sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacı …
"Bozahâneci esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacılara imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr bozahâne ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum ola" deyü Vezîr-i a‘zam Bayram Paşa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine hatt-ı şerîfler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
Ve cümle sağîr ü kebîr on altı aded hân-ı ma‘mûrları cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûrdur. Ammâ cümleden nev-binâ Kassâm Çelebi hânı ve çarsûsu ma‘mûr ve mükellef ve müzeyyen hândır. Kassâm Çelebi, ulu câmi‘ sâhibi Pîrî Paşa sulbündendir. Ve Kassâm Çelebi çârşûsuyla cümle dörd yüz dükkândır kim her hırefden mevcûddur. Ammâ memerr-i nâs olmağıle na‘lbendi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
Ve cümle aded altı yüz dükkândır ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin cemî‘i ehl-i
hırefden
mevcûd olup her hânları birer metîn bezzâzistân gibi olup zî-kıymet eşyâ mevcûd …
Ve cümle aded altı yüz dükkândır ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin cemî‘i ehl-i hırefden mevcûd olup her hânları birer metîn bezzâzistân gibi olup zî-kıymet eşyâ mevcûddur. Ammâ cümle çârsû-yı hüsni bir şâhrâh-ı azîmin cânibeynine düşüp üzerleri mestûr ve cümle tarîk-i âmları beyâz ahcârâtla mefrûş pâk esvâk-ı sultânîdir. Ammâ Bakkâllar çârsûsu bir semte düşüp ale't-tertîb vâkı‘ olmağıla birbirlerine rağmen eyle ma‘mûr dekâkîn-i bakkallardır kim cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbât ile müzeyyen bâzâr-ı hüsündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… ne me’mûrlardır. Bir sınıfı dahi şehir içre ehl-i sanâyi‘dir kim her gûne ehl-i
hırefden
mevcûddur. Ammâ kuyumcusu ve haddâdlarından çok esnâfı yokdur. Hulâsa-i kelâm c …
Ekseriyyâ halkı tüccârdır kim ankâ bâzergânları vardır. Bir zümresi erbâb-ı hizmetdir. Mardin ve Karadâğ hâkimi ve rûznâmeci ve gayrı dîvân hizmetine me’mûrlardır. Bir sınıfı dahi şehir içre ehl-i sanâyi‘dir kim her gûne ehl-i hırefden mevcûddur. Ammâ kuyumcusu ve haddâdlarından çok esnâfı yokdur. Hulâsa-i kelâm cümle-i cümele ehl-i hırefi {meşhûrdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
üç gün gecede üç bin âdem diyâr-ı ademe kadem basdılar.
Netîce-i merâm cümle esnâfât-ı ehl-i hırefe dellâlbaşı tevâbi‘leriyle ordu-yı hümâyûn içre nidâ edüp herkes cebehâne-i pâdişâhîden demir kazmalar ve demir kürekler ve Ferhâdî külüngler ve küsküler ve varya demirleri alup cemî‘i ibâdullâh âlât-ı silâhlarıyla ordu-yı İslâm başından tâ Kandiye kal‘ası altına sıçan yolları kazmağa âdem deryâsı çalışırken mel‘ûn küffâr-ı sâhib-i zü'n-nâr dûzah-karârın karârı kalmayup üç gün üç gece dahi âteş-feşânlık edüp kal‘adan atdığı top ve tüfengin ve taş kumbara ve fişengin hisâbın Cenâb-ı Bârî bilüp pey-ender-pey şeb [ü] rûz ardı arası kesilmeyüp erbâb-ı ehl-i hırefden üç gün gecede üç bin âdem diyâr-ı ademe kadem basdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·