… Bir kurşum dokunsa zırhın halkaların âdemin vücûduna dıkup âdemi öldürmezse de
gide gide
sâhib-i firâş eder. Ammâ zırh olmasa kurşum girüp çıkar, ya ala, ya vere eder. …
Hakîr ta‘accüb edüp eyitdim "Be cânım böyle ceng mahallinde gâzîler cengâver olmağiçün zırh giyerler. Bunlar bu mahalde çıkarırlar." Bir fetâdan "Aslı ne ola?" deyü su‘âl etdim. "Belî, bunlar şimdi ceng-i azîme girerler kim sâfî kurşum cengidir. Zîrâ kurşum cenginde zırh fenâdır. Bir kurşum dokunsa zırhın halkaların âdemin vücûduna dıkup âdemi öldürmezse de gide gide sâhib-i firâş eder. Ammâ zırh olmasa kurşum girüp çıkar, ya ala, ya vere eder. Anınçün bunlar zırhların çıkardılar. Gör kim Mahmûdîler ne ceng ederler!" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
… idüp kıble tarafına bir yalçın kayaya çıkup üstü sarp ağaçlık, ol gece nısfında
gide gide
bir azîm âteş gördük,
"Lâkin ol benim götürecek yolumdan bu arabalar gitmez, ammâ pek yakın götürürüm" dedikde yemîn edüp kulağız edüp fi'l-hâl on altı arabaların içlerinde olan mâl-ı ganâ’imleri ve kızları ve oğlanları arabaların atlarına tahmîl edüp niçesin Tatar atlarına bindirüp koyunları bırağup cümle sığırları sürüp birez salt ve sebükvâr olup tekrâr ol Şiçe deresi içre nîm sâ‘at gidüp kıble tarafına bir yalçın kayaya çıkup üstü sarp ağaçlık, ol gece nısfında gide gide bir azîm âteş gördük,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
"Bu sırrullâh ricâlü'l-gaybdır kim bu sûrete temessül edüp bize pîşvâ oldu ve atımın ve benim cânım râhat buldu. Ben bu koyunun akîbine düşüp giderim" deyüp gide gide nehr-i Vak-ı Kebîr kenârına gelüp karşu tarafa bakdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 125a ·
metinde göster ·
… z olup iki gün gidüp aslâ gece gitmeyüp cânib-i garba çapul-ı azîm ile seğirdüp
gide gide
cânımızdan bîzâr olup üçüncü günde,
Hamd-i Hudâ-yı ferd-i bîçûn bunda dahi bu hakîrin eline üç gulâm ve üç duhter-i şüküfte-ahter-i benâm ile altı re’s esb-i sabâ-sür‘atler ve niçe zerdûz avret libâsı fisdanlar ve niçe roklalar ve gümüş haçlar elime girmişdir. Andan yine esîrlerimiz kulağız olup iki gün gidüp aslâ gece gitmeyüp cânib-i garba çapul-ı azîm ile seğirdüp gide gide cânımızdan bîzâr olup üçüncü günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… unlar dahi lisân-ı Fârisî ile "Biz Mençâriz", ya‘nî biz dörd âdemiz demek olur.
Gide gide
bunlara mençâr mençâr deye deye galat olup tahfîf-i kelâm ile Macar dediler. İm …
Bu Menûçehr evlâdlarının 90a dördüne sâ’ir kefereler su’âl edüp "Siz kimlersiz?" derler. Bunlar dahi lisân-ı Fârisî ile "Biz Mençâriz", ya‘nî biz dörd âdemiz demek olur. Gide gide bunlara mençâr mençâr deye deye galat olup tahfîf-i kelâm ile Macar dediler. İmdi Macar mençâr'dan galat-ı meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b–90a ·
metinde göster ·
… a on yedi ok ve yedi sekiz kurşum urduk. Aslâ fâ’ide etmeyüp yine kaçardı, ammâ
gide gide
zahmlar bunu alup cüst ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın …
Hikmet-i Hudâ bu mahalde yine hüddâmlar ve refîkler ve samson ve tazı ve zağarlarımla şikâra gezerken bir yaban atına râst geldik, ammâ gûyâ fîl-i mahmûdî gibi cüssedâr ve semîn esb-i beyâbânî idi. Refîklerim ile bu ata on yedi ok ve yedi sekiz kurşum urduk. Aslâ fâ’ide etmeyüp yine kaçardı, ammâ gide gide zahmlar bunu alup cüst ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın kızılca koltuğunda kolan yerine bir çatal kurşum urunca bir iki kerre dizleri üzre gelüp kalkarken hakîr bu atı yine sinirleyüp refîkler ile boğazlayup pâre pâre hissemend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·
… erken önümüz sıra henüz gitmiş bir pâre basılmış at ayağı izi gitmiş ammâ ol iz
gide gide
dahi büyük iz oldu, el-hâsıl üç karış enli iz oldu. Hakîr gulâmlarıma eyitdim:
Leb-i deryâda kum üzre âsûde-hâl giderken önümüz sıra henüz gitmiş bir pâre basılmış at ayağı izi gitmiş ammâ ol iz gide gide dahi büyük iz oldu, el-hâsıl üç karış enli iz oldu. Hakîr gulâmlarıma eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344b ·
metinde göster ·