… e nigerân ederek selâm vererek ardı sıra üç bin âlât-ı harbe müstağrak gılmân-ı
hâslar
ubûr ederlerdi. 68b Temâşâ eden ibâdullâh ise hamd-i Hudâ edüp yüzlerin yerle …
Kendilerse sa‘âdetle kağan arslan şikârın almış gibi iki cânibe nigerân ederek selâm vererek ardı sıra üç bin âlât-ı harbe müstağrak gılmân-ı hâslar ubûr ederlerdi. 68b Temâşâ eden ibâdullâh ise hamd-i Hudâ edüp yüzlerin yerlere sürerlerdi. Ve şâhrâhın iki tarafına cemî‘i ehl-i hıref atlas ü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve sereng ve hârâ vü dârây ve cânfes ve kaneviz ve katîfe ve gayrı elvân akmişe-i fâhireler ile tarîk-ı âmmın tarafeynine pâyendâzlar edüp solaklar ve peykler ve gayrı musâhib huddâmları yağmâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a–68b ·
metinde göster ·
Evvelâ şehr-i Bac-bazar ve Varây ve İnebazarı ve Akdağ ve Suluova ve
hâslar
subaşısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrafı ve yeniçeri serdârı ve ankâ sipâh k …
Evvelâ şehr-i Bac-bazar ve Varây ve İnebazarı ve Akdağ ve Suluova ve hâslar subaşısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrafı ve yeniçeri serdârı ve ankâ sipâh kethüdâyeri vardır. Ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâ ve ankâ bâzargânları vardır. Ve ankâ hânedân sâhiblerinden beş yüz akçe müte‘addid mollalar ve beğ ve beğzâdeler ve paşa ve paşazâdeler gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… i Şirvân'da yedi sancak sultânlarına ve sulh [u] salâh içün Dağıstân pâdişâhına
hâslar
ve ulûfeler verilir. Hâlâ bu nizâm [u] intizâmı Özdemiroğlu Osmân Paşa fethinde …
Ve derûn-ı kal‘ada olan imâretleri beyân eder: Evvelâ kal‘anın cümle dîvârında olan taşları cümle fil cüssesi kadar çâr-kûşe taşlardır kim hâlâ zamânemiz benî Âdemleri ol taşın bir dânesin elli âdem ilm-i cerr-i eskâl ile kaldırmağa kâdir değillerdir. Ve derûn-ı kal‘ada cümle hak-i pâk ile mestûr bâğ u bâğçesiz bin iki yüz hâne-i tarz-ı kadîmdir. Lâkin kal‘anın cenûb tarafındaki dîvâra muttasıl bir sarây-ı azîm vardır kim bunda olan ilm-i hendese üzre mi‘mâr-ı bennâ hurdekârlığı İrân-zemînin bir sarâyında yokdur. Ve bu sarâya muttasıl bir câmi‘-i kebîr var. Minâresi münhedim olmuşdur. Bu dahi ibret-nümâ bir câmi‘-i ra‘nâdır. Ve bu câmi‘ kurbunda âb [u] hevâsı latîf bir hammâmı vardır. Osmânlı tarzı binâ olunmuş ammâ bânisi ma‘lûm değildir. Ve bir çeşme-i âb-ı hayâtı var. Ve cânib-i şarka mekşûf Kayık kapusu kurbunda Özdemiroğlu câmi‘i ve hânları ve dükkânları vardır. 317b Ve kal‘adan taşra bir varoş-ı müzeyyeni vardır. Cümle bin mikdârı hâne-i zîbâlardır. Cânib-i selâsında bâğ u bâğçesi çokdur ammâ dârü'l-it‘âmı, imâreti yokdur. Câmi‘ ve hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârı çokdur. Gûnâ-gûn ehl-i sanâyi‘i vardır. Ammâ ekseriyyâ halkı gûnâ-gûn ibrişim mebrûm edüp kifâflanırlar. Ve câ-be-câ Kumuk halkının çoğu göbe gerevge zırh düzerler. Ekseriyyâ cümle halkı Sünnî ve Şâfi‘î-mezheblerdir. Muhteşem ve sâhib-i dârât ankâ kimesneleri yokdur. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesi çokdur. Zirâ İbn Havkal (?) kavli üzre on sekizinci ıklîm-i örfiyyedendir. Ammâ yedinci iklîm-i hakîkînın ıklîm-i hâmisi vasatında ve bahr-i Haraz kenarında vâkı‘ olmağıla hevâsı sevâhile karîbdir. Anınçün mahbûb ve mahbûbesi memdûhdır. Arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî on yedi sâ‘at ve yedi derece ve iki dakîkadır. Karşu cânibi deryâ aşrı garb tarafına Moskov hükmünde üç yüz mil ba‘îd Heşdek ve Kazan ve Alatar vilâyetleridir, dahi anların mâverâsı Deşt-i Kıpçak ve Heyhât sahrâlarıdır kim hâlâ ol sahrâ-yı ferah-fezâlara yigirmi sâldir kim Kılmah Tatarlarından Taysı Şâh ve Moyoncak Hân ve Koba Kalmah Hân beşer altışar kerre yüz bin kavm ile sahrâ-yı Heyhât'da konup göçerler. Ba‘zı sene tâ Kırım diyârına ılgar edüp şebhûn salanlar Azak kal‘ası kurbunda Gügümlü Suyu kenarında Mısır'dan ma‘zûl Gürcî Mustafâ Paşa'yı şehîd etdiler. Bu mezkur Kalmak küffârlarıdır. Gerçi küfr [ü] dalâlet ve dîn [ü] diyânet nedir bilmezler, ammâ böyle bir behâ’im makûlesi bâğî ve dağî sahrâ-nişîn mahlûk-ı pîl-tenlerdir. Ekser evkâtda bâzârlığa Bahr-i Haraz kenarında Moskov'un Kazan ve Heşdek şehirlerine gelüp emân ile yağların fürûht edüp niçeleri Moskov tüccârlarıyla gemilere süvâr olup bu Demirkapu'ya gelmeğe başladılar. Ve bu Demirkapu bender-i iskele olmağıla ta Çîn [u] Mâçîn'den ve Hıtâ vü Hoten'den ve Fağfûr u Moskov diyârlarından her sene niçe bin keştî gelüp azîm gümrük hâsıl olur. Al-i Osmân hükmünde iken iskelesinden ve eyâlet-i Şirvân'dan senevî iki yüz kırk yedi yük akçe tahsîl olup cümle nökerlerine ve eyâlet-i Şirvân'da yedi sancak sultânlarına ve sulh [u] salâh içün Dağıstân pâdişâhına hâslar ve ulûfeler verilir. Hâlâ bu nizâm [u] intizâmı Özdemiroğlu Osmân Paşa fethinde Dal Mehemmed Efendi tahrîri üzre zabt edüp adâlet ederler. Hâlâ ol tahrîr üzre eyâlet-i Şirvân yetmiş kazâdır ve yedi hânlık ve on iki sultânlıkdır. Ammâ Osmân Paşa tahrîri üzre timar ve ze‘âmet yokdur, ammâ sultânların ve gayrı hâkimlerin hâslarına vaz‘-ı yed olmayup gâyetü'l-gâye ma‘mûr u âbâdân diyâr-ı Şirvândır. "Allahu Te‘âlâ yine Âl-i Osmân'a müyesser ide" deyü cümle ahâlîsi du‘â ederler. Hattâ biz bu Demirkapu'da iken Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından bir Gökdolak çaşıt hâna gelüp eydür: "Hânım! Geçen sene Osmânlı Akdeniz içinde cezîre-i Girid'de Yûsuf Paşa nâm serdâr eliyle Hanya derler nâm bu kal‘a-yı benâmı alup asker koyup feth-i meserreti haberi Kayser Şâha gelüp azîm şâdmânlar oldu. Ve İbrâhîm Hânlarının Şehzâde Mehemmed nâm evlâdı dünyâya gelüp yine azîm şâdmânîler olup yedi gün yedi gice azîm çerâğân-ı Kayser-zemîn oldu" deyince kızılbaşlar hazzitmeyüp Şirvân [ve] Şamâkî ve Gîlânî sünnîler zevk [u] safâ edüp raks etdiler. Zîrâ Âl-i Osmân'ın bir yeşil alem-i Resûlullah'ıyla bir serdâr-ı mu‘azzam gelmesine muntazırlardır. Allah müyesser eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 317a–317b ·
metinde göster ·
ile Rûmeli vâlîsinin livâsı altında tablın döğerek üç yüz cebelü yiğit ile sefe …
Bu hâslar ile Rûmeli vâlîsinin livâsı altında tablın döğerek üç yüz cebelü yiğit ile sefer eşer ve taraf-ı şerî‘atdan bir hâkimi yüz elli kadıdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarından üç kise hâsıl olur. Kethüdâyeri ve serdâr ve muhtesibi ve voyvodası ve bâcdârı vardır kim ocak beği, Gâzî Mihaloğullarına mensûbdur. Cümle bâd-ı hevâ mahsûlü beylerindir. Cümle altı yüz aded hânelerdir kim kimi tahtânî ve kimi fevkânî müfîd ü muhtasar evlerdir. Câ-be-câ bâğ u bâğçeleri ve âb-ı revânları ve değirmânları vardır. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. (---)(---) câmi‘i küşâdedir.(---)(---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve iki aded tekyesi var (---)(---) ve bir aded hammâmı var (---)(---)(---)(---) Ve yüz mikdârı çalaş binâ dükkânları var. (---)(---) Ve cümle üç aded hânları; cümleden (---)(---) Beğ büyük hânı kapusu dibinde Gürcî Mehemmed Kethüdâ binâ etdüğü çeşme-i cânbahş-ı âb-ı hayâtın târîhidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
… ğa ile ve Kelepür Hüseyn Ağa ile ve a‘yân-ı Diyârbekir ile şeb [u] rûz sohbet-i
hâslar
ve sâyd u şikâr-ı teferrücgâhlar edüp zevk ü safâlar ederdik. Ammâ efendimiz Me …
Diyârbekr'ün enderûn [u] bîrûnunda niçe ziyâretler etdik. Ammâ meşhûr-ı âfâk bunlar. Ve her bâr Firârî Mustafâ Paşa hazretlerinin müsellimi (---)(---) Ağa ile ve Kelepür Hüseyn Ağa ile ve a‘yân-ı Diyârbekir ile şeb [u] rûz sohbet-i hâslar ve sâyd u şikâr-ı teferrücgâhlar edüp zevk ü safâlar ederdik. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın me’mûr etdüği hizmetimiz vücûda gelüp niçe gûne hayemât ve çergeler ve matbah u tengtir çadırlar alamayup işimiz mu‘attal kaldı. Zîrâ vâlî-i Diyârbekir Mustafâ Paşa-yı Firârî çölistân-ı Mardin ü Sincâr'da Şâm Şeyhi Alî Fâris ile çöl pâdişâhı (---)(---) ve Benî Tây kabîlesi imdâdiyle çölde ceng-i azîm olmağile Firârî Mustafâ Paşa eyâlet-i Diyârbekr'ün kırk yedi bin asker ile mezkûr Urbânların mâbeynlerin ıslaha gitmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b ·
metinde göster ·
… erisi matlûbumdur. Tîz ele getirmek gereksüz, kim sizlere dahi âlî sancaklar ve
hâslar
ihsân ederim. Zîrâ ol hân-ı dâll netekim hayâtdadır, şehr-i Bitlîs içre fitne v …
"Ya hânın başı, yahod başlarınız gider. Hânın ya ölüsü veya dirisi veya kellesinin derisi matlûbumdur. Tîz ele getirmek gereksüz, kim sizlere dahi âlî sancaklar ve hâslar ihsân ederim. Zîrâ ol hân-ı dâll netekim hayâtdadır, şehr-i Bitlîs içre fitne ve fesâd eksik değildir ve cümle mahlûk-ı Hudâ andan emîn değillerdir." deyüp mezkûr sancakların askerlerin Hân ardı sıra gönderüp anlar gitmede. Yine Paşa eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274a ·
metinde göster ·
… ve Murtezâ Paşa ağası karındaşımızla hân sarâyında mihmân olup üç gün sohbet-i
hâslar
etdik.
Yüz elli burc u bârûsu ve iki kapusu ve sâzende kullesi ve yedi yüz neferâtları ve dizçöken ağası ve yasavul ağası ve daroğası ve kelenteri ve münşîsi vardır. Ve başka hânlıkdır kim üç bin güzîde nökere mâlik Bora Hân nâm bir Gürcî hânı idi, gâyet sâhib-i kerem kişidir. Hakîr ve Murtezâ Paşa ağası karındaşımızla hân sarâyında mihmân olup üç gün sohbet-i hâslar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… lesinde Osmân Paşazâdelerde on gün mihmân olup Firârî Mustafâ Paşa ile sohbet-i
hâslar
edüp Murtezâ Paşa Kethudâsı Ruznâmeci Hüseyin Efendi'den beş kise mâlın alup ha …
Kal‘a-i Diyârbekir'de Balıklı mahallesinde Osmân Paşazâdelerde on gün mihmân olup Firârî Mustafâ Paşa ile sohbet-i hâslar edüp Murtezâ Paşa Kethudâsı Ruznâmeci Hüseyin Efendi'den beş kise mâlın alup hakîr dahi paşadan ihsân [u] in‘âm-ı firâvânlar alup Diyârbekir'den bir asker-i pür-silâh ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390b ·
metinde göster ·
… nefîseler ile üç gün üç gece ayş [u] işret edüp azîm ri‘âyetler olunup sohbet-i
hâslar
olurdu kim ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır.
Paşa kethüdâsında Hân vezîri Sefer Gâzî oğlu, dîvân efendisinde Kadıasker Murtazâ Alî Efendi ve şîrîn beği Kapucular kethüdâsında ve Mansûr {Kaya} beği Defterdâr İslâm Ağa ve Telhisî Hüseyin Ağa'da şîrînli Kürşâh-ı Merdân Beğ ve'l-hâsıl cümle a‘yân-ı Kırım'dan kapukulları ve Karaçiler ve şîrînli ve Mansûrlu ve Dâyirli ve Mankıtlı ve olanlar ve emildeş ve atalıklar ve gayrı kartlar ve ot ağaları ve gayrı Nogay mirzâları ve Badrak ataları ve Orak mirzâları cümle-cümle Paşa ağavâtlarının hayme vü hargâhlarında mezkûr ni‘met-i nefîseler ile üç gün üç gece ayş [u] işret edüp azîm ri‘âyetler olunup sohbet-i hâslar olurdu kim ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
… ve mümtâz dilberânları ve erbâb-ı ma‘ârif ve erbâb-ı sanâyi‘âtlarıyla sohbet-i
hâslar
edüp ol kadar zevk u safâlar etdik kim Leh vilâyetinde Krakov hâkimi Varşalka K …
Ve bu şehrin a‘yân-ı kefereleri ve mümtâz dilberânları ve erbâb-ı ma‘ârif ve erbâb-ı sanâyi‘âtlarıyla sohbet-i hâslar edüp ol kadar zevk u safâlar etdik kim Leh vilâyetinde Krakov hâkimi Varşalka Kral yanında böyle safâlar etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
cümle Budin mukâta‘acısı der-i defterinde mastûrdur kim icmâl defteri bu hakîri …
Bu kadar vâsi‘ eyâletden Âl-i Osmân hazînesine bir kara mankır ve bir dâne dânk u tânk ve nukra-i fülüs-i ahmer gelmediğinden mâ‘adâ eyâlet-i Bosna'da Sirebreniçse'nin gümüş ma‘deni var ve İzvornik memlehaları ve Çaçka ve Rodnik harâcları ve cümle niçe kurâ vü kasabât hâsları cümle Budin kulu aklâmıdır. Hattâ Rûmeli eyâletinde bile niçe mukâta‘ât hâslar cümle Budin mukâta‘acısı der-i defterinde mastûrdur kim icmâl defteri bu hakîrin manzûru olup "Beher sene Budin kullarının mevâcibleri dörder bin altmış kîse ulûfeleri eder. İki bin kîse dahi eyâlet ağaları ve cizyedârlar ve vâlîler ve birovlar ve mübâşirler ve kadılar tahsîl eder" deyü tahrîr olunmuşdur, zîrâ büyük eyâlet-i ma‘mûredir ve asâkir-i İslâmı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
oldu. Ba‘zı haymelerde şühedâlarımız rûhlarıyçün mümessek helvâlar tenâvül olun …
Ve her hayme vü hargâhda niçe gûne sohbet-i hâslar oldu. Ba‘zı haymelerde şühedâlarımız rûhlarıyçün mümessek helvâlar tenâvül olundu ve cümle ervâh-ı şehîdân şâdumân oldu ve niçe bin yerde rûh-ı şerîf-i şehîdânlar içün tilâvet-i Kur’ân olundu, ammâ Hudâ'ya ayândır yine bu âmedâne sürûr [u] şâdumânın sebebi şühedâların üzerlerine nûr-ı mübîn nâzil olması sebeb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107b ·
metinde göster ·
… l-i dilân bu kasırda ve bu tekyenin kameriyyelerinde meks edüp gûy gûy sohbet-i
hâslar
ve mubâhase-i ilmiyyeler edüp niçe yârân-ı ârifân-ı zarîfân havz içinde olan mâ …
Ve bu mezkûr havz-ı amîkun kenârındaki kayalara muttasıl Mostar müftîsi (---) Efendi bir tekye-i Halvetî inşâ edüp bir kasr-ı âlîsi Buna nehrine nâzır olup cümle uşşâkân [u] erbâb-ı ma‘ârif ehl-i dilân bu kasırda ve bu tekyenin kameriyyelerinde meks edüp gûy gûy sohbet-i hâslar ve mubâhase-i ilmiyyeler edüp niçe yârân-ı ârifân-ı zarîfân havz içinde olan mâhî-i gûnâ-gûnu ve mâ’ide-i Sübhânî'yi seyr [ü] temâşâ ederler kim her semek onar ve on beşer ve yigirmişer vukiyye gelir, gûyâ murassa‘ sun‘-ı Hudâ balıklar var kim âdem bakdıkça hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161a ·
metinde göster ·
… bî-minnetimiz olan Musli Efendizâdelerin sarâyında mihmân olup üç gün sohbet-i
hâslar
etdik. Mukaddemâ bu şehr-i ma‘mûra sene 1069 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendim …
Menzil-i şehr-i azîm sarây-ı tahtgâh-ı Bosna: Bu şehre dâhil olunca hâne-i bî-minnetimiz olan Musli Efendizâdelerin sarâyında mihmân olup üç gün sohbet-i hâslar etdik. Mukaddemâ bu şehr-i ma‘mûra sene 1069 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimize geldiğimiz mahalde bu şehir ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… ucûbe-i dehrden şeyler görüp cümle vekâyı‘âtı ve cümle dilberânlarıyla sohbet-i
hâslar
etdiğimiz tahrîr eylesek hemân şehr-i Beç evsâfı bir mücelled kitâb olur, ammâ …
Hâsıl-i kelâm bu temâşâları ve niçe yüz bin gûne yazılması mümkin değil acâ’ibât [u] garâ’ibâtları seyr-i temâşâ etdiğimizden sonra iki ay on yedi gün Beç şehrinden zevk u safâlar edüp ve çeşm-i ibretler ile niçe bin ucûbe-i dehrden şeyler görüp cümle vekâyı‘âtı ve cümle dilberânlarıyla sohbet-i hâslar etdiğimiz tahrîr eylesek hemân şehr-i Beç evsâfı bir mücelled kitâb olur, ammâ gördüğümüz devlet-i âlî ve belde-i gâlî azîm olmağile çâsâr-ı bâ-vakârın her ne kadar sikadan musâhib nedîmleri ve ne kadar vüzerâ vü vükelâları var ise anlar ile cümle âşinâ olup anlardan haber aldım ki bizim elçi paşa tâ İslâmbol'dan Nemse'nin elçisi iki yılda Beç'e gelince bizim elçi Beç'de iki buçuk yıl ekall-i mâ-yekûn bir yıl, bir buçuk yıl otururmuş. Bu hakîrin aklı başından gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72b ·
metinde göster ·
… n-ı ma‘mûrdur. Cemî‘i Beç halkı ba‘de'l-asr Beç'den piyâde bunda gelüp sohbet-i
hâslar
edüp yine kal‘a-i Beç'e giderler, gâyet yakındır.
Cümle kasr-ı âlîleri ve cemî‘i âsâr-ı binâları serâpâ yeşil sırça ile mestûr bir ravza-i cinân-ı ma‘mûrdur. Cemî‘i Beç halkı ba‘de'l-asr Beç'den piyâde bunda gelüp sohbet-i hâslar edüp yine kal‘a-i Beç'e giderler, gâyet yakındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm bu seyâhatimizde Bahr-i Harez sâhilinde Maskov'un Terek kal‘asından tâ bu Balu Hân'a, Ejderhân'a, Alatır'a, Kazan'a, Sarây'a, Mujikkirmân'a ve nehr-i Edil kenârında ve nehr-i Cayık sâhilinde ve Türk Or'u kenârında ve'l-hâsıl gayri yerlerde Maskov'un yüz otuz altı pâre kal‘a-i azîmlerin seyr [ü] temâşâ edüp nehr-i Ten kenârına gelüp tâ kal‘a-i Azağ'a gelince nehr-i Ten'in yemîn [ü] yesârında olan cümle (---) aded nâmdâr kal‘aları hasırdan yelkenli kızak gemileriyle buz deryâsı üzre tâ Azağ'a gelüp andan Heyhât sahrâsı içre erba‘în ve zemherîr geçirüp şeb [ü] rûz niçe bin âlâm-ı şedâ’idi ve niçe yüz bin meşakkat-i râh-ı hemrâhı ol şiddet-i şitâda çeküp vilâyet-i Çerkezistân'a düşüp niçe bin derd-i serencâm çeküp hamd-i Hudâ bir gün Cenâb-ı Allâh bu abd-i ez‘afı'l-ibâda bir âh-ı ciğer-sûz çekdirmeyüp ve bir ân müşevveşü'l-hâl etmeyüp ten-dürüstî diyâr-ı İslâm'a bu kal‘a-i Taman'a sihhat ü selâmetle dâhil olup meşakkat-i râh mihnetleri cümle ferâmûş edüp subh u mesâ hâne be-hâne sohbet-i hâslar edüp Hakk'a ibâdet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194a ·
metinde göster ·
… ebiyle müstakil hân olup ibtidâ ramazân-ı şerîfin gurresinden her gece sohbet-i
hâslar
edüp ol kadar Hüseyin Baykara meclisleri olup zevk u safâlar eyledik kim ta‘bîr …
Mehemmed Paşa'ya hedâyâlar varınca memnûn olup Azak'dan gelirken Çerkezistân içre Şîrîn beğinin oğlu ve Sübhân Gâzî Ağa'nın oğlun Nevrûz kal‘asından bile hâna getirüp Kefe'den Bâğçesarây'a dördüncü günde girirken azamet-i Hudâ hân ile bu kadar bin aded müsellah ve mükemmel güzîde asker Mehemmed Paşa'nın istikbâline çıkup paşaya ziyâfet-i azîmler olup cümle tevâbi‘lerine müstevfâ konaklar verüp hân ile Şîrînliyi barışdırup yemîn billâh ile ve emân makremesi ile başkapucubaşı ve Halîm Efendi gidüp Şîrîn beğini getirüp dest-bûs edüp Sübhân Gâzî oğlu dahi dest-bûs edüp babası Sübhân Gâzî Ağa'nın dahi defter-i cerâ’imi üzre kalem-i afv çekilüp anın da‘vetine dahi bir kapıcıbaşıyla kendi oğlu gitdi. Ol dahi gelüp dest-bûs edüp vilâyet-i Kırım âsûde-hâl olup hân dahi henüz Ak Mehemmed Paşa sebebiyle müstakil hân olup ibtidâ ramazân-ı şerîfin gurresinden her gece sohbet-i hâslar edüp ol kadar Hüseyin Baykara meclisleri olup zevk u safâlar eyledik kim ta‘bîr olunmaz, zîrâ Mehemmed Paşa'yı Mehemmed Geray Hân'ın binâ etdiği görünüşüne kondurmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
… bir ma‘mûr çiftlikdir. Bunda bir şâhnişînde sâkin olup kâmil bir hafta sohbet-i
hâslar
edüp Pekin şehrinden gürûh gürûh ahbâb gelüp Hüseyin Baykara cem‘iyyetleri eder …
Menzil-i karye-i Çiçol: Abdurrahmân Paşa efendimizin ebâ an cedd vatan-ı aslîsi olan köyüdür kim hânedânında karındaşı Mahmûd Ağa da sâkin olup zevk u safâlar etdik. Bir depe başında bir mürtefi‘ zemîn-i cihân-nümâ hevâdâr yerde bir ma‘mûr çiftlikdir. Bunda bir şâhnişînde sâkin olup kâmil bir hafta sohbet-i hâslar edüp Pekin şehrinden gürûh gürûh ahbâb gelüp Hüseyin Baykara cem‘iyyetleri ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364a ·
metinde göster ·
… il bir haftada üç kerre huzûr-ı pâdişâha varup her gece sadrıa‘zam ile sohbet-i
hâslar
edüp Manya'dan sonra seyâhat etdiğim yerleri su’âl ederdi.
El-hâsıl vakt-i gurûba 380b varınca kâmil üç sâ‘at lâübâlî kelimâtlar edüp her su’âllerine cevâblar verüp hakîre üç yüz altun ihsân edüp sadrıa‘zam ile sarâyına gelüp ol gece sarâyda yatup ale's-sabâh bir semmûr hil‘at-i fâhire ve bir kat libâs-ı nâdire geydirüp Edirne şehrinde kâmil bir haftada üç kerre huzûr-ı pâdişâha varup her gece sadrıa‘zam ile sohbet-i hâslar edüp Manya'dan sonra seyâhat etdiğim yerleri su’âl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380a–380b ·
metinde göster ·
… . Ve kâmil iki hafta kendüleri ile hem-celîs ve hem-enîs olup gûnâ-gûn sohbet-i
hâslar
etdik kim ta‘bîr olunmaz. Meğer âlüfte ve âşüfte yârândan sebük-rûh sâhib-i tab …
Karye-i Kırye Nero: ya‘nî lisân-ı Yûnânda "Sovuk Su" demek olur. Mühürdâr Paşa'nın sarây-ı İremezâtıdır. Meğer Mühürdâr Paşa tâ‘ûndan firâr edüp bu çiftlikde karâr etmiş. Kendüye anda buluşup dest-bûs edüp Ak Mehemmed Paşa'nın mektûb-ı dürerbârını verüp mefhûmu ma‘lûmları olup hakîre hayli i‘zâz u ikrâm edüp kendülere yakın bir kasr-ı âlî döşeyüp cümle atlarımız hâs tavlasına bağlayup zevk [u] safâya ve seyr [ü] temâşâya şurû‘ eyledik. Ve kâmil iki hafta kendüleri ile hem-celîs ve hem-enîs olup gûnâ-gûn sohbet-i hâslar etdik kim ta‘bîr olunmaz. Meğer âlüfte ve âşüfte yârândan sebük-rûh sâhib-i tab‘ Bosnaviyyü'l-asl Sultân Murâd-ı Râbi‘in vezîr-i âzamı Receb Paşa'nın hemşîrezâdesi ve mühürdârlığı hidmetinde iştihâr bulup ibtidâ deryâ sancaklarından niçe menâsıb-ı âlîlere mutasarrıf olup deryâda dörd pâre kadırga ile sefer eşüp altmış târîhinde efendimiz kendüye Tunus eyâletin ihsân edüp mukarrer-nâmesin hakîr götürmüş idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y53b ·
metinde göster ·
… ı ve Kal‘a hammâmı gâh işler ve gâh mu‘attaldır. Ve üç yüzden mütecâviz sarây-ı
hâslar
hammâmı vardır.
Ve anın altında Paşa hammâmı, âb [u] hevâsı ve binâsı ve bisâtı ve esbâbları pâk beyâz dellâk-ı dilberânlı hammâm-ı rûşenâdır. Q 74aP 74a Ve Sultân hammâmı ve Nâ’iboğlu hammâmı kal‘a dibindedir. Ve Tabak hammâmı ve Bâzârcık hammâmı ve Şeyh hammâmı ve nerdübân ile enilir Çukur hammâm ve Hengâme hammâmı ve Bâzâr hammâmı ve Mücellid hammâmı ve Keyvân Beğ hammâmı ve Piyale Paşa hammâmı ve kurbunda Tüffâhiyye hammâmı ve Beşyaşar hammâmı ve Kal‘a hammâmı gâh işler ve gâh mu‘attaldır. Ve üç yüzden mütecâviz sarây-ı hâslar hammâmı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… erbeti nûş ederler. Bu isrâfâta göre Mısır halkı bu üç gün [ve] gecede sohbet-i
hâslar
edüp ol kadar mâl sarf edüp isrâflar ederler kim gûyâ herbiri birer mirâsyedi ç …
Ve bu Âdiliyye'de üç gün üç gece ziyâfet cümle pâdişâh kîsesindendir kim Selîm Hân kânûnudur. Kırk kîse masrûf hemân beş bin para amber, iki bin para ûd akçesi miskcibaşı alup defterdâr mahsûb eder, azîm ziyâfet-i isrâfdır. Cümle ta‘âmlar sükkerîdir. Üç gün bu serâperdede bir âdem su içemez, cümle şeker şerbeti nûş ederler. Bu isrâfâta göre Mısır halkı bu üç gün [ve] gecede sohbet-i hâslar edüp ol kadar mâl sarf edüp isrâflar ederler kim gûyâ herbiri birer mirâsyedi çelebilerdir. Ba‘zı âyân bin guruşluk fişeng atmışdır, kırk guruş fişeng atan bir pes ü pâye âdem kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186b ·
metinde göster ·