… ukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden takarrübü ziyâde idi.
Hınto
koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve hergiz …
Beri tarafda Cinci Hoca Hünkâr'dan bir ân münfek olmayup ind-i pâdişâhda andan mukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden takarrübü ziyâde idi. Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve hergiz nasîhat edenlere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp sû’-i tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘frânborlu'sundan Şeyhzâde nâm bir sûhte idi. Âsitâne'ye gelüp hakîr, Hâmid Efendi medresesi'nde Monlâ Câmî ve Kâfiye'yi Ahfeş Efendi üstâdımızdan i‘râb ederken bu mezkûr Cinci Kitâb-ı izzî okurken hikmet-i {Hudâ} Azîz ismine mazhar düşüp bir günde izzet bulup sa‘âdetlü pâdişâha sürh-bâd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin ismi Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Ammâ Hudâ âlimdir şerîkimiz olması cihetiyle ma‘lûmumuzdur ilm-i da‘vetden aslâ bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bir zamân müsâ‘ade edüp ol dahi felek-i atlas-ı bûkalemûndan pây-bâflık edüp sağa ve sola mekikler atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a ·
metinde göster ·
… tîğdan geçirüp kar suyu gibi eritdiler. Cümlesinin kelleleri ve kapudanları ve
hınto
arabaları ve cebehâneleri cümle alay-ı azîm ile Der-i devlete gönderilüp bu Sey …
Gâzî Seydî Ahmed Paşa sene-i mezbûrun ol şiddet-i şitâsında on iki bin salt ve sebükbâr asker ile Erdel Demirkapu'sundan içeri girüp Haçek sahrâsında Kolçvar kal‘asına arka vermiş Rafokçı la‘înin yüz bin askerine on iki bin nâmdâr asker ile ceng edüp aç kurd koyuna sarılır gibi Tımışvar vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa küffârın böğründen girüp ân-ı sâ‘atde cümle küffârı beyâz kar üzre beyâz 84b tenli küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kar suyu gibi eritdiler. Cümlesinin kelleleri ve kapudanları ve hınto arabaları ve cebehâneleri cümle alay-ı azîm ile Der-i devlete gönderilüp bu Seydî gazâsı aslâ minnete geçmeyüp mukâbelesinde bârekallâh bile demediler. Ammâ fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'ın gazâsına mu‘âdil bir gazâdır. Ammâ Seydî askeri on iki binden ziyâde değil idi. Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr yüz altmış bine yetmiş idi. Rakofçi la‘în bu arbededen halâs olup Kolojvar kal‘asına firâr edüp karâr etdi ve yine asker cem‘ etmeğe şurû‘ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a–84b ·
metinde göster ·
… âb olup cengde bir âdemin burnu kanamamışken küffârdan ibtidâ bu kadar kelle ve
hınto
araba mâllar alınup mansûr [u] muzaffer olmuşken yeniçeri ocağı ceng-i perhâşda …
İnhizâm-ı asker-i İslâm kenâr-ı nehr-i Raba berâ-yı sû’-i tedbîr-i sadrıa‘zam ve İsmâ‘îl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa: Musîbet-i azîm olup niçe bin ümmet-i Muhammed nehr-i Raba'ya gark-ı âb olup cengde bir âdemin burnu kanamamışken küffârdan ibtidâ bu kadar kelle ve hınto araba mâllar alınup mansûr [u] muzaffer olmuşken yeniçeri ocağı ceng-i perhâşda iken beyâz buyurdu varup "Gerüye avdet edüp metrislerinize giresiz" deyü fermân sâdır olunca cümle yeniçeri fermâna itâ‘at edüp metrislerine ale'l-umûm rucû‘ edince sipâh bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b ·
metinde göster ·
… z. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir
hınto
münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… bahâdır olup ol gün seğirdüp dağ içinde on sekiz aded münakkaş ve billûr câmlı
hınto
arabalar ile üç yüz mikdârı Macar-ı füccâr kaçarken yetişüp bir ağızdan "Allâh …
Ba‘de't-tilâvet-i Fâtiha piyâdelerimizi Tatarların boş atlarına bindirüp üç yüz süvârî bahâdır olup ol gün seğirdüp dağ içinde on sekiz aded münakkaş ve billûr câmlı hınto arabalar ile üç yüz mikdârı Macar-ı füccâr kaçarken yetişüp bir ağızdan "Allâh Allâh" deyüp kılıç urduk. Ve beş sâ‘at kâmil ceng edüp on sekiz hıntovu ikişer atlarıyla ve içinde olan kırk aded pâk ve pâkîze duhter-i nâ-şükefte-i nâçîze pençe-i âfitâb-ı mehtâb kızları ve pençe-i âfitâb gulâmları ve pençe-i nâziş-i dûşiz avretleri ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cümle yüz otuz bir aded esîrleri dest-ber-kafâ bağlayup kimisi ağlayup kimi ciğer dâğlayup "Zanca Türk" deyerek elleri cenge kâsır kâfirlerin birkaçların kelle ve paça edüp niçesi dağlara firâr edüp anlara ığmâz-ı ayn edüp halâs oldular. Ve bizden ancak bir âdem şehîd olup arabaya koduk. Ve iki âdem dahi mecrûh olup cengden halâs olup selâmet tarafına sâlimîn ü gânimîn gelirken cânib-i erba‘adan sekiz yüz sığır ve altı yüz koyun sürüp yetmiş aded ganîmet atlara Tata[r] gâzîlerimiz ve bazı kefere esîrlerimiz bindirüp ol gece yürüyüp nısfu'l-leylde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3b ·
metinde göster ·
Ve ba‘de't-ta‘âm kral tarafından yedi aded vezîrlere birer aded câmlı
hınto
arabaları altışar at çeküp her arabada onar kîse talar guruş ve bu kadar akmişe …
Ve ba‘de't-ta‘âm kral tarafından yedi aded vezîrlere birer aded câmlı hınto arabaları altışar at çeküp her arabada onar kîse talar guruş ve bu kadar akmişe-i fâhire ve bu kadar emti‘a-i nâdireler hedâyâlar gitdi ve sâ’ir mîr-i mîrânlara arabasız beşer kîse guruş ve çukalar ve harîr kumaş hedâyâlar gitdi ve sâ’ir ümerâlara birer kîse guruş ve birer pastav çukalar ve zahîreler araba araba gitdi ve cümle a‘yân-ı orduya gûnâ-gûn zahâ’irler gidüp cümle asâkir-i İslâm ni‘met-i gûnâ-gûnlar ile muğtenim olup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye hayr du‘âda oldular. Hulâsa-i kelâm bu ziyâfet bir devletde olmamışdır ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b ·
metinde göster ·
… riğ olup derhâl sarâyın âhûruna girüp yigirmi re’s at ve altı atlı bir münakkaş
hınto
araba çıkarup cümle üsârâları atlara ve cümle mâl-ı ganâ’imleri arabaya tahmîl …
Cânib-i erba‘ayı dahi ararken serhadli refîklerimiz "Gidelim hay" deyü feryâ[d] vây çağrışmağa başladıklarında "Bire refîklerimiz gidiyor" deyü şikâr a[r]amadan fâriğ olup derhâl sarâyın âhûruna girüp yigirmi re’s at ve altı atlı bir münakkaş hınto araba çıkarup cümle üsârâları atlara ve cümle mâl-ı ganâ’imleri arabaya tahmîl edüp andan cümle şehri âteşe urup ıhrâk bi'n-nâr edüp şehirden taşra cümlemiz bir yere cem‘ olup mukaddemâ sekiz yüz yiğit iken ancak üç yiğit şehîd olup bu kadar üsârâlar ve bu kadar atlar ve bu kadar arabalar ile bir azîm asker olup yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
… rde mahmûr evkâr yatan kâfirleri kıra kıra orduları ve kara çadırların ve cümle
hınto
arabaları ve cemî‘i atların kabza-i tasarrufa alup kırk bir bin küffârın kelles …
Meğer Küçük Mehemmed Paşa ol gece ale'l-fevr on altı bin salt cürd atlı müsellah ve mükemmel serhad gâzîleriyle Küçük Mehemmed Paşa Kemen Yanoş-ı la‘în-i bî-dînin şevket-i iktidâr urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etmeğe kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek bir gün bir gece Kemen Yanoş taburuna ılgar ile yetişüp vakt-i Şâfi‘îde altmış bin küffâr serhoş ve nâ-hoş ve ser-pûş ve âhen-pûş içre hınzîr gibi hor hor horlayup yatırlarken hemân bir kerre cümle guzât derûn-ı dilden ve cân u gönülden Allâh Allâh'a rehâ buldurup bir tarafdan dahi gülbâng-ı Muhammedî ile asker-i İslâm at bırağup küffâr ile bir uğraş [u] savaş-ı perhâş ile gûnâ-gûn serbâzlıklar edüp hâh nâ-hâh gâziyân-ı ser-firâzlar küffârı davrandırmayup eyle sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim tarfetü'l-ayn içre salât-ı fecr-i Hanefîye varınca cemî‘i kâfiri çakıl taşı gibi yere döküp Kemen Yanoş-ı melâ‘în ilm-i nücûmdan gâyet haberdâr olduğundan bu kâfir sürüsü içre bulunmayup üç yüz mikdârı kefereler ile bir köşede atlanırken ana da asker-i kerrâr yetişüp anı da meydân-ı ma‘rekede kelle perrân paça edüp câ-be-câ yerlerde mahmûr evkâr yatan kâfirleri kıra kıra orduları ve kara çadırların ve cümle hınto arabaları ve cemî‘i atların kabza-i tasarrufa alup kırk bir bin küffârın kellesiyle ve yedi bin aded katana kâfirleri ve torompete ve nâkûs ve haçlı peykerleri ve kırk pâre topları ve bin altmış hınto arabaları ve sâ’ir bârhâne ve âvânîleriyle yedinci günde ordu-yı İslâm'a bir alay-ı azîm ile bu kadar bin kelle-i küffâr ârâyiş-i nîze olup gûyâ bir orman gibi sırıklar üzre kelleler gelüp serdâr-ı mu‘azzamın serâperdesi önünde cümle kelleleri galtân edüp Serdâr Ali Paşa safâsından Küçük Mehemmed Paşa'ya iki kürk geydirüp beline bir murassa‘ tîğ ve bir hançer-i zü'l-fecâm ve bir çâ[r]kâb-i tîrkeş ve başına bir şâhin kanadı sokup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25b ·
metinde göster ·
… ri ve torompete ve nâkûs ve haçlı peykerleri ve kırk pâre topları ve bin altmış
hınto
arabaları ve sâ’ir bârhâne ve âvânîleriyle yedinci günde ordu-yı İslâm'a bir al …
Meğer Küçük Mehemmed Paşa ol gece ale'l-fevr on altı bin salt cürd atlı müsellah ve mükemmel serhad gâzîleriyle Küçük Mehemmed Paşa Kemen Yanoş-ı la‘în-i bî-dînin şevket-i iktidâr urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etmeğe kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek bir gün bir gece Kemen Yanoş taburuna ılgar ile yetişüp vakt-i Şâfi‘îde altmış bin küffâr serhoş ve nâ-hoş ve ser-pûş ve âhen-pûş içre hınzîr gibi hor hor horlayup yatırlarken hemân bir kerre cümle guzât derûn-ı dilden ve cân u gönülden Allâh Allâh'a rehâ buldurup bir tarafdan dahi gülbâng-ı Muhammedî ile asker-i İslâm at bırağup küffâr ile bir uğraş [u] savaş-ı perhâş ile gûnâ-gûn serbâzlıklar edüp hâh nâ-hâh gâziyân-ı ser-firâzlar küffârı davrandırmayup eyle sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim tarfetü'l-ayn içre salât-ı fecr-i Hanefîye varınca cemî‘i kâfiri çakıl taşı gibi yere döküp Kemen Yanoş-ı melâ‘în ilm-i nücûmdan gâyet haberdâr olduğundan bu kâfir sürüsü içre bulunmayup üç yüz mikdârı kefereler ile bir köşede atlanırken ana da asker-i kerrâr yetişüp anı da meydân-ı ma‘rekede kelle perrân paça edüp câ-be-câ yerlerde mahmûr evkâr yatan kâfirleri kıra kıra orduları ve kara çadırların ve cümle hınto arabaları ve cemî‘i atların kabza-i tasarrufa alup kırk bir bin küffârın kellesiyle ve yedi bin aded katana kâfirleri ve torompete ve nâkûs ve haçlı peykerleri ve kırk pâre topları ve bin altmış hınto arabaları ve sâ’ir bârhâne ve âvânîleriyle yedinci günde ordu-yı İslâm'a bir alay-ı azîm ile bu kadar bin kelle-i küffâr ârâyiş-i nîze olup gûyâ bir orman gibi sırıklar üzre kelleler gelüp serdâr-ı mu‘azzamın serâperdesi önünde cümle kelleleri galtân edüp Serdâr Ali Paşa safâsından Küçük Mehemmed Paşa'ya iki kürk geydirüp beline bir murassa‘ tîğ ve bir hançer-i zü'l-fecâm ve bir çâ[r]kâb-i tîrkeş ve başına bir şâhin kanadı sokup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25b ·
metinde göster ·
câmlı arabamız altı aded eşheb atlarıyla bin aded döğme talar riyâle krala fürû …
Ba‘demâ bâkî esîrleri ve atları ve cümle zî-kıymet sîm âvân eşyâları bâzâr-ı Kıhalom'da fürûht etmeğe mübâşeret edüp ibtidâ musanna‘ ve münakkaş 27a hınto câmlı arabamız altı aded eşheb atlarıyla bin aded döğme talar riyâle krala fürûht edüp gayri eşyâları kırat be-kırat her şeyi bahâsıyla ve dahi ziyâde kıymetiyle fürûht etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b–27a ·
metinde göster ·
… -vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı
hınto
(hınto) arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer …
Ve bu şehrin cümle evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı hınto (hınto) arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve birer kumaş verüp hakîr dahi iki çuka ve iki kumaş ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded birov ve şaglar ve jodoşlar hazîne ile ma‘an kal‘a-i Praşo'dan kalkup bu kerre cânib-i garba 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
… ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı hınto
(hınto)
arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve …
Ve bu şehrin cümle evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı hınto (hınto) arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve birer kumaş verüp hakîr dahi iki çuka ve iki kumaş ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded birov ve şaglar ve jodoşlar hazîne ile ma‘an kal‘a-i Praşo'dan kalkup bu kerre cânib-i garba 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
Ve bu kapudan içeri hınto arabalar girüp çıkarlar, zîrâ vâsi‘ yolları cümle Firengî-pesend kaldırım döşelidir. Ve her kapuda dâ’imâ kalın zincîrler gerilidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… ı, hemân cemî‘i bâr [u] büngâhı ve hayme vü hargâhı ve cebehânesi ve topları ve
hınto
arabaların bırağup anlar dahi bizim gibi kaçmağa yüz dutup bunların ardınca âde …
Küffâr bu kâr [u] evgârı görüp Türk askeri henüz boşandı, hemân cemî‘i bâr [u] büngâhı ve hayme vü hargâhı ve cebehânesi ve topları ve hınto arabaların bırağup anlar dahi bizim gibi kaçmağa yüz dutup bunların ardınca âdem bahri temevvüc ve talattum ederek kova kova ve kıra kıra mukaddemâ ale's-seher ceng etdiğimiz mahalle vardıkda gördük, bizim bırakdığımız piyâdelerimizi küffâr piyâdesi yine ortaya almış, kırmak sadedinde iken piyâde küffâr bizim asâkir-i İslâm'ın geldiğin ve kendi cünûd-ı cünüblerinin cân havliyle firâr etdiklerin görünce hemân anlar dahi yayanlarımızı bırağup bir kerre yan verüp firâren an tevâlîyi'l-kesürât deyüp dağlara ve bâğlara yüz tutup firâr edüp piyâdelerimize Hazret-i Hızır gibi yetişüp halâs etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104b ·
metinde göster ·
… rabaların yine mukaddemâ zabt eden yeniçeri çorbacılarına teslîm etdik, ammâ bu
hınto
arabaların atlarına piyâde kâfirler binüp firâr etdiklerinden bu arabalar bu vâ …
Ve bakıyyetü's-süyûfların beste beste der-zincîr-i esîr edüp cümle mâl-ı hazâ’inin ganâ’imleriyle guzât-ı müslimîn nehb ü gâret edüp illâ Fargaçi la‘înin hazînesi arabaların yine mukaddemâ zabt eden yeniçeri çorbacılarına teslîm etdik, ammâ bu hınto arabaların atlarına piyâde kâfirler binüp firâr etdiklerinden bu arabalar bu vâdîlerde kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
… torompete boruları ve dankiyoları ve nâkûs ve erganonları ve niçe billûr câmlı
hınto
arabaları ve niçe bin gûne mâl-ı hazâ’in ve gayri elvân ganâ’imleri cümle guzât …
Ve cümle küffârın cemî‘i atları ve kılıçları ve meçleri ve şişleri ve harbaları ve demir geyim katlavîleri ve garabine çarhlı tüfengleri ve bellerinde kemerleri ve üzerlerinde Alaman ayusu derisinden ok geçmez ve kılıç kesmez güderiden zırh yerine geyimleri ve cümle esvâb u eskâlleri ve torompete boruları ve dankiyoları ve nâkûs ve erganonları ve niçe billûr câmlı hınto arabaları ve niçe bin gûne mâl-ı hazâ’in ve gayri elvân ganâ’imleri cümle guzât-ı müslimîne nasîb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu cümle cebehâne ve toplar ve gayri ganâ’im ve hazîne ve
hınto
arabalar ile bir mükellef alay tertîb edüp huzûr-ı serdâra giderken Sadrıa‘zamd …
Ba‘dehu cümle cebehâne ve toplar ve gayri ganâ’im ve hazîne ve hınto arabalar ile bir mükellef alay tertîb edüp huzûr-ı serdâra giderken Sadrıa‘zamdan haber gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
Ve mansûr u muzaffer bir alay-ı azîm ile küffârın haçlı peykerlerin
hınto
billûr câmlı arabalar üzre fılandıra ve bayrakları ser-nigûn edüp bu kadar bin …
Ve mansûr u muzaffer bir alay-ı azîm ile küffârın haçlı peykerlerin hınto billûr câmlı arabalar üzre fılandıra ve bayrakları ser-nigûn edüp bu kadar bin kelleleri ârâyiş-i nîze edüp ve bu kadar topları ve bu kadar cebehâneleri ve bu kadar bin esîrleri der-zincîr keşân-ber-keşân geçüp tabılları ve erganon ve torompete ve luturyan boruların çalarak cümle muhteşem kapudanları ağlaşarak bir mehâbet ve salâbetli alay-ı azîm ile Sadrıa‘zamın serâperdesine varılmışdır kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… -i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki
hınto
arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küff …
Ammâ cümleden sonra baba-yı âlem Köse Serdâr Ali Paşa Bosna serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘zam huzûrundan otak-ı nüh-tâk önünden bâlâda tahrîr olduğu üzre cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar metâ‘ları huzûr-ı vezîr-i dilîrden güzer edüp cümle vüzerâ ve vükelâlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
Ve bu Hacıkey Paşaoğlu gürûhunda hemân iki bin altmış aded câmlı
hınto
arabalar içre bu kadar kapudanlar ve duhter-i pâkîze ahterler ve ol kadar kâliv …
Ve bu Hacıkey Paşaoğlu gürûhunda hemân iki bin altmış aded câmlı hınto arabalar içre bu kadar kapudanlar ve duhter-i pâkîze ahterler ve ol kadar kâlive avretler ve her arabalarda ol kadar akmişe-i fâhireler ve ol kadar emti‘a-i nâdireler ve ol kadar kimyâb makûlesi zî-kıymet eşyâlar var idi kim hadd [ü] hasrın Allâhu mu‘tî bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
arabalarında ol kadar altun ve gümüş âvânî eşyâları ve ol kadar gümüş haçları v …
Der-fasl-ı gürûh-ı sânî: Bunlar dahi ke'l-evvel pür-silâh olup bunların ellerinde piyâde esîrleri çok, ammâ mahbûb [u] mahbûbe esîrleri yok. Altışar at gücile çeker hınto arabalarında ol kadar altun ve gümüş âvânî eşyâları ve ol kadar gümüş haçları ve altun haçlı bayrakları var kim ta‘bîr olunmaz, ammâ bunlar tâ Filimenk deryâsı kenârına seğirdüp cümle esîrleri Fireng şapkalı kapudanları ve muhteşem papasları ve âlât-ı silâhları çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
arabalar kim her biri billûr ve necef ve moran câmlı arabalarına esbâb [u] eskâ …
Andan ertesi gün ki yevm-i selâse idi, cümle küffâr kal‘adan çıkup arabalarına dolmağa başlayup cümle arabaları dörder ve altışar atlı hınto arabalar kim her biri billûr ve necef ve moran câmlı arabalarına esbâb [u] eskâllerin tahmîl etdiklerinde Defterdâr Ahmed Paşa tarafından âdemler ta‘yîn olunup mâl-ı hazâ’inden ve cebehâne-i pâdişâhîden arabalar içre ne bulundu ise mîrîye zabt olunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
araba yükü elli kîse guruş getirüp bu Holçar varoşunda alınan iki bin esîri Tat …
Andan Leh kapudanı üç yüz kefere ile iki hınto araba yükü elli kîse guruş getirüp bu Holçar varoşunda alınan iki bin esîri Tatar'dan aldılar, ammâ hakîr yedi aded kefere esîrlerim vermeğe sehel tereddüd etdim. Âhir yedi kâfir içün bu hakîre iki kîse guruş verüp aldılar, ammâ meğer birisi bir kal‘a kapudanı imiş, peşîmân oldum, ammâ çi fâ’ide, ba‘de harâbi'l-Basra.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129b ·
metinde göster ·
… ından Sadrıa‘zama üç yüz aded mümtâz gılmân u bintânlar ve üç aded billûr câmlı
hınto
araba yükü zî-kıymet eşyâlar hedâyâ gelüp hazînedâra cümle gulâm duhterleri ve …
"N'ola {efendim" deyüp çadırıma giderken} hemân ol mahalde yalı ağası tarafından Sadrıa‘zama üç yüz aded mümtâz gılmân u bintânlar ve üç aded billûr câmlı hınto araba yükü zî-kıymet eşyâlar hedâyâ gelüp hazînedâra cümle gulâm duhterleri ve sâ’ir emti‘aları teslîm edüp cümlemiz taşra çıkup hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îf [ü] nahîf bu gazâya gidüp gelince bir gün âh demeyüp ve huddâmlarım dahi bir kerre vâh demeyüp sıhhat [ü] selâmetle haymeme gelüp cümle (---) aded mahbûb gulâmlarımla ve (---) aded dürr-i nâ-süfte ve gonca-i nâ-şüküfte kızlarımla ve cümle (---) aded belen belli katana atlarımla ve bir hınto arabamla ve bu kadar kâlây metâ‘ımla sad şükr-i Hudâ sâ’ir hüddâmlarıma gelüp vâsıl oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
… i nâ-şüküfte kızlarımla ve cümle (---) aded belen belli katana atlarımla ve bir
hınto
arabamla ve bu kadar kâlây metâ‘ımla sad şükr-i Hudâ sâ’ir hüddâmlarıma gelüp v …
"N'ola {efendim" deyüp çadırıma giderken} hemân ol mahalde yalı ağası tarafından Sadrıa‘zama üç yüz aded mümtâz gılmân u bintânlar ve üç aded billûr câmlı hınto araba yükü zî-kıymet eşyâlar hedâyâ gelüp hazînedâra cümle gulâm duhterleri ve sâ’ir emti‘aları teslîm edüp cümlemiz taşra çıkup hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îf [ü] nahîf bu gazâya gidüp gelince bir gün âh demeyüp ve huddâmlarım dahi bir kerre vâh demeyüp sıhhat [ü] selâmetle haymeme gelüp cümle (---) aded mahbûb gulâmlarımla ve (---) aded dürr-i nâ-süfte ve gonca-i nâ-şüküfte kızlarımla ve cümle (---) aded belen belli katana atlarımla ve bir hınto arabamla ve bu kadar kâlây metâ‘ımla sad şükr-i Hudâ sâ’ir hüddâmlarıma gelüp vâsıl oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
… ma‘mûr kurâlar ve kasabâtlar bulup niçe bin nûr-ı mahz Alman güzelleri ve camlı
hınto
arabalar alup anlar dahi şâdımânlar ederek Sadrıa‘zama gelüp ihsân [u] in‘âmlar …
Hemân bir cisr dahi yapmağa fermân olundukda meğer bizden sonra bir iki bin asker bir tarafa tarfetü'l-ayn içre gidüp ma‘mûr kurâlar ve kasabâtlar bulup niçe bin nûr-ı mahz Alman güzelleri ve camlı hınto arabalar alup anlar dahi şâdımânlar ederek Sadrıa‘zama gelüp ihsân [u] in‘âmlar aldıkda Cum‘a gün asker şîrînleyüp birkaç bin asker karşuya dahi ziyâdece geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18b ·
metinde göster ·
… lan u tâlân ve esîr-i giryân ederek ol kadar mâl-ı ganâ’imle altışar ve sekizer
hınto
araba billûr ve necef u moran câmlı arabalar içre mahbûb u mahbûbe gonca-fem ha …
Ve câ-be-câ mücâhidîn etrâf [u] eknâfı gâret ü alan u tâlân ve esîr-i giryân ederek ol kadar mâl-ı ganâ’imle altışar ve sekizer hınto araba billûr ve necef u moran câmlı arabalar içre mahbûb u mahbûbe gonca-fem havâtînler ve niçe gûne mâl-ı ganâ’imler ile ordu-yı İslâma gelüp ganîmet edüp baş ve dil getirenlere yetmişer ve seksener altunlar ve hil‘at-i fâhire ve çelengler ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19a ·
metinde göster ·
… in açup askerleri bayrakları akîbince gürûh gürûh ve sürü sürü gelüp topları ve
hınto
arabaları çeküp erganon ve torompete ve luturyanî boruları ve nâkûs ve tablları …
"Bire fursat bizimdir, Îsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü devlet ve nusret ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin açup askerleri bayrakları akîbince gürûh gürûh ve sürü sürü gelüp topları ve hınto arabaları çeküp erganon ve torompete ve luturyanî boruları ve nâkûs ve tablların çalarak ve ırlanda ır ırlayarak bilâ acele âheste âheste reviş ile sürü sürü domuz topu olup asâkir-i İslâmı ta‘kîb ederek aslâ askerin kafâlarından ayrılmayup tâ nehr-i Raba kenârına gelüp kat-ender-kat olup durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
… çi paşaya buyurursanız müşerref olalım" deyü altı atlı bir musanna‘ ve münakkaş
hınto
araba ve niçe hedâyâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i …
"Bizim elçi paşaya buyurursanız müşerref olalım" deyü altı atlı bir musanna‘ ve münakkaş hınto araba ve niçe hedâyâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i rıhletler çalınup Tata kapudanı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak Tata sahrâsı üzre sağ tarafımız nehr-i Tuna üzre cümle firkateler ve zahîre gemileri anlar dahi alay ile bâdbânların ve filandıra ve sancağ u bayrakların küşâde edüp gitmede. Beri tarafda leşker-i İslâm giderken hudûd-ı Alman olacak Sultân Süleymân milleri nümâyân oldu. 44b Ve küffâr elçisinin dahi cünûd-ı cünübleri haçlı peykerleri ve kara şapkalarıyla deryâ-misâl küffâr niçe bir arabalarıyla ve alaylarında orman gibi sırıklarıyla ve anların da Tuna üzre niçe bin kayık ve firkate gemileriyle görünüp kaynaşarak gelmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a–44b ·
metinde göster ·
… şup Üstürgon'a cümle arabalar revâne olup Yanık kapudanı tarafından üç yüz aded
hınto
arabalar gelüp cümle bâr-ı sakîllerimiz tahmîl olundu.
El-hâsıl dest-i küffârda böyle bir kal‘a-i metîn yokdur. Bunda üç gün meks edüp azîm zevk u safâlar ve ziyâfetler olup ertesi gün bizi getiren iki yüz aded Sirem arabalarına destûr verilüp arabalara üç yüz aded katana küffâr refîk koşup Üstürgon'a cümle arabalar revâne olup Yanık kapudanı tarafından üç yüz aded hınto arabalar gelüp cümle bâr-ı sakîllerimiz tahmîl olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… -ı benâmdır. Bunda dahi paşaya bir azîm ziyâfet ve on kîse ve bir altun mutallâ
hınto
araba hedâyâ verdiler. Bu şehri geçüp 3 sâ‘atde,
Lisân-ı Nemse'de (---)(---) demekdir. Zamân-ı kadîmde bir küçük belde imiş. Mürûr-ı eyyâm ile amâr olup baş vezîr olan koca Rudolfoş'un hâssıdır. Hâlâ yedi bin hâneli ve on bir manastırlı ve iki bin dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli bâğ-ı Merâm misilli bir varoş-ı benâmdır. Bunda dahi paşaya bir azîm ziyâfet ve on kîse ve bir altun mutallâ hınto araba hedâyâ verdiler. Bu şehri geçüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
… eyü 51b haber geldi. Ertesi gün kral tarafından başdefterdâr gelüp paşaya bir
hınto
araba getirüp,
Ve paşa efendimiz bu Peşpehil şehrinde bir hafta oturduğundan sıkılup Budin vezîrine i‘lâm edüp üç günde âdem gidüp üç günde geldi. Budin'den bu mahalle ve Beç'e sekiz konakdır. Ammâ bizi on beş günde bu şehre getirüp kâh şimâle ve kâh cenûba ve kâh şarka ve garba gezdirdiler, zîrâ Beç Budin'e ve Üstürgon'a uzak ola ve vilâyetlerinin âbâdân imâretlerin seyr etdirmiş olalar. Budin vezîrinden haber gelüp "İki hafta otur derlerse oturup hemân bana i‘lâm eyle" deyü 51b haber geldi. Ertesi gün kral tarafından başdefterdâr gelüp paşaya bir hınto araba getirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a–51b ·
metinde göster ·
… mle murâdınız üzre alayınız olsun" deyü kraldan bir cevâhirli ve sekiz atlı bir
hınto
araba getirdiler kim hakkâ ki çâsâr krala mahsûs araba-i murassa‘dır kim gören …
"Çâsâr size selâmlar etdi, buyurun cümle murâdınız üzre alayınız olsun" deyü kraldan bir cevâhirli ve sekiz atlı bir hınto araba getirdiler kim hakkâ ki çâsâr krala mahsûs araba-i murassa‘dır kim gören âdem dîdeleri hîrelenir. Hemân paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a ·
metinde göster ·
… nin (---)(---) bâzâr gün ale's-sabâh çâsâr ikinci vezîr ve başkomsar ile kendü
hınto
arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş ü …
Paşa dahi kralın gönderdiği defter üzre cümle hedâyâları krala ve anasına ve başvezîre ve başpapasa ve başirşeke ve gayri vezîrleri makâmında olanlara ve ser-i kârda olan bî-dînlere cümle hedâyâları âmâde edüp ertesi sene (---) mâh-ı Zilka‘desinin (---)(---) bâzâr gün ale's-sabâh çâsâr ikinci vezîr ve başkomsar ile kendü hınto arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
… aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir
hınto
araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Paşa dahi kralın gönderdiği defter üzre cümle hedâyâları krala ve anasına ve başvezîre ve başpapasa ve başirşeke ve gayri vezîrleri makâmında olanlara ve ser-i kârda olan bî-dînlere cümle hedâyâları âmâde edüp ertesi sene (---) mâh-ı Zilka‘desinin (---)(---) bâzâr gün ale's-sabâh çâsâr ikinci vezîr ve başkomsar ile kendü hınto arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
Andan bir direkli otağ-ı nüh-tâkı on bir hınto arabalara tahmîl edüp zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûnların arz-ı kâlây edüp içerisin taşra çevirüp yanları sıra cümle mülebbes semmûr kürklü ağalar ve piyâde mülebbes sarrâclar ve çâşnigîrler ve çadır mehterleri ve mehterbaşı ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
arabalar içre otağı getirüp cümle zer-ender-zerin ve zer-i hâlis ile mutallâ to …
Ba‘dehu çâsâr önüne hınto arabalar içre otağı getirüp cümle zer-ender-zerin ve zer-i hâlis ile mutallâ topların seyr-i temâşâ edüp kral ol kadar haz etdiğinden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b ·
metinde göster ·
… m hadd-i hasrı yok idi. Ba‘dehu vakt-i zuhrda kral bir cevâhirli ve on iki atlı
hınto
araba ile ubûr edüp ardı sıra iki binden mütecâviz pençe-i âfitâb mûğ-pîçe gılm …
Evvelki gün elçi paşayı otakda ziyâfete da‘vet etmişdi. Bu kerre kral-ı bed-fi‘âl elçi paşaya esbâb-ı ihtişâm-ı dârât-ı azamatin göstermek içün bir cemapur keferesi gibi bir asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile ubûr etdi kim kara şapkalı küffâr cihânı dutup yetmiş yerde erganon ve torompete ve nâkûs ve borular ve tabl-ı Cemşîdler döğülerek haçlı peykerler ile cünûd-ı cünüb-i küffâr piyâde ve atlı ol kadar ubûr etdiler kim hadd-i hasrı yok idi. Ba‘dehu vakt-i zuhrda kral bir cevâhirli ve on iki atlı hınto araba ile ubûr edüp ardı sıra iki binden mütecâviz pençe-i âfitâb mûğ-pîçe gılmânlar ubûr edüp dahi ardı sıra kendü tabl u nâkûs u erganonları çalınarak güzer edüp bâğ-ı Merâm'ına vardıkda hemân ol ân başkomsar gelüp elçi paşayı ziyâfete da‘vet etdikde hemân paşa-yı müdebbir cümle alayıyla pür-silâh sâde mehterhâne faslı ederek çâsârın bâğına varup çâsâr ayağa kalkup yine tahtına oturup paşa içün Osmânlı tarzı otak yanında bir otak ve bir cerge kurup yerlerinde oturup ta‘âm-ı firâvân geldi, ammâ cümle bizim aşçılar ta‘âm-ı gûnâ-gûn pişirmişlerdi. İki sâ‘at kâmil Ma‘dî-kereb gibi ta‘âmlar yenüp çâsâr yalnız başlı başına yeyüp ba‘zı ta‘âmlardan mahabbeten paşaya altun ve cevâhirli tabaklar ile ta‘âmlar gönderüp ba‘de't-ta‘âm paşaya bir semmûr kürk ve on kîse ve bir hınto araba hedâyâ verüp andan kral ile paşa vedâlaşup yine alayımızla mehterhânemiz döğerek konağımıza geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a ·
metinde göster ·
… ar ile ta‘âmlar gönderüp ba‘de't-ta‘âm paşaya bir semmûr kürk ve on kîse ve bir
hınto
araba hedâyâ verüp andan kral ile paşa vedâlaşup yine alayımızla mehterhânemiz …
Evvelki gün elçi paşayı otakda ziyâfete da‘vet etmişdi. Bu kerre kral-ı bed-fi‘âl elçi paşaya esbâb-ı ihtişâm-ı dârât-ı azamatin göstermek içün bir cemapur keferesi gibi bir asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile ubûr etdi kim kara şapkalı küffâr cihânı dutup yetmiş yerde erganon ve torompete ve nâkûs ve borular ve tabl-ı Cemşîdler döğülerek haçlı peykerler ile cünûd-ı cünüb-i küffâr piyâde ve atlı ol kadar ubûr etdiler kim hadd-i hasrı yok idi. Ba‘dehu vakt-i zuhrda kral bir cevâhirli ve on iki atlı hınto araba ile ubûr edüp ardı sıra iki binden mütecâviz pençe-i âfitâb mûğ-pîçe gılmânlar ubûr edüp dahi ardı sıra kendü tabl u nâkûs u erganonları çalınarak güzer edüp bâğ-ı Merâm'ına vardıkda hemân ol ân başkomsar gelüp elçi paşayı ziyâfete da‘vet etdikde hemân paşa-yı müdebbir cümle alayıyla pür-silâh sâde mehterhâne faslı ederek çâsârın bâğına varup çâsâr ayağa kalkup yine tahtına oturup paşa içün Osmânlı tarzı otak yanında bir otak ve bir cerge kurup yerlerinde oturup ta‘âm-ı firâvân geldi, ammâ cümle bizim aşçılar ta‘âm-ı gûnâ-gûn pişirmişlerdi. İki sâ‘at kâmil Ma‘dî-kereb gibi ta‘âmlar yenüp çâsâr yalnız başlı başına yeyüp ba‘zı ta‘âmlardan mahabbeten paşaya altun ve cevâhirli tabaklar ile ta‘âmlar gönderüp ba‘de't-ta‘âm paşaya bir semmûr kürk ve on kîse ve bir hınto araba hedâyâ verüp andan kral ile paşa vedâlaşup yine alayımızla mehterhânemiz döğerek konağımıza geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a ·
metinde göster ·
… bir şey yok idi. Ertesi gün paşaya kral vezîrinden beş kîse 68b guruş ve bir
hınto
araba yükü parankona çuka ve atlas ve kumâş ve kırk çift Alman sâ‘ati ve niçe t …
El-hâsıl kırk yedi kerre ziyâfetler yeyüp paşa beleğan-mâ-belağ hedâyâlar alırdı. Ağavâtlara ta‘âmdan gayri bir şey yok idi. Ertesi gün paşaya kral vezîrinden beş kîse 68b guruş ve bir hınto araba yükü parankona çuka ve atlas ve kumâş ve kırk çift Alman sâ‘ati ve niçe tuhaf hedâyâlar getirenlere paşa dahi üç yüz altun ve her kefereye birer destâr verdi, zîrâ anda dülbend gâyet makbûldür. Andan paşa kethudâsı kralın anasına bir çullu at ve bir hâlîçe-i harîr ve müşk ü amber ve bir külçe kûse dülbend verüp ol dahi kethudâya beş kîse ve on tüfeng ve on aded sâ‘at verüp paşa kethudâsı gelüp konağında karâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a–68b ·
metinde göster ·
… ümmet-i Muhammed esîri verüp "Raba nehri cenginde esîr olanlardır" dedi. Ve bir
hınto
araba yükü Alman kılıcı ve tüfengleri ve bir hınto araba yükü atlas ve çuka ver …
El-hâsıl müsta‘id keferelerdir, paşadan yüz altun bunlar ihsân alup ba‘dehu büyük ta‘âm gelüp tenâvül olunup ba‘de't-ta‘âm kral vezîri paşaya beş kîse talar guruş ve yigirmi nefer ümmet-i Muhammed esîri verüp "Raba nehri cenginde esîr olanlardır" dedi. Ve bir hınto araba yükü Alman kılıcı ve tüfengleri ve bir hınto araba yükü atlas ve çuka verüp yine konağımıza gelirken yol üzre bir cem‘iyyet-i kübrâya râst geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70a ·
metinde göster ·
… sîr olanlardır" dedi. Ve bir hınto araba yükü Alman kılıcı ve tüfengleri ve bir
hınto
araba yükü atlas ve çuka verüp yine konağımıza gelirken yol üzre bir cem‘iyyet- …
El-hâsıl müsta‘id keferelerdir, paşadan yüz altun bunlar ihsân alup ba‘dehu büyük ta‘âm gelüp tenâvül olunup ba‘de't-ta‘âm kral vezîri paşaya beş kîse talar guruş ve yigirmi nefer ümmet-i Muhammed esîri verüp "Raba nehri cenginde esîr olanlardır" dedi. Ve bir hınto araba yükü Alman kılıcı ve tüfengleri ve bir hınto araba yükü atlas ve çuka verüp yine konağımıza gelirken yol üzre bir cem‘iyyet-i kübrâya râst geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70a ·
metinde göster ·
… Varat ve Yanova paşalarına niçe yüz pastav çuka ve gayri gûnâ-gûn hedâyâlar ve
hınto
arabalar verirler. Bu varoş cümle on iki bin sekiz yüz aded serâpâ şindire taht …
Evvel ve âhir Süleymân Hân'dan berü bu varoşun re‘âyâları mutî‘ [u] münkâdlardır. Tahrîr-i kadîmde Eğre eyâleti aklâmı idi. Şimdi Varat eyâletine tahrîr olundu. Her sene pâdişâha kırk bin aded Ungurus altunu harâc verirler. Ve Budin ve Eğre ve Varat ve Yanova paşalarına niçe yüz pastav çuka ve gayri gûnâ-gûn hedâyâlar ve hınto arabalar verirler. Bu varoş cümle on iki bin sekiz yüz aded serâpâ şindire tahta örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr dâr-ı menhûsları var. Ve on iki aded elleri gümüş deyenekli birov hâkimleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·
araba yükü envâ‘î hedâyâlar ile elli re’s yorga bârgîr ve yigirmi kîse nükûd gö …
Ve beher sene Tatar hânlara birer hınto araba yükü envâ‘î hedâyâlar ile elli re’s yorga bârgîr ve yigirmi kîse nükûd gön[der]diklerinden mâ‘adâ her sene Tatar hân tarafından bir mirza ağa gelüp yüz fıçı bal tahsîl edüp ağaya da on kîse hidmet edüp Kırım'a ağa-yı mezbûru balıyla gönderirler. Bal ağası nâmında bir derâmedli ağalıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… üç kat handaklı bir tabur-ı azîm kazup kırk elli bin arabaların ve yigirmi bin
hınto
arabaların dâ’iren-mâdâr cümle kanad kanada ve tekerlek tekerleğe çitüp tabur e …
Ve cümle asker tarfetü'l-ayn içre küffârın taburuna çatdı. Hân hazretleri ise deryâ-misâl asker ile âheste âheste bir çapul yerden gelmede. Ammâ biz küffârı sahrâda coluguruz {râst geliriz} zann ederdik. Meğer küffâr havfinden Süd nehrine arka verüp cümle cünûd-ı anîd velîd-i pelîdiyle ol sahrâya konup üç kat handaklı bir tabur-ı azîm kazup kırk elli bin arabaların ve yigirmi bin hınto arabaların dâ’iren-mâdâr cümle kanad kanada ve tekerlek tekerleğe çitüp tabur etrâflarına arabaları dizüp cümlesin birbirlerine kalın zencîrlerle bağlayup arabaların iç yüzlerine derin handaklar kazup cümle handak toprakların dağlar gibi iç yüzlere yığup üstlerine balyemez ve şâhî topları koyup kırk yerde kûh-ı Demâvend-misâl toprakdan tabyalar ihdâs edüp durur ve yedi yerde bu tabur-ı azîme şarampavlı sarp parmaklı ağaç kapular yapmış. Bu taburun tâ ortasında bir küçük tabur-ı azîm dahi kazup anda avret ve oğlanları ve cebehâne ve mâl-ı hazâ’inleri koyup kamanup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… ne küffârın cünûd-ı cünübünden bir merd-i ferdin burnu kanamadan cümle küffârın
hınto
arabalarıyla avret ve oğlan ve mâl-ı hazâ’inlerinin ardları ve önlerin çevirüp …
Bir gün bir gece küffâra âmedâne erişüp ol 113b beyâbânda küffârı at üzre râst gelüp ne Tatar askerinden ve ne küffârın cünûd-ı cünübünden bir merd-i ferdin burnu kanamadan cümle küffârın hınto arabalarıyla avret ve oğlan ve mâl-ı hazâ’inlerinin ardları ve önlerin çevirüp on pâre balyemez topları ve cebehâne ve tüfengleriyle mâh-ı (---) gününde cümle küffâra el kaldırtmadan esîr-i bend-i zencîr edüp bir alay-ı azîm ile ser-nigûn haçlı peykerleri ve tabl [u] nefîr ve erganon nâkûsların çaldırarak küffârın taburu önünden ubûr ederlerken ba‘zı Tatar-ı bî-rahimler küffârın koca papaslarını ve sıbyân uşaklarını kılıçlar ile küffâra karşu pâre pâre ederek ubûr etdiklerinde derûn-ı taburda olan küffâr-ı hâksârlar bu hâl-i ahvâl-ı perîşân-ı pür-melâlleri görüp âlem-i hayretde kalup bildiler kim dahi taburlarına bir cânibden imdâd gelmek muhâldir. Tabur içinde sît u sadâları kesilüp yatdılar. Ba‘dehu cümle kartlar ve atalıklar ve cümle ot ağaları ve iş erleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a–113b ·
metinde göster ·
… mek içün üç araba ve iki araba me’kûlât [ü] meşrûbâtı ve hakîre binmek içün bir
hınto
araba verüp,
"Elbette siz bize Edirne'de ve İslâmbol'da lâzımsız" deyüp hakîre peşin bir kîse akçe ve üç yüz altun ve bir kat esbâb ve kışdır deyü bir semmûr sırt kürk ve iki at ve hüddâmlarıma da birer kat esbâb ve birer cılkava ve kürkler ve ellişer mümessek altunlar ve refîklerimiz olan dervîşânlara dahi hem-çünân eyle ihsânlar edüp seyishânelerimizin yüklerin arabalara tahmîl etmek içün üç araba ve iki araba me’kûlât [ü] meşrûbâtı ve hakîre binmek içün bir hınto araba verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b ·
metinde göster ·
… t ve yigirmi re’s yorga bârgîr ve on aded Leh ve Çerkes ve Rûs gulâmları ve bir
hınto
araba ve iki yüz cürd atlılar ile hedâyâ ve mektûblar gönderüp Mehemmed Paşa'yı …
Andan ertesi gün Kefe'de olan Ak Mehemmed Paşaya yigirmi kîse ve elli re’s at ve yigirmi re’s yorga bârgîr ve on aded Leh ve Çerkes ve Rûs gulâmları ve bir hınto araba ve iki yüz cürd atlılar ile hedâyâ ve mektûblar gönderüp Mehemmed Paşa'yı Bâğçesarây'a da‘vet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·