… mîni ve bâzâra giden Konakçı ağa ile ileri gidip bir tûğ beş yüz âdem ile ileri
gitdiler. Andan
6 sâ‘at
Menzil-i karye-i Pendik: Leb-i deryâda bir azîm kefere köyüdür. Ma‘mûr hâneleri vardır. Üsküdar kazâsında Kireççibaşı hükmünde (---) evkâfıdır. Subaşısı var, bâğ u bostânları olmağıla İslâmbol'un cümle sebzevâtları bundan gelir. Gayrı evsâfları cild-i evvelde mesturdur. Bu mahalde sadrıa‘zam Sâlih Paşa'dan Paşa efendimize on kîse ve on at ve bî-hesâb tuhef [ü] tefârik zî-kıymet hedâyâlar geldi. Andan konakçı Alaca Atlı Hasan Ağa ve kilarcıbaşı ve matbah emîni ve bâzâra giden Konakçı ağa ile ileri gidip bir tûğ beş yüz âdem ile ileri gitdiler. Andan 6 sâ‘at
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276a ·
metinde göster ·
… firâvân ile cümle Sırf kefereleri muğtenim olup tahtgâhları olan Sofya şehrine
gitdiler. Andan
yine Rûm keferelerinden Kavala kal‘ası sâhibi Filikos oğlu Kavala'da bir kenz-i …
Ba‘dehû İslâmbol bânîi Alina kızı Makedone bu Edirne'yi imâr etdi. Andan Hazret-i İsâ asrında Rûm kral-ı dâllerinden İdrivne nâm bir kral bir kal‘a-i azîm binâ edüp onun ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ olup İdirven'den galat Edirne nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup dest-i Bulgar ve Sırf tâ’ifeleri destinden nice ban ve Hersek kral ellerine girüp günden güne eyle imâr oldu kim cihet-i erba‘ası üç günde devr olunurdu. Ba‘dehû Sırf tâ‘ifesi Rûm keferisine tağallüb edüp kal‘a-i Kostantin'in taşra kal‘ası ki kal‘a-i Silivri'den tâ Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varır dört kat kal‘a ve dört kat handak idi. Bu kadar binâ-yı azîmi Sırf kralı münhedim edüp ancak hâlâ imâr kalan bu İslâmbol'un bu iç kal‘ası kaldı. Sırf kralı İslâmbol'dan bu kadar mâl-ı ganâ’im aldı. Mansûr [u] muzaffer avdetde Edirne şehrin dahi kavm-i Rûm'a rağmen nehb ü gâret edüp ihrâk bi'n-nâr eyleyüp bî-hisâb mâl-ı firâvân ile cümle Sırf kefereleri muğtenim olup tahtgâhları olan Sofya şehrine gitdiler. Andan yine Rûm keferelerinden Kavala kal‘ası sâhibi Filikos oğlu Kavala'da bir kenz-i azîm bulup ol mâl-ı firâvân ile alâ-rağmi'l-a‘dâ var kuvveti bâzûya getirüp Edirne şehrin ol kadar imâr etdi kim cemi‘i dünyâda İdrivban nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir imâristân idi. Bir dahi millet-i Mesîhiyye'den bir kral istîlâ etmesin içün cemî‘i Nasârânın re’y-i hüsnüyle Kuds-i Şerîfe vakf eyleyüp her sene bu Edirne'den Kudüs'e yedi milyon altın gönderirler idi. Takrîb ile bir millet-i Nasârâ Edirne'ye tamah etmeyüp eyle imâr oldu kim gûyâ Macar diyârında Feşe şehri gibi ve Peçevî Sirem mânend bâğ-ı İrem gibi oldu. Amma "el-abdü yüdebbiru vallahi yukaddir". Kârhâne sâhibi fâ’il-i muhtâr Allah'ın hikmetinden haberleri yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i Âdilcevâz: Bâlâda mevsûfdur. Bu mahalde Erzurûm Vâlîsi Mustafâ Paşa bir ağasıyla bir katar-ı katır yüküyle, elli aded mücevher tüfeng ve on aded Gürcî gulâm pîşkeş gönderüp Malazgird Beği Mehemmed Beğ dahi üç bin aded güzîde askeriyle gelüp orduda meks edüp paşadan bir hil‘at-i fâhire giydi ve bunda cebehâne gemilerine Âdilcevâz'dan iki pâre balyemez topları dahi mühimmâtlarıyla konup gemilere Âdilcevâz kullarının nısfı konup gemiler bâdbânın açup muvâfık rîh-ı tayyib ile gitdiler. Andan yine garba 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 262b ·
metinde göster ·
İbtidâ cümle Paşalı askeri andan asesbaşı ve subaşı askeri ikişer ikişer geçüp
gitdiler. Andan
kelle ve esîrleri getiren Akkirmân askeri andan Özü kal‘ası askeri çifte çifte …
İbtidâ cümle Paşalı askeri andan asesbaşı ve subaşı askeri ikişer ikişer geçüp gitdiler. Andan kelle ve esîrleri getiren Akkirmân askeri andan Özü kal‘ası askeri çifte çifte küheylân atlar üzre ubûr etdiler. Andan cümle bin üç yüz aded arabalar içre gûnâ-gûn âlet-i silâh ve cebehâneler ile mâl-â-mâl altı bin yetmiş aded musaykal ve mücellâ dirhemli Kazak tüfenglerin mezkûr arabalar üzre zeyn edüp ve cümle üç yüz altmış aded haçlı bayrakları baş aşağı arabalar üzre edüp bu cebehâneleri cümle cebeciler çorbacıları ikişer ikişer dizilüp mükellef alayı ile cebehâne arabaların ortaya alup geçdiler. Andan cümle yigirmi altı pâre münakkaş ve musaykal ve mücellâ altun gibi şâhâne topları cümle at arabaları çeküp her atlar kim fîl kadar Krakov ve Daniska {vilâyeti} atları kim her {atın} ayaklarında ikişer okka na‘lları var idi. Bu topları cümle topçular askeri ve çorbacıları keşân ber-keşân getirdiler. Anlardan sonra iki bin aded yine kefere atların bakkal kefereleri çeküp küçük imrahor askeri getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b ·
metinde göster ·
… etmeyüp her birine birer re’s atlar dahi verüp cümle halâs olup bizimle sefere
gitdiler. Andan
kalkup cânib-i garba,
Mukaddemâ Boğdan'da isyân eden Burunsuz Kostantin üç yüz ümmet-i Muhammed bâzergânları Yaş şehrinde esîr edüp bu kal‘ada anları cümle haps etmişdi. Hamd-i Hudâ cümlesin hatmandan taleb etdikde aslâ tereddüd etmeyüp her birine birer re’s atlar dahi verüp cümle halâs olup bizimle sefere gitdiler. Andan kalkup cânib-i garba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102b ·
metinde göster ·
… rmi bin güzîde hayyâl koşkol atlı zor batır cigitlerden Tatar askerleri atlanup
gitdiler. Andan
2 sâ‘atde,
Ve bu Tirepişvar sahrâsında serdâra çaşıtlar gelüp Kemen Yanoş la‘înin Orta Macar diyârında elli bin asker ile cânib-i erba‘ada serserî gezdiği istimâ‘ olunıcak Tımışvar paşası Siyâvuş Paşa karındaşı Sarı Hüseyin Paşa'yı Tımışvar askeriyle la‘în-i mezbûr üzre ta‘yîn olunup azîmet etdiler. Ve akîblerince yigirmi bin güzîde hayyâl koşkol atlı zor batır cigitlerden Tatar askerleri atlanup gitdiler. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… slimîne destûr verüp bir günde askerden nâm u nişân kalmayup herkes vatanlarına
gitdiler. Andan
8 sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Musike: Sıhhat ü selâmetle bir kefere hânesine girüp, ammâ cümle esîrleri evler içine ve âteş başına oturdmayup cümle hüddâmların esbâb [u] eskâllerin hâne sâhibine yaykadup issi ta‘âmlar yeyüp cümle hüddâmların gözleri açılup yüzleri güldü. Serdâr-ı mu‘azzam dahi bu mahalde cümle guzât-ı müslimîne destûr verüp bir günde askerden nâm u nişân kalmayup herkes vatanlarına gitdiler. Andan 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b ·
metinde göster ·