Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cü …
Ve Âvîh deresinden Ercîş askeri girdiler ve Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cümle Van askeri aç kurd koyuna girer gibi girdiler. Ve Katah deresinden Muş beği ve Tekman beği girişdiler ve Âvîh deresi tarafından Kuzucân beği ve Pasin beğleri meterislere döküldüler. El-hâsıl cemî‘i asâkir-i İslâm toplar atıldığı işaretlerden istimâ‘ etdikleri gibi şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asından sedd-i şedîd meterislerden içeri göz karardup "Allah Allah!" deyüp girdiler ve birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i felek bu kassâblığa reşk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
… uldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cümle Van askeri aç kurd koyuna girer gibi
girdiler. Ve
Katah deresinden Muş beği ve Tekman beği girişdiler ve Âvîh deresi tarafından K …
Ve Âvîh deresinden Ercîş askeri girdiler ve Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cümle Van askeri aç kurd koyuna girer gibi girdiler. Ve Katah deresinden Muş beği ve Tekman beği girişdiler ve Âvîh deresi tarafından Kuzucân beği ve Pasin beğleri meterislere döküldüler. El-hâsıl cemî‘i asâkir-i İslâm toplar atıldığı işaretlerden istimâ‘ etdikleri gibi şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asından sedd-i şedîd meterislerden içeri göz karardup "Allah Allah!" deyüp girdiler ve birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i felek bu kassâblığa reşk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i fele …
Ve Âvîh deresinden Ercîş askeri girdiler ve Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cümle Van askeri aç kurd koyuna girer gibi girdiler. Ve Katah deresinden Muş beği ve Tekman beği girişdiler ve Âvîh deresi tarafından Kuzucân beği ve Pasin beğleri meterislere döküldüler. El-hâsıl cemî‘i asâkir-i İslâm toplar atıldığı işaretlerden istimâ‘ etdikleri gibi şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asından sedd-i şedîd meterislerden içeri göz karardup "Allah Allah!" deyüp girdiler ve birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i felek bu kassâblığa reşk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
… r etdiler. Nerdübânlara dahi ihtiyâc yeri komadılar. Her nereden olsa kaç kerre
girdiler ve
kaç kerre çıkdılar. Bu kal‘amızın bu gûne harâb olduğun gördünüz ve nice olacağ …
"Bire cânım, bir kerre bizim Fargaçi kapudan zamânı Nemse çârnâsârı yedi kralın yedi kerre yüz bin askeriyle gelüp bu kal‘ayı yedi ay döğüp aslâ kal‘amızın yanına gelemeyüp meterise komayup top menzili alarkadan döğdü ve yedi aydan sonra kış geldi ve çâsâr hâ'ib ü hâsir gitdi. Bâ-husûs ol zamân kal‘amız yalın kat idi. Kal‘adan bir taş kopartmadan yıkılup gitdi. Şimdi ise kal‘amız sedd-i İskender iken ve içinde bu kadar askerimiz ve bu kadar yarar top u tüfengimiz ve bî-hisâb cebehânemiz 118a var iken Türk askeri geldiği gibi hemân ol gece amân u zamân vermeyüp bize aslâ göz açdırmayup kal‘anın her tarafında güpe gündüz kat-ender-kat meterise girüp topa tüfenge bakmayup beşinci gün handak kenârına geldiler ve Yassı Tabya'yı aldılar ve kırk gündür kim çekdiğimiz derd-i belâ-yı mihnet [ü] serencâmı Hazret-i Îsâ ve Hazret-i Meryem Ana bilir. Ve hâlâ kal‘amızın der [ü] dîvârları kalmayup bayır bayır olup sokak sokak yollar oldu. Ve altı yedi kerre Türk yürüyüşler edüp birkaç kerre kal‘a içine bî-bâk ü bî-pervâ kudurmuş yılanlar gibi kal‘aya girüp her girişde beşer altışar yüz nefer Hıristiyanlarımız Türk yılanları sokdu ve kılıçları zehrinden bu kadar âdemlerimiz öldü ve bu kadar esîrlerimiz anlara gitdi ve kendiler bî-bâk ü bî-pervâ şikârların alup ordularında karâr etdi. Ve üç kerre Aktabya'mıza yürüyüş edüp almışlar iken anların ardları sıra imdâd göndermeyüp tabya üzre çıkanların ağızlarına Türk kılıçlar ile vurup ‘Gerüye dönün’ derler idi. Anlar da dönüp geri giderlerdi. Meğer yürüyüş etmeğe ve kal‘aya girmeğe Türk'ün rızâları yok idi. Meğer yürüyüş edüp kal‘aya girenler büyük Türk'ün haberi yok iken gelenler idi. Şimdi ise Türk dellâllar çağırdup ‘Yarın yürüyüşdür’ deyü bu kadar bin nerdübânlar hâzır etdiler. Nerdübânlara dahi ihtiyâc yeri komadılar. Her nereden olsa kaç kerre girdiler ve kaç kerre çıkdılar. Bu kal‘amızın bu gûne harâb olduğun gördünüz ve nice olacağın bildiniz. Geliniz imdi ırzımız ve ehl [ü] iyâllerimiz yerinde iken kal‘a üzre amân bayrağı dikelim ve Türk'den yarar âdemler rehinler alalım. Biz de anlara varalım ve kal‘ayı teslîm edelim. Sonra her birimiz bir yana gidelim. Görürsüz kim kırk günden berü bize bir imdâd gelmedi. Bu kadar çaşıtlar ve bu kadar feryâdcılar gönderdik. İmdâda gelenlerimizi de taşrada Türk kırdı. Hemân, ‘Amân ey güzîde-i asker-i Âl-i Osmân’ diyelim. Yüzümüz suyuyla Türk'e kal‘ayı vere ile verelim ve illâ yok derseniz yâ bugün ve yâ yarın bu Uyvar sahrâsında olan deryâ-misâl Türk askeri kal‘anın yıkık bayırlarından ve gördüğünüz hâzır nerdübânlardan cümle Türk bir kerre ‘Muhammed Muhammed’ deyü yürürler ve durun bilmezler ve bize amân vermezler. Cümlemizi Ciğerdelen ovasındaki gibi kırarlar. Siz bilirsiniz ve bu müşâvereye ne dersiniz, siz de söylen" deyüp başpapas hâmûş-bâş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b–118a ·
metinde göster ·
… end-i zincîr etdiler. Ve gayri gâzîler kulağız kâfirinin dediği yerlerden şehre
girdiler ve
ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular kim ta‘bîr ü tavsîfden ârîdir.
Bu kerre hemân cümle Tatar atlanup oklarının demrenlerine birer yanmış kibrîtler bağlayup kal‘aya yürüyüş edüp şast ber-kabza tîr-i bârân etdiklerinde hemân şehir alev ber-alev olup yanmağa başlayınca hemân derûn-ı hisârdan küffâr şehrin kıblesi tarafındaki dağlara firâr edince tarfetü'l-ayn içre Tatar-ı adû-şikâr bu kâfirlere yetişüp birkaç binine tîr-i bârân edüp katl etdiler ve on bin mikdârı küffârları esîr-i bend-i zincîr etdiler. Ve gayri gâzîler kulağız kâfirinin dediği yerlerden şehre girdiler ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular kim ta‘bîr ü tavsîfden ârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
… Ve cemî‘i asâkir-i Âl-i Osmân "Belgrad-ı behişt-âbâd" deyüp cennete girir gibi
girdiler ve
elleri askerin ni‘met-i firâvâna erdiler.
Ertesi gün sene 1014 mâh-ı (---) gününde Sadrıa‘zam bir alay-ı azîm ile Ustolni-Belgrad'a dâhil olurken azamet-i Hudâ kal‘a-i Belgrad eyle top şâdımânları etdi kim evc-i âsumân u zemîn ü zamân dir dir ditreyüp dûd-ı bârût ber-âsumân olunca kal‘a-i Belgrad'ın burc-ı bârûları ve haşeb tabyaları gûnâ-gûn filandıra ve alemlerle tezyîn olup cümle merdüm-hisârları bir yaylım tüfeng şâdımânları ile üç nevbet gülbâng-ı Muhammedî çeküp Sadrıa‘zamdan cemî‘i ağavâtları ve cümle a‘yân-ı kibârlarıyla ihsânlar alup herkes menâzillerine revâne oldular. Ve cemî‘i asâkir-i Âl-i Osmân "Belgrad-ı behişt-âbâd" deyüp cennete girir gibi girdiler ve elleri askerin ni‘met-i firâvâna erdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27a ·
metinde göster ·
kollarında yürüdüler. Ve niçe gûne evzâ‘ u etvârları ve niçe acâ’ib şîveleri hâ …
Ammâ ertesi gün kavm-i Şîrînli cümle ceng silâhların kuşanup yigirmi bin kadar asker cebe ve cevşen ve kübelere ve sadak ve tonlara müstağrak olup hâna geldiler, ammâ aslâ atlarından enmeyüp at üstünden kalpakların başlarından çıkarup selâm alup yine gerüye kümeleriyle dönüp alaya girdiler ve kollarında yürüdüler. Ve niçe gûne evzâ‘ u etvârları ve niçe acâ’ib şîveleri hâna edüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195b ·
metinde göster ·
… pâre küffâr kadırgaları hâ’ib ü hâsir döndüler ve dâr-ı menhûs olan limanlarına
girdiler. Ve
ol ân cümle yelken açup Girid cânibine yıkılup gitdiler.
Ba‘dehu dörd pâre küffâr kadırgaları hâ’ib ü hâsir döndüler ve dâr-ı menhûs olan limanlarına girdiler. Ve ol ân cümle yelken açup Girid cânibine yıkılup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264b ·
metinde göster ·
… aşradaki gemiler dahi küreklerin ve donağa[ç]ları ve zavrakların kırarak limana
girdiler. Ve
Nazarete limanına giren kadırgalar dahi anlar da yüz bin anâ çekerek Hanya lima …
Taşradaki gemiler dahi küreklerin ve donağa[ç]ları ve zavrakların kırarak limana girdiler. Ve Nazarete limanına giren kadırgalar dahi anlar da yüz bin anâ çekerek Hanya limanına fî Rebî‘u'l-âhirin 25 gün liman-ı Hanya'ya dâhil olunca,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… 76b⟧ Paşa ol tarafdan metrise girdiler. (---) Paşa Nizâmiyye câmi‘inden metrise
girdiler. Ve
aşağı şehri cümle eyâlet-i Anatolu ve Mar‘aş ve Karaman ve Sivas ve Haleb ve Ad …
Asker-i İslâm ibtidâ iç kal‘ayı kuşadup on iki pâre top ile Güzelce Kâsım Paşa Cûşî dağından iç kal‘ayı döğmeğe başladı. Rûmeli askeri Sultân Hasan Q 178b câmi‘ine girüp Rûmeli meydânında metrise girdiler. Bâbu'l-vezîr derler, Vezîr-i a‘zam (---)P 176b Paşa ol tarafdan metrise girdiler. (---) Paşa Nizâmiyye câmi‘inden metrise girdiler. Ve aşağı şehri cümle eyâlet-i Anatolu ve Mar‘aş ve Karaman ve Sivas ve Haleb ve Adana ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Tarabefzûn bu zikr olunan eyâletler aşağı şehri muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng [ü] cidâlde ve harb [u] kıtâlde tarafeynden Allâh Allâh ile neberd-i azîm olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52a ·
metinde göster ·