… ene niçe bin nasârâ varup Kumâme'de pür gumâm olup ziyâret edüp hâşâ sümme hâşâ
hac
etmiş olalar. Ammâ haç edüp haç-perestlik etdükleri mukarrerdir. Bu deyr-i bî-d …
Ve Kostantîn'in ümm-i şümmi İslâmbol kal‘asının ta‘mîr [ü] termîmi içün cedd-i nâ-pâkinden intikâl eden mâl-ı mevrûs-ı habîsden bin milyon mâl Kostantîn'e verüp kendi terk-i dünyâ olup Hazret-i Meryem tarîki üzre keşîşe olup lâ-yu‘ad ve lâ yuhsâ mâl-ı Kârûn ile deryâdan yüz pâre gemi ile arz-ı Filistîn'de Akka kal‘asına varup ibtidâ anı binâ edüp bir sûr-ı metîn ve bir liman-ı azîm inşâ edüp andan Arz-ı Mukaddes'de Kudüs-i Şerîf içre Kumâme nâm bir deyr-i benâm binâ-yı tâm etdi kim rû-yı arzda bî-misâl ve bî-bedel bir deyr-i pür-dalâl oldu. Hâlâ cemî‘i küffâr-ı dûzah-karârın bilâ teşbîh kıblegâhlarıdır kim her sene niçe bin nasârâ varup Kumâme'de pür gumâm olup ziyâret edüp hâşâ sümme hâşâ hac etmiş olalar. Ammâ haç edüp haç-perestlik etdükleri mukarrerdir. Bu deyr-i bî-direk evsâfı Seyâhatnâme cild (---) mizde mastûr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… 100a Babası Bâyezîd Hân'dan korkup Antalya'dan münhezimen gemilere süvâr olup
hac
niyeti ile Mısır'da Sultân Kayıtbay'a giderken bu ebyât anlarındır. Beyt:
Şehzâde Korkud Hân ibn Bâyezîd Hân bunlar Şehzâde Selîm'den mihter ve Şehzâde Ahmed'den kihter olan ciğer-kûşe-i Bâyezîd Hân Korkud'dur. 100a Babası Bâyezîd Hân'dan korkup Antalya'dan münhezimen gemilere süvâr olup hac niyeti ile Mısır'da Sultân Kayıtbay'a giderken bu ebyât anlarındır. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99b–100a ·
metinde göster ·
… askerdir. Bu cümlesi sâzların bir âheng edüp makâm-ı segâhda ve gayrıda Emîr-i
Hac
peşrevi ve Hasan Cân peşrevi, gül‘izâr peşrevi (---)(---) ve Tatar Hân semâ‘îs …
{Netîce-i alay-ı sâzende-i düdükciyân: Bunlar dahi on bir esnâf-ı sâzendedir ve cümle (---) askerdir. Bu cümlesi sâzların bir âheng edüp makâm-ı segâhda ve gayrıda Emîr-i Hac peşrevi ve Hasan Cân peşrevi, gül‘izâr peşrevi (---)(---) ve Tatar Hân semâ‘îsi fasılların edüp huzûr-ı şehriyârîden bir velvele ve zemzeme-i azîm ile geçerler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208a ·
metinde göster ·
… â vü mollalar ve sâdât-ı kirâmlar tevâbi‘leriyle atlar üzre selâma durup Emîr-i
Hac
Sinân Paşa başka asker-i alay gösterüp selâma durdu. Andan Türkmân oğulları İsâ …
Menzil-i karye-i Harasta : Üç yüz hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ma‘mûr (---) köydür. Burada cemî‘i a‘yân-ı Şâm hedâyâlarıyla paşaya gelüp müşerref olup cümle hedâyâları makbûl olup yüz elli kadar hedâyâ gelen at ve kısrakları cümle ağavâtlarına ihsân eyleyüp sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât makûlesi pîşkeşler ile paşanın cümle askeri bây olup hakîre dahi Nâşifzâde'nin hedâyâ gelen atın cümle bisâtıyla ihsân eyledi. İrtesi ale's-sabâh el-azamet-i Hüdâ Şâm-ı cennet-meşâm askeri temevvüc-i deryâ-misâl cûş [u] hurûşa gelüp zırh-ı zirih külâh ve cebe ve cevşene ve gayri âlât-ı silâha müstağrak olup şah-râha iki cânibine kat-ender-kat selâma duranın cıda ve sinân ve hışt ve mızrâğından sahrâ-yı Şâm ormanistâna döndü ve yalman nîzeler şa‘şa‘ası çeşm-i insânı hırelendirdi. Cümle a‘yân [u] eşrâf ve ulemâ vü sulehâ ve meşâyihân ü e’imme ü hutebâ vü mollalar ve sâdât-ı kirâmlar tevâbi‘leriyle atlar üzre selâma durup Emîr-i Hac Sinân Paşa başka asker-i alay gösterüp selâma durdu. Andan Türkmân oğulları İsâ ve Mûsâ Ağa ve Abdüllâm oğulları ve Sinân Paşa oğulları ve Kâsım Ağazâde ve Nasıfoğlu Mehemmed Efendi ve Şâm defterdârı ve Şâm kethüdâyeri ve Şâm çavuşlar kethüdâsı ve emîni ve kâtibi ve cümle (---) aded mücevvezeli ve ablak sorguçlu küheylân atlar üzre elbise-i fâhireye müstağrak olmuş çavuşlar selâma durdular ve Kör Abdüsselâm ve Rahtavân Mustafâ Ağa ve Keyvânoğulları ve Sıfet Hâkimi Yavaşça Mehemmed Ağa ve Sâlih Ağa ve Hüseyin Ağa (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28b ·
metinde göster ·
… ün yevm-i Âşûrâ idi, Âsitâne-i sa‘âdet'den sa‘d sâ‘atde alâ mâ-farazallâh edâ-i
hac
etmeğiçün Üsküdar'da azm-i râh-ı Mekke-i Mükerreme etdiğimiz menâzilleri ve kur …
El-faslu'l-evvel bin seksen iki Muharreminin on ikinci gün yevm-i Âşûrâ idi, Âsitâne-i sa‘âdet'den sa‘d sâ‘atde alâ mâ-farazallâh edâ-i hac etmeğiçün Üsküdar'da azm-i râh-ı Mekke-i Mükerreme etdiğimiz menâzilleri ve kurâ ve kasabâtları ve şehr-i mu‘azzamların âsârları ve cümle ahvâlât [u] hâlâtları ile ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a ·
metinde göster ·
Anlar ile mülâkî olup du‘â-yı hayırlarıyla behremend olup Emîr-i
hac
Harmuş Paşa'dan on tüfengli refîk alup bu şehirden kıble cânibindeki sahrâların …
Anlar ile mülâkî olup du‘â-yı hayırlarıyla behremend olup Emîr-i hac Harmuş Paşa'dan on tüfengli refîk alup bu şehirden kıble cânibindeki sahrâların cânibeyninde olan kurâlardır ki zikr olunur. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207b ·
metinde göster ·
… i vardır. Ammâ on bin asker-i güzîde olur. Gâyet ankâ kuldur. Beher sene emîr-i
hac
ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ …
Ve bin beş yüz müsellah ve müretteb yerli yeniçerisi vardır. Ammâ on bin asker-i güzîde olur. Gâyet ankâ kuldur. Beher sene emîr-i hac ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün kilar emîni ve habbu'r-rummân çavuşu ta‘yîn olunup hacca varup gelince kırk dörd bin guruş şâm hazînesinden masrûfları olur. Ve her âdeme mîrîden birer kısrak verirler. Ba‘zına heccân ve mahâfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y240b ·
metinde göster ·
… ârının iç yüzünda Kâsım Ağa sarâyı ve Nâşifoğlu sarâyı ve Türkmânoğlu ve Emîr-i
hac
Sinân Paşa ve Rahtuvân ve Geyvânoğlu ve Kadıasker sarâyı ve Mencik sarâyı ve Nû …
Evvelâ Sipâh bâzârının iç yüzünda Kâsım Ağa sarâyı ve Nâşifoğlu sarâyı ve Türkmânoğlu ve Emîr-i hac Sinân Paşa ve Rahtuvân ve Geyvânoğlu ve Kadıasker sarâyı ve Mencik sarâyı ve Nûreddîn sarâyı ve Başçavuş sarâyı ve Receb Ağa ve Abdüsselâm Ağa sarâyı. Niçe yüz sarây-ı a‘yân vardır, ammâ bu sarâylar cümle selef mülûklarının birer sarây-ı ibret-nümûnlarıdır ki her birinde birer âb-ı firâvân ve gülistân [u] bostân ve eşcâr-ı meyvedârı bî-pâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y249a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ: Bu Müzeyrib sahrâsında herkes bey‘ [ü] şirâda
hac
râhına tedârükde iken mâh-ı şevvâlin yigirmi beşinci günü vakt-i zuhurda hevâda …
Hikmet-i Hudâ: Bu Müzeyrib sahrâsında herkes bey‘ [ü] şirâda hac râhına tedârükde iken mâh-ı şevvâlin yigirmi beşinci günü vakt-i zuhurda hevâda bir kesâfet nümâyân olup bir şiddet-i şitâ oldu kim herkes cânından bîzâr olma mertebesine varmışken semâdan bir bârân-ı rahmet yağdı kim gûyâ ebrler saçın çözüp ağladı. Hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâh sâhibleri ciğerlerin tâğladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260b ·
metinde göster ·
… mu‘tedildir. Eğer bu mahalle bir sâhibü'l-hayır bir kuyu dahi kazsa yetmiş bin
hac
savâbı ederdi, zîrâ gâyetü'l-gâye muhtâcdır.
Ve bu kuyu cenbinde bir musallâ soffası ve bir mihrâbı var. Bu mahallin cânib-i erba‘asında sınâmekî beyâbânı gâyet çokdur. Her diyâra bu mahalden gelir sarı sarı şükûfeleri P 115a olur. Hukemâlar isti‘mâl edüp müshilât ma‘âcinlere idhâl ederler. Aceb latîf edviye-i mu‘tedildir. Eğer bu mahalle bir sâhibü'l-hayır bir kuyu dahi kazsa yetmiş bin hac savâbı ederdi, zîrâ gâyetü'l-gâye muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274a ·
metinde göster ·
ya‘nî Kıble Kapusu. Hakîkatü'l-hâl yine kıbleye nâzır ulu demir kapudur. Andan …
Bâb-ı Hac ya‘nî Kıble Kapusu. Hakîkatü'l-hâl yine kıbleye nâzır ulu demir kapudur. Andan yine kal‘a dîvârı dibinden şimâl cânibine tâ Emîrü'l-hac kullesine varınca iki yüz adım yokuş yukaru gider. Andan yine yokuşa meyyâl iç kal‘a kullesine dek yüz adımdır. Ve bu mahal gâyet metîn ü üstüvâr binâ-yı hemvârdır, zîrâ havâlesi vardır. Anıniçün iki kat iç kal‘a dîvârıdır. Ve her katı beşer arşın enli sedd-i metîn dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279b ·
metinde göster ·
… dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni gece ve gündüz meş‘aller ile emîr-i
hac
ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defter-i pâdişâhîyle herkese surresin …
Ve şâm huccâcı ile surre emîni geldükde Mısır'dan ta‘yîn olunan altmış iki bin mümessek şerîfîleri surre emîni getirüp ve Haremeyn'den ve niçe bin evkâfdan ve feth olunan memâlik-i mahrûselerin Mekke ve Medîne evkâfları tahsîlinden iki Mısır hazînesi dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni gece ve gündüz meş‘aller ile emîr-i hac ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defter-i pâdişâhîyle herkese surresin ihsân edüp mahlûlâtın Âsitâne'ye arz ederler. Ve surresin alanlar pâdişâha du‘â ederler. Ve'l-hâsıl ehl-i huzûr bir kavimdir. Zîrâ civâr-ı Resûlullâh'da sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
… dur. Ve cümle iki yüz mikdârı müfîd [ü] muhtasar dükkânları vardır. Ve Mısır'ın
hac
yolu dahi bu şehirde şâm yoluna muttasıl olur. Ve Mısır huccâcı bu Bedr Huneyn' …
Ve bir hammâmı var. Ammâ hânı yokdur. Ve cümle iki yüz mikdârı müfîd [ü] muhtasar dükkânları vardır. Ve Mısır'ın hac yolu dahi bu şehirde şâm yoluna muttasıl olur. Ve Mısır huccâcı bu Bedr Huneyn'e gelüp iki gün gece meks edüp kanâdîl-i bî-hisâb ile ve meş‘al-i fânûs-ı lâ-yu‘adler ile ordu-yı huccâcı çerâğân edüp şeb-i muzlimleri rûz-ı rûşen olur. Ve niçe bin tüfeng ve top ve fişenkler atılup hazretin Bedr-i Huneyn gazâsı şâdumânın ederler, temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
… yerim dar demez, eyle bir vâsi‘ bürkedir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır.
Hac
yolunda böyle bir bürke-i azîm yokdur. Güzelce Bürke ismiyle müsemmâ buhayre-mi …
Bu kal‘anın cânib-i garbında bir bürke-i azîm vardır kim içinde kadırga gezse yerim dar demez, eyle bir vâsi‘ bürkedir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. Hac yolunda böyle bir bürke-i azîm yokdur. Güzelce Bürke ismiyle müsemmâ buhayre-misâl bir bürkedir. Sâ’ir bürkeler gibi suyu dollâblar ile yâhûd bârân-ı rahmet ile değildir. Kal‘a cânibinde hurmâlık içinden berü Ayn-ı Zerka gelüp bürke kenârındaki mescidin dîvârı dibinden bürke-i azîme dâhil olup deryâ olur. Andan taşup bürkenin cânib-i garbîsindeki besâtînlere müstevlî olup rey eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308b ·
metinde göster ·
… 'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar
hac
savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîmin …
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b–Y310a ·
metinde göster ·
… kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup
hac
tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Me …
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b–Y310a ·
metinde göster ·
edemeyüp Mısır askeri Mısır'a giderken vâdî-i Nâr mahallinde Hamûde nâm şerîf a …
Ol sene huccâc huzûr ile hac edemeyüp Mısır askeri Mısır'a giderken vâdî-i Nâr mahallinde Hamûde nâm şerîf akîb-i askere erüp cümle Mısırlıyı dendân-ı kılıçdan ve yalman-ı rumhden geçirüp ale'l-gafle bu kadar ibâdullâhı şehîd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311a ·
metinde göster ·
… up başı kabak yalın ayak kefenleri boğazlarında uryân bir alay ibâdullâh edâ-yı
hac
etmeden bir fetret-i tuğyân olursa, bu kadar uryân ibâdullâh Urbân atları pâyin …
"Baka beğler, baka ağalar! Bu iş içün size sa‘âdetlû pâdişâhımızdan bir hatt-ı şerîf geldi mi ve gelse de bu iki kerre yüz bin huccâc bu Haccü'l-Ekber mahallinde cem‘ olup başı kabak yalın ayak kefenleri boğazlarında uryân bir alay ibâdullâh edâ-yı hac etmeden bir fetret-i tuğyân olursa, bu kadar uryân ibâdullâh Urbân atları pâyinde pâymâl mi olsunlar? Giderin şöyle kelâmları, söylemen" deyü cevâb etdükde cümle a‘yân-ı şâm ve Mısır âlem-i hayretde kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313b ·
metinde göster ·
… enâb-ı Hak tarafından Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle ümmetine ta‘lîm etdüği şerâyit-i
hac
böyle fermân olunmuşdur kim hakkında âyet-i şerîf nâzil olunmuşdur. Cemî‘i müfe …
Fasl-ı evvel oldur kim Hazret-i Risâlet-penâh sallallâhu aleyhi ve sellem Çâryâr-ı güzîne ve Ashâb-ı kirâma ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâma Cenâb-ı Hak tarafından Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle ümmetine ta‘lîm etdüği şerâyit-i hac böyle fermân olunmuşdur kim hakkında âyet-i şerîf nâzil olunmuşdur. Cemî‘i müfessirîn kütüb-i tefâsîrlerde Mekke-i mükerreme şânında yetmiş yedi âyet-i şerîfe nâzil olmuşdur buyururlar. Evvelâ âye[t] sûre-i Bakara:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
İmdi bu âyet-i şerîfelerin fermânına teba‘iyyeten edâ-yı farz bu yüzden tamâm olur kim ibtidâ Umre nâm mahalle gelüp pâk gusl edüp yine ihrâmların geyüp şart-ı evvel bir delîl peydâ eylemekdir. Delîlsiz olmaz. Eğer âlim dahi olup menâsik-i hac risâleleri okuyup sa‘y [u] tavâf eylesen elbette delîl lâzımdır. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
… kar. Ve hüsn-i ülfet içün sâhib-i dükkân müsâfirîne elbette bir şey ihsân eder.
Hac
şükrânesine cemî‘i ibâdullâhda bir mahabbet u meveddet ve sürûr [ü] şâdumânî va …
Ve her dükkâna bir âdem vardıkda elbette sâhib-i dükkân ol yârânın yüzüne gülâb ıtr-ı şâhî nisâr edüp buhûr yakar. Ve hüsn-i ülfet içün sâhib-i dükkân müsâfirîne elbette bir şey ihsân eder. Hac şükrânesine cemî‘i ibâdullâhda bir mahabbet u meveddet ve sürûr [ü] şâdumânî vardır kim izdihâm-ı veled-i âdemden omuz omuza halk çet-â-çet olup her şâhrâh âdem deryâsı gibi temevvüc edüp bir âdem bir âdemden dilgîr olmak ihtimâli yokdur. Herkesde safâ-yı hâtır vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327a ·
metinde göster ·
… e ne kadar Ka‘be'de oturursa ol kadar umre ede kim hiç ârâm etmeye. Eğer murâdı
hac
savâbı kâr edem derse gücü yetdikde umre etsün, dilerse hiç etmesin.
Ammâ Mîne bâzârında kurbân edüp tırâş olup esbâbın geydükden sonra gelüp tavâf-ı ziyâret etdükde umreye varmak câ'iz değil idi. Ammâ bu tavâf-ı ziyâretde ne kadar Ka‘be'de oturursa ol kadar umre ede kim hiç ârâm etmeye. Eğer murâdı hac savâbı kâr edem derse gücü yetdikde umre etsün, dilerse hiç etmesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… î‘i fukahânın kavli bunun üstünedir kim bu tavâf-ı sadrda ya‘nî tavâf-ı vedâ‘da
hac
tamâm olur. Ammâ kuvvet [ü] kudretim var, murâdım dahi hac savâbı kazanmakdır, …
Bu tavâf-ı sadrdan sonra cemî‘i fukahânın kavli bunun üstünedir kim bu tavâf-ı sadrda ya‘nî tavâf-ı vedâ‘da hac tamâm olur. Ammâ kuvvet [ü] kudretim var, murâdım dahi hac savâbı kazanmakdır, dersen hemân durma, eğer râkiben eğer piyâde umre eyle.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… a‘nî tavâf-ı vedâ‘da hac tamâm olur. Ammâ kuvvet [ü] kudretim var, murâdım dahi
hac
savâbı kazanmakdır, dersen hemân durma, eğer râkiben eğer piyâde umre eyle.
Bu tavâf-ı sadrdan sonra cemî‘i fukahânın kavli bunun üstünedir kim bu tavâf-ı sadrda ya‘nî tavâf-ı vedâ‘da hac tamâm olur. Ammâ kuvvet [ü] kudretim var, murâdım dahi hac savâbı kazanmakdır, dersen hemân durma, eğer râkiben eğer piyâde umre eyle.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
savâbıdır. Ve yedi kerre Safâ ve Merve'ye varup sa‘y eylemek bir hac savâbıdır. …
Umreye varup gelmek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Safâ ve Merve'ye varup sa‘y eylemek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Ka‘be'yi tavâf eylemek bir hac savâbıdır. Hemân cidd [ü] cehd eyle kim niçe Ka‘be savâbları kâr edesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… gelmek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Safâ ve Merve'ye varup sa‘y eylemek bir
hac
savâbıdır. Ve yedi kerre Ka‘be'yi tavâf eylemek bir hac savâbıdır. Hemân cidd [ …
Umreye varup gelmek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Safâ ve Merve'ye varup sa‘y eylemek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Ka‘be'yi tavâf eylemek bir hac savâbıdır. Hemân cidd [ü] cehd eyle kim niçe Ka‘be savâbları kâr edesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
Umreye varup gelmek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Safâ ve Merve'ye varup sa‘y eylemek bir hac savâbıdır. Ve yedi kerre Ka‘be'yi tavâf eylemek bir hac savâbıdır. Hemân cidd [ü] cehd eyle kim niçe Ka‘be savâbları kâr edesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… vâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna
hac
savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altu …
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… esin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup
hac
etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi a …
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ
hac
tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve …
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… üp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile
hac
kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·
… i Hudâ (---)(---) vilâdet-i Resûl'den sonra sene 40 târîhinde ba‘s-i nebî olup
hac
[[(---) (---) (---)]] oldu, deyü tahrîr etmemişlerdir.
Ve bu lâciverd kubbenin altında diyâr-ı İslâmdan gelen niçe bin huccâcın hây hûyundan şehr-i me‘âd-ı Mekke gulgule ve velvele ile nûr (---)(---)(---) olunup Beytullâh-ı mükerreme nûrun alâ-nûr iken firdevs (---)(---)(---) oldu. Hamd-i Hudâ (---)(---) vilâdet-i Resûl'den sonra sene 40 târîhinde ba‘s-i nebî olup hac [[(---) (---) (---)]] oldu, deyü tahrîr etmemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a ·
metinde göster ·
… ı yâbisde vâki‘ olmağile ahâlî-i Mekke mütemekkin olmak mümkin olmamağın edâ-yı
hac
edüp herkes vatanına müteveccih olurlardı. Hattâ Hazret-i Ömer hilâfetinde ba‘d …
İhvân-ı bâ-vefâya pûşîde olmaya kim şehr-i Mekke yedi cebel-i sengistân mâbeyninde bir arz-ı yâbisde vâki‘ olmağile ahâlî-i Mekke mütemekkin olmak mümkin olmamağın edâ-yı hac edüp herkes vatanına müteveccih olurlardı. Hattâ Hazret-i Ömer hilâfetinde ba‘de edâ’i'l-hac nâdîler nidâ edüp mücâveret murâd edinen kimesneleri Mekke'den nefy ederlerdi. Niçe divel-i mülûkde bu hâl Y 355b üzre hac edüp bir ferd mücâvir olamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355a–Y355b ·
metinde göster ·
… kimesneleri Mekke'den nefy ederlerdi. Niçe divel-i mülûkde bu hâl Y 355b üzre
hac
edüp bir ferd mücâvir olamazdı.
İhvân-ı bâ-vefâya pûşîde olmaya kim şehr-i Mekke yedi cebel-i sengistân mâbeyninde bir arz-ı yâbisde vâki‘ olmağile ahâlî-i Mekke mütemekkin olmak mümkin olmamağın edâ-yı hac edüp herkes vatanına müteveccih olurlardı. Hattâ Hazret-i Ömer hilâfetinde ba‘de edâ’i'l-hac nâdîler nidâ edüp mücâveret murâd edinen kimesneleri Mekke'den nefy ederlerdi. Niçe divel-i mülûkde bu hâl Y 355b üzre hac edüp bir ferd mücâvir olamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355a–Y355b ·
metinde göster ·
edüp bir sene deryâ-misâl askerile şehr-i Mekke'de mücâvir kalup beyne'l-Abbâs …
Tâ ki Âl-i Abbâsiyân hilâfetinde Hârûnü'r-Reşîd'in Sittiye ehli Zübeyde Hâtûn farîza-i nüsük-i Beytullâh edâ-yı hac edüp bir sene deryâ-misâl askerile şehr-i Mekke'de mücâvir kalup beyne'l-Abbâs ve'l-Ebtah bir cebel vardır kim cebel-i Arafât'ın cânib-i şarkîsi ve şimâli mâbeynine vâki‘ olmuşdur, Cebel-i Mehîb derler, anda bir uyûn-ı câriye var idi, anı Zübeyde Hâtûn niçe bin kûhken Ferhâdlar ile ol cebel-i âlîyi dere ve depeyi nakb edüp niçe uyûnlar zâhir olup cümlesin bir yere cem‘ edüp ilm-i hendese üzre o uyûn-ı zülâlin cereyânına göre ol kûh-ı bâlâları Ferhâdî külünkler ile lağımlar ederek ve ba‘zı yerlerin üstâd bennâlar kârgîr Horasânî ile binâ ederek cebel-i Arafât'a getirdiler. Anda iki bürke-i azîmler binâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355b ·
metinde göster ·
savâbı olmak üzre telbiye ederek Ka‘be-i şerîfi yedi kerre tavâf etdirüp Bâb-ı …
Tâbûtları dörd ayaklı cânib-i erba‘ası parmaklı tûlânîce bir nerdübân-misâl bir tâbûtdur, üstüne siyâh Ka‘be örtüsü ile setr edüp cümle cemâ‘at ile meyyitin önüne düşüp deff-i bî-cilcile çalarak Abbasî alemlerin açarak "Lâ ilâhe illallâh" sadâsına rehâ buldurarak Ka‘be-i şerîf haremine girdikde cümle ehl-i mevtâ "Allâhümme lebbeyk" deyüp telbiye ederek meyyiti Altun Oluk altına koyup mü’ezzinler "Cenâze namâzına" deyü nidâ edince nısfu'l-leyl ise dahi Ka‘be-i şerif ehl-i tavâfdan hâlî değildir, mâ-fevkında kerrûbiyân bile tavâfdadır, cümle cemâ‘at hâzır olup kânûn-ı Muhammedî üzre salât-ı cenâzeyi edâ edüp meyyitin ihvân-ı bâ-vefâları tâbûtu omuzlarına alup Ka‘be-i şerîfi bir hac savâbı olmak üzre telbiye ederek Ka‘be-i şerîfi yedi kerre tavâf etdirüp Bâb-ı Cenâyiz'den yâhûd Bâb-ı Safâ'dan çıkarup sa‘y-i Safâ ve Merve sûkundan güzer etdirüp deff [u] kudüm ile cümle halk "Lâ ilâhe illallâh" diyerek şenlik ve şâdumânlık ederek garâfe-i şühedâ olan Mu‘allâ mezâristânında defn edüp imâm telkîn edüp herkes hânesine müteveccih olup ol mevtâ "Zayf-i İlâh-ı Rabbi'l-âlemîn" olup vâsıl-ı Hudâ olur. Rahmetü'llâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360b ·
metinde göster ·
… âsıyla ziyâret-i Beytullâh tavâf edüp bile tavâf eden ihvânları tavâf etdikleri
hac
savâbın ol merhûma hibe edeler. Bilâ-şübhe ehl-i cennetdir.
Hâsıl-ı kelâm mevtâya bu ri‘âyet bir diyâr halkına mahsûs değildir. Müjde ol câna kim Mekke'de merhûm olup ba‘de'l-fevt cümle ahibbâsıyla ziyâret-i Beytullâh tavâf edüp bile tavâf eden ihvânları tavâf etdikleri hac savâbın ol merhûma hibe edeler. Bilâ-şübhe ehl-i cennetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360b ·
metinde göster ·
… eccih oldular. Hakîr dahi Mısır huccâcı ile Mısır tarafına gitmeğe seyâhat için
hac
etmeğe Hüseyin Paşa efendimizden me’zûn Y 367a olup yüz filori ve yedi deve i …
Ol gün Medîne huccâcı Medîne'ye müteveccih oldular. Hakîr dahi Mısır huccâcı ile Mısır tarafına gitmeğe seyâhat için hac etmeğe Hüseyin Paşa efendimizden me’zûn Y 367a olup yüz filori ve yedi deve ihsân eyleyüp Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya mektûblar verüp Mısır emîrü'l-haccı olan Özbek Beğ'e ve Yeniçeri Serdârı Kayseriyyeli İbrâhîm Ağa'ya ve şerîf Çavuş'a ve Âsitâne Kulkethudâsı Burunsuz Ahmed Ağa'ya hakîri ve etbâ‘ımızı selâmetle Mısır vâlisi olan Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya vâsıl eylemeleriyçün tenbîh [ü] te’kîdler edüp dest-bûslarıyla ve du‘â-yı hayırları ile şerefyâb olup vedâ‘ edüp mufârakat eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366b–Y367a ·
metinde göster ·
… stehabbât sünnetden bir şart nâkıs olmamışdır. Allâhu a‘lem ve-resûluh. Böylece
hac
edenin haccı sahîhdir. İnşâ’allâhü ta‘âlâ, ve's-selâm. Tilâvet edenler ve istim …
Dahi ziyâde şurût [u] kuyûdların tahrîr eylesek bir mücelled kitâb olur. Ammâ hakîr ümmî âdemlere elzem-i levâzımından alâ mâ-farazallâh üzre tahrîr etdik. Ferâ’iz-i hacdan ve vâcibât mustehabbât sünnetden bir şart nâkıs olmamışdır. Allâhu a‘lem ve-resûluh. Böylece hac edenin haccı sahîhdir. İnşâ’allâhü ta‘âlâ, ve's-selâm. Tilâvet edenler ve istimâ‘ eden cânlar rûhiyçün, pîr [ü] perverlerimız ve üstâdlarımız ve hukûk-ı vâlideyn rûhiyçün, Allâh rızâsıyçün Fâtiha.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y367a ·
metinde göster ·
dahi cümle askeri ile bir yaylım tüfeng ve altı pâre top şenliği edüp vâdî-i Ez …
Emîr-i hac dahi cümle askeri ile bir yaylım tüfeng ve altı pâre top şenliği edüp vâdî-i Ezlem bârûd-ı siyâh dûdundan yevm-i muzlim olur. Ve kol kol nâdîler nidâ edüp iki gün tekâ‘üd fermân olunur. Anda Ezlem askeriyle gelen on bin deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât metâ‘ların ve etrâf kurâlarında olan Urbânlar dahi metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim bir yem bir paraya ve bir vukıyye beksumât iki paraya olup çöl ü çölistan ve berr [ü] beyâbândan gelmiş aç susuz ve devesi kalmış huccâc tâze cân bulurlar. Ve eyle bâzâr olur kim gûyâ şâm'ın Müzeyrib kal‘ası bâzârıdır kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·
… âr sağında üç katâr solunda salma develeri gidüp bu şâm huccâcının sağın emîr-i
hac
Kudüs ve Nâbulus askeriyle kuşadup sol cânibin şâm askeri kuşadup gece ve gündü …
Ammâ bu rada ta‘bîr etdiğimiz istirâhatler şâm'ın gidişinde olmaz. Zîrâ dâ’imâ şâm yolu emn [ü] emân değildir. Arab aşkıyâsı firâvândır. Ammâ şâm yolu vâsi‘ yayla ve sahrâlı yollardır. Dörd katâr taht-ı revânlar iki cânibinde dörder katâr mahâfeler ve üç katâr sağında üç katâr solunda salma develeri gidüp bu şâm huccâcının sağın emîr-i hac Kudüs ve Nâbulus askeriyle kuşadup sol cânibin şâm askeri kuşadup gece ve gündüz giderler. Zîrâ konakları gâyet uzakdır. Hemân namâzların kılup yine giderler. Ammâ suları lezîzdir. Ve yolları sahrâlardır. Ammâ dönüşde anlar dahi rada ede ede giderlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·
… rdır. Ammâ emn [ü] emân vardır. Mısır huccâcın yedi bölük askeri kuşadup emîr-i
hac
kethudâsı ve Çerâkise askeri sağda ve emîr-i hac askeri ile dündâr ve sipâh ve …
Ammâ Mısır yolları kayalı ve dereli ve depeli ve acı sulu yollardır. Ammâ emn [ü] emân vardır. Mısır huccâcın yedi bölük askeri kuşadup emîr-i hac kethudâsı ve Çerâkise askeri sağda ve emîr-i hac askeri ile dündâr ve sipâh ve gönüllü solda ve müstahfızân ve azebân ve topçıyân hazîne ve toplar ile cümle pür-silâh mîrî heccân ve kısrak develer üzre giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·