… ren ve bâtınen bin bir alâmetleri vardır ve bin bir gûne su’âlleri vardır. Kemâ
hüve
hakkuhu bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâd …
El-hâsıl hâsü'l-hâs dervîş-i dilrîşin zâhiren ve bâtınen bin bir alâmetleri vardır ve bin bir gûne su’âlleri vardır. Kemâ hüve hakkuhu bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup hüve hüve makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cevâb verir. Yohsa hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ-yı pür-taksîr cevâba kâdir olmayup ilâ hâze'l-ân bir mürşid-i kâmil aramadadır kim tâlib-i Hakdır. Ammâ her dervîş-i dilrîş, ehl-i tasavvuf olup fâzılü'd-dehr olmayup yine sâhib-i sülûk dervîş-i muvahhid ümmîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup
hüve
hüve makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cev …
El-hâsıl hâsü'l-hâs dervîş-i dilrîşin zâhiren ve bâtınen bin bir alâmetleri vardır ve bin bir gûne su’âlleri vardır. Kemâ hüve hakkuhu bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup hüve hüve makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cevâb verir. Yohsa hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ-yı pür-taksîr cevâba kâdir olmayup ilâ hâze'l-ân bir mürşid-i kâmil aramadadır kim tâlib-i Hakdır. Ammâ her dervîş-i dilrîş, ehl-i tasavvuf olup fâzılü'd-dehr olmayup yine sâhib-i sülûk dervîş-i muvahhid ümmîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… u’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup hüve
hüve
makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cevâb ve …
El-hâsıl hâsü'l-hâs dervîş-i dilrîşin zâhiren ve bâtınen bin bir alâmetleri vardır ve bin bir gûne su’âlleri vardır. Kemâ hüve hakkuhu bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup hüve hüve makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cevâb verir. Yohsa hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ-yı pür-taksîr cevâba kâdir olmayup ilâ hâze'l-ân bir mürşid-i kâmil aramadadır kim tâlib-i Hakdır. Ammâ her dervîş-i dilrîş, ehl-i tasavvuf olup fâzılü'd-dehr olmayup yine sâhib-i sülûk dervîş-i muvahhid ümmîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… -ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ
hüve
hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî P …
Hattâ cirîd meydânında hakîre latîfe yüzünden bir cirîd atup yüzüme isâbet edüp dörd aded dişlerim boğazıma dıkup Defterdârzâde efendimiz hayli müte’ellim olup dörd dişimin kısâsına karşılık bir kîse cerîme ve bir küheylân esb-i fetâh bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî Paşa'ya helâl olsun. Yedi küheylân at ve yedi Gürcî gulâm ve iki kîse ve niçe hil‘at-ı fâhire ihsânlarını görmişim, bir sahî, sâhib-i kerem ve gıll [u] gışdan berî ve kîn u kibr u buğz adâvet u hased ü nifâkdan müberrâ bir halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi bir Arab evli Hâtem-i Tây-meşreb deryâ-dil ü hoş-sohbet ve sebük-rûh [u] hoş-ışret 336a merd-i meydân, fârisü'l-hayl, pehlivân ve zekiyyü't-tab‘ [ve] hâkim-i cerrî kimesne idi. Ve cemî‘î menâhîden müberrâ, pâk-i‘tikâd müslim ve muvahhid ve muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve muhibb-i guzât-ı müslimîn ve mücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve sarık bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı fil gibi oynardı. Şahı vezîr yerine verüp "ben sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı hamîdesiyle muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u gedâya ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle müşkil işlerin âsân ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 335b–336a ·
metinde göster ·
… m bi-iznî" dedikde bi-emrillah tavuğun üstühânları hayât bulur. Zîrâ Muhyiddîn "
Hüve
Hüve" makâmında kutb-ı avn idi. Anınçün "Kum bi-iznî" dedi, "Kum bi-iznillah" d …
Ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Sadreddîn-i Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup zifâf gicesi Muhyiddîn bir tavuğu cümle tenâvül etdikde ehli "Şu ma‘sûm Sadreddîn'e bir lokma vermedin" deyince hemân Muhyiddîn dücâcın kemiklerin "Kum bi-iznî" dedikde bi-emrillah tavuğun üstühânları hayât bulur. Zîrâ Muhyiddîn "Hüve Hüve" makâmında kutb-ı avn idi. Anınçün "Kum bi-iznî" dedi, "Kum bi-iznillah" demedi. Hatunu bu kerâmeti görüp oğlu Sadreddîn'i Muhyiddîn'e teslîm edüp cemî‘i ulûm-i evvelîn ü âhirîn ve ilm-i ledünni Muhyiddîn-i Arabî'den görüp mürşîd-i kâmil olmuşdur ve ügey oğlu ve perverdesi ve nazarkerdesi olmuşdur. Radıyallahu anhümâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15b ·
metinde göster ·
Ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Sadreddîn-i Konevî: Kuyumcubaşı oğlu idi. Vâlidesin Muhyiddînü'l-Arabî alup zifâf gicesi Muhyiddîn bir tavuğu cümle tenâvül etdikde ehli "Şu ma‘sûm Sadreddîn'e bir lokma vermedin" deyince hemân Muhyiddîn dücâcın kemiklerin "Kum bi-iznî" dedikde bi-emrillah tavuğun üstühânları hayât bulur. Zîrâ Muhyiddîn "Hüve Hüve" makâmında kutb-ı avn idi. Anınçün "Kum bi-iznî" dedi, "Kum bi-iznillah" demedi. Hatunu bu kerâmeti görüp oğlu Sadreddîn'i Muhyiddîn'e teslîm edüp cemî‘i ulûm-i evvelîn ü âhirîn ve ilm-i ledünni Muhyiddîn-i Arabî'den görüp mürşîd-i kâmil olmuşdur ve ügey oğlu ve perverdesi ve nazarkerdesi olmuşdur. Radıyallahu anhümâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15b ·
metinde göster ·
… sîf olunacak ibret-nümâ şeyleri var, ammâ sâ’ir müsevvedâtımıza mâni‘ olup kemâ
hüve
hakkuhu tahrîr olunmak mümkün değildir, zîrâ bu câmi‘in misli bu edîm-i arzda y …
Ammâ ihvân-ı vefâ bu Üstürgon câmi‘inin ve kal‘asının niçe bin gûne ta‘rîf ü tavsîf olunacak ibret-nümâ şeyleri var, ammâ sâ’ir müsevvedâtımıza mâni‘ olup kemâ hüve hakkuhu tahrîr olunmak mümkün değildir, zîrâ bu câmi‘in misli bu edîm-i arzda yokdur. Âdem oğlanı anın vaz‘-ı binâsı beyânında âciz ve kâsırdır, zîrâ bu savma‘a-i mübârekede mergûb u zîbâ san‘atlar ve niçe bin gûne tasarruflar vardır kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırlardır. Hattâ bu câmi‘e bir günde niçe kerre girüp im‘ân-ı nazar ile her şey’ine nazar edüp taşra çıksan bir girişde dahi niçe gûne sanâyi‘ât [u] acâ’ibât-ı ibret-nümâ mersûmât tasarrufâtlar dahi zâhir ü bâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
… 'e ve ol her mebde-i eşyâya şükr-i bî-had ve senâ-yı bî-‘ad ol tâ‘ım-ı to‘ma ve
hüve
yut‘ımu velâ yut‘am hazretine sezâ-vârdır kim hân-ı ihsânı ve sofra-i bî-imtinâ …
Y 1bQ 1bP 1b Evvelâ bism-i İlâh ile ol Hâlık-ı Kevneyn'e ve ol her mebde-i eşyâya şükr-i bî-had ve senâ-yı bî-‘ad ol tâ‘ım-ı to‘ma ve hüve yut‘ımu velâ yut‘am hazretine sezâ-vârdır kim hân-ı ihsânı ve sofra-i bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-gudüvvi ve'l-âsâl ganî ve fakîre, cüvân ve pîre ni‘meti mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y1b ·
metinde göster ·
… Mendirek câmi‘i. Bunlar kal‘a içinde olan câmi‘lerdir. Her birinin evsâfın kemâ
hüve
hakkuhu P 59a tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Ammâ kal‘adan bir sâ‘at cenûb …
Ve Memi Paşa câmi‘i ve Bekir Paşa câmi‘i ve Demirli câmi‘i ve Mendirek câmi‘i. Bunlar kal‘a içinde olan câmi‘lerdir. Her birinin evsâfın kemâ hüve hakkuhu P 59a tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Ammâ kal‘adan bir sâ‘at cenûb tarafına bâğ u bâğçeler içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120a ·
metinde göster ·
… ‘dehu Hazret-i Resûl Abdullâh buyurdular. Anlar ibn Ebî Kuhâfe, Amr bin Âmir ve
hüve
Temîm bin Murre bin Ka‘bdır. Yine Hazret-i Risâlet-penâh neslinden Ka‘b'a münte …
Mukaddemâ isimleri Abdü'l-Ka‘b idi. Ba‘dehu Hazret-i Resûl Abdullâh buyurdular. Anlar ibn Ebî Kuhâfe, Amr bin Âmir ve hüve Temîm bin Murre bin Ka‘bdır. Yine Hazret-i Risâlet-penâh neslinden Ka‘b'a müntehîlerdir. Bunlar ibtidâ Hazret-i Resûle nübüvvet geldikde tasdîk etdikleriyçün Sıddîk Y 289b buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y289a–Y289b ·
metinde göster ·
… e Reşîd [ve] İskenderiyye'de sâkin olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre kemâ
hüve
hakkuhu tahrîr edüp cümle askerî tâ‘ifesin yerlü yerine ve ulemâ ve sulehâ ve m …
İmdi Sultân Selîm aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân, tokuz ay kâmil Mısır'da ve Dimyât ve Reşîd [ve] İskenderiyye'de sâkin olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre kemâ hüve hakkuhu tahrîr edüp cümle askerî tâ‘ifesin yerlü yerine ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihin ale't-tertîb yerlü yerine ve'l-hâsıl cemî‘i elzem-i levâzımâtı gereği gibi kânûn-ı Selîm olmak üzre görüp sıhhatde olan kibâr-ı evliyâullâh ve cemî‘i ulemâya ziyâfet edüp ihsân [u] in‘âmlar verüp du‘â-i hayrlarıyle şerefyâb Rûm'a azîmet etmeğe me’zûn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y74b ·
metinde göster ·
… ehemmed Paşa ibn Ahmed Paşa, edâmallâhu iclâlehu ilâ vak‘ı't-târîh: "el-bünyânu
hüve
hayru'l-mekân", sene 962.
Kad benâ hâze'l-mekâne'l-âlî, cenâbü'l-azîm sâhibü'l-izzi ve'l-emsâl, sultân-ı selâtîn-i cihân, Hazret-i Süleymân Hân, an selâtîni âl-i Osmân, fî vilâyeti Mısrı'l-Kâhire ve'l-aktârı'l-Hicâz, Mehemmed Paşa ibn Ahmed Paşa, edâmallâhu iclâlehu ilâ vak‘ı't-târîh: "el-bünyânu hüve hayru'l-mekân", sene 962.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y82a ·
metinde göster ·
… n es-Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân edâmallahu devletehu ilâ yevmi'd-dîn. Ve
hüve
binâü emîri'l-ümerâi'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâhümme mine'l-fâizîn mesci …
İnşâe hâze'l-câmi‘i'il-mübârek fî zamânı sultânü'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn es-Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân edâmallahu devletehu ilâ yevmi'd-dîn. Ve hüve binâü emîri'l-ümerâi'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâhümme mine'l-fâizîn mesciden. Sene erba‘a ve hamsîn ve tis‘imi’e [954].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149a ·
metinde göster ·
"Enbete'l-varaka ale'ş-şecer hüve ellezî şakka alâ vechi'l-beşer" yazılmış. Hemân zındîk şehâdet kelimesin getürüp bir âh-ı serd çeküp teslîm-i rûh eder. Hâlâ mezkûr dırahtın sâyesinde bir kubbe-i sagîre kârgîr binâ içinde medfûndur, kabr-i Şeyh Zındîk, derler. Bu kabr ve bu şecer ziyâretgâh-ı hâs u âmdır. Hâlâ berg [ü] bârları ve şâhları ter ü tâzedir. İlâ mâşaallâh böyledir. Lâkin varaklarında hatları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387a ·
metinde göster ·