Bâğçekapusu'ndan leb-i deryâ ile belde-i Kostantıniyye'nin ta‘mîr [ü] termîmini …
Ertesi yevm-i cum‘ada bir alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-Bârî hazretlerine ziyârete gidüp ve Bâğçekapusu'ndan leb-i deryâ ile belde-i Kostantıniyye'nin ta‘mîr [ü] termîmini seyr [ü] temâşâ ederek edâ-yı cum‘a ve ziyâret edüp Edirnekapusu tarafının kal‘a dîvârların dahi im‘ân-ı nazar ile nazar edüp zevk [ü] safâsından Bayram Paşa'nın defter-i cerâyiminden hakk-ı afv ile cürmün afv edüp bir semmûr lepâçe-i şâhânî ihsân edüp alay ile Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân câmi‘ine gelüp iki rek‘at salât-ı hâcet kılup câmi‘ münevver olmuş gördükde mütevellîye ve yine Bayram Paşa'ya birer semmûr geydirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… ryâsı oldu. Ve cemî‘î Anadolu ve Rûmeli câniblerindeki eyâletlere kapucubaşılar
gidüp ve
asker sürücü vezîrler gidüp asâkir-i İslâm cem‘ olmada ve hünkâr hasekisi ve mî …
Mübâşeret-i gazâ-yı Malta : Hazîne-i pâdişâhîden üç bin kîse çıkup Karadeniz'de Canik sancağına ve Sinop ve Amasra ve Ereğli'ye ve Kocaili sancağına ve İzmid'e ve Kemerler tarafında olan yüz yigirmi pâre kazâlara mu‘temedün-aleyh kapucubaşılar kerâste iştirâlarına gidüp üç yüz pâre kadırga içün mezkûr kazâlardan Tershâne-i âmireye kerasteler ibtidâ İzmit Paşası Baltacı Paşa'dan ve Alemdağı ve Kapudağı'ndan dağlar gibi kerâsteler yığılup ol kadar ahşâbâtlar geldi kim her iskeleler ve Tershâne gözleri kereste ile mâl-â-mâl olup cemî‘î cezîrelerden üstâd marangozlar gelüp Tershânenin her gözünde birer kadırga bodostaması kurup haftada birer kadırga binâ olunmağa mübâşeret olunup bir başdarda-i hümâyûn ve on aded kara mavnalar inşâ olunup Tershâne-i âmire âdem deryâsı oldu. Ve cemî‘î Anadolu ve Rûmeli câniblerindeki eyâletlere kapucubaşılar gidüp ve asker sürücü vezîrler gidüp asâkir-i İslâm cem‘ olmada ve hünkâr hasekisi ve mîr-i alemler Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'a on iki bin altun barut-bahâ gidüp "Evvel-bahârda kapudan paşaya mülâkât olasız" deyü hatt-ı şerîfler gidüp anlar dahi âmâde olmada. Efvâh-ı nâsda Malta'ya gitmek gazâsı dâstân-ı dûstân oldu. Ammâ "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" mazmûnunca bu sefer-i seriyye-i şerîfi sa‘âdetlü pâdişâh ve Kara Mustafâ Paşa vezîr ve Şeyhülislâm (---) Efendi bilir, gayrı kimesnenin ne cânibe sefer olacağı nâ-ma‘lûmları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 269a ·
metinde göster ·
… ây-ı dilküşâda yek şeb mihmân olduk. Andan cânib-i şimâle nehr-i Araz sâhiliyle
gidüp 308a ve
Arazı geçidden karşu geçüp,
Menzil-i Tut âlûsı: Bir çemenzâr, sahrâ-yı lâlezârdır. Niçe yüz bin sâyedâr dıraht-ı müntehâları vardır. Dârları, deyyâr[ları] yokdur. Hemân bir çerâgâh, zemîn-i mahsûldârdır. Bu ferah-fezânın cânib-i cârında hem-civâr olan kend-i levendlerin darûga ve kelenterleri cümle levâzımât, me’kûlât [ü] meşrûbâtlarımız ve âbdâr meyve-i gûnâ-gûnlarımız getirüp bu cây-ı dilküşâda yek şeb mihmân olduk. Andan cânib-i şimâle nehr-i Araz sâhiliyle gidüp 308a ve Arazı geçidden karşu geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b–308a ·
metinde göster ·
… . Andan Koyun Geçidin bu hakîr geçüp cânib-i şimâle 3 sâ‘at vâsi‘ sahrâlar içre
gidüp ve
nehr-i Aksu'yu ubûr edüp bu nehre Acem Gîlân çayı derler. Aras dağlarından gelü …
Evsâf-ı kal‘a-i Şekî: Mâ-tekaddem Gürcîstân'ın Şavşad meliklerinden Aleksandır Hân binâ edüp andan Dağıstân beği feth edüp andan Acem istîlâ edüp andan sene 986 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'in vezîri Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp Levend Hân oğlu Ereklad (?) Beğ'e ihsân olunmuşdur. Ba‘dehû cülûs-ı Mustafâ Hân'da kızılbaş istîlâ edüp hâlâ sultânlıkdır ve bin mikdârı askere mâlikdir. Şirvân eyâletinde bir püşte üzre seng-i 311a binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi üç bin adımdır ammâ sa‘b kûh üzre olmağıla handakı yokdur. Ve iki kapusu var, biri bâb-ı Gence, biri bâb-ı Şirvân'dır. Dağıstân hudûdunda sehl ma‘mur kal‘adır ammâ Gürcîstân addolunur. Zîrâ bânîsi dahi Gürcîdür. Cümle üç bin hâne ve yedi mihrâbdır. Çârsû içre Mirza Alî Beğ Câmi‘i ve kal‘ada ve Lağoşoğlu Ahmed Beğ Câmi‘i ve kal‘ada Murâd-ı Sâlis Câmi‘i harâba mü’eddî oluyor, hân ve hammâmları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Bâğ u bâğçesinde bî-nazîr ipeği hâsıl olur. Bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde bir merhale yerde nehr-i Kanut ubûr edüp nehr-i Zengî'ye rîzân olur. Bu şehirden kalkup cânib-i şimâle giderken nehr-i Kabur'ı Özdemiroğlu Osmân Paşa cisrinden ubûr edüp andan Koyun Geçidi nâm mahalle varup rûy-ı zemînde benî Âdem üstühânları püşte püşte yığılmış refîkimiz serdârı olan Yâver Alî Aka'dan su’âl etdim. Eyitdi kim "Sultân Murâd-ı Sâlis serdârı Lala Mustafâ Paşa'yı, bu meydân-ı ma‘rekede Tebrîz hânı Emîr Gûne Hân ve hâkim-i Mağân ve hâkim-i Lûr ve hâkim-i Nahşivân ve hâkim-i Karabâğ ve hâkim-i Kazak ve Kazan ve Ensâr Halîfe Şeref Hân hulâsa-i kelâm tokuz hân, serdâr-ı İrân ashâb-ı sürhserân cem‘ olup yigirmi binden ziyâde cünûd-ı cünüb olup Lala Mustafâ Paşa'yı bu mahalde ortaya alup seyf-i Alî urmağa başlarlar. Hemân serdâr Koca Lala cemî‘î guzât-ı Muhammedî ile bir ağızdan gülbâng-ı Muhammedî getirüp bir koldan Özdemiroğlu, bir koldan Haleb Valisi Mehemmed Paşa, bir koldan Mar‘aş eyâletine mutasarrıf Mustafâ Paşa cümle guzât ile kızılbaş içre hücûm edüp ân-ı vâhidde bed-ma‘âşları târumâr edüp inâyet-i Bârî yâri kılup on bin kızılbaş-ı bed-ma‘âşın başın seyf-i mücezzem ile tırâş edüp bakıyyetü's-seyfi Koyun Geçidi nâmda koyun sürüsü kanarıya varır gibi varup izdihâmdan geçidde cümle gark olurlar. Ba‘zılar firâr edüp nehr-i Kınık'da ve nehr-i Kabur'da gark olurlar. Netîce-i merâm bu ceng-i azîmde kırk bin şahsven Lala Mustafâ Paşa kılıcından geçmişdir. Gûr-be-gûr ola Osmânlı, deyü refîklerimiz nakl edüp "Bu üstühânlar anların alâmetidir", deyü mürdeleriyçün Fâtiha okuyup geçdiler. Andan Koyun Geçidin bu hakîr geçüp cânib-i şimâle 3 sâ‘at vâsi‘ sahrâlar içre gidüp ve nehr-i Aksu'yu ubûr edüp bu nehre Acem Gîlân çayı derler. Aras dağlarından gelüp nehr-i Kür'e rîzân olur. Anı güzer edüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310b–311a ·
metinde göster ·
… sâkir-i İslâm ve cemî‘î hayvânâtlar huzûr edüp ertesi (---) sâ‘at küşâde hevâda
gidüp ve
ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr edüp,
Menzil-i karye-i Kırkdilim: Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli müselmânlardır. Bu karye-i mübârekde sehl hevâ küşâde olup cümle asâkir-i İslâm ve cemî‘î hayvânâtlar huzûr edüp ertesi (---) sâ‘at küşâde hevâda gidüp ve ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a ·
metinde göster ·
rûz-ı rûşende deryâ-misâl asker gidüp şehri kat-ender-kat çevirüp cümle âmâde o …
Netice-i kelâm cümle asâkir-i İslâm şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asın ta giceden piyâdeler gidüp ve rûz-ı rûşende deryâ-misâl asker gidüp şehri kat-ender-kat çevirüp cümle âmâde oldukları haberi Paşa'ya gelüp hemân kuşluk vaktinde sa‘d sâ‘at-i tâli‘-i meymûnda bir kerre dahi Allah denilüp ceng-i harbîler çalınup işâret-i ma‘hûde üzre Paşa kolundan kolomborna ve balyemezler ve Vanlı tarafından cümle şâhîlere âteşler olup sadâ-yı Allah Allah kopup el-azametullah bu kadar top-ı kûbların gülleleri taşa, taşlar dahi başa isâbet edüp Hân meterislerinde sâbit-kadem olanlar bu kere târumâr u allak bullak olup yine ber-karâr olup anlar dahi derûn-ı dilden ve cân u gönülden bir gülbâng-ı Muhammedî'ye rehâ buldurdular kim ka‘r-ı zemînde hamele-i arz-ı bakarı ditredüp semâda kerrûbiyânlar vehm-nâk olup zirâ iki İslâm askeri, anlar da Allah Allah derler, bizim asker de Allah Allah derler. Bu bâzârın bey‘ u şirâsında hakîr dem-beste ve hayrân kaldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 268b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Lim'e havâle bir yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî seng binâ ve bir kal‘a-i ra‘nâdır ve henüz üstâd-ı bennâ elinden çıkmış zann olunur. Etrâfı handaksız ve kapusuz ve kulsuz beş kulleli bir sûr-ı üstüvârdır. Anı geçüp 2 sâ‘at dahi nehr-i Lim kenârıyla gidüp ve nehr-i Lim'i kasaba-i Pirepol kurbundaki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed cisrinden geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
… p küffâr üzr[e] serdâr olur ve Sadrıa‘zam İbrâhîm Paşa dahi Hasan Paşa akîbince
gidüp ve
Hân karındaşı Feth Geray dahi yetmiş bin Tatar askeriyle bile gidüp küffârın ta …
Pâdişâh-ı cem-azamet bu işden haberdâr olup Rûmeli eyâleti Hasan Paşa'ya ibkâ ve mukarrer olup küffâr üzr[e] serdâr olur ve Sadrıa‘zam İbrâhîm Paşa dahi Hasan Paşa akîbince gidüp ve Hân karındaşı Feth Geray dahi yetmiş bin Tatar askeriyle bile gidüp küffârın taburu mukâbelesinde meks edüp iki leşkerin mâbeyne-hümâlarında bir azacık nehr olup ol gece etrâfa karavullar koyup âmâde dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a ·
metinde göster ·
bu çöllerde acı sular içüp Kazak ve Kalmık havfin çeküp kat‘-ı menâzil ederdik. …
Bu gölü geçüp 5 sâ‘at yine taraf-ı şarka gidüp ve bu çöllerde acı sular içüp Kazak ve Kalmık havfin çeküp kat‘-ı menâzil ederdik. Bu çölistânda Kılburun kal‘asından cânib-i şarka Kırım cezîresi ağzında tâ Or kal‘asına varınca otuz sâ‘atlik zemîn-i Heyhât'dır kim şenlik ve şâdımânlıkdan aslâ eser yokdur. Hattâ güneş çölde doğar ve çölde batar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a ·
metinde göster ·
Evvelâ Gözlev'den maşrık tarafına 4 sâ‘at leb-i deryâ ile
gidüp ve
Gözlev emîni tuzlasın geçüp bu dahi bir buhayre-i azîmde hânlık büyük tuzladır …
Evvelâ Gözlev'den maşrık tarafına 4 sâ‘at leb-i deryâ ile gidüp ve Gözlev emîni tuzlasın geçüp bu dahi bir buhayre-i azîmde hânlık büyük tuzladır kim milhi milh-i Ücâc gibi lezîzdir kim dağlar gibi kesile kesile tuzlar yığılıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
Bu şehr-i harâbistânı dahi bu yüzden seyr [ü] temâşâ edüp yine Mehemmed Geray Hân efendimizle yine cânib-i şarka 7 sâ‘atde dıraht-ı azîmler içre gidüp ve âb-ı hayât sular içüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161a ·
metinde göster ·
… ır-ı kâr dahi yukaru geçidden geçüp Kasrı sahrâsı içre cânib-i garba dörd sâ‘at
gidüp ve
Angili Kasrı gölün sol tarafımıza alup bu gölün ayağı nehr-i Aspir'e mahlût olu …
Aspir nehri: Deryâ-misâl cereyân eder. Yüz bin renc-i anâ ile geçelim derken ubûr edemeyüp âhır-ı kâr dahi yukaru geçidden geçüp Kasrı sahrâsı içre cânib-i garba dörd sâ‘at gidüp ve Angili Kasrı gölün sol tarafımıza alup bu gölün ayağı nehr-i Aspir'e mahlût olur. Ve Aspir nehri nehri dahi Zebân dağlarından gelüp ve Narda şehri dağlarından akup Kasrı nâhiyesinde Kefelonya nâm Venedik kâfiri 342b cezîresinin mukâbilinde Venedik körfezi deryâsına mahlût [olur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a–342b ·
metinde göster ·
benim altımda Hamîs nâm bir atım ve bir gulâmım mecrûh olup anlardan iki mel‘ûn …
Bu cisri geçüp el-ıyâzen billâh âsî Porgonat içidir. Bu menzilde giderken bir günde yolumuza iki kerre Porgonat harâmîleri enüp yarar refîklerimiz olmağile azîm savaşlar eyleyüp âhır refîkimiz Dervîş Râhî râh-ı Hakka şehd-i şehâdetle gidüp ve benim altımda Hamîs nâm bir atım ve bir gulâmım mecrûh olup anlardan iki mel‘ûn mürd olup silâhların alup hamd-i Hudâ Hudâ murğ-ı cânımız âzâd edüp Dervîş Râhî'yi şâhrâh üzre defn eyleyüp iki kelle ile mansûr u muzaffer Depedelen şehrine revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
nehr-i Ilıca'yı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir dahi Keşiş dağından hurûc edüp N …
Ba‘dehu bu şehir a‘yânından Koca İmâm Efendi ve oğlu ve Celeb Alî Ağa ile vedâlaşup ve Türkistân olmağile refîkler alup kıble tarafına Hammâmlı karyesi boğazı tarafına nîm sâ‘at gidüp ve nehr-i Ilıca'yı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir dahi Keşiş dağından hurûc edüp Nîlûfer nehr[i] ile Kapudağı kurbunda Rûm bahrine munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a ·
metinde göster ·
… hibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre
gidüp ve
nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a ·
metinde göster ·
… yle vedâlaşup berâber refîkler alup leb-i deryâ ile 3 sâ‘at bâğ u bâğçeler içre
gidüp ve
bir sâ‘at cenûba ve bir sâ‘at garba deryâ kenârıyla giderek beşinci sâ‘atde,
Ve bu şehrin cümle a‘yâniyle vedâlaşup berâber refîkler alup leb-i deryâ ile 3 sâ‘at bâğ u bâğçeler içre gidüp ve bir sâ‘at cenûba ve bir sâ‘at garba deryâ kenârıyla giderek beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48a ·
metinde göster ·
iki kulle ubûr edüp Karanlık kapu kıbleye nâzırdır. Ve iki göz cisr ile ubûr ol …
Andan yine handak kenârınca kıbleye iki yüz adım gidüp ve iki kulle ubûr edüp Karanlık kapu kıbleye nâzırdır. Ve iki göz cisr ile ubûr olunup kapu eşiği taşrası asma cisirdir. Her gece ref‘ edüp kal‘a dîvârına siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115b ·
metinde göster ·