İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hû

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
68
isabet
59 cümle/beyitte
25,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6827,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 68

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hû” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 70a "Ya Hazret gülüm Gülşenî pîrimin pîri Ömer Rûşenî hû " deyüp Dâvûdî bülend-âvâz ile bir ser-âğâz eyledim.
EÇS I 96a Verince Evliyâ teşnelere su / Dediler târîhini yâ Ganî Hû . / Sene 1082.
EÇS I 168b … vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup feryâd [u] figânları evce çıkarak "Allâh'ı seven hû " diyerek gırîv ü feryâdları islâmbo[l] için velveleye verirler.
EÇS I 209a … s [u] çevelân etdikde gören üftâdeler vâlih [ü] hayrân olup her köşeden sadâ-yı hû ile hâne-i sûr pür-nûr olur.
EÇS II 351b–352a … râhatlığının ve kızanlarının ve kendinin devri döne. Bu yatan gerçek er demine hû diyelim hû" deyü kabir kurbunda sâkin oldular. Ol ihtiyârın hakîr, hakîrânice d …
EÇS II 351b–352a … ın ve kızanlarının ve kendinin devri döne. Bu yatan gerçek er demine hû diyelim hû " deyü kabir kurbunda sâkin oldular. Ol ihtiyârın hakîr, hakîrânice dest-i şerîf …
EÇS II 370a–370b … e ata binüp hâneme gelüp sehl istirâhat etdikde ba‘de'l-asr ânî gördüm, bir hây hû ile elli aded hammâl yükü kahve şeker ve şem‘-i asel ve revgan ve asel ve'l-hâs …
EÇS III 18a … ûlün ümmeti kıldı tefâhür / Pes andan su yine akup yürüdi / Iyânen "Allah Allah Hû !" der idi / Pes andan sonra gün günden az akdı / Acebler gördü her kim ana bakd …
EÇS III 26b … ! Benim böyle yetmiş bin rahmetim kapusu vardır" sadâsın Bâzeyîd istimâ edince " Hû " deyüp Bağdâd çölü içre çarh-ı semâ urarak mugaylân ve rimâl ve seng-i hârâlara …
EÇS III 32a–32b … havâlesinde Çamlıca dağı dâmenin çıkup andan yine Celâlî üzre tîz aşağı "Hu'dır hû gâzîler!" deyüp "Allah Allah" ile rîh-ı sarsar gibi yine Celâlî içre girüp kıra …
EÇS III 32b–33a … e yine çarhacı Defterdârzâde alem-i Nebî önünde Gürcî Nebî askeri içine "Hû'dır Hû Allah" deyüp aç kurd koyuna girer gibi girüp Gürcî Nebî askeri bazurup aşağı to …
EÇS III 67b–68a … neyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû ! Hû!" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî Dede na‘ş-ı şerîfi …
EÇS III 67b–68a … " deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû! Hû !" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî Dede na‘ş-ı şerîfi bir …
EÇS III 100b–101a … eyüp hâke düşürdüler. Ve Celâlîler ormandan var kuvveti bâzûya getirüp bir dahi hû etdiler. Yetmiş aded âdemleri dahi ser-nigûn olduğun gördüklerinde karârları fi …
EÇS III 168b … ohbetiyle müşerref oldukda İbrâhîm Gülşenî, Âşık Çelebi'nin kulağına bir kerre " Hû " deyü bir na‘ra urunca hemân Âşık Çelebi aşk-ı İlâhîye mazhar olup derhâl mâl [ …
EÇS III 168b … getirdüp yedi yıldan sonra bir kerre dahi kulağına "Bir kerre dahi bir na‘ra-i hû !.." diyince bi-i emri Hayy [u] Kadîr Âşık Çelebi ayılup harâb dili nûr-ı İlâhî …
EÇS IV 226a … kâriyetdir kim âdem dem-beste ve hayrân olur. Hattâ bu kapu mahallinde bir âdem hû deyü bir na‘ra etse cemî‘i dağlardan bir sâ‘ika-i mehîb istimâ‘ olunur kim âdem …
EÇS IV 259a–259b … ne fermân edüp 259b gülbâng-ı Muhammedî çekerek sadâ-yı Allah ile bir hây [u] hû ile Timur-ı bî-nûrun torpağın küfe ve tobra ve şilleler ile deryâya ilkâ ederle …
EÇS IV 272b Ancak bu kârhâne-i dünyâ da bir hây [u] hû ile kurulmuş bir dünyâdır ve benî Âdem böyle kırıla gelmiş bir kadîm dünyâdır k …
EÇS IV 309a … yüz bin hûş u tuyûr-ı gûnâ-gûnun âşiyânları var. Âdem bir kerre bu kûh altında " Hû !..." dise dağlar ra‘d gibi gürleyüp âdemin zehresi çâk olur.
EÇS IV 318a … yüp cümle guzât-ı müslimîn, dalkılıç "Allah Allah!" deyü Kızılbaş-ı evbâş üzre " Hû ! Hû!..." deyüp Kızılbaş'a aslâ göz açdırmayup cenge âheng ederler.
EÇS IV 318a … cümle guzât-ı müslimîn, dalkılıç "Allah Allah!" deyü Kızılbaş-ı evbâş üzre "Hû! Hû !..." deyüp Kızılbaş'a aslâ göz açdırmayup cenge âheng ederler.
EÇS IV 324a Ha zeber ha zîr hî peş hû .
EÇS IV 324a Hı zeber ha zîr hî peş hû ,
EÇS V 84a–84b … erk edüp şehr-i İznik'de 84b Eşrefzâde Çelebi sohbetiyle müşerref oldukda "Yâ Hû " ismine mazhar düşüp âhir terk-i dünyâ dahi edüp "Yâ Hû" sözü diyerek Gemleyik …
EÇS V 84a–84b … le müşerref oldukda "Yâ Hû" ismine mazhar düşüp âhir terk-i dünyâ dahi edüp "Yâ Hû " sözü diyerek Gemleyik bâğları içre bir zîr-i zemînde ilâ hâze'l-ân tekâ‘üd iht …
EÇS V 134b Lütf-i Hak itmâmına erdüğü dem hâtif dedi / Mescidin târîhi gûy hû ni‘me dârü'l-müttakîn / Sene (---)
EÇS V 143b … ‘ {olup} cümle uşşâkân sadâ-yı Hû'ya rehâ buldurup her tarafdan sadâ-yı "Yâ men Hû " gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete v …
EÇS V 180b … Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî himmetleri hâzır u nâzır ola. Kerem-i evliyâ hû diyelim hû ve's-selâm.
EÇS V 180b … kân Hoca Ahmed-i Yesevî himmetleri hâzır u nâzır ola. Kerem-i evliyâ hû diyelim hû ve's-selâm.
EÇS VI 44b … biz sizi hayr du‘âdan unutmazız. Siz de bizi birkaç gün du‘âdan unutmayalar, yâ hû sizi" deyüp kapudan taşra bu kadar huddâmât arasından çıkup,
EÇS VI 114a Bunları Tatarlar ve küffârlar yeyüp şâdumân olup bir hây hû ile def‘-i cû‘ etdiler ve yine atlarına süvâr olup herkes merkezlerinde durdula …
EÇS VI 137a … lar verüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ etdim. Himmetleri hâzır ola, hû diyelim hû.
EÇS VI 137a … ûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ etdim. Himmetleri hâzır ola, hû diyelim hû .
EÇS VII 21a … er dahi "Ekal eksere tâbi‘dir, firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp kimisi de "Yâ hû , yakayımen cânımen" deyüp cümle yeniçeriler ale'l-umûm bir yere cem‘ olup,
EÇS VII 84a … cemî‘i ervâh-ı enbiyâ ve evliyâların ervâhları hâzır ola. Gerçek erenler demine hû diyelim hû" deyüp bir gülbâng-ı Muhammedî çekince cümle guzât "Allâh Allâh!" de …
EÇS VII 84a … h-ı enbiyâ ve evliyâların ervâhları hâzır ola. Gerçek erenler demine hû diyelim hû " deyüp bir gülbâng-ı Muhammedî çekince cümle guzât "Allâh Allâh!" deyüp ileri a …
EÇS VII 106a–106b … ğır ve sâ’ir hayvânâtlar 106b ve benî âdemler gırîv [ü] feryâd ederek bir hây hû ile ubûr etmişlerdir kim gûyâ yevm-i haşirden bir nişâne idi.
EÇS VII 134a … lcû, ya‘nî bender-âbâd Karasu / hamâhâllâhu te‘âlâ min şerri'l-a‘dâ bi-hakkı yâ Hû
EÇS VIII 245b … âfız-ı Kur’ân bir cân-ı dervîşândır kim savm-ı Dâvûd ile mukayyeddir, demlerine hû .
EÇS VIII 299a … ri varup Alî Dede mağârâ kapusunun iç yüzünde oturduğunu görünce bir na‘ra-i yâ hû deyüp hemân Dede'nin gözü önünde çamurun içine yüzü koyu yatup yüzüm üzre çamur …
EÇS IX Y59b Verince Evliyâ teşnelere su, / Dediler târîhini yâ Ganî hû Sene 1081
EÇS IX Y136a … ülistânlı mesîregâh bir tekyedir. Şeyhi Boşnaku'l-asıl Zülfikâr Dede'nin demine hû , sâhib-i tarîk merdân-ı Hudâ cândır. Âyende vü revendeye ni‘meti bî-imtinândır.
EÇS IX Y165a … ler. Ve dâ’imâ bâğ u bâğçe ayş ü işret ederler. Çoğu da erbâb-ı tevhîd olup "yâ hû " deyüp giderler.
EÇS IX Y273b … çehresin yarup çehrelerinden kan revân olarak kimi gülüp kimi ağlayarak bir hây hû ile ol mahall-i muhâtarayı ubûr eder.
EÇS IX Y307b … kuşları ve tavşan ve ceyrânlar huccâc içine girüp sayd [u] şikâr ederek bir hây hû ile ubûr edüp yine [deve]kuşu yumurtaları bularak ve levzünnebî yiyerek çölün n …
EÇS IX Y360a … udur kim cümle mürde-şûylar haber alup deff [ü] kudümleri ile gelüp bir hây bir hû ile makâm-ı hicâzda su salâları verirken mürde-şûylar mevtânın evvelâ tırnaklar …
EÇS X Y457b (---) varakda, şehr-i Nakkâde ve kasaba-i Hû ve mine'l-acâyib-i sun‘-ı Lâ-yezâl ve kasaba-i Farşût ve kasaba-i Semennût ve m …
EÇS X Y130a … ve kayıklar mehterhâne ve sâde cura zurna ve nefîr ve nakâre ile âşıkân na‘ra-i hû ile güzer ederler. Bu günlerde aslâ ayıb değildir. Mısır'ın bu mahalli cemî‘i k …
EÇS X Y149b … srûf edüp üç ayda kırk elli bin âdem ve niçe bin curâfa sığırlar üşürüp bir hây hû ile anbâr-ı Yûsuf yolların tathîr edüp hâlâ ana Nîl'den cemî‘i Nîl bu cânibine …