… a dahi dörd menzilde irer, ammâ hakîr cihânı temâşâ içün beşer ve altışar sâ‘at
giderdik
.
Diyâr-ı Âzerbaycân'da bu da şehr-i mu‘azzam imiş. Acem destine girmek ile belde-i evsat demişlerdir. Hakkâ ki {cânib-i} garbîsinde şehr-i Şehrezûl ve şimâlinde Salmas ve şehr-i Tesûy ve şarkîsinde şehr-i Tebrîz ve cenûbunda şehr-i Erdebil cümle bu şehirler Rûmiyye'ye dörder menzil mesâfe olduğundan hâlâ müverrihân-ı İrân-zemîn bu Rûmiyye'yi "Belde-i evsat" ile yâd ederler. Hâlâ bir belde-i mutavassıtadır. Ammerallah. 295b Hatta bir fetâ atıyla murâd edüp gitse bu şehirden şehr-i {Van'a} ve Revân'a dahi dörd menzilde irer, ammâ hakîr cihânı temâşâ içün beşer ve altışar sâ‘at giderdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295a–295b ·
metinde göster ·
… l kenârınca on gün kâmil Maskov kal‘acıklarında kona göçe pekçe pekçe yürüyerek
giderdik
, ammâ nehr-i Ten kenârında olan kal‘aları cümle ağaçdan metîn kal‘alardır, zîrâ …
Bu nehr-i Edil kenârınca on gün kâmil Maskov kal‘acıklarında kona göçe pekçe pekçe yürüyerek giderdik, ammâ nehr-i Ten kenârında olan kal‘aları cümle ağaçdan metîn kal‘alardır, zîrâ bu nehr-i Edil'in bu mahallerinin iki tarafları azîm dağlar ve azîm ormanlar olduğundan kal‘aları cümle ağaçdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… tup şâdımânlar ederek ol billûr gibi buz deryâsı üzre katı yaydan ok çıkar gibi
giderdik
.
Cümle asker ve elçi ve hakîr cemî‘i tevâbi‘ ü levâhıkâtlarımızla ve cümle bâr [u] büngâhlarımızla bu gemi kızaklar içinde oturup âteşler başında kebâblar çevirüp kefereler horilka rakıları ve pivo ve med suları içüp gemiler haçlı peykerle zeyn olup toplar ve tüfengler atup şâdımânlar ederek ol billûr gibi buz deryâsı üzre katı yaydan ok çıkar gibi giderdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… 8b⟧ hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]] gece ve gündüz şedd-i rahil edüp
giderdik
, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üştür ester bârkeşlere [[(---)(---) …
Hakîr Hüseyin Paşa der-i devletinde her menzilde kendü ile ni‘met-i nefîseler tenâvül edüp huddâmlarıma [[(---) (---) (---)]] idi. Arapça Cümle huccâc ganîmet üzre idiler. Ammâ bir menzilde Y 268b hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]] gece ve gündüz şedd-i rahil edüp giderdik, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üştür ester bârkeşlere [[(---) (---) (---)]] kalsa ermek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a–Y268b ·
metinde göster ·
… râdan kalkup yine Nîl cenbinde cânib-i cenûba altı gün altı gece mâhitâbda dahi
giderdik
. Vakt-i sabâhda sayd [u] şikâr ederdik. Bu vâdîye,
El-hâsıl dem-beste olduğum temâşâ idi. Andan melik sâyebânına gelüp ta‘am tenâvül etdik. Hakîrin ta‘accüb etdiğine anlar hande ederler. Ba‘dehu bu sahrâdan kalkup yine Nîl cenbinde cânib-i cenûba altı gün altı gece mâhitâbda dahi giderdik. Vakt-i sabâhda sayd [u] şikâr ederdik. Bu vâdîye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426a ·
metinde göster ·
Andan kalkup üç gün kara taşlı ve kara dağlı ve kara yerlerde şiddet-i hârdan bîzâr olarak giderdik. Ammâ ormanlar içre geldikde râyiha-i misk [ü] amber-i hâmdan demâğlarımız mu‘attar olup her nefes medd-i cezmimizde hayât-ı câvidân bulurduk. Hakîr ba‘zı tüccâr halkından su’âl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b ·
metinde göster ·