… h-ı Ahmed Hoca: Bu dahi Korubâğları'nda bir ârâmgâh-ı ferahşâd yerdir kim gam u
gussa
ile anda varan ferah kesb eder. Bu Korubâğları'nda niçe yüz mesîregâh-ı bî-minn …
Mesîregâh-ı Ahmed Hoca: Bu dahi Korubâğları'nda bir ârâmgâh-ı ferahşâd yerdir kim gam u gussa ile anda varan ferah kesb eder. Bu Korubâğları'nda niçe yüz mesîregâh-ı bî-minnetler vardır ammâ tavsîf etmek müşkildir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a ·
metinde göster ·
… u‘âl etdükde ol yâr-ı vefâdâr bu hakîrin ahvâline vâkıf-ı esrâr olup eydür: "Ey
gussa
vü gamda perîşân-hâtır olan bîçâre ve aklın yitirmiş âvâre! Niçün deşt-i gamda …
Bu hakîr-i pür-taksîr Melek Ahmed Paşa efendimizle bu Topçular sarâyında sâkin olurken her şeb Kâğızhâne'de niçe yüz bin fişeng-i pür-reng evc-i âsumâne urûc etdüğün temâşâ edüp niçe bin top u tüfeng sadâsın istimâ‘ ederdik. Âhir bir yârân-ı safâdan bu şâdımânı su‘âl etdükde ol yâr-ı vefâdâr bu hakîrin ahvâline vâkıf-ı esrâr olup eydür: "Ey gussa vü gamda perîşân-hâtır olan bîçâre ve aklın yitirmiş âvâre! Niçün deşt-i gamda mecnûn gibi mahzûn olup bu hây-hûy-ı Kâğızhâne'den âgâh değilsin. Bu devlet-i Âl-i Osmân zuhûr edeli sâ’ir teferrücgâhlarda bile bu Kâğızhâne cem‘iyyeti gibi bir şâdmâm olmamışdır. Bu ıyd-gâhı görmeyen edîm-i arzda birşey görmüş değildir" deyü Kâğızhâne'yi eyle temdîh u tavsîf etdi kim bu tabî‘at-i meyyâl mâ-i zülâl gibi nehr-i Kâğızhâne'ye cereyân etdi. Ve bu ebyât hâtıra hutûr etdi. Kıt‘a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172b ·
metinde göster ·
… olup nutka mecâli olmasa bir kerre ziyâret edince cemî‘i gıll u gışdan ve gam u
gussa
ve evhâm-ı mühlikden ve vesvâs-ı düllîden ârî olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı ze …
Muhassal-ı merâm âdem müşk ü amber-i hâm-ı hoş-bûdan sermest ü hayrân ve gûyâ bî-ser ü sâmân olur. Ve müstecâbü'd-da‘ve misilli olduğuna delîldir kim bir âdem ne kadar mağmûm u pür-gussa vü müte’ellim olup nutka mecâli olmasa bir kerre ziyâret edince cemî‘i gıll u gışdan ve gam u gussa ve evhâm-ı mühlikden ve vesvâs-ı düllîden ârî olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olsa bu İmâm Hüseyin âsitânesine yedi gün müdâvemet edüp yüz sürse bi-emrillahi Ta‘âlâ rahm-i mâderden henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ bu mertebe dâru'ş-şifâ-yı kûy-ı yâr-ı Hüseyni'ş-şehîdi'r-rızâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351a ·
metinde göster ·
Eyle bir şehirdir kim cemî‘i zamânda anda sâkin olanlar deyyâr gam ve
gussa
görmezler, zîrâ cemî‘i dağları ve taşları bâğ-ı Merâm'dır ve her cânibi sayd [u …
Eyle bir şehirdir kim cemî‘i zamânda anda sâkin olanlar deyyâr gam ve gussa görmezler, zîrâ cemî‘i dağları ve taşları bâğ-ı Merâm'dır ve her cânibi sayd [u] şikârgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… b [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bunda bir sâ‘at teferrüc eden elbette gamm u
gussa
endûhu ferâmûş edüp sürûr-ı şâdımânda olur. Her hân-ı âlîşânların bu bâğ-ı hıyâ …
Cümle hânlar ve hânzâdeler ve sultânlar ve biyim ü bükeçler bu 124a bâğ-ı cinînde zevk u safâlar ederler. Böyle bir bâğ-ı Aspuzu'dur kim bâğ-ı behişt gülistânları içre köşe be-köşe cârî âb-ı revânları kenârında olan maksûrelerde meks eden hânlar cânânlarıyla sohbet-i hâssu'l-hâssında iken bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhânların istimâ‘ edenler, rûh-efzâ safâlar edüp dem be-dem ayş [u] işret ederler. Ve âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bunda bir sâ‘at teferrüc eden elbette gamm u gussa endûhu ferâmûş edüp sürûr-ı şâdımânda olur. Her hân-ı âlîşânların bu bâğ-ı hıyâbân içre birer semtde gûnâ-gûn müzehheb ve münakkaş ibret-nümâ maksûreler ve kâhları ve müte‘addid kâ‘a ve hücreleri var kim gûyâ her biri birer kârhâne-i fağfûr-ı Çîndir. Ve her hânların gûnâ-gûn aşren fe-aşr havzları ve fıskiyye ve şâzrevânları ve kasr-ı Havarnakları var kim ilm-i mi‘mârîye mâlik olanlar gördükde engüşt ber-dehen edüp aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b–124a ·
metinde göster ·
… haşr [ü] neşr ve âyet [ü] hadîs ve cennet ü cehennem bilmezler. Dünyâ gamı içün
gussa
yemezler. Rûy-i arzda ne kadar zî-rûh kısmı var ise etin yerler, derisin geyerl …
On kerre yüz bin Kalmah ile nehr-i Edil'i beri Kıpçağ'a geçüp anda sâkindir. Küfr [ü] dalâlet ve haşr [ü] neşr ve âyet [ü] hadîs ve cennet ü cehennem bilmezler. Dünyâ gamı içün gussa yemezler. Rûy-i arzda ne kadar zî-rûh kısmı var ise etin yerler, derisin geyerler. Su içmemişler ve ekmek yememişlerdir. Hastalık ve tâ‘ûn zâtülcenb ve ısıtma ve ağrı hastalığı makûlesi cemî‘i emrâz-ı muhtelifeden berîlerdir. Pire ve kehle ve tahta biti nedir bilmezler. Boza ve kımız ve at südü içerler. Üç yüz sene mu‘ammer oluru vardır. Ednâ mertebe yüz yüz elli sene mukarrerdir. Bâlâda Dağıstân'dan gelirken evsâfları mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan Timurleng mîli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y36b ·
metinde göster ·
Ve bu kavm-i Hânende ol kadar hûb u mü’essir Dâvûdî bülend-âvâzları olup gûnâ-gûn şi‘ir-i belîğleri indiyâtları üzre beste edüp kihta nâmında bir kirişli sâzları vardır, anınla fasıl edüp beşi, altısı bir yerden müselsel tertîl ve âheng ile kırâ’at etdiklerinde âdeme dehşet hâsıl olur. Gâyet hüsn-i savtları olup mevâller okuduklarından kavm-i Hânend[e] derler. Tâli‘leri Zühre'ye mensûb olduklarından dâ’imâ şâd ü handânlardır, aslâ gam gussa nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… zâ ol nefes-i Hazret-i Yûsuf te’sîriyle hâlâ Cîze halkında zerre ve şemme gam u
gussa
yokdur. Ve cümle halkı mün‘imlerdir. Ve,
Hakîkatü'l-hâl âb [u] havâ cihetinde kasaba-i Cîze ravza-i Rıdvân'dan bir köşedir. Müte’ellim ü mağmûm ve sâhib-i hümûm bir kimesne Cîze'ye varsa derhâl ve der‘ân def‘-i hem ü gam edüp mesrûr u dilşâd ve gamgîn gönlü âbâd olup inşirâh-ı sadr [u] zevk-ı derûn müyesser olur. Zîrâ bu hâk-i anber pâkde Hazret-i Yûsuf aleyhi's-selâm Züleyhâ iftirâsilye bu şehre karîb zindânda haps olunup halâs oldukda Cîze'de sâkin olanlara ve ehl [ü] iyâllerine du‘â edüp gerd-i küdûretden Cîze halkı halâs olmuşlardır. İlâ-yevminâ hâzâ ol nefes-i Hazret-i Yûsuf te’sîriyle hâlâ Cîze halkında zerre ve şemme gam u gussa yokdur. Ve cümle halkı mün‘imlerdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·