râyiha-yı tayyibeli kazıklar ile ve bellerinde seyâhat urganları ve ellerinde y …
Bu kavmin üstâd-ı kâmili Murâd Hân'ın cellâdı Kara Alî, bâzûların sığayup tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ-ı âteş-tâbın kemerine bend kılup sâ’ir işkence ve karabend ve nakşbend ve kemenbend ve zünnârbend edecek ucu aşıklı yağlı kemendleri kemerine asup ve sâ’ir âlât-ı işkencelerden kelpedân ve burgu ve mismâr ve buhûr-ı fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt ve deri yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh el ayak kırmağa balta ve malafaların cümle kemerine bend kılup sâ’ir halîfeleri dahi yetmiş yedişer pâre âlât-ı cellâdları kemerlerine zeyn kılup sâ’ir huddâmların omuzlarında altunlu münakkaş serâmed servi haşebinden râyiha-yı tayyibeli kazıklar ile ve bellerinde seyâhat urganları ve ellerinde yalın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh herbirinin çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b–155a ·
metinde göster ·
Evvelâ derûn-ı Basra'da şâhbender hisâbıyla cümle on bin aded tahtânî ve fevkânî sarây-ı imârlar ve gayrı beyt-i fukarâ-yı kibârlardır. Ekseriyyâ der-i dîvârları kerpiç ve cibis ve tula ve sutûhları cümle hâk ile mestûr 361a Beytü'l-hazen-i ma‘mûrlardır. Ammâ hâneleri sazdan ve kamış u çalaşdan ve hurma haşebinden mebnî mekân-ı fukarâlardır. Cümleden mükellef paşalara mahsûs sarâydır. Cümle on bin iki yüz aded hâne ve dîvânhâne ve hammâm-ı rûşenâlı sarây-ı zîbâdır kim Müşrâk kapusuna karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b–361a ·
metinde göster ·
… dar serâmed dırahtlardır. Bergleri ılgın ağacı yapraklıdır, ammâ meyvesi olmaz.
Haşebinden
gemiler yaparlar. Ve âteşe yakarlar, aslâ külü olmaz, kırmızı kor olur. Gâyet k …
Dıraht-ı santa: Bir iki âdem cüssesi kadar serâmed dırahtlardır. Bergleri ılgın ağacı yapraklıdır, ammâ meyvesi olmaz. Haşebinden gemiler yaparlar. Ve âteşe yakarlar, aslâ külü olmaz, kırmızı kor olur. Gâyet kuvvetli ağacdır. Yaprağı ishâle nâfi‘dir, havânda sahk edüp bal ile mahlût edüp beşer dirhem aç karnına isti‘mâl etseler şifâ bulur. Gâyet sa‘b ağacı olur. Deryâda gemisi yüz yıl mu‘ammer olur. Ve ba‘zı binâ-yı atîkler kim biner bin beşer yüz sene olmuş esâslarda âbinûş olmuş santa ağaçları bulundu. Ma‘a hâzâ rûy-ı arzda bundan ve çemşîrden sengîn ağaç yokdur. Ba‘zılar Yeni Dünyâ ağacı budur, derler, ammâ Mısır'ın âb [u] havâsı levnin mütegayyir eder, derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237a ·
metinde göster ·