… olan es-sultân ibn es-sultân es-Sultân Gâzî Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed
Hân
ibn Sultân Mehemmed Hân ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sân …
Ve ba‘de du‘â ve hayr-ı senâ ol zıllullâh-i rû-yı zemîn, nizâm-ı intizâm-ı arazîn olan es-sultân ibn es-sultân es-Sultân Gâzî Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed Hân ibn Sultân Mehemmed Hân ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sânî ibn Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân-ı Evvel ibn Bâyezîd Hân-ı Sânî ibn Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i Sânî rahmetullâhi aleyhim ecma‘în {üzerlerine olsun}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 6b ·
metinde göster ·
… ultân es-Sultân Gâzî Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed Hân ibn Sultân Mehemmed
Hân
ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sânî ibn Sultân Süleymân Hâ …
Ve ba‘de du‘â ve hayr-ı senâ ol zıllullâh-i rû-yı zemîn, nizâm-ı intizâm-ı arazîn olan es-sultân ibn es-sultân es-Sultân Gâzî Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed Hân ibn Sultân Mehemmed Hân ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sânî ibn Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân-ı Evvel ibn Bâyezîd Hân-ı Sânî ibn Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i Sânî rahmetullâhi aleyhim ecma‘în {üzerlerine olsun}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 6b ·
metinde göster ·
… ân ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sânî ibn Sultân Süleymân
Hân
ibn Selîm Hân-ı Evvel ibn Bâyezîd Hân-ı Sânî ibn Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i S …
Ve ba‘de du‘â ve hayr-ı senâ ol zıllullâh-i rû-yı zemîn, nizâm-ı intizâm-ı arazîn olan es-sultân ibn es-sultân es-Sultân Gâzî Murâd Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân Ahmed Hân ibn Sultân Mehemmed Hân ibn Sultân Murâd Hân-ı Sâlis ibn Sultân Selîm Hân-ı Sânî ibn Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân-ı Evvel ibn Bâyezîd Hân-ı Sânî ibn Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i Sânî rahmetullâhi aleyhim ecma‘în {üzerlerine olsun}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 6b ·
metinde göster ·
Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a–9b ·
metinde göster ·
… ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle
hân
ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile …
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
Ve Yıldırım Hân Nigebolı'yı ve Feth-i İslâm'ı feth edüp nehr-i Tuna'nın İslâmbol'a cereyân etdüği esnâ-yı kelâmda yâd olup Demirkapu'dan saman ve kömür döküp Duna Değirmenleri'nden ve Bunarhisârdan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkduğu Tuhfe nâm tevârîhde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
olan Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile İslâmbol ile Çatalca mâbeyninde Azadlı …
Hattâ duhter-i Sultân Ahmed Hân olan Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile İslâmbol ile Çatalca mâbeyninde Azadlı nâm karyede evce ser çekmiş kayaları kûhkenler nakb edüp nehr-i Tuna niçe eyyâm cereyân etdüği yerlerde alâmetleri zâhirdir. Meş‘aller çerâğân edüp atlarımız ile ol gârlar içre bir sâ‘at cânib-i şimâle gidüp temâşâ etdik, ammâ kebûter kadar yarasa kuşlarının kesretinden ve bed râyihalarından rücû‘ edüp taşraya çıkdık. Eğer selâtîn-i Âl-i Osmân himmet etse sehel bahâne ile yine nehr-i Tuna Yenibâğçe ve Aksarây içinden cereyân etmek mümkün idi, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde …
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Karaman mâbeyninde bir kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki bin dalâlet-âyîn müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-ı mâderden müştak oldukları gece âteş-gede-i Nemrûd, Urfa şehri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve Ayasofya kubbesi ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olup ba‘de'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ın yümn-i mukdimiyle Belde-i Tayyibe ya‘nî şehr-i Kostantıniyye feth [u] teshîre geldikde mezkûr deyrin esâsı üzre Sultân Mehemmed Hân bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… f olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd
Hân
Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbo …
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
, bir gecede ihdâs edüp Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa bu kapudan nihânîce duhû …
Andan Bâb-ı Süleymân Hân, bir gecede ihdâs edüp Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa bu kapudan nihânîce duhûl ederdi. Cânib-i garba nâzır bir küçük kapudur, hâlâ dâi’mâ mesdûd durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
… um-ı deryâdan harâb olup bu add etdüğimiz adımları sene (---) târîhinde İbrâhîm
Hân
asrında Âhûrkapu'dan içeri adımlayup Yedikulle'ye varılup hisâb olunmuşdur kim …
Bu kapulardan mâ‘adâ tâ Âhûrkapu'ya varınca hisâb olunan kapuların yedisi dahi leb-i deryâda olmağile cümlesi cânib-i şarka nâzırdır. Ve bu tarafa lodos rûzgâr-ı zorkârı gâyetü'l-gâye ziyâde isâbet etdüğinden Bayram Paşa merhûmun kal‘a hâricinde leb-i deryâda binâ etdüği rasîfler telattum-ı deryâdan harâb olup bu add etdüğimiz adımları sene (---) târîhinde İbrâhîm Hân asrında Âhûrkapu'dan içeri adımlayup Yedikulle'ye varılup hisâb olunmuşdur kim bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr İslâmbol kal‘ası yigirmi dokuz bin sekiz yüz on adımdır. Ammâ Bayram Paşa asrında Âhûrkapu'dan taşra adımladığımızda kâmil otuz bin adım idi. Sahîhü'l-kelâm ve's-selâm
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
… rüs ve Bundukânî ayârından hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed
Hân
asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr …
Ma‘âdin-i sâmin: Karadeniz boğazları dâhilinde Sarıyâr kasabasında bir asfarü'l-levn bir kûh-ı bâla vardır. Tâ zirve-i a‘lâsına varınca serâpâ bâğ u bâğçedir. Ol cebel-i âlînin cânib-i şarkîsinde sâhil-i bahre karîb bir gârda zeheb-i hâlis ma‘deni vardır. Ammâ Üngürüs ve Bundukânî ayârından hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevheri rakîk olup fâ’idesi şey-i kalîl oldu deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… n ile Topkapusu mâbeyninde Dımışkîhânede kârhânesi var idi. Ebü'l-feth Mehemmed
Hân
binâsı idi. Sultân Mehemmed mezkûr ma‘denden hadîd cevherin istihrâc etdirüp bu …
Ve bu hakîr âlem-i sabâvetimizde Sultân Osmân-ı şehîd asrında Kurşumlu Mahzen ile Topkapusu mâbeyninde Dımışkîhânede kârhânesi var idi. Ebü'l-feth Mehemmed Hân binâsı idi. Sultân Mehemmed mezkûr ma‘denden hadîd cevherin istihrâc etdirüp bu Dımışkîhâne'de üstâd-ı şemşîr-kârlara şeyhânî ve ma‘arrâvî ve zivzikî tarzı seyf-i müczimler inşâ etdirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… n bî-hisâb mâl-ı ganâyimle mansûr [u] muzaffer Edirne'ye gelüp Yıldırım Bâyezîd
Hân
taht-nişîn 24a müstakil pâdişâh olup etrâf-ı kâfiristâna Yıldırım Hân yıldırı …
Andan sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr halîfe olup müstakillen Rûm diyârına deryâ-misâl asker çeküp mukaddemâ Alâeddîn Sultân'ın ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin nasîhatıyla Kostantıniyye'yi feth etmek içün cânib-i erba‘asın evvel feth etmeğe Gâzî Murâd-ı Evvel cüyûş-ı Muhammedî ile sene (---) târîhinde bizzât Gâzî Hudâvendigâr Gâzî Murâd-ı Evvel'dir, Edirne kal‘asın İdrivne tekuru elinden feth edüp kabza-i teshîre alup cümle Anatolu'da ümmet-i Muhammed Edirne câniblerinde mâl-â-mâl olup İslâmbol'dan taşra küffâr-ı hâk-sâr çıkamaz oldu. Ammâ bi-takdîri Hallâk-ı âlem Gâzî Hudâvendigâr yedi kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ile Rûmeli hâkinde ve Vuçitrin kal‘ası dâmeninde Kosova nâm sahrâda küffâr ile ceng edüp yedi kerre yüz bin küffâr münhedim olup cümlesi dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp Gâzî Hudâvendigâr hamd-i Hudâ ederek lâşe-i küffâr-ı dûzah-karârları seyr [ü] temâşâ ederken lâşeler içinden Vilaşkobla nâm kâfir elinde tîğ-ı Dahhâkdan nişân verir bir bıçağile Gâzî Hudâvendigâr'ı urup şehîd eyleyüp ol mel‘ûnu dahi anda pâre pâre edüp guzât-ı müslimîn bî-hisâb mâl-ı ganâyimle mansûr [u] muzaffer Edirne'ye gelüp Yıldırım Bâyezîd Hân taht-nişîn 24a müstakil pâdişâh olup etrâf-ı kâfiristâna Yıldırım Hân yıldırım gibi şakıyup babasının intikâmın almağiçün diyâr-ı deyr-i küffâristâna kılıç urup (---) sene târîhinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b–24a ·
metinde göster ·