… ara firâr etmişler. Biz dahi iki yüz yiğit cür’et edüp âheste reviş kal‘a içine
girdik
. Aslâ âdem ve âdemî-zâd yok.
Erdel kralları mülküdür. Kal‘ası bir dere ağzında havâleli şekl-i murabba‘ ve on bir kulleli sa‘b u metîn bir Şeddâdî taş binâ hisâr-ı ra‘nâdır. Ve maşrık cânibine iki kapusu ve içinde cümle topları ve cebehânesi mükellef ve mükemmel iken gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm sadâsı havfından 3b kal‘a içre cümle mâl [ü] menâllerin bırağup ancak evlâd [u] ensâblarıyla dağlara ve sa‘b mağâralara firâr etmişler. Biz dahi iki yüz yiğit cür’et edüp âheste reviş kal‘a içine girdik. Aslâ âdem ve âdemî-zâd yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a–3b ·
metinde göster ·
… te panu pine valu ormanos keres" etdikleri gibi bizler dahi küme küme ormanlara
girdik
, ammâ çok uzak gitmedik. Küffâr bizi komayup ibtidâ atlara sarılalım derken hik …
El-hâsıl küffâr gitdikçe galebe 54a edüp bir kerr[e] âh u feryâd ederek mağlûb olup târumâr olup çingâneler dedüğü gibi "Zuşte panu pine valu ormanos keres" etdikleri gibi bizler dahi küme küme ormanlara girdik, ammâ çok uzak gitmedik. Küffâr bizi komayup ibtidâ atlara sarılalım derken hikmet-i Hudâ atların niçesi bize doğru gelüp ve niçesi dağlarda birbirleriyle anlar da çekişerek boğuşup döğüşerek serserî gezerlerken niçe gâzîlerimiz varup atların dutup getirdiler. Bu kerre küffâr cümle seyishâneleri ve niçe atları dağlara götürdüler ve sehel gitmeden dağlar içre yükleri yıkup cümle mâlı pay etmeğe oturdular. Küffâr-ı murdâr gözümüz önünde mâlımızı yağmâ ederken biz dahi cümle bir yere geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b–54a ·
metinde göster ·
… eleri hebâya gidüp sağ tarafda duran {mukaddemâ} sındırdığımız Nemse atlılarına
girdik
, hamd-i Hudâ niçe yüz kâfirlerin ömürlerine girdik.
Hemân cümle gâzîlerimiz bir ağızdan tekbîr-i Muhammedî getirüp, aç kurd koyuna ve koyun tuza seğirdir gibi derûn-ı kâfire girirken toplara {küffâr} âteş etdikde bir kerre yan verüp topların gülleleri hebâya gidüp sağ tarafda duran {mukaddemâ} sındırdığımız Nemse atlılarına girdik, hamd-i Hudâ niçe yüz kâfirlerin ömürlerine girdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
Hemân cümle gâzîlerimiz bir ağızdan tekbîr-i Muhammedî getirüp, aç kurd koyuna ve koyun tuza seğirdir gibi derûn-ı kâfire girirken toplara {küffâr} âteş etdikde bir kerre yan verüp topların gülleleri hebâya gidüp sağ tarafda duran {mukaddemâ} sındırdığımız Nemse atlılarına girdik, hamd-i Hudâ niçe yüz kâfirlerin ömürlerine girdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… r kim Budin ve Üstürgon tarafına meftûh olmağile elçi paşa ile bu kapudan içeri
girdik
, ammâ Sedd-i Bâbü'l-ebvâb kal‘ası kapusu gibi üçer kat eğri büğrü yollu kemerle …
Ve bu Freng kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur kim Budin ve Üstürgon tarafına meftûh olmağile elçi paşa ile bu kapudan içeri girdik, ammâ Sedd-i Bâbü'l-ebvâb kal‘ası kapusu gibi üçer kat eğri büğrü yollu kemerler altından ubûr olunur mehîb muzlim kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… t [u] levâzımâtları ve topların seyr-i temâşâ ederken bir cebehâne-i azîm içine
girdik
.
Andan ertesi gün Zoza vezîrin oğluyla gâyet yakın dost olup anın sebebiyle Beç kal‘asının cemî‘i cebehânesi ve mühimmât [u] levâzımâtları ve topların seyr-i temâşâ ederken bir cebehâne-i azîm içine girdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
… tân içre zeyn olup görenler ve bu bâğ içre girenler gûyâ cennet-i huld-i berîne
girdik
zann ederler. Ammâ vakt-i bahârda her dıraht-ı meyvedârın şükûfeleri küşâde olu …
Ve cemî‘i vilâyetlerden hânlara hedâyâ gelen şükûfe-i hezâr-gûnların râyiha-i tayyibeleri âdemin dimâğların mu‘attar eder. Husûsan Anatolu'da Bakrazbeli müşk-i Rûmî soğanları ve Tarabefzûn karanfîllerinin kanırtmaçları ve İslâmbol’un zerrîni ve Monla Çelebi’nin ablak lâlesi ve Çelebi Cüce’nin filandıra lâlesi ve Kâğızhâne lâlesi ve gûnâ-gûn şakâyık-ı nu‘mânîler ve İstanköy sünbülleri ve niçe yüz bin gûne hedâyâ gelen çiçek soğanlarının şükûfeleri bu bâğ-ı kûhistân içre zeyn olup görenler ve bu bâğ içre girenler gûyâ cennet-i huld-i berîne girdik zann ederler. Ammâ vakt-i bahârda her dıraht-ı meyvedârın şükûfeleri küşâde olup erik ve elma ve emrûd ve kiras [ve] vişne çiçekleri kaçan küşâde olduğu mahalde âdem râyiha-i tayyibelerinden sermest olup bu bâğ-ı İremezâtü'l-ımâd gûyâ fânî cihânın Firdevs-i berîn-misâli olur. Ammâ bu hıyâbân-ı latîf bu Mehemmed Geray Hân asrında böyle müzeyyen olmuşdur, zîrâ bir sâhib-i tab‘ ve bir sâhib-i cûd-ı keremkârî hân-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124a ·
metinde göster ·
. Eğer siz de girüp seyr [ü] temâşâ edüp sıhhat ile gerüye çıkam derseniz içerde …
"Biz çok girdik. Eğer siz de girüp seyr [ü] temâşâ edüp sıhhat ile gerüye çıkam derseniz içerde yığılı olan mâl-ı cevâhirden bir şey almazsanız temâşâ edüp selâmet çıkarsız. Ve illâ zerre kadar bir şey alırsanız kapular kapanup Kızlar Algan suyu taşup topuz ile duran tuç âdem sizi ura ura hurd u hamîr haşhâş eder" dedikde tokuz kişi yemîn billâh etdik kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… el mûmları yakup giderek kırk elli kişi olup Aktabya altındaki ulu lağım yoluna
girdik
.
Hakîr-i pür-taksîr yine bir gün birkaç nefer yârânlar ile pür-silâh olup elçinin ahvâl bilen bir keferesin kulağız alup cebehâneden meş‘aller ve yel mûmları yakup giderek kırk elli kişi olup Aktabya altındaki ulu lağım yoluna girdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311b ·
metinde göster ·
… tü'l-ayn içre üzerlerine gelirken bir firkate büyük şaykaya yetişüp içine imdâd
girdik
. Ne gördük cân u kan Ceyhûn-vâr revân olmuş. Fî'l-hâl cümle guzât-ı müslimîn kü …
Hemân şaykadan guzât-ı müslimîn sandallar ile deryâdan küffârları alup şaykaya çıkarup iki kâfir kalyonları içre guzât-ı müslimîn girüp kılıç ururken biz dahi beri tarafda atları firkateden taşra çıkarup "avanta" diyerek üzerlerine imdâda varırken gerüden ibtidâ alınan şaykayı altı pâre kalyon bırağup tarfetü'l-ayn içre üzerlerine gelirken bir firkate büyük şaykaya yetişüp içine imdâd girdik. Ne gördük cân u kan Ceyhûn-vâr revân olmuş. Fî'l-hâl cümle guzât-ı müslimîn küffâr kalyonlarında meşveret edüp büyük şayka askeri küffâr gemilerinden yedi sundûk guruş ve niçe yüz silâh makûlesi eşyâlar ve yigirmi altı mahbûb Freng oğlanı ve yetmiş beş esîr ve niçe kelepür makûlesi eşyâların zî-kıymetlerin şaykaya taşıyup ve küçük kalyonun kapudanın yaralı bulup otuz Freng mahbûbu ile tarfetü'l-ayn ile şaykaya doldurup fi'l-hâl şaykayı bizim firkateye yedeğe alup cümlemiz küreğe girüp dîn aşkına eyle ribacsa çekmedeyüz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y112a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalden nerdübân ile çıkup bir kapudan içeri
girdik
. Meğer bu deyrin imâreti imiş. İki yüz mikdârı pis ü nâ-pâk bî-idrâk sîneçâk aş …
Ve bu mahalden nerdübân ile çıkup bir kapudan içeri girdik. Meğer bu deyrin imâreti imiş. İki yüz mikdârı pis ü nâ-pâk bî-idrâk sîneçâk aşbâzları var. Cümle ta‘âmları perhîze müte‘allik ta‘âmlardır. Zî-rûh kısmı bu matbahda tabh olunmaz, dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223b ·
metinde göster ·
… tân ve sahra-yı rimâlistân içre garîb develer seke seke giderken bir ulu boğaza
girdik
. 14 sâ‘atde,
Ertesi ale's-sabâh huddâmlar (---)(---)(---) huccâc bu hâli gördüler kim bir zerre çamur kalmamış Allâh'a sad lek hamd [ü] senâ edüp nefîrler çalındı. Hikmet-i Hudâ dünki gün Balka sahrâsı çamuru içinde kalan develer çamur don olunca pâydâr olup (---)(---)(---) yedi sekiz yüz mikdârı develer ordu-yı İslâm başında otlayup gezerler. Hemân sâhibleri (---)(---)(---) varup deveciklerin alup hafîf yükcüğezler tahmîl Q 110b olup herkes katârında yola revâne olup giderken Cenâb-ı izzet bir hûrşîd-i dırahşân ihsân eyledi kim cümle âdem u hayvânât mesrûr [u] şâdumân olup çöl [ü] çölistân ve sahra-yı rimâlistân içre garîb develer seke seke giderken bir ulu boğaza girdik. 14 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264b ·
metinde göster ·
… hudûd kurâları bir yere vâki‘ olmuşdur. Andan sağ tarafımızda Menûfiyye haddine
girdik
, sol tarafımızda Kalûbiyye hâkine girdik. Evvelâ beled-i Dicve mukâbelesinde,
Beled-i Dicve'dir. Özbek Bey iltizâmındadır. Hikmet-i Hudâ bu hudûd kurâları bir yere vâki‘ olmuşdur. Andan sağ tarafımızda Menûfiyye haddine girdik, sol tarafımızda Kalûbiyye hâkine girdik. Evvelâ beled-i Dicve mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y359a ·
metinde göster ·
… ndan sağ tarafımızda Menûfiyye haddine girdik, sol tarafımızda Kalûbiyye hâkine
girdik
. Evvelâ beled-i Dicve mukâbelesinde,
Beled-i Dicve'dir. Özbek Bey iltizâmındadır. Hikmet-i Hudâ bu hudûd kurâları bir yere vâki‘ olmuşdur. Andan sağ tarafımızda Menûfiyye haddine girdik, sol tarafımızda Kalûbiyye hâkine girdik. Evvelâ beled-i Dicve mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y359a ·
metinde göster ·
kim ol şiddet-i hârda başlarının râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar …
Bunları ubûr ederek bir gûne asker içine girdik kim ol şiddet-i hârda başlarının râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Cümle zebât yağı sürünmüşler, esmerü'l-levn şîrîn çehre kavimdir. Meğer Kırmanka meliki yüz bin asker ile imdâda gelmiş, kara çadırları cihânı dutmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
, câ-be-câ Osmânlı çadırına ve Mısır askerine müşâbeheti var. Âdemler ve hayme v …
Anları dahi ubûr edüp bir gûne asker içine girdik, câ-be-câ Osmânlı çadırına ve Mısır askerine müşâbeheti var. Âdemler ve hayme ve hargâhlar ve bâr [u] büngâhlar ve göçer evli Urbâna benzer derim çadırların görüp safâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
… kayyed olun. Dumbiye âsîlerine geldik. Ve maymunistân ve mahûf canavarlar içine
girdik
. Gâfil mebâş" deyü Q 333bP 330b askeri âgâh etdiler.
"Tâ’ife, şimdengerü perîşân gitmen. Ve silâhlarınız ile mukayyed olun. Dumbiye âsîlerine geldik. Ve maymunistân ve mahûf canavarlar içine girdik. Gâfil mebâş" deyü Q 333bP 330b askeri âgâh etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·