… l-hâl yaykasınlar ve Süleymân'ım beni Budin'e dinsinler(?), İslâmbol'a sıhhatle
gitsinler
ve cümle oğulların öpsünler" deyü vasiyyet edüp ol Cum‘a cemâ‘ati arasında bir …
"Cümle cemâ‘at hâzır iken dağılmasınlar. Fursat ganîmetdir emânetimiz teslîm edelim. Beni ılıca suyiyle fi'l-hâl yaykasınlar ve Süleymân'ım beni Budin'e dinsinler(?), İslâmbol'a sıhhatle gitsinler ve cümle oğulların öpsünler" deyü vasiyyet edüp ol Cum‘a cemâ‘ati arasında bir kerre "Yâ cemâlallâh" deyüp rûh teslîm edince der-akab Süleymân Hân gelüp cenâzesine hâzır olup ol ân techîz ü tekfîn ıskât salâtiyle gasl edüp bizzât namâzın Ebussu‘ûd Efendi kılup ibtidâ-i fetihde hâk-i pâk-i 78a Budin'de defn olunan ve iki kerre yüz bin cemâ‘at-i kesîre ile cenâzesi namâzı kılınan fukarâ-yı Bektaşiyân'dan Gül Baba hazretleridir kim Ebü'l-feth Sultân Mehemmed ve Bâyezîd ve Selîm-i Evvel ve Süleymân Hân ile cemî‘i gazâlarda mevcûd olan Gül Baba-yı Âl-i Abâ'dır, kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77b–78a ·
metinde göster ·
… ri ve nâkûsların başlarına çalsın ve başların kankı taş pek ise ol taşa çalarak
gitsinler
. Hemân kal‘adan pek uzak olup tek dursunlar" deyü küffâra Sadrıa‘zamdan böyle h …
"Ben anların bâr-ı sakîllerin kaldırmağa üç yüz araba ahd etmişken el-kerîmu izâ ahide vefâh kelâmı üzre ahde vefâ etdim. Anlar beş yüz araba dahi peydâ edüp tahmîl eylediler, söylemedim. Anlara gayri bir şey aslâ ve kat‘â bir zerre vermem. Cebehâneye müte‘allık havân top ve cümle re‘âyâ pâdişâhındır, anda benim dahi alâkam yokdur. Ve utanmadan ‘Cümle arabalarımız bayraklar ile zeyn edelim ve mehterhâne çalalım’ derler. Mehterhâne-i bed-âyînlerin çalarlarsa meçikleri ve nâkûsların başlarına çalsın ve başların kankı taş pek ise ol taşa çalarak gitsinler. Hemân kal‘adan pek uzak olup tek dursunlar" deyü küffâra Sadrıa‘zamdan böyle haber varınca küffâr n'eylesin ve ne çâre eylesin, kal‘adan dahi çıkmış oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
… er. Anda bunları Sadrıa‘zam kal‘a kulu etsinler. İsteyenleri vatan-ı aslîlerine
gitsinler
" dediğimde,
"Amân sultânım, şimdi bu kadar ibâdullâh o kadar zifir ni‘metullâhı yeyince cümle kırılırlar. Hemân bunlar ekmek ve su vereler, gayri şey vermeyeler. Bunlara kisb-i havâ etdikleri yetişir. Bir iki günden dahi ziyâdece ta‘âmlar versinler, hemân bunları arabalara kosunlar ve kal‘a-i Uyvar'a götürsünler. Anda bunları Sadrıa‘zam kal‘a kulu etsinler. İsteyenleri vatan-ı aslîlerine gitsinler" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123a ·
metinde göster ·
… larda üç gün oturak ederim. Hemân cümle gâzîler cân birliğiyle çeteye ve potura
gitsinler
" deyü fermân edince el-azametullâh Mehemmed Paşa yanında ancak iki bin âdem kal …
Andan Sührâb Mehemmed Paşa eydir: "Ben bu dağlarda üç gün oturak ederim. Hemân cümle gâzîler cân birliğiyle çeteye ve potura gitsinler" deyü fermân edince el-azametullâh Mehemmed Paşa yanında ancak iki bin âdem kalup cümle guzât üç gün üç gece dağları elekden geçirüp ol kadar esîr ve zahîre ve hayvânât (ve) makûlesi getirdiler kim hadd [ü] hasrın Hudâ bilir, ammâ zî-kıymet sîm ü zeheb âvânî ve akmişe-i fâhire ve metâ‘-ı nâdirelerden hakkâ ki nâdir şeyler var idi, ammâ âsî kinezler ve belli başlı papaslar ele girüp Sührâb Mehemmed Paşa'nın cânı yerine gelüp Hersek sancağı kendüye Mısır oldu ve Raba ve Yenikal‘a'nın seferinden dahi halâs oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… evletli vezîr kâfirin ardı sıra Tatar Hân askeri ve salt atlı olan gâzîler dahi
gitsinler
" deyince tarfetü'l-ayn içre Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân kırk bin çatal atl …
"Müjde devletli vezîr, küffâr sizin deryâ-misâl asker ile geldiğinizin istimâ‘ {edüp} havf ü haşyetden ve salâbet ü mehâbet-i askere tâkat getiremeyeceğin bilüp cümle hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâh ve cebehâneleri ve bu kadar balyemez topları ve bilâ-hisâb mâl-ı hazâ’inlerin yedi kral bırağup şimdi Keckivar nâm Yenikal‘a altına firâr etdiler. Hâlâ taburları içinde niçe bin çeri küffârlar arabaların yükletmede ve bizim Kanije gâzîleriyle çata pat ceng etmededirler. Hemân devletli vezîr kâfirin ardı sıra Tatar Hân askeri ve salt atlı olan gâzîler dahi gitsinler" deyince tarfetü'l-ayn içre Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân kırk bin çatal atlı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile ılgarup berk-i hâtif gibi kâfirin akîbince ra‘d-vâr gitmede. Hemân Sadrıa‘zam cemî‘i bârhâneyi dündâra bırağup anlar dahi salt asker ile cânib-i cenûba ılgarup 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b ·
metinde göster ·
… âlik olan garîb yiğitler mâl-ı ganâ’im isteyenler şimdi gidecek Tatar askeriyle
gitsinler
" deyü fermân olunca hemân on bin aded serhadli tüfeng-endâz gâzîleri de gelüp b …
"Ata dona mâlik olan garîb yiğitler mâl-ı ganâ’im isteyenler şimdi gidecek Tatar askeriyle gitsinler" deyü fermân olunca hemân on bin aded serhadli tüfeng-endâz gâzîleri de gelüp bizim askere ilhâk olup cümle Tatar ve serhadli kırk yedi bin aded güzîde asker oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
"Yarın ale's-sabâh karşu geçilüp ceng-i azîmdir. Herkes bugünden ota otluğa
gitsinler
ve niçe ma‘ûnetlerin görsünler" deyü gûnâ-gûn te[n]bîh ü te’kîdler edince cümle …
"Yarın ale's-sabâh karşu geçilüp ceng-i azîmdir. Herkes bugünden ota otluğa gitsinler ve niçe ma‘ûnetlerin görsünler" deyü gûnâ-gûn te[n]bîh ü te’kîdler edince cümle hüddâmlar ve niçe bin yarar iş görmüş garîb yiğitler zahîreye ve alefe ve giyâhâta gidüp ord[u]-yı İslâm içi bir suyu kesilmiş değirmene dönüp asker-i İslâm seyreklendi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
… nın önü sıra çalınsın. Ve bizim sultânzâdeler ve vüzerâzâdeler paşanın önü sıra
gitsinler
ve paşanın ardı sıra benim iç oğlanlarım yürüsünler. Ve cümle sipâhîlerim ve go …
"Sultânım çâsârın size selâm-ı firâvânları oldur kim ‘Alaylarıyla kal‘amıza girirken sancağ u bayrakları ve alemlerin açmasınlar ve sancak sırıkların kaldırmasınlar ve omuzlarında götürmesinler, zîrâ kal‘a kapusu alçakdır. Ve mehterhânesin çalmasınlar ve benim mehterhânem paşanın önü sıra çalınsın. Ve bizim sultânzâdeler ve vüzerâzâdeler paşanın önü sıra gitsinler ve paşanın ardı sıra benim iç oğlanlarım yürüsünler. Ve cümle sipâhîlerim ve goroflar ve kapudanlar ve irşekler ve beğlerim paşanın önü sıra gitsin’, deyü çâsâr buyurdular" deyince ol ân paşa bir âteş-pâre olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
… nların taşra çıkarup cümle asker pür-silâh âmâde olup üç bin yiğit elçiye karşu
gitsinler
" deyü paşa fermân edince cümle Azak kavmi gûyâ ıyd-ı ekber edüp bir sürûr [u] ş …
"İlâhî yâ Rabbî, sana bin bin hamd [ü] senâ olsun. Tîz dellâllar nidâ edüp kal‘a kapuları açılsın ve herkes ota ve otluğa ve oduna gidüp hayvânların taşra çıkarup cümle asker pür-silâh âmâde olup üç bin yiğit elçiye karşu gitsinler" deyü paşa fermân edince cümle Azak kavmi gûyâ ıyd-ı ekber edüp bir sürûr [u] şâdımânîler oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·