… --) sâ‘atlik menzili iki sâ‘atde ılgar ile varup tâ Seykel sahrâsına at bırağup
gitdiklerinde cümle
Seykel küffârları,
Dörd bölük Erdel diyârının bir bölüğü bu vilâyet-i Seykel'dir. Bu feth olunan taburdan cümle asker-i İslâm içeri girüp elleri kan ve kılıçları uryân ve sîneleri biryân ve ciğerleri giryân ve vücûdları sûzân ve lisânlarında Hazret-i Kur’ân tilâvet ederek cânib-i şarka (---) sâ‘atlik menzili iki sâ‘atde ılgar ile varup tâ Seykel sahrâsına at bırağup gitdiklerinde cümle Seykel küffârları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
Hemân Kara Hersek "Hay krala ne cevâb verem?" deyü yine cidd [ü] ihtimâm edüp azharun mine'ş-şems meterise girirlerken karşu kal‘a-i Budin'den ve kal‘a-i Peşte'den bin beş yüz pâre toplara âteş edüp cemî‘i küffârı top gülleleri kâfirin kellelerin kırup yigirmi bin mikdârı küffâr cân ber-cehennem yerleri dârü'l-bevâr olup hikmet-i Hudâ ol mahalde bir top güllesi Kara Hersek nâm serdâr-ı benâmın belinden gülle iki pâre edüp nîrân-ı sa‘îre gitdikde cümle küffârın ölüsü dirisine binüp karârları firâra mübeddel olunca hemân cümle gâziyân-ı Peşte ve Budin küffâr-ı hâksârın akîbine düşüp tâ kal‘a-i Novigrad'a ve kal‘a-i Leve'ye ve kal‘a-i Litre'ye ve kal‘a-i Uyvar'a varınca kıra kıra ol kadar mâl-ı ganâ’im-i firâvânlar ile cümle gâziyân muğtenim olup sâlimîn ü gânimîn kal‘a-i Peşte'ye gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ cümle asker-i İslâm ile yine Yeleşke kal‘ası altına gele düşdük. Meğer gece biz asker-i İslâm ile kalkup gitdikde cümle küffâr dağlardan yine kal‘a-i Yeleşke'ye gürûh gürûh giderken ale'l-gafle vakt-i seherde bunları basup kal‘anın taşrasında yetmiş aded küffâr kapudanları ve üç bin kadar kefereleri ve papasları ile müşâvere edüp giderlerken içlerine at bırağup cümlesi el kaldırmadan dest ber-kafâ beste olup niçe yüzü kal‘a-i Yeleşke'ye kaçdılar, anlar dahi esîr-i bend-i zencîr oldular. Ammâ kal‘a nehr-i Raba kenârında iç kal‘ası kârgîr bir şîrîn kal‘adır, ammâ taşrası ihrâk olmuşdur. Lâkin bir acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâ âsâr-ı kadîm kenîsesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2b ·
metinde göster ·
… fârın bakıyyetü't-topları domuz topu olup ölülerini alup top menzilinden alarka
gitdiklerinde cümle
guzât tâ sabâha dak nehr-i Raba'da kalup gark olan şühedâları ve kemerlerin ve …
Sadrıa‘zam ığmâz-ı ayn edüp var kuvveti bâzûya getirüp İbrâhîm Kethudâ'nın re’y-i tedbîriyle cümle guzâta ta‘âmlar bezl olup ziyâfetler olup cümle atlar dinlenüp bir gün bu sâhil-i Raba'da ikâmet fermân olunup asker-i İslâmdan bir sît u sadâ yok iken hemân üç yüz pâre toplara ve niçe bin tüfenglere bir fitîlden âteş edüp karşu tarafda âsûde-hâl duran kâfiri top gülleleri ve zencîr ve saçmalar demet demet ve sokak sokak edüp götü üzre oturur cân kalmayup küffârın bakıyyetü't-topları domuz topu olup ölülerini alup top menzilinden alarka gitdiklerinde cümle guzât tâ sabâha dak nehr-i Raba'da kalup gark olan şühedâları ve kemerlerin ve âlât-ı silâhların ve cemî‘i atların silâhların ve İsmâ‘îl Paşa ve Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa ve İsmâ‘îl alaybeğinin ve gayri şühedâların na‘şelerin meydân-ı ma‘rekeden ve nehr-i Raba'dan çıkarup beri tarafda sâ’ir şühedâların yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·