Bu bâğın bâğçe üstâdı ve üç yüz halîfesi var, hizmet ederler. Böyle bir nazargâh-ı Mehemmed Hân-ı Gâzî'dir. Anda hünkârlara mahsûs kayıkhâneler vardır. Kaçan pâdişâh Yeni Sarây'a ve gayrı yere gitmek murâd edinse kırlankıç kayığının kıçında cevâhir kubbe altında mücevher taht üzre sâde cura zurna ve nakare faslı ederek Halîc'in tarafeyninde olan kat-ender-kat yalıları ve bâğ u bâğçe ve tershâneleri seyr [ü] temâşâ ederek murâd [ü] merâmları olduğu yere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
edinen kimesneler bu mahalde gemilere ve sallara ve ma‘diyelere binüp karşu geç …
Ve bu İpsala'dan şehr-i Malkara'ya gitmek murâd edinen kimesneler bu mahalde gemilere ve sallara ve ma‘diyelere binüp karşu geçüp Malkara şehrine nîm sâ‘atde gider. Deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim nehr-i Meriç Samakov dağlarından gelüp şehr-i Filibe ve Edirne'ye gelir ve nehr-i Tunca Kızanlık dağlarından yine Edirne'ye gelir ve nehr-i Arda (---) dağlarından gelüp bu üçü Edirne şehri içinde Mihâl köprüsü altında bir olup cereyân ederek cisr-i tavîlden akan Ergene nehri dahi {Adasar Hanlısı nâm karye kurbunda} bunlara mahlût olup ba‘dehû Fere şehrinden iki sâ‘at aşağı ve İpsala şehrinden aşağı Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e deryâ-misâl mahlût olup andan şehr-i Edirne'ye gemiler gelüp şehr-i Edirne ve şehr-i İpsala ganîmet olur, ammâ şehr-i İpsala bir vâsi‘ fezâda bâğ u bâğçeli cümle (---) aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen hânedânlardır ve dahi cümle 98a(---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içre (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b–98a ·
metinde göster ·
… yyâm ve Hamse-i Nizâmî dîvânları var. Kaçan kim düşman üzre birkaç yiğit çeteye
gitmek murâd
edinseler Dîvân-ı Hâfız'dan bir tefe’ül edüp eğer hasb-i hâllerine münâsib bir …
Ve cemî‘isi Fârisî-hândır kim her birinin elinde Dîvân-ı Hâfız ve Gülistân u Bostân ve Hayyâm ve Hamse-i Nizâmî dîvânları var. Kaçan kim düşman üzre birkaç yiğit çeteye gitmek murâd edinseler Dîvân-ı Hâfız'dan bir tefe’ül edüp eğer hasb-i hâllerine münâsib bir beyt-i ra‘nâ geldiyse hemân Tevekkülen-alallâh deyüp azm-i gaz[â] ederler, bi-emri Hudâ mansûr [u] muzaffer gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… sker esîrler yanında mu‘temed âdemler koyup cümlemiz ileriye topdan at sıçradup
gitmek murâd
edindiğimizde ihtiyârlar cümlemizi gerüye dönderüp at başı berâber âmâde olarak …
Hemân cümle asker esîrler yanında mu‘temed âdemler koyup cümlemiz ileriye topdan at sıçradup gitmek murâd edindiğimizde ihtiyârlar cümlemizi gerüye dönderüp at başı berâber âmâde olarak esîrleri cümle ortaya alarak ileri varınca anı gördük, bizim çarkacılarımız bizim üstümüze geldiklerinde "Bire ne durursuz" dediklerinde hemân küffâr bizim askerimiz üzre at bırağup iki asker birbirimize kavuşup küffâr-ı hâksâr bir hov edüp bir yaylım kurşum urup hamd-i Hudâ az âdemimiz mecrûh olup kâmil iki sâ‘at germâ-germ ceng-âşûb edüp her ne kadar küffâr hamle etdiyse hamlesinde hatâ edüp küffâra yedi kerre hamleler etdükde küffâr demet demet olup hâk-i mezellete düşerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b ·
metinde göster ·
… arı cereyân etdiğinin alâmetlerin gördük. Hâlâ manzûr-ı âlemiyândır. Dahi ileri
gitmek murâd
edindik, ammâ çaylak ve güvercin kadar yarasa kuşları çehrelerimize kanatlarıyl …
Hattâ bu hakîr bir kerre Fâtıma Sultâ[n]zâde Süleymân Beğ merhûm ile kırk elli kişi olup beş on dâne meş‘aller ve niçe fânûslar ve niçe şem‘-i rîhlar yakup Âzâdlı köyündeki Tuna cereyân eden mağâralara girüp bir sâ‘at kâmil gidüp mağâraların kayalarında dörder beşer âdem kaddi bâlâ kayalarda nehr-i Tuna'nın çamurlu suları cereyân etdiğinin alâmetlerin gördük. Hâlâ manzûr-ı âlemiyândır. Dahi ileri gitmek murâd edindik, ammâ çaylak ve güvercin kadar yarasa kuşları çehrelerimize kanatlarıyla urup cümlemizin esbâbları yarasa kuşu necâsetinden rûsvây olup gerüye döndük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
İzmir Körfezi boğazı ağzında vâki‘ olmuşdur. Urla'ya ve Kuşadası ve Balat şehrine gitmek murâd edinen müsâfirîn İzmir'e uğramayup bu kal‘adan gemilerle ubûr edüp murâd edindiği diyâra gider. Hakîr bunda sehel istirâhat edüp dizdârın futûrun tenâvül edüp andan İzmir Körfezi kenârınca kayalı dağlı ve bâğlı yerler ile iki sâ‘at dahi güzer ederek cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42b ·
metinde göster ·
"Seyyâh-ı âlemdir. Gelüp Tûr-ı Sînâ'yı ziyâret etmişdir. Yedi kral diyârında kimse mâni‘ olmaya" deyü yedi bıtrîkden papintalar alup Tûr kal‘asına gidüp andan Süveys'e gitmek murâd edindiğimizde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
… gelen mustahfızân kal‘a kulları bunda kalup cümle ahâlî-i vilâyet ile vedâlaşup
gitmek murâd
edindiğimizde ale'l-ittifâk bay [u] gedâ ve pîr ü civân hakîrin hânesine gelüp,
Ve bizimle hem-refîk olup gelen mustahfızân kal‘a kulları bunda kalup cümle ahâlî-i vilâyet ile vedâlaşup gitmek murâd edindiğimizde ale'l-ittifâk bay [u] gedâ ve pîr ü civân hakîrin hânesine gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394a ·
metinde göster ·