… bâlâ şâhrâh üzre vâkı‘ olup andan ubûr etmek asîr olsa bu kavm bir gün mukaddem
gidüp ol
kûh-ı bülendi bir günde reh-i râst ederler ve bir kûh-ı demâvend üzre bir kal‘a …
Bu hirfetin gazâda kârları bir kûh-ı bâlâ şâhrâh üzre vâkı‘ olup andan ubûr etmek asîr olsa bu kavm bir gün mukaddem gidüp ol kûh-ı bülendi bir günde reh-i râst ederler ve bir kûh-ı demâvend üzre bir kal‘a vâkı‘ olup feth olmasında usret çekilse bir günde ol kal‘anın esâsına girüp münhedim ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b ·
metinde göster ·
Evvelâ Revân Hânı tarafından üç bin baş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı alaca ve gönlü karaca bir kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp kânûn-ı şer‘î deyü gümrüğün alup gümrük emîni Tatus nâm Ermeni feryâd idegördü. Cümle-i cümele dörd yüz kırk kîse gümrük alup şehirden kat‘-ı âlâka edüp alay-ı azîm ile Erzincân kapusundan taşra çıkup Bâzârbaşı Değirmânları nâm ferah-fezâda meks edüp cümle Erzurûm a‘yânından ol kadar at ve katır ve şütür ve koyun ve kuzu yemleri(?) hedâyâlar geldi kim cümle ağavâtlar dahi hedâyâlardan hissemend olup muğtenim oldular. Ve cânib-i erba‘adan günden güne ağavâtlar gelüp dâ’ire-i âzîm oldu. Kâmil Erzurûm hâricinde kâhîce kar, boran, kâhîce küşâde hevâ ile meks ederken Bağdâd Vâlisi Sâlih Paşa kethüdâsı İbrâhîm Paşa'nın katli haberiyle cümle yüz elli iç ağaları ve yetmiş aded kapucubaşıları ve yedi bayrak ve yedi yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbânı gelüp cümlesin alup "safâ geldiniz, hoş geldiniz" deyü cümleye müstevfâ ta‘yînâtların ihsân edüp mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi. Ve ertesi gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek gelüp bir emr-i şerîf getirüp "Sen ki, vezîrim Mehemmed Paşasın! Mukaddemâ selefin Süleymân Paşa, kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ısyân [u] tuğyânın arz etmeğile seni eyâletin askeriyle Revân derneğine me’mûr etmişdim. Batîu'l-harekelik edüp gitmeğe tekâsül etmişsin. Gerekdir kim emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ’at durmayup ber-vech-i arpalık sana Kars eyâletin ihsân etdim. Elbette eyâletine gidüp ol serhadleri hıfz [u] hırâset üzre olup alâmet-i şerîfime i‘timâd idesin" 339a deyü emr-i şerîf kırâ’at olunup "Emir Pâdişâhımın" deyü harc-ı râh üç kîse guruş ihsân edüp Haseki Ağa'yı Âsitâne tarafına gönderüp "Her çi bâd-âbâd" deyüp Kars cânibine gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 338b–339a ·
metinde göster ·
… göçerek, yiyüp içerek cây-ı menâs arar. Bir vezîr dahi anın mansıbına ol şitâda
gidüp ol
râh üzre pâymâl olan re‘âyânın ve gark-ı âb olan devâbât [u] benî Âdemin günâhl …
Netice-i mâ-vaka‘a âlâm-ı şedâ’idi beyân eder: Evvelâ der-i devlet-masîrde ser-i kârda olan vü[ze]râ ve vükelâ bî-garaz kimse gerekdir kim hazz-ı nefsîçün bir vezîri ve sâ’ir mîr-i livâyı ve sâ’ir mîr-i mîrânları şiddet-i şitâda bî-mûcib senesi temâm olmadan ol şiddet-i şitâda azl edüp bu kadar askeriyle ol vezîr der-i devlete gelem derken, gelme dinilüp ve bir mansıb ihsân olunmayup başına kasd ideler. Ol dahi cânı havfine düşüp bu kadar bin haşerâtı başına cem‘ edüp beş on ay re‘âyâ vü berâyâ üzre konup göçerek, yiyüp içerek cây-ı menâs arar. Bir vezîr dahi anın mansıbına ol şitâda gidüp ol râh üzre pâymâl olan re‘âyânın ve gark-ı âb olan devâbât [u] benî Âdemin günâhları ulü'l-emr üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351b ·
metinde göster ·
mahalde, ziyâret-i Uzun Dede Sultân, bir tekye-i ziyâretgâhdır. Müfîd ü muhtasa …
Anı geçüp yine kıble tarafına gidüp ol mahalde, ziyâret-i Uzun Dede Sultân, bir tekye-i ziyâretgâhdır. Müfîd ü muhtasar bir âsitânedir. Birkaç fukarâ-yı Bektâşiyânı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21a ·
metinde göster ·
cezîre-i müzehhebi dâr-ı bevâr edindiler. Tâ Süleymân Hân asrına dek anda sâkin …
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mâ-tekaddem kal‘asını Dobruca kralı oğlu Filvara binâsıdır. Mehîb ü sa‘b u kavî kal‘a imiş. Sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth etmede usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim edüp taşların Karadeniz'e dökmüşdür. Hâlâ leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre rahnedâr olmuş sûrunun temelleri zâhir ü bâhirdir. Ol asrda bu kal‘a küffârı gemilerine süvâr olup Kefe kal‘asında Ceneviz kralına firâr ederler. Zîrâ ol asırda Karadeniz sâhilinde olan yedi yüz yetmiş pâre kal‘aların cümlesi Ceneviz kralı hükmünde idi, illâ İslâmbol kurbunda Terkoz kal‘ası ve Amasra kal‘ası ve Sinop kal‘ası ve Tarabefzûn kal‘aları Kostantin Urûmu elinde idi. Ba‘dehû Kefe kal‘asını ve Azak kal‘asın dahi Sultân Bâyezîd-i Velî be-dest-i Gedik Ahmed Paşa feth edince Karadeniz etrâfında aslâ Ceneviz küffârının alâkası kalmayup emân ile İslâmbol Boğazı'ndan taşra cezîre-i Sakız'larına gidüp ol cezîre-i müzehhebi dâr-ı bevâr edindiler. Tâ Süleymân Hân asrına dek anda sâkin olup ba‘dehû sulha mugâyir işler görüp keştîler ile Mısr'a giden huccâc-ı Müslimîni esîr etmeleri sebebiyle Süleymân Hân'ın fermân-ı şerîfleriyle Koca Piyâle Paşa yüz yetmiş pâre kadırga ile cezîre-i Sakız mukâbelesinde Çeşme nâm Anadolu kenarında lenger-endaht olup yatdı. Beri tarafda küffâr-ı bedgirdâr-ı murdâr âlet-i mülâhaza mu‘tâd-ı bed-hâhları üzre cümle kapudanlar ve kral u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa'ya buluşup hedâyâları makbûle geçdikden sonra Piyâle Paşa'ya bir kaç piyâle bâde nûş edüp eydür "Bre kâfirler, bu Sakız cezîresi huccâc-ı Müslimînin ve gayri ibâdullahın memerri ola. Niçün âyende vü revende tüccâr, züvvâr mahlûk-ı Hudâyı rencîde-i hâtır edüp dil-haste ü şikeste-beste edersiz?. Tiz pâdişâha bu Sakız cezîresin teslim edin. Yohsa cümlenizi şimdi dendân-ı tîğdan geçiririm" deyü kasem-billah edüp hedâyâ ile gelen yedi yüz aded iş erlerin bi'l-cümle kayd-bend edüp Bismillah ile "Tevekkülen ala'llah!" deyüp salpa demir isa'seren sebük yelken edüp cezîre-i Sakız'ın Kiremitlik nâm mahalde lenger bırağup der-akab karaya asker ve balyemez top çıkarup kayd-bend etdüğü kral zâdelerden vâveylâ ve vâveledâ mektûblarıyla "Elbette kal‘ayı veresiz, yohsa sarhoş Piyâle'nin piyâlesi elde iken bizim peymânımız dahi doldurup ecel câmın bize nûş etdirir ve sizlere kal‘a-i Sakız içre zevk-i dünyâyı ferâmûş etdirir" deyü üsârâ küffârlardan bu gûne varak alup ber-mu‘tâd elçi ile kal‘a-i Sakız'a gönderüp küffâr-ı murdâr bu hâli istimâ‘ edince hey kralzâdelerimiz ve cümle a‘yân-ı devletimiz kılıçdan geçer, havfiyle bi-emri Hüdâ cümle küffâr-ı Ceneviz meşveret ile vere verüp akd-i sulh edüp kal‘a-i Sakız'ı Piyâle Paşa'ya cümle cebehânesi ve hazîneleriyle teslîm edüp kendiler Malta hükmünde olan cezîre-i Rodos'a gemileriyle yıkılup dâr-ı bevârlarında karâr edüp kaldılar. Feth-i târîh-i Sakız (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b ·
metinde göster ·
… tâncıbaşı ve çavuşlar ta‘yîn olundu" deyince hemân Kaya Sultân'ın aklı başından
gidüp ol
ân bre koçı, deyüp fi'l-hâl araba ile Bâğçekapusu'na gelirken bî-tâb u bî-mecâl …
Hikmet-i Hudâ; Paşa efendimiz Üsküdar'a ubûr edüp ardı sıra çavuşlar ta‘yîn olunca Kaya Sultân efendimize münâfıklar "Paşa'nın katline bostâncıbaşı ve çavuşlar ta‘yîn olundu" deyince hemân Kaya Sultân'ın aklı başından gidüp ol ân bre koçı, deyüp fi'l-hâl araba ile Bâğçekapusu'na gelirken bî-tâb u bî-mecâl kayığa girüp Üsküdar'a gelirken paşa bir kayık ile istikbâline çıkdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b ·
metinde göster ·
… Üsküdar'dan bism-i Hudâ ile yedi nefer kimesne-i esb-süvâr çıkup cânib-i şarka
gidüp ol
leyle-i muzlimde ne reh ne râhber peydâ mazmûnu üzre yetmiş bin renc [ü] anâ ve …
Evvelâ şehr-i bender-âbâd Üsküdar'dan bism-i Hudâ ile yedi nefer kimesne-i esb-süvâr çıkup cânib-i şarka gidüp ol leyle-i muzlimde ne reh ne râhber peydâ mazmûnu üzre yetmiş bin renc [ü] anâ ve meşakkat-i râh çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 191b ·
metinde göster ·
… l-i pür-melâli Foğraş kal‘ası kapudanı görüp aklı yok iken olancasında başından
gidüp ol
ân hemân kal‘a üzre yedi yerde beyâz amân bayrakları diküp "Amân ve'l-amân e[y] …
Bu hâl-i pür-melâli Foğraş kal‘ası kapudanı görüp aklı yok iken olancasında başından gidüp ol ân hemân kal‘a üzre yedi yerde beyâz amân bayrakları diküp "Amân ve'l-amân e[y] asâkir-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a kapudanı ve birovları ve irşekleri kayıklara binüp beri tarafda krala gelüp itâ‘at etdiler ve mâl-ı pâdişâhîyçün yüz yetmiş kîse verüp amân ile gitdiler. Ve kal‘alarına İskenderiyye beği Yûsuf Beğ muhâfazacı ta‘yîn olundu, ammâ nehrin karşu cânibinde olmak ile askerden karşuya çok kimesne geçüp bey‘ [ü] şir[â] etmediler. Bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b ·
metinde göster ·
… eftâra ve kral-ı Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kazak ve Âk Hatman'a fermânlar
gidüp ol
ân ol kûh-ı Demâvend ve Cebelü'l-Lübnân misilli toprağa asâkir-i cemapur üşüp k …
Ve ol gün handaka dağlar gibi sürülen toprağı gerü sahrâya dökmek içün ve cümle handak tathîr olmağiçün cemî‘i asâkir-i İslâm'a ve Tatar-ı sabâ-reftâra ve kral-ı Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kazak ve Âk Hatman'a fermânlar gidüp ol ân ol kûh-ı Demâvend ve Cebelü'l-Lübnân misilli toprağa asâkir-i cemapur üşüp küffârın topu ve kumbarası havf ve haşyeti olmadığından vakt-i zuhra dek ol till-i türâb-ı bülendi mûr türâb taşır gibi taşıyup sahrânın çukur yerlerine doldurup müsâvî etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… ün tenbîh ü te’kîdler edüp Budin defterdârının ziyâfetinden sonra serâperdesine
gidüp ol
gün yine cemî‘i vüzerâ ve mîr-i mîrân tuğları Budin cisrinden ubûr edüp Budin t …
Altında cümle asâkir-i islâm meks-i hıyâm etdükde eğer kal‘a-i Peşte'den ve eğer kal‘a-i Gerz İlyâs'dan ve eğer kal‘a-i Sedd-i İslâm Budin'den ve eğer kal‘a-i Bârûdhâne'den Sadrıa‘zama "Safâ geldin" deyü ol kadar toplar atup şâdumânlar etdiler kim gûyâ zemîn ü âsumân dir dir ditredi. Ve ol gün Sadrıa‘zam Peşte kal‘asın seyr [ü] temâşâ edüp ta‘mîr ü termîme muhtâc olan yerleriyçün tenbîh ü te’kîdler edüp Budin defterdârının ziyâfetinden sonra serâperdesine gidüp ol gün yine cemî‘i vüzerâ ve mîr-i mîrân tuğları Budin cisrinden ubûr edüp Budin tarafındaki Kile sahrâsında meks-i hıyâm olundu. Ertesi Sadrıa‘zam alay-ı azîm ile Tuna üzre cisr-i kavîden ubûr ederken Budin'in Tuna kenârında Ali Paşa tabyasından ve Peşte'nin Ulama Paşa tabyasında nehr-i Tuna üzre ol kadar sekdirme toplar atdılar kim her bir demir ve taşdan top gülleleri nehr-i Tuna üzre gıjlayup kuş gibi sekerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
Hersekoğlu Ahmed Paşa dahi zamân-ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup zifâf gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân vermeyüp Hersek Bânû-yı İşpanya'nın bekâretin izâle etdikde hemân Hersekoğlu müte’ellim olup dâğ-ı derûnundan ol gece üç yüz kadar atlı ile bu Mileşova tahtından gâ’ib olup şehr-i Üsküp'de Ebü'l-feth Gâzî'ye gelüp sergüzeşt [ü] serencâmın bir bir takrîr edüp şehâdet parmağın kaldırup Akşemseddîn ve Velî Mahmûd Paşa huzûrunda İslâm ile müşerref oldukda ismine Ahmed derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… bî-hadd [ü] bî-pâyân cebehâne komuş. Ve bizi bu kal‘aya getiren refîk küffârlar
gidüp ol
gece kapudanları ile buluşup iç kal‘ada hünkâr câmi‘i etdiğimiz manastır-ı azîm …
Hattâ aslında zemîni bir sarp püşte kaya-yı âlî üzre mebnî başpapasların hâsları bir kal‘a-i sa‘b iken on bin kadar cünûd-ı cünüb ile bî-hadd [ü] bî-pâyân cebehâne komuş. Ve bizi bu kal‘aya getiren refîk küffârlar gidüp ol gece kapudanları ile buluşup iç kal‘ada hünkâr câmi‘i etdiğimiz manastır-ı azîme vardım, mihrâb ve minberin bozmayup hakîrin hattıyla mihrâb üzre âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… i şarka çöl-i çölistân yerleri 16 sâ‘atde Keçkemet kırları içinde susuz yerleri
gidüp ol
gece Keçkemet çölünde bi'z-zarûrî yatup ertesi ale's-sabâh 5 sâ‘at kıbleye gidü …
Evvelâ bu kal‘a-i Çon[g]rad'dan cânib-i şarka çöl-i çölistân yerleri 16 sâ‘atde Keçkemet kırları içinde susuz yerleri gidüp ol gece Keçkemet çölünde bi'z-zarûrî yatup ertesi ale's-sabâh 5 sâ‘at kıbleye gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… an dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre
gidüp ol
dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at g …
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
"Ata dona mâlik olan elbette sefere gelsinler" deyü haber gitdikde ol gün haber
gidüp ol
gece kırk bin atlı gelüp Hân'ı Praslov kal‘ası altında tapdılar.
"Ata dona mâlik olan elbette sefere gelsinler" deyü haber gitdikde ol gün haber gidüp ol gece kırk bin atlı gelüp Hân'ı Praslov kal‘ası altında tapdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… lıda olsa mîrî mâla bağlarlardı. Andan Hân Kefe kal‘asın muhâsara eder şeklinde
gidüp ol
gece asker-i Tatar içinden gâ’ib olup 9 sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Kuyular: Bu köylerin hâk-i pâklerinde neft yağları kaynayup çıkar. Kepçeler ile su yüzünden neftleri (olup)[alup] kandîllerde yakarlar. Osmânlıda olsa mîrî mâla bağlarlardı. Andan Hân Kefe kal‘asın muhâsara eder şeklinde gidüp ol gece asker-i Tatar içinden gâ’ib olup 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
… da paşalıların kiminin atı gitmiş piyâde kalmış gider, kiminin kontoşu ve kürkü
gidüp ol
şiddet-i şitâda piyâde çamur içinde gidüp kiminin kılıcı ve tüfeği ve gayri sil …
Hamd-i Hudâ hakîr mukaddemce hüddâmlarıma tenbîh edüp "Basîret üzre olup bir şey çaldırman" demiş idim. Cümle eşyâlarımız yerlü yerinde olup sabâh yola revâne oldukda paşalıların kiminin atı gitmiş piyâde kalmış gider, kiminin kontoşu ve kürkü gidüp ol şiddet-i şitâda piyâde çamur içinde gidüp kiminin kılıcı ve tüfeği ve gayri silâhları yok. Her bir fakîr paşalılar bir vâdî-i hayretde perîşân-hâl giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191b ·
metinde göster ·
… p kal‘anın burc [u] bârûları üzre ubûr ederek şark cânibine kâmil beş yüz hatve
gidüp ol
mahalde İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr köşe bir dikilitaş vardır. Niçesi …
Bu mahalde ayaklarımız sığayup deryâ içinden ubûr ederek kal‘anın telattum-ı deryâdan münhedim olmuş yerinden içeri girüp kal‘anın burc [u] bârûları üzre ubûr ederek şark cânibine kâmil beş yüz hatve gidüp ol mahalde İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr köşe bir dikilitaş vardır. Niçesi dahi münhedim olup türâb üzre pâymâl amûd-ı müntehâlar vardır. Bu alâyimât amûdlara Cârûdü'l-Mü’tefikî derler. Süleymân Peygamber asrında tılısmât olmağiçün binâ olunmuş ibret-nümâ âsârlardır. Ve ba‘zı alâyimâtları Ya‘mer bin Şeddâd(î) binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321a ·
metinde göster ·