyân edüp yüz {on} yedi konakda Karadeniz'e boş yerden mahlût olur. Bu mahalde nehr-i Tuna'nın gurûbundan tulû‘ı olan bu Alaman dağına gelince Rûmeli eyaletinde ve Budin eyâletinde ve Nemse hudûdunda nehr-i Tuna'ya 46 nehr-i azîmlerin meşhûr [u] memdûhu karışmışsa cümle tahrîr olundı, ve’s-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
… ı sağîredir. Başında niçe değirmânları ve niçe çuka dollâbları vardır. Şadırvan
gibi pertâb
etdüğü mahalde altından âdemler ve arabalar geçer. Andan aşağı üç aded nehir ma …
Alaman dağının zirve-i a‘lâsından çıkup şadırvan gibi pertâb eder bir ayn-ı sağîredir. Başında niçe değirmânları ve niçe çuka dollâbları vardır. Şadırvan gibi pertâb etdüğü mahalde altından âdemler ve arabalar geçer. Andan aşağı üç aded nehir mahlût olup Süleymân Hân asrında Kâsım Paşa bu mahalde on iki {bin} âdemiyle gark olup Kâsım Paşa halâs oldu. Ve bu Alaman dağının zirve-i a‘lâsından bir nehr-i azîm dahi cereyân edüp cânib-i garba on yedi konak gidüp bahr-i Muhît kenarında şehr-i azîm Lonçat dibinde deryâya mahlut olur, nehr-i Tunaç ya‘nî Tuna'nın karındaşıdır, ammâ tulû‘ [u] gurûbu on yedi konakdır ve şarkdan garba cereyân eder. Ammâ nehr-i Tuna garbdan şarka cereyân edüp yüz {on} yedi konakda Karadeniz'e boş yerden mahlût olur. Bu mahalde nehr-i Tuna'nın gurûbundan tulû‘ı olan bu Alaman dağına gelince Rûmeli eyaletinde ve Budin eyâletinde ve Nemse hudûdunda nehr-i Tuna'ya 46 nehr-i azîmlerin meşhûr [u] memdûhu karışmışsa cümle tahrîr olundı, ve’s-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
eder, zîrâ Arapça hadîsi üzre esvâbları ol mertebede hafîfdir kim ol cüsse-i …
Cümle silâhlarıyla kayadan kayaya Bağdâd gazalı gibi pertâb eder, zîrâ Arapça hadîsi üzre esvâbları ol mertebede hafîfdir kim ol cüsse-i kebîrlerin üzerinde gûyâ esvâb ol[ma]ya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a ·
metinde göster ·
… ayaklarında zencîr bâr bendleri kığış kığış öterek her bir at ejder-i heft-ser
gibi pertâb
u raks edüp süheyl urarak ve yanları sıra üstâd Arab seyisleri piyâde ubûr edüp …
Andan tuğların ardı sıra paşanın emîr-i âhûr ağası cemî‘i sarrâcları ile ellerinde kargı kantar sırıkları ile ubûr edüp andan sonra pâdişâhımızın çâsâra hedâyâ gönderdiği on iki re’s küheylân ve sâfinâtu'l-ciyâd misilli atlar kim her biri ıstabl-i Âl-i Osmân'da birer at-ı mu‘teberâtdır. Pâk u pâkîze gümüşî çullar üzre dîbâ sağrı-pûş ile atları tezyîn edüp her atın başlarında gûnâ-gûn musanna‘ saçak peçeli çatal zencîrli yularların her birin beyâz külâhlı yedekçi halîfeler her atı ikişer âdem zabt edüp ba‘zı atların ayaklarında zencîr bâr bendleri kığış kığış öterek her bir at ejder-i heft-ser gibi pertâb u raks edüp süheyl urarak ve yanları sıra üstâd Arab seyisleri piyâde ubûr edüp her atların başlarında ablak sorguc-ı şâhî teller ve çelengler ile her atın yanları sıra ikişer aded yine beyâz külâhlı hâs âhûr halîfeleri ve beyâz külâhlı piyâde tevâbi‘leri atların yanı sıra ubûr edüp ba‘dehu başhalîfe krala verilecek iki re’s mücevher ve murassa‘ ve zer-ender-zere müstağrak olmuş cevâhir eğerli ve cevâhir rahtlı ve cümle incü ve la‘l ve yâkût ile tezyîn olmuş dikdik ve uyanlı iki re’s küheylân atlar ubûr ederken bunların dahi yanlarında yine pâk ü mülebbes âhûr halîfeleri beyâz yedekçi külâhlarıyla ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54b ·
metinde göster ·
ederek ileri seğirtdiler. Hakîr dahi seyishâneleri huddâmlara bırağup bile iler …
Hemân hakîrin yanında kalan refîkler ceyrân gibi pertâb ederek ileri seğirtdiler. Hakîr dahi seyishâneleri huddâmlara bırağup bile ileri vardık. Meğer bizim mukaddemâ gerüden ileri giden refîklerimiz on yedi harâmîye râst gelüp kemîngâhda yatırlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51a ·
metinde göster ·
… r taraf taraf görünmeğe başlayup başların kaldırup sayyâd ile ceng etmeğe gelir
gibi pertâb
ederek geldikce sayyâd cümlesin tobrasına doldurup ol hâne yılandan emîn olur. …
Ve Mısır'da bir âdemin evine veyâ güvercin kümesine yılan müstevlî olsa sâhib-i hânenin huzûru gitse mezkûr yılan sayyâdlarının birin bulup elbette birkaç para verirsin, eve girüp bir kerre na‘ra edüp belinde bir düdüğü var, anı çalar ve ağzıyla bir gûne ıslık verüp savt-ı safîr gibi bir sadâ zâhir olunca hemân yılanlar taraf taraf görünmeğe başlayup başların kaldırup sayyâd ile ceng etmeğe gelir gibi pertâb ederek geldikce sayyâd cümlesin tobrasına doldurup ol hâne yılandan emîn olur. Ammâ bu yılanlar fârûk olmaz, fârûka munhasır başka yılanlardır, beriyyede olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y125b ·
metinde göster ·