… köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra
haşebden
binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… hammâmda durur gibi gark-ı arak olup dururlar. Ve iki yüz mikdârı hâr-ı hâşâk-ı
haşebden
dükkânları vardır. Basra hâkimi tarafından hâkimi sancak beğidir. Kadısı ve diz …
Ve müte‘adddid câmi‘leri ve hânları ve ancak bir hammâmı var, hammâma muhtâc değillerdir. Zîrâ cümle halkı rûz-merre hammâmda durur gibi gark-ı arak olup dururlar. Ve iki yüz mikdârı hâr-ı hâşâk-ı haşebden dükkânları vardır. Basra hâkimi tarafından hâkimi sancak beğidir. Kadısı ve dizdârı cümle mîr-i livâsıdır kim andan gayrı hâkim yokdur. Cümle üç bin Urbân u uryân çeyşe mâlikdir. Andan üç menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
… i aded çanlı manastır ve kenîseler ve beş yüz mikdârı dükkânlardır ve yedi aded
haşebden
hânları var ve bâğçelerinden üzümü ve eriği ve elması ve emrûdu,
Ve cümle yigirmi aded çanlı manastır ve kenîseler ve beş yüz mikdârı dükkânlardır ve yedi aded haşebden hânları var ve bâğçelerinden üzümü ve eriği ve elması ve emrûdu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50a ·
metinde göster ·
Derûn-ı hisârda evleri va[r]dır, ammâ taşra varoşu yokdur ve kâmil iki yüz adım tûlu bir ağaç cisir başında bir kasr-ı müzeyyeni var ve bu cisr-i haşebden cemî‘i ünâs ubûr edüp kal‘a-i Ilıbat'a ve gayrı cevânibe gidenin şâhrâh-ı azîmin memerri bir cisr-i tavîldir kim buhayre-i Ilıbat üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
… stân ve hıyâbânlar içre giderek nehr-i azîm Morava'yı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın
haşebden
binâ olunmuş cisrinden ubûr olundu.
Ba‘dehû Perakin'den kalkup yine semt-i garba çengelistân ve hıyâbânlar içre giderek nehr-i azîm Morava'yı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın haşebden binâ olunmuş cisrinden ubûr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
… ağaç kapuları var. Bir kapusu maşrık cânibine nâzır küçük kapudur. Handakı üzre
haşebden
bir kasrı var, lonca derler, bir temâşâgâhdır kim cümle hüddâmân-ı hisâr bu kas …
Cümle etrâfında iki kat gayyâ deresi gibi kesme handakı var ve iki yerde metîn ve kavî ağaç kapuları var. Bir kapusu maşrık cânibine nâzır küçük kapudur. Handakı üzre haşebden bir kasrı var, lonca derler, bir temâşâgâhdır kim cümle hüddâmân-ı hisâr bu kasırda oturup Tuna iskelesin temâşâ ederler. Ve [bu] kapudan ahâlî-i kal‘a Tuna'dan su alırlar. Bir kapusu dahi mağrib cânibine büyük kapudur, taşra varoşa mekşûfdur. Bunun dahi handak üzre cisri asma zincîrli haşeb kantaradır. Bu kal‘anın çâr-kûşesinde metîn ü müstahkem kullelerinde şâhî zarbuzan şâhâne şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
bir gûne sundurma saçak etmiş ve gûnâ-gûn medîneler ve gilviler ve turalar ve m …
Minberi ve mihrâbı ve câmları ve revzenleri ve mü’ezzinân mahfili hâs ve beyâz mermerden Fahrî oyması-misâl müşebbek kârlı binâlardır kim her biri birer gûne sihr-i halâl mertebesi tasarruflar var ve taşra soffada dörd aded beyâz billûr-misâl mermer sütûnlar üzre üç aded kubbe-i âlîdir ve bu soffa üzre cemâ‘at-i kesîreye kar ve yağmur serpmesin içün çam direklerin yigirmi adedin ale't-tertîb dizüp ilm-i hendese üzre haşebden bir gûne sundurma saçak etmiş ve gûnâ-gûn medîneler ve gilviler ve turalar ve mukarnazlar etmiş kim gören âdemin aklı hayretde kalır, zîrâ cümle kârı Fahrî oyması gibi şebeke oyma saçakdır. Ve bu soffanın kıble dîvârı serâpâ nakş-ı bûkalemûn-ı kalem-i Bihzâd u Mânî ve Şâhkulı nakşı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146b ·
metinde göster ·
… ân-ı nigâhbânlar şeb [ü] rûz mevcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlîsi üzre bir
haşebden
minâre gibi bir sâ‘at kullesi var.
Ve ikinci kapusu tâ(?) Beç kapusu dahi iki kat kârgîr binâ demir kapulardır. Bunun dahi aralığında gûnâ-gûn silâhlar ve niçe ibret-nümâ eşyâlar maslûb olup bunda dahi bevvâbân-ı nigâhbânlar şeb [ü] rûz mevcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlîsi üzre bir haşebden minâre gibi bir sâ‘at kullesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… ûbeleri meşhûrdur. Kal‘anın cânib-i garbına nâzır bir bayır üzre cihân-nümâ bir
haşebden
mebnî bir kasr-ı mesîregâhı var kim mecma‘u'l-irfân bir kân-ı âyende vü revende …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir ve Macar re‘âyâlarının mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Kal‘anın cânib-i garbına nâzır bir bayır üzre cihân-nümâ bir haşebden mebnî bir kasr-ı mesîregâhı var kim mecma‘u'l-irfân bir kân-ı âyende vü revendegândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11b ·
metinde göster ·
… b [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve
haşebden
ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine
haşebden
bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu …
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden makaralar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak cisrinden varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb-i tarâvet ederler. Gâyet mesîregâh ve ârâmgâh ve namâzgâh maksûrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
Cümle üç yüz aded tahtânî ve fevkânî kimi kârgîr ve kimi cümle
haşebden
tahta örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘ ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb …
Cümle üç yüz aded tahtânî ve fevkânî kimi kârgîr ve kimi cümle haşebden tahta örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘ ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve yüz on aded dükkânları var, ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin her metâ‘ bulunur. Ve kal‘anın handak kenârında bir hammâmı ve bir hân-ı tüccârânı var. Ve nehr-i Tuna kenârınca ma‘mûr ve mükellef bâğçeli Rûm keferesi evleri ve bir kenîseleri var. Ve kal‘anın havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğlar ve halkının kârı ağlardır kim cümlesi balık avlarlar. Ve bu şehrin maşrık tarafı dağlarının ardları Eflak vilâyetidir kim bu şehir âhıru'l-hudûd olup, Eflak serhaddidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
Der-sıfat-ı eşkâl-i kasaba-i Kişinev: Bu dahi bir mükellef boyarlıkdır. Nehr-i Nestorol kenârında gâyet ma‘mûr kasabadır kim gûyâ bir şehr-i müzeyyendir. On yedi kenîsesi var, ammâ manastırları yokdur. Lâkin dükkânçeleri çokdur. Ve cümle evleri saz örtülüdür. Ve bu vilâyet fezâları ekseriyyâ saz ile mestûrdur. Hattâ bâğ u bâğçelerinde birer haşebden mebnî kasırlarında fâhişeleri gelüp âdemin dizine otururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… bağı etrâfı kal‘a-misâl dörd kat çalıdan ve azîm dıraht-ı müntehâlardan örülmüş
haşebden
kal‘a gibi sûrdur. Cümle Çerkes vilâyetlerinin kabak ve pişkövlerinin etrâfları …
Ez-în-cânib bu mezkûr Or dağı dibindeki Pedsi kabağı etrâfı kal‘a-misâl dörd kat çalıdan ve azîm dıraht-ı müntehâlardan örülmüş haşebden kal‘a gibi sûrdur. Cümle Çerkes vilâyetlerinin kabak ve pişkövlerinin etrâfları böyledir, zîrâ cümle Çerâkize kavimleri birbirlerine hasm-ı kavîlerdir kim her bâr ceng [ü] cidâlleri birbirleriyle eksik değildir. Ve birbirlerin uğurlayup satmadadırlar. Ve dağlardan Arit Abaza ve Sadşe Abaza ve Cenbe Abaza ve Kamış Abaza ve Sovuksu Abaza ve Aşağı Abaza ve Yukaru Abaza ve Merşan Abaza ve'l-hâsıl 152b cümle Abaza kavimleri dahi bu Çerâkese aşiretlerine hasm-ı kavîler olup elbette her gün bir tarafdan düşmanları gelüp ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a–152b ·
metinde göster ·
… et ma‘mûr şehr-i bender gördüm. Yine Maskov kralı hükmünde nehr-i Ten sâhilinde
haşebden
bir kal‘a-i metîndir. Başka kapudanlıkdır kim yigirmi bin kadar tüfeng-endâz Ka …
Hikmet-i Bârî ol zamândan berü (---) yıl mürûr edüp şimdi bu sene 1076 târîhinin leyle-i Mi‘râcında yine görmek müyesser oldu, ammâ ol zamân im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyüp gâret edüp geçmişdik, ammâ şimdi gâyet ma‘mûr şehr-i bender gördüm. Yine Maskov kralı hükmünde nehr-i Ten sâhilinde haşebden bir kal‘a-i metîndir. Başka kapudanlıkdır kim yigirmi bin kadar tüfeng-endâz Kazak cünûd-ı cünübüne mâlikdir. Ammâ bunlar yetmiş pâre kal‘alardır kim Maskov krallarına harbe ucuyla mutî‘lerdir, zîrâ bu kefereler gâyet aşkıyâ ve âsîlerdir. Bizim Azak tarafına ve kralları tarafına çokluk ser-fürû etmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve
haşebden
tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… i garb semtine nâzırdır. Biri dahi iç kal‘aya açılır. Bu mezkûr kapuların cümle
haşebden
metîn kanatları vardır kim bâcdâr ve dîdebânları ve yasakçı yeniçerileri vardır …
Ve cümle bu kal‘anın dörd aded kapuları vardır. Birine Balıkbâzârı kapusu derler, kıble tarafına mekşûfdur. Biri dahi şark cânibine meftûhdur. Biri dahi garb semtine nâzırdır. Biri dahi iç kal‘aya açılır. Bu mezkûr kapuların cümle haşebden metîn kanatları vardır kim bâcdâr ve dîdebânları ve yasakçı yeniçerileri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219a ·
metinde göster ·
Bu hânedânlar ile esvâk-ı sultânîlerin cümle etrâflarında
haşebden
parmaklı kapuları vardır. Ahşama karîb şehir içre tabl [u] kudûm çalındıkdan so …
Bu hânedânlar ile esvâk-ı sultânîlerin cümle etrâflarında haşebden parmaklı kapuları vardır. Ahşama karîb şehir içre tabl [u] kudûm çalındıkdan sonra cümle tedribe kapuların pâsbân ve martolosânlar kapayup emîn olurlar, zîrâ cümle dekâkînler bezzâzistânın etrâfında bir yerde olup kal‘adan mahfûz çârsû-yı bâzârdır kim niçe bin Mısır hazînesi mâl vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
… ezzinân mahfili altı dâne rakîk ü nahîf mermer pâyeler üzre mebnî maksûre-misâl
haşebden
musanna‘ mahfildir. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Yılda bir kerre içi …
Ve mü’ezzinân mahfili altı dâne rakîk ü nahîf mermer pâyeler üzre mebnî maksûre-misâl haşebden musanna‘ mahfildir. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Yılda bir kerre içinde bir mevlûd-ı azîm olup yüz bin âdem cem‘ olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y357a ·
metinde göster ·
… da dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Kahvehâneleri
haşebden
, ba‘zı külbeden dükkânlar vardır, ammâ kârgîr değildir. Zamân-ı kadîmde eyle se …
Ve bu kal‘anın taşrasında varoşu bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân yedi yüz hânedândır. Ba‘zısı kâr-ı kadîmden harâb olan hânelerdir kim amâr edüp sâkin olurlar. Bunda dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Kahvehâneleri haşebden, ba‘zı külbeden dükkânlar vardır, ammâ kârgîr değildir. Zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim üç sâ‘atlık yerde Nîl kenârında tâk-ı Havernak'dan nişân verir binâlar ve amûd-ı bî-hadler ve niçe bin kubbe-i âlî ve hân ve hammâm ve bezzâzistân ve gûnâ-gûn vâcibü's-seyr köhne tılısmâtları ve ibret-nümâ alâmet-i imâretleri var, gûyâ henüz üstâd bennâ elinden çıkmışdır. Lâkin içlerinde zâğ [u] kebûter-i vahşî âşiyân edüp râğlar vâ deyüp feryâd ederler. Vakt-i şitâda cümle murgân lânelerin bırağup sevâhile giderler, andan Künûz Urbânı gelüp bu vîrânelerde meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a ·
metinde göster ·
kal‘adır ve evleri dahi haşebdir. Bir câmi‘-i muhtasarı var. Andan kalkup menâz …
Nîl'in cânib-i garbında haşebden kal‘adır ve evleri dahi haşebdir. Bir câmi‘-i muhtasarı var. Andan kalkup menâzil kat‘ ederek vakt-i zuhrda ve ol şiddet-i hârda ve yedinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y412a ·
metinde göster ·
… smiyle müsemmâ bir kal‘a-i haşebdir ve cânib-i garbdadır. Kal‘a içinde bin aded
haşebden
ve tûbdan ve kamışdan Berberî evleri vardır. Bir câmi‘ var. Ammâ hûrmâsı olmaz, …
Hâkimine Cündî Sevr derler, hâkimi ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i haşebdir ve cânib-i garbdadır. Kal‘a içinde bin aded haşebden ve tûbdan ve kamışdan Berberî evleri vardır. Bir câmi‘ var. Ammâ hûrmâsı olmaz, zemîni gâyet şûredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y412a ·
metinde göster ·
… abba‘dan tûlânî kal‘a-i metîndir, ammâ handakı yokdur. Ve taşradan bir kat dahi
haşebden
mebnî azîm sütûn-ı dırahtlar ile çetâçet birbirlerine bağlayup içi rıhtım dolma …
Nîl'in cânib-i garbında vilâyet-i Sûdân hâkinde bir vâsi‘ fezâda kal‘a-i azîm ve şehr-i kadîmdir. İbtidâ bânîsi Halha Kan melik binâsıdır. Cümle tûb ile mebnî şekl-i murabba‘dan tûlânî kal‘a-i metîndir, ammâ handakı yokdur. Ve taşradan bir kat dahi haşebden mebnî azîm sütûn-ı dırahtlar ile çetâçet birbirlerine bağlayup içi rıhtım dolma haşeb kal‘adır. Bu mertebe ta‘rîf ü tavsîf olunmadan murâd oldur ki İbrîm vilâyetinden berü Nîl kenârında (---) pâre sagîr ü kebîr kal‘a temâşâ etdik, bu cümleden büyükdür ve ma‘mûr u müzeyyendir. Zîrâ taht-ı Fûncistân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414b ·
metinde göster ·
… ir şehr-i azîmdir. Kal‘ası olmamak ile beled ta‘bîr olunur, ammâ etrâfında yine
haşebden
kal‘a-misâl çevirmişlerdir. Ve handakı vardır, bu diyârda ibtidâ handak bu şehi …
Bir şehr-i azîmdir. Kal‘ası olmamak ile beled ta‘bîr olunur, ammâ etrâfında yine haşebden kal‘a-misâl çevirmişlerdir. Ve handakı vardır, bu diyârda ibtidâ handak bu şehirde gördük. Bu dahi Nîl'in cânib-i garbında iki bin mikdârı çalaşdan ve kamışdan toprak örtülü evlerdir. Kırk elli mikdârı dükkânları ve bir müsâfirhânesi ve altı kahvehânesi ve on aded bozahânesi vardır. Ve yedi câmi‘i tûbdandır. Kavmi Mâlikîlerdir. Bunda melike ne kadar hedâyâ getürdilerse cümle hakîre ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422b ·
metinde göster ·
Ve ba‘zı kibâr-ı ulemâ i‘tikâf niyyeti ile sicne girüp erba‘în çıkarup ibâdet ederler. Makâm-ı nebî bir ulu âsitânedir, tâlib olanlar bilür, gayrılar bilmez. Ve bu sicn içinde Hazret-i Yûsuf mahpûs iken ibâdet etmeğe evkât bilmek içün haşebden sâ‘at te’lîf edüp anınla evkât bilüp ibâdet ederdi. Hâlâ sicn gârının kayalarında sâ‘atin çarhları ve gayrı âletleri mersûm olunmuş eşkâl-i sâ‘atlerdir. Hakîkatü'l-hâl sâ‘at te’lîfi mu‘cizedir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·