İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hâl

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
478
isabet
457 cümle/beyitte
177,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi478195,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 478

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hâl” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 4b 186. Ehl-i kal ve ehl-i hâl , kalcıyân-ı sîm.
EÇS I 7b Bu hâl üzre cemî‘i huzzâr-ı meclisin dest-i şerîflerin bûs edüp yine Hazret-i Risâlet …
EÇS I 9b … ederlerdi. Keferelere istimâletler verüp ücretlerin pîşîn verirlerdi. Tâ ki bu hâl üzre üç sene tamâm olunca Karadeniz yol bulup cemî‘i kefereleri gark edüp ehl-i …
EÇS I 13a … eb-ber-leb edüp içine girüp bir sâ‘at dur, andan çıkup hammâma gir, kırk gün bu hâl üzre ma‘sûmların kanıyla her gün havzı pür edüp girirsen bu cüzâm zahmetinden h …
EÇS I 16b … iyârın horoslarından mukaddem nısf-ı leylde "kukırıku" deyü feryâd edüp lisân-ı hâl ile vakt-i seherdir, es-salâ deyü gâfilîn ü nâ’imîni âgâh eder.
EÇS I 19a–19b … mbol üzre asker çeküp kimi müstevlî olup kimi bî-feth avdet edüp üç yüz sene bu hâl üzre İslâmbol içün ceng [ü] cidâl 19b ve harb [ü] kıtâl olup âhir İskender ve …
EÇS I 25b "Âyâ hâl neye müncer olur. Kal‘a {günden güne} metânet bulup feth sa‘b oldu" deyince hem …
EÇS I 26a "Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı m …
EÇS I 29a … şüp boğdular ve hakîr ile na‘şı ve muhallefâtların pâdişâhıma getirdim, vâkı‘-ı hâl budur" deyü i‘lâm etdi.
EÇS I 40a … p hidmet ederlerdi. Ve gazâ mâlından binâ olduğuyçün rûhâniyyet vardır. Ve hâlâ hâl sâhibi kimesnelerden hâlî değil bir nazargâhdır.
EÇS I 56a … mertebe nizâm [ü] intizâm vermiş idi kim Rûmeli'ne sefer etse Anatolu'dan değme hâl ile asker almak iktizâ etmezdi. Anatolu cânibine sefer etse Rûmeli'nden asker a …
EÇS I 62b … i zemînler olduğundan binâ-yı azîm etmeğe havf etdiler. Ve bu câmi‘ içre dâ’imâ hâl sâhibi kimesneler eksik değildir.
EÇS I 63a … 'nın hânesin basalım" deyü nihânî değil alâniyeten güft ü gû ederlerdi. Âhir bu hâl devlet-i Âl-i Osmân'a rahne vermeğe başladı, deyü cemî‘i ibâdullâh hayır-hâh-ı …
EÇS I 65a … içeri çaşıtların dutup karındaşın Osmân Hân huzûruna getirüp katl ederlerdi. Bu hâl üzre dîn-i mübîne bu gûne hıyânetleri zâhir olup Hotin gibi bir sarây-misâl bir …
EÇS I 67a … bostâncıbaşının mücevvezesi ve hil‘atın geyüp huzûr-ı pâdişâhîye varup i‘lâm-ı hâl edüp,
EÇS I 78a … z'e çıkan donanma-yı hümâyûnı münhedim edüp gemileri Venedik'e götürür oldu. Bu hâl üzre ahvâl-i Âl-i Osmân perîşân-hâl oldu.
EÇS I 79a Bu hâl üzre yedi sâ‘at ism-i şerîfi Yûsuf olup ba‘dehu musâhibeler pâdişâhın urûkuna g …
EÇS I 98b … n: Yazıcızâde karındaşıdır. Envârü'l-Âşıkîn nâm kitâbın sâhibi bir âşık-ı sâdık hâl sâhibi erler ve pîr-perverler imiş.
EÇS I 99a … bi-emrillâhi Ta‘âlâ şifâ bulur. Zîrâ Orhân Gâzî gibi ve Sultân Mustafâ Hân gibi hâl sâhibi pâdişâh idi.
EÇS I 99b … dirüp kendüler dahi mu‘ammer olmamışlardır. Bir halûk ve halîm ü selîm, sâhib-i hâl pâdişâh-ı sâhib-i celâl idi.
EÇS I 106b … ü'd-dehrden olan şeyhülislâmları ve ulemâ ve sulehâları ve meşâhîr mollâları ve hâl sâhibi meşâyihleri ziyâret edüp târîhleri ve âsâr-ı binâları ve medfûn olduklar …
EÇS I 108b–109a … kurbünde Hüsâm Beğzâde mescidi hazîresinde medfûndur. Mahdûm-ı mezkûr, salâh-ı hâl ile meşhûr halîm ü selîm bir zât-ı kerîm çelebi idi. 109a
EÇS I 110a … ûm-ı mihteridir. Sarıgürz'de pederlerinin mescidi sâhasında âsûdedir ve salâh-ı hâl ile müsellemdir.
EÇS I 110b … lis binâ etdüği türbe içinde âsûdedir. Mücerred [u] bî-ayâl, fânî meşreb, ehl-i hâl azîz idi. Kuddise sırruhu.
EÇS I 112a … âhî ile âlûde ulu sultândır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Mekâbirinde ehl-i hâl rivâyetleri üzre Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâdan ve gayrı a‘yân-ı kibârdan kırk …
EÇS I 113b … şeref-yâb olduğumuz büdelâ ve melâmiyyûn ve mecâzibûndan olan mazanna-i kerâme hâl sâhibi kimesneleri ayân eder
EÇS I 114a … birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün Ramazân-ı şerîfde merh …
EÇS I 115b … altından geçse yâhûd üstünden atlasa ol meyyit câzû olup ehl-i cehennem ola. Bu hâl üzre lâşe-i Yahûd meydânda kalup âhir Dîvâneyi ba‘zı müslimler bir kaç guruşa s …
EÇS I 122a … cegîzâde Mustafâ Efendi: Eyyûb'da medfûndur. Fazîlet-i bâhire sâhibi ve salâh-ı hâl ile meşhûr idi.
EÇS I 126b … böyle gülistân görülmüş değildir. Zîrâ sâhibi Boşnak Şeyh Uşşâkî tarîkinde bir hâl sâhibi âdemdir kim bizzât kendüleri bâğbân-ı gülistândır. Andan,
EÇS I 127b … ve şeyhi idi. Mecâzibûn-şekl aşk-ı ilâhî ile âlûde kıyl ü kâlden berî bir ehl-i hâl kimesne idi. Böyle iken tasavvufâne Mesnevî ü Ma‘nevî'ye tahkîkler ederdi kim c …
EÇS I 128a … olmağiçün Kurşumlu Mahzen yerinde kal‘a-misâl bir câ-yı menâs inşâ etdiler. Bu hâl üzre tâ (---) asrına varınca geçinüp Galata günden güne amâr oldu. {İslâmbol'un …
EÇS I 135a Ve bu şehrin ahâlîsi gâyet ehl-i zevkdir. Ve sulehâdan ehl-i hâl [ve] sâhib-i vera‘ kimesneleri vardır. Çoğu Arapça deyüp bâğbânlık ederler. V …
EÇS I 138a Ba‘dehu Ciniviz kıralı harâb edüp ba‘dehu bu hâl üzre amâr olmuşdur. Leb-i deryâda bin mikdârı bâğ u bâğçeli ma‘mûr hânelerdir. …
EÇS I 148b–149a … hidmet-i tâm edüp tek-i pû ile pûte-i kalda puhte olup hâlis ayârlık ile ehl-i hâl olup nâ-puhte iken sûhte olup revâne ola. Ammâ,
EÇS I 158a … ayağı altından gubârı alup mübârek gözlerine eküp Hazret-i Mûsâ şifâ buldu. Bu hâl üzre ol hâtûn iki yüz sene kehhâllık etdi. Ammâ Hazret-i Risâlet asrında kehhâl …
EÇS I 169a … -i pâyine yüz sürüp cemî‘i yırtıcı vahşî hayvânlar kendülere mûnis olup zebân-ı hâl ile kelimât ederler. Kabr-i Alî, Bağdâd'a beş konak karîb (---) medfûndur.
EÇS I 178b … e kaldırır gibi kaldırırlar. Pîrleri Peygâm-ı Alî'dir ve Selmânî'dir. Bunlar bu hâl üzre yükler götürüp alay ederler.
EÇS I 183a … bin mâhîler üşerler, zîrâ balıklar deryâda âteşe gâyetü'l-gâye cem‘ olurlar, bu hâl üzre bu mâhî fişekler deryâ içre âteşlerin saçup yine rû-yı deryâya çıkup yine …
EÇS I 190a … ir tekyesi'dir. Hâlâ bu tekye ma‘mûrdur. İçinde tekye-nişîni Baba Hasan, hüsn-i hâl ile ma‘rûf bir pîr-i fânîdir.
EÇS I 201b Ehl-i hâl , âyineciyân: Dükkân 90, neferât 105, pîrleri Hüsâmeddîn Necefî'dir kim imâm Hüs …
EÇS I 211a … lamağa başlayup bir dahi gayrı âdemlerin ayağına yüzün sürüp yuvarlanup lisân-ı hâl ile tazallum edüp yine Arabları hır hır talar ve üzerlerine hamle edüp salar, c …
EÇS I 211a "Bire cânım kanı Efelioğlu, bunda bir hâl vardır, dutun şu Arabları" deyüp hâkime götürüp hânda hücrelerin basup Efelioğl …
EÇS I 212a Mukallid Kara Mehemmed: Karadeniz Boğazı'nda Büyükdere'de sâkin başka bir gûne hâl sâhibi pehlivândır. Benî âdem taklîd etmeğe me’mûr değildir, illâ Cenâb-ı izzet …
EÇS I 217a … deyüp avret sadâsı gibi gülerdi. Andan sonra her ne su’âl etdilerse elbette bir hâl ile halkın su’âllerin lehce-i lisân-ı hâlile anlatmağa cidd ü cehd etmeği kendü …
EÇS II 231a–231b … iş ve hey’eti bitmiş musâhebet [u] belâgattan bi'l-külliye kalmış âdemler olur. Hâl sâhibi niçe bin kibâr vardır ki bâlâda zikri sebkat etmişdir. Netîce-i merâm, b …
EÇS II 234b–235a … Senin destinde biz senin gibi ne‘ûzü billah münhedim olup beni senin yanına bu hâl ile getirseler, beni neylerdin" deyince hemân Yıldırım Hân gazabından "Seni dem …
EÇS II 240b Bunun emsâli niçe yüz bin bi'l-bedâhe güfte-i hasb-i hâl şi‘irler var kim âdem gülmeden hayrân olur. Hakîr dahi iki gün bekleyüp âhir on …
EÇS II 241a–241b … muharramât-ı menhiyyâtdan perhizkâr ol. Evkât-ı hamseye müdâvemet edüp salah-ı hâl ile mukayyed olup ilme meşgûl ol. Beyt-i nasîhat:
EÇS II 242b … düncü gün sabâh ve ahşam birer fincân su içe ama kendüyi ısıcak duta. Üç gün bu hâl ile vücûdın haberdâr edüp muğla (?) içmiş olur. Andan üç gün dahi üç nevbet sud …