seyâhat ve hem ziyâret ve hem ticâret ola." deyü irtikâb-ı meşâkkatim memâlik-i …
Âhir vatan-ı aslîmiz olan Belde-i Tayyibe ya‘nî Kostantiniyye'yi terk edüp ve maskat-ı re’simizden infisâl ile şedd-i rahli ve şiddet-i harr ü berri irtikâb edinüp diyâr-ı gurbetde tahsîl-i ulûm ve tekmîl-i fünûn ederiz, deyü ol hevâ-yı hevesile diyâr-ı büldân ve aktâr-ı arâzî geşt [ü] güzâr-ı cihân ederiz, deyü âye[t]: Arapça mazmûnu üzre ibret-nümâ-yı Y 3b ehl-i bîniş ve hayret-efzâ-yı erbâb-ı dâniş olan ekâlîm-i seb‘a Arapça nın vâcibü's-seyr olan âsârların îm’an-ı nazar ile nazar etmeğe bezl-i himmete cür’et etdim. Eyle olsa hâl-i dilim ile müşâvere edüp eyitdim: "Âlem-i seyâhatde evkât-ı ömr-i nâzenîn niçün hebâya gider? Hem seyâhat ve hem ziyâret ve hem ticâret ola." deyü irtikâb-ı meşâkkatim memâlik-i mahrûselerin ibret-nümâ âsâr-ı kadîmelerinde ve hân ve cevâmi‘ ve medâris ve amâristânını seyr ü temâşâ ile ve arz-ı beledi ve tûl-ı nehârı ve enhârları Q 2bP 2b ile muharrir-vâr cemî‘i âsârların tahrîr eylemeğe bezl-i himmet eyledim ki ulüvvü'l-himmeti mine'l-îmânidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y3a–Y3b ·
metinde göster ·
Ancak Cenâb-ı Bârî'nin bu develere nazarı ta‘allûk edüp cümle cemâllere bir kuvvet-i kâhire vermiş kim Hudâ âlîmdir bu kadar bâr-ı girân ile cümle develer hem gider hem uyur. Ve Allâh şâhiddir, ba‘zı meş‘alciyân gûyâ pûlâd-ı Nahcivân'dır, anlar dahi meş‘aleleri kitiflerinde hem gider hem uyur, aceb sırr-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
… meş‘alciyân gûyâ pûlâd-ı Nahcivân'dır, anlar dahi meş‘aleleri kitiflerinde hem
gider hem
uyur, aceb sırr-ı Hudâ'dır.
Ancak Cenâb-ı Bârî'nin bu develere nazarı ta‘allûk edüp cümle cemâllere bir kuvvet-i kâhire vermiş kim Hudâ âlîmdir bu kadar bâr-ı girân ile cümle develer hem gider hem uyur. Ve Allâh şâhiddir, ba‘zı meş‘alciyân gûyâ pûlâd-ı Nahcivân'dır, anlar dahi meş‘aleleri kitiflerinde hem gider hem uyur, aceb sırr-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
… rmi vukıyye odunile ve ketifinde meş‘ali çıra ile çerâğân olarak anlar dahi hem
gider hem
uyur, aceb hikmetdir.
Ammâ hikmet bundadır kim hemân ki bu nidâları cümle develer işitdikde bî-tâb [ü] bî-mecâl iken derhâl ejder-i heft-ser-misâl olup eyle giderler kim âdem piyâde kalsa akîblerince yetişmek muhâldir. Ammâ bu münâdîlerin nidâsından evvel Allâhu Ta‘âlâ alîmdir, bir kaç kerre vâkıf olmuşum, ba‘zı develer katârında bâr-ı sakîlile giderken muş muş uyuklayarak giderler. Ve benî âdemden meş‘alciyânlardan dahi arkasında on beş yigirmi vukıyye odunile ve ketifinde meş‘ali çıra ile çerâğân olarak anlar dahi hem gider hem uyur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376b ·
metinde göster ·