Bâlâda zikr olunan kılâ‘ların cümlesi Uyvar gazâsına giderken cümle vasf olunmuşdur, tekrârında âlem yokdur, ammâ bu mahalde Budin'e dâhil olunca hemân ol ân Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa huzûruna varup Sadrıa‘zamın ve sâ’ir vüzerâların ve İbrâhîm Kethudâ efendimizin cümle mektûbların ve Egre'ye gideceğim emr-i şerîflerin verüp Nemse kralına gidecek bizim elçimizin dârât [u] azamet [ü] ihtişâmından ve ne gûne şahs-ı ankâ-yı mâldâr ve müdebbir olduğundan cümle su’âl edüp cemî‘i su’âllerine cevâb-ı pür-savâblar verüp hakîr bile vilâyet-i Alman'a elçi paşa ile gideceğim cümle bir bir takrîr eyledikde Gürcî Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
… ’âllerine cevâb-ı pür-savâblar verüp hakîr bile vilâyet-i Alman'a elçi paşa ile
gideceğim
cümle bir bir takrîr eyledikde Gürcî Paşa eydir:
Bâlâda zikr olunan kılâ‘ların cümlesi Uyvar gazâsına giderken cümle vasf olunmuşdur, tekrârında âlem yokdur, ammâ bu mahalde Budin'e dâhil olunca hemân ol ân Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa huzûruna varup Sadrıa‘zamın ve sâ’ir vüzerâların ve İbrâhîm Kethudâ efendimizin cümle mektûbların ve Egre'ye gideceğim emr-i şerîflerin verüp Nemse kralına gidecek bizim elçimizin dârât [u] azamet [ü] ihtişâmından ve ne gûne şahs-ı ankâ-yı mâldâr ve müdebbir olduğundan cümle su’âl edüp cemî‘i su’âllerine cevâb-ı pür-savâblar verüp hakîr bile vilâyet-i Alman'a elçi paşa ile gideceğim cümle bir bir takrîr eyledikde Gürcî Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
… lime çıkup alay ile şehirlerine getirüp murâd-ı merâmım kadar ol şehirde oturup
gideceğim
vakti her şehrin hâkimleri ve a‘yânları ri‘âyet edeler" deyü kral tekrâr hat ya …
"Yedi krallık vilâyetlerimde olan kal‘alar ve şehirler ve benderler ve kurâ vü kasabâtlarım mu‘azzez ü mükerrem gezüp seyr-i temâşâ etsün" deyü bir papinte hat verüp hemân hakîr kralın gözü önünde hattını öpüp başıma koyup bir dîbâ kîse içine kral hattın koyunca kral hattına ta‘zîm etdiğimden haz edüp yine kral hattını isteyüp her konakda günde bir koyun ve elli çift sipov ekmek ve on tavuk ve yigirmi at yemi ve on avret ve on nefer oğlan hüddâmlar verüp her konakdan konağa yüzer atlı ve yüzer yayan kefere-i fecere refîkler verüp her bender hâkimleri ve kapudanları ve beğleri istikbâlime çıkup alay ile şehirlerine getirüp murâd-ı merâmım kadar ol şehirde oturup gideceğim vakti her şehrin hâkimleri ve a‘yânları ri‘âyet edeler" deyü kral tekrâr hat yazup hakîri başvezîre başkomsar ile gönderüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… ûr [u] âbâdân Fişevar şehridir. Bir gün bu şehirde meks edüp tekrâr Beç şehrine
gideceğim
geldi, zîrâ bu şehir Beç toprağında olup on iki sâ‘at karîbdir.
Ve bu şehrin ekseriyyâ evleri Tuna kenârına vâki‘ olup kat-ender-kat sarâylar ve kasr-ı âlîler ve musanna‘ düyûr-ı kebîrler ile ârâste ve esvâk-ı müzeyyeneler ile pîrâste olmuş bir ma‘mûr [u] âbâdân Fişevar şehridir. Bir gün bu şehirde meks edüp tekrâr Beç şehrine gideceğim geldi, zîrâ bu şehir Beç toprağında olup on iki sâ‘at karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… cümle me’kûlât [ü] meşrûbâtıın berüp her gün birer kızılga altun harçlık berüp
gideceği(m)
zamân bir semmûr ton ve yüz kızılga altun veresin ve ne cânibe azîmet ederse mu …
"Ey Kırım eyeleri ve atalıkları ve iş erleri kocalaklar, her kansı bendere ve şehre yarlığ-ı belîğ Hânî ile kazakdaş kardaş sırdaş hâldaş seferdaş yoldaşım kart kazakım Evliyâ Efendi her kanda barırsa özümün hâtırıyçün ihsân [u] in‘âmlar edüp geydirüp kuşadup kızılga altun harçlıklar berüp mu‘temed yoldaşlar koşup vilâyetim temâşâ edüp atlarına ve kendüye ve refîklerine ri‘âyet edüp azıkların veresiz. Ve sen ki Gözlev kal‘ası ağası Ahmed Ağa'sın, Evliyâ Çelebi karandaşım sana bardıkda bir sarâya kondurup cümle me’kûlât [ü] meşrûbâtıın berüp her gün birer kızılga altun harçlık berüp gideceği(m) zamân bir semmûr ton ve yüz kızılga altun veresin ve ne cânibe azîmet ederse mu‘temed yoldaşlar koşasın, ve’s-selâm" deyü kâğızları alup Hân ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… ve ne içdi ve ne yatdı uyudu ve ne güldü ve ne ağladı. Bu İnebahtı'ya gelüp ben
gideceğim
vaktin ölüp Mehemmed Ağa'm defn edecek olup ben Kastel kal‘asına gidüp mektûbla …
"Vallâhi ümmet-i Muhammed ben bu Arab'ı Gördüs'de Mağribî Arablardan elli altuna alalı kâmil bir haftadır kim ne yedi ve ne içdi ve ne yatdı uyudu ve ne güldü ve ne ağladı. Bu İnebahtı'ya gelüp ben gideceğim vaktin ölüp Mehemmed Ağa'm defn edecek olup ben Kastel kal‘asına gidüp mektûblarınız hakîre gelüp yine geldim. Bu Arabı bu hâlde keçi gördüm, ammâ bunu kabirden kim çıkarmışdır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 339b ·
metinde göster ·