… pâdişâh dest-i şerîflerin bûs etmişlerdir ve Sultân Ahmed Hân rikâbında piyâde
gitmişlerdir
. Ve yüz yetmiş bin mürîde irâdet vermişdir. Ol asrın kutbu idi ve vâsıl-ı gencî …
Hulâsa-i kelâm yedi pâdişâh dest-i şerîflerin bûs etmişlerdir ve Sultân Ahmed Hân rikâbında piyâde gitmişlerdir. Ve yüz yetmiş bin mürîde irâdet vermişdir. Ol asrın kutbu idi ve vâsıl-ı gencîne-i esrâr-ı hakîkat ve ser-çeşme-i ser-çeşmân-ı meşreb-i ma‘rifet, şem‘-i mihrâb-ı mücâhede, çeşm u çerâğ-ı erbâb-ı müşâhede idi. Evsâfı hadden bîrûn ve hayrât [u] hasenâtı binden efzûndur. Ve yüz mücelled tasavvufâne te’lîfât, ebyât [u] eş‘âr [u] ilâhiyyâtları vardır. Hüdâyî tahallüs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i Koca: Yine Kocakaya nâmıyla meşhûrdur bir püşte-i bülendin üstünde gerçi küçük kal‘adır ammâ Karahisâr-ı Şarkî'den sarp hisâr-ı üstüvârdır. Burc [u] bârûları cümle yed-i kudret ile mebnîdir. Ve yekpâre yerli kayadandır, kâr-ı benî Âdem değildir. Kal‘aya urûc etmeğe bir râhı ve bir bâbı vardır. Gayrı yerden çıkılmak muhaldir. Ebrâcları ve dendân-ı bedenleri nâdirdir. Cümle kesme kayalardır. Niçe kerre Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu nâmân celâlîler muhâsara edüp bir tarafdan zafer etmeğe kâdir olmayup hâ’ib ve hâsir gitmişlerdir. Ammâ sene 476 târîhinde Âl--i Dânişmendî'den Melîk Gâzî, Rûm keferesi destinden dest-i kahr ile feth edüp ba‘dehû Yıldırım Hân destine girmişdir. Lâkin bânisi ma‘lûmum değildir. Hâlâ (---) hâkinde Köprü kazâsı nevâhîlerindendir. Derûn-ı kal‘ada iki yüz mikdârı neferât hâneleri ve dizdârı ve yüz elli neferâtları vardır. Bir câmi‘i ve su sarnıçları ve gılâl anbârları ve yedi sekiz aded hûrde topları ve kifâyet mikdârı cebehânesi dahi vardır. Ammâ hammâmı ve hânları ve bezzâzistânı ve sâ’ir imâretleri yokdur. Lâkin bir kaç dükkânları vardır. Cümle halkı çam ağacından boduç ta‘bîr ederler, lisân-ı Türkî'de emzikli bardaklara boduç derler, anı yaparlar. Ve çöğür ve tanbûr ve tanbûra ve ravza ve karadüzen ve şarkî ve yonkâr nâm sâzları yapup kâr edüp ehl-i hevâ, ehl-i saz çoğu bî-namâz Etrâk halkıdır. Andan kalkup cânib-i şimâle ma‘mûr kurâları Deşan dağı eteğinden geçüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… dir. Ammâ selîkaları Fârisî ve ilm-i inşâ ve ilm-i arûzda ebyât-ı eş‘âr semtine
gitmişlerdir
. Anınçün şu‘arâ vü mü’ellifîn ü musannifîni bî-hisâbdır.
Evvelâ bu kal‘a-i Bağdâd-ı pür-dâd, dâr-ı İremezâtü'l-imâdı lem-yuhlak mislehâ fi'l-bilâd kim beyne'l-müverrihîn Irâk-ı behişt-âbâd nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve hisâr-ı kadîm ü bender-i azîm ve rabât-ı müzeyyen ü şehr-i Medâyin-i Medyen olan taht-gâh-ı dârü'l-hulefâ-yı Bağdâd kim refî‘u'l-bünyân ve halkı Azîmü'ş-şân derler. Zîrâ bu şehr-i atîk zamân-ı kadîmden berü mecma‘-ı ulemâ vü menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i sulehâ vü burc-ı evliyâdır. Ve ıklîm-i acîbe ve garîbedendir kim cemî‘i ulemâsı ulûm-ı garîbeye ve fünûn-ı kesîreye mâliklerdir. Ve cemî‘i sıbyânları hemçünân tabî‘atları tîz-fehim olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserân-ı ciğer-kûşe âdemiyânları olur ve eyle zekiyyü't-tab‘ olduklarından ekseriyyâ ma‘sûmları niçe kütüb-i mu‘tebereleri hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ammâ selîkaları Fârisî ve ilm-i inşâ ve ilm-i arûzda ebyât-ı eş‘âr semtine gitmişlerdir. Anınçün şu‘arâ vü mü’ellifîn ü musannifîni bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… selâmetle Rûm mansıblarına gideriz. Defterdârzâde ve Siyâvuş Paşa gayrı mansıba
gitmişlerdir
" deyüp paşa hâmûş-bâş oldu.
Hemân Paşa eydir: "Biz anlar ile ve Siyâvuş Paşa ile görüşmeği Allâh gecinden nasîb eyleye. Bin sene yerde yatmadan ise bir gün yer yüzünde ibâdet etmek eydir" deyüp "Evliyâ! İnşâ’llâh biz seninle sıhhat ü selâmetle Rûm mansıblarına gideriz. Defterdârzâde ve Siyâvuş Paşa gayrı mansıba gitmişlerdir" deyüp paşa hâmûş-bâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17a ·
metinde göster ·
… asup Ertuğrul tarafına doğru gitdiklerinde bu Sünbüllü Baba'yı postlarına koyup
gitmişlerdir
. Bunlar Gâzî Hudâvendigâr asrında 25b intikâl eylemişlerdir. şâhrâh üzre bir …
Andan ana karîb, menba‘-ı esrâr merci‘-i ebrâr bedrika-i makâmât ebniye-i kerâmât ser-çeşme-i dervîşân, ya‘nî Sünbüllü Baba Sultân. Bizzât Hazret-i Hacı Bektaş Velî bu şehre kadem basup Ertuğrul tarafına doğru gitdiklerinde bu Sünbüllü Baba'yı postlarına koyup gitmişlerdir. Bunlar Gâzî Hudâvendigâr asrında 25b intikâl eylemişlerdir. şâhrâh üzre bir dud ağaçlı bâğçesi içinde bir tekye-i mesîregâhda medfûnlardır kim hâlâ nazargâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 25a–25b ·
metinde göster ·
. Hattâ sene (---) târîhinde zamân-ı İbrâhîm Hânî'de Tekelü Mustafâ Paşa serdâr- …
Niçe kerre bu kal‘ayı sâ’ir krallar muhâsara edüp döğmüşlerdir. Âhir hâ’ib [u] hâsir gitmişlerdir. Hattâ sene (---) târîhinde zamân-ı İbrâhîm Hânî'de Tekelü Mustafâ Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup kırk gün kırk gece döğüp bilâ-feth avdet edüp ba‘dehû Danilova nâm mahalde bir yüz karalığıyla münhezim olup bu kadar guzât câm-ı şehâdeti nûş etdiler ve rûh-ı şerîfleri dâr-ı Illiyyîne gitdiler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b ·
metinde göster ·
… i sekizinci kerredir kim muhâsara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup
gitmişlerdir
, zîrâ bir batak deryâsı ve bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]ş …
El-hâsıl bu kal‘a dest-i Âl-i Osmân'a gireli sekizinci kerredir kim muhâsara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak deryâsı ve bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayakların açmış su üzre yapılmış kurbağa hayvânı gibi deryâ yüzünde yatır. Ol şekilli bir kal‘adır kim dörd ayakları dörd köşesinde eğri büğrü tabyalarıdır kim bir düşman bu Kanije kal‘asının topların battâl edemez, zîrâ gâyet mahfûz topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… hi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ zafer bulamayup hâ’ib ü hâsir
gitmişlerdir
.
Sitâyiş-i taşra varoş: 11a Bir vâsi‘ fezâda nehr-i Kış batmağı içinde şekl-i murabba‘dan tûlânî bu dahi palanka dolma rıhtım dîvârının enniliği kâmil elli ayak kalın ve âlî dîvârdır. Her tarafında tabya-i azîmeler ile âmâde ve her köşesinde dirseklerinde mazgallarıyla pîrâste bir kal‘a-i Sedd-i İskender'dir. Bu kal‘ayı dahi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ zafer bulamayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10b–11a ·
metinde göster ·
… imur Leng Tatarı ve Tohtamış Hân Tatarları Kırım'a gelüp nehb [ü] gâretler edüp
gitmişlerdir
. Âhır yine amâr etmişlerdir. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş bir dâr-ı diyâr …
İşte bu Eski Kırım şehrinin sebeb-i binâsı bu vech üzre olup kırk yılda itmâm bulmuş bir diyârdır kim niçe kerre bu Eski Kırım sebebiyle Hulâgû Tatarı ve Cingiz Hân Tatarı ve Timur Leng Tatarı ve Tohtamış Hân Tatarları Kırım'a gelüp nehb [ü] gâretler edüp gitmişlerdir. Âhır yine amâr etmişlerdir. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş bir dâr-ı diyâr-ı atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137a ·
metinde göster ·
… irkaç kerre Malta küffârı firkateleri bu kal‘aya yıkıklarından girüp ihrâk edüp
gitmişlerdir
. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ câ-be-câ bâğları vardır.
Derûn-ı kal‘ada bir kiremitli câmi‘i ve kırk elli kadar neferât evcüğezleri vardır. Birkaç kerre Malta küffârı firkateleri bu kal‘aya yıkıklarından girüp ihrâk edüp gitmişlerdir. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ câ-be-câ bâğları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm ân merzibûm anların tahrîri üzre İslâmbol tekrûrlarının bu şehir bâğ-ı hıyâbânları imiş. Her bâr tekrûr kral-ı dâll keştîlere 381b süvâr olup bu cây-i ferah-âbâd-ı dilküşâda birez zamân kesb-i tarâvet edüp bâğ u bâğçelerinin fasılların edüp yine İslâmbol olan Pozanta şehrine gidermiş. Bir iki kerre Âl-i Emeviyyûn Şâm-ı Tarabulus ve Sayda ve Beru[t ve] Akke ve Filistîn ve Yâfa iskelelerinden niçe bin pâre gemilere asâkir-i Arab doldurup eyyâm-ı müsâ‘id ile İslâmbol fethine geldikde ibtidâ bu Tekrurdağı kal‘asın feth edüp limanına donanmasın koyup İslâmbol'un nısfın ve Galata'sın bu minvâl-i meşrûh üzre Emeviyyûn iki kerre İslâmbol'u feth etmişlerdir, ammâ evveli Tekirdağın feth edüp gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381a–381b ·
metinde göster ·
… ı muhâsara edüp Q 48bP 48b aslâ bir vecih ile zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir
gitmişlerdir
. Tâ bu mertebe Van ve Mardin kal‘ası-misâl kal‘a-i bülenddir.
Ve bu kal‘a gâyetü'l-gâye metîn ü müstahkem olmağile celâlî havfinden cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin zî-kıymet esbâbları bu kal‘ada pinhândır, zîrâ Karayazıcı ve Celâlî Sa‘îd Arab ve Birgilili Celâlî Cennetoğlu nâmân celâlî-i harâmiyân beşer altışar ay bu kal‘ayı muhâsara edüp Q 48bP 48b aslâ bir vecih ile zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir. Tâ bu mertebe Van ve Mardin kal‘ası-misâl kal‘a-i bülenddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a ·
metinde göster ·
… Papa ve Malta gemileri gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir
gitmişlerdir
.
Ve kal‘anın cümle otuz beş neferâtı ve dizdârı vardır. Ve kırk pâre hurde topları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir. Ve suları eşekler ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve Malta gemileri gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a ·
metinde göster ·
Hazretin cemî‘i gazâların beyân edelim: Bizzât kendüleri yigirmi sekiz gazâya gitmişlerdir. Tokuzunda bi-nefsihi kendüler cenge girmişlerdir. Bu tokuz gazâya "Gâzâ" derlerdi. Evvelâ gazâ-yı Bedir gazâ-yı Uhud ve gazâ-yı Handak ve gazâ-yı Benû Kureyz[a] ve gazâ-yı Beniyü'l-Mustalık ve gazâ-yı Hayber ve gazâ-yı Feth-i Mekke ve gazâ-yı Bedr-i Huneyn ve gazâ-yı Tâ’if. Bu zikr olunan tokuz gazâda Mefhar-i Âlem bile idiler. Ammâ Ashâb-ı kübbârdan birini serdâr eyleseler ana sefer-i seriyye derlerdi. Ba‘zılar ceng ü cidâl ve harb [ü] kıtâl olmadan bâ-sulh itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y288a ·
metinde göster ·
… e beş on guruşa ve bir guruşa dükkânlar dutmuşlardır yâhûd âşinâları hânelerine
gitmişlerdir
.
şehr-i azîm Mısır'ın on iki alay-ı ıydı vardır. Biri dahi bu muhtesib gecesi alay-ı azîmdir ki âşıkân [u] ârifân bu alaya ıyd-ı Nisvân derler. Zîrâ bu gece şehr-i Mısır'da avretin zabt etmek mümkin değildir, elbette ol gece alay temâşâsına giderler. Zîrâ akd-i nikâhda bu gece alaya gitmek şartıyla nikâh olunmuşdur, kânûn-ı Mısrî böyledir. Bir hafta evvel kirâ ile esvâk-ı sultânîde beş on guruşa ve bir guruşa dükkânlar dutmuşlardır yâhûd âşinâları hânelerine gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165a ·
metinde göster ·