… vechen mine'l-vücûh nazar etmeyüp ol dahi Der-i sa‘âdet-hânesine vardıkda dâr-ı
gurûrdan
dâr-ı sürûra ubûr etdikde beri tarafda şehr-i Mihribân dest-i Acem'de kaldı.
Hikmet-i Hudâ fethi müyesser olmayup 318b hâ’ib [ü] hâsir avdet edüp kal‘a[y]ı Musul'a vâsıl olup kal‘a-i mücedded ta‘mîr ü termîm edüp bir kulle-i azîm dahi inşâ etdi. Andan Şehrezûl kal‘asın dahi imâr etdi. Ve ol müştâyı kal‘a-i Tokat'da etdi ve anda şehîd olup dâr-ı ukbâya gitdi. Beri tarafda Kızılbaş-ı kallâş şükr-i Yezdân edüp çerâğân u şâdumânlar etdiler. Ba‘dehû sene 1048 de Murâd Hân bizzât kendüleri Bağdâd'ı feth edüp kal‘a-i Mihribân tarafına vechen mine'l-vücûh nazar etmeyüp ol dahi Der-i sa‘âdet-hânesine vardıkda dâr-ı gurûrdan dâr-ı sürûra ubûr etdikde beri tarafda şehr-i Mihribân dest-i Acem'de kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318a–318b ·
metinde göster ·
… -i hatda kâmil bir mahdûm-ı kâbildir. Pederi Burhâneddîn yüz kırk yaşında dâr-ı
gurûrdan
dâr-ı sürûra ubûr edüp bu kadar milk-i emlâk Fîl bürkesi sâhilinde hânedân çele …
Nakîbü'l-eşrâf Seyyid Mehemmed Efendi ibn Seyyid Burhâneddin Efendi: Merhûm olan Nakîb Burhân Efendi'den kâmil ü fâzıl ve Süleymâniyye medresesine vâsıl ve kelâm-ı hakka kâ’il ve hüsn-i hatda kâmil bir mahdûm-ı kâbildir. Pederi Burhâneddîn yüz kırk yaşında dâr-ı gurûrdan dâr-ı sürûra ubûr edüp bu kadar milk-i emlâk Fîl bürkesi sâhilinde hânedân çelebiye intikâl etdikde cümle taksîd ü hüccetler çelebinin üzerinde bulundu. Ol asırda Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa vâlî-i Mısır bulunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249a ·
metinde göster ·
… ahi gurûrundan bu ceng-i âşûb içre bir seccâde üzre bî-ser cesedi bulunup dâr-ı
gurûrdan
dârü'l-bevâra ubûr edüp Gavrî ecel gavrına erdi dediler. Netîce-i kelâm u merâm …
Selîm Hân mansûr [u] muzaffer Şâm'a gelüp meştâ fermân edüp evvel bahârda Mısır üzre mütevekkilen alallâh Q 281b deyüp adâlet ederek Arz-ı Hâsân ki Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölüdür, ol hâmûnu Selîm Hân yüz bin asker ile ubûr edüp Bilbeys şehri fezâsına vardıkda Abbâs dağları P 278b kemîngâhından Sultân Gavrî yüz bin küheyl-süvâr ve yüz bin piyâde-i pâ-süvâr tüfeng-endâz yarar ile ale'l-gafle âl-i Osmân askeri üzre koyulup vakt-i seherden tâ vakt-i gurûba dek ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânî olup âhir Gavrî askeri üzre ahşam olup dendân-ı tîğ ile kelleleri galtân olup Gavrî dahi gurûrundan bu ceng-i âşûb içre bir seccâde üzre bî-ser cesedi bulunup dâr-ı gurûrdan dârü'l-bevâra ubûr edüp Gavrî ecel gavrına erdi dediler. Netîce-i kelâm u merâm merâm kelâm bâlâda Selîm Hân'ın Mısır fethinde ale'l-ihtisâr tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y318b ·
metinde göster ·