… derdin" dedikde hemân sâf-dil Yıldırım Hân nutka gelüp "Vallâhi sen benim elime
girsen
seni bir demir kafes içre koyup tâ ölene dek çıkarmazdım" dedükde Timur eydir:
"Cenâb-ı Bârî yârî kılup fursatı bana verüp seni ele getirüp yine seninle zânû-be-zânû kelimât edüp ta‘zîm ederem ammâ ben senin eline girsem nice ederdin" dedikde hemân sâf-dil Yıldırım Hân nutka gelüp "Vallâhi sen benim elime girsen seni bir demir kafes içre koyup tâ ölene dek çıkarmazdım" dedükde Timur eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… er biri bu câmi‘de birer ibret-nümâ âsâr komuşdur. Anınçün bu câmi‘e niçe kerre
girsen
bir köşede dahi niçe gûne sanâyi‘ât u ibret-nümâ mersûmât-ı tasarrufâtlar müşâh …
Ammâ hakkâ ki sâhibu'l-hayrât Koca Murâd Hân-ı Sânî cülûs-ı evvelinde Anadolu'da İzmir kal‘asın Kaydefâ nesli Rûm kefereleri destinden feth etdükde cemî‘i hazâ’in ü defâ’iniyle ahz u kabz eyleyüp ol genc-i Kârûn'u bu Üçşerîfeli câmi’ine sarf eylemişdir. Ve cemî‘i kıbâblarında olan ibret-nümâ nakş-ı bukalemûnu münakkaş eyleyen Acem Mânî'dir. Da‘vâ-yı merd ile Acem'den yetmiş aded bâr-ı şütür elvân boyalar getirüp yedi senede bu câmi‘in der-i dîvâr kıbâbların nakş edüp masrûf göstermişdir. Koca Murâd giden masârıfa bakmayup her üstâda hadden efzûn ihsânlar edüp bu câmi‘in cemî‘i seng [u] ahşâbâtı ve gayrı levâzımâtı hesâb olunup bir miskâl taşı bir altun olmuş, derler. Hattâ Timurtaş Paşazâde Elvend Beğ binâ emîni imiş. Anların tahrîri üzre bu câmi‘in masârıfına hemân zer-ı hâlis kısmından yedi bin kîse mâl-ı İzmir sarf olunmuşdur. {Sâ’ir sîm-i hâlis memsûk-i râyic masârıfın Hudâ bilür demişler} Zîrâ ihsân bâbı meftûh olmağıla ekâlim-i seb‘ada ne kadar fünûn-ı şettâya mâlik üstâd-ı kâmiller var ise kerem kânı Murâd Hân'ın keremin görmeğe gelüp her biri bu câmi‘de birer ibret-nümâ âsâr komuşdur. Anınçün bu câmi‘e niçe kerre girsen bir köşede dahi niçe gûne sanâyi‘ât u ibret-nümâ mersûmât-ı tasarrufâtlar müşâhade edersin. El-hâsıl bu câmi‘in vasfında lisân kâsır ü kalemler kâsirdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153a ·
metinde göster ·
… atlâs-ı felekde böyle câmi‘-i rûşen-i pür-nûr yokdur, zîrâ bu câmi‘e niçe kerre
girsen
bir girişde dahi niçe gûne sanâyi‘ât tasarrufât-ı ibret-nümâ-yı mersûmâtlar zâh …
Lâkin zâlim Garb sultânı Melik Mansûr bu vilâyeti feth etdikde bu câmi‘in cümle der-i dîvârlarında olan tasvîrâtların cevâhir gözlerin çıkarup kör eylemiş. Ve cemî‘i zî-kıymet mücevher kanâdîlleri ve cümle zî-kıymet girân-bahâ şem‘dânlar ve şeb-çerâğlar ve çelipaları alup gâret edüp taşra hareminde olan kubâbların la‘l yâkût cevâhirlerin alup haremi âteşe urup gitmiş. Hâlâ ba‘zı musanna‘ât yerleri âteş rahnesinden büzülmüşdür, ammâ yine bu kevn-i atlâs-ı felekde böyle câmi‘-i rûşen-i pür-nûr yokdur, zîrâ bu câmi‘e niçe kerre girsen bir girişde dahi niçe gûne sanâyi‘ât tasarrufât-ı ibret-nümâ-yı mersûmâtlar zâhir ü bâhir olur. El-hâsıl beyt-i münâsib:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
hâlâ besbâse ve kebâbe ve dar-ı sîn ve dârû-yı fülfül ve cencebîl ve ûdu'l-kahr …
Her hücre-i savma‘a-i gâr-ı yetîmânlar içre girsen hâlâ besbâse ve kebâbe ve dar-ı sîn ve dârû-yı fülfül ve cencebîl ve ûdu'l-kahr ve âkırkarhâ ve kâkûle râyihası âdemin demâğın mu‘attar eder. Ba‘zı gâr sâhibleri kîmyâya çalışdıklarından gârlarında kibrît ve zeybak ve zırnîh ma‘âdinleri kokar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ …
Bu şehrin bir hânesine girsen dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ u bâğçeleri vâsi‘ havlıları ile cihânı zeyn etmiş bir şehirdir, ammâ dörd bin altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… ldir. Âdem dâ’imâ tendürüst durur. Ve rûz-merre birkaç kerre cimâ‘ edüp deryâya
girsen
aslâ zarar isâbet etmez.
Ve gerçi şiddet-i hârdan âdem esvâb geyemez, ancak bir beyâz ihrâm eyninde ve bir ihrâm kemerinde, ba‘zı mahalde vakt-i asrda uryân dahi dursun. Şiddet-i hârı ve berd-i bârı mü’essir değildir. Âdem dâ’imâ tendürüst durur. Ve rûz-merre birkaç kerre cimâ‘ edüp deryâya girsen aslâ zarar isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·