… âhir Cem Şâh münhedim olup Mısır'da Sultân Kalavan'a firâr edüp andan gemi ile
hacca
giderken telattum-ı deryâ ile diyâr-ı Yemen ve Aden'e düşüp andan Veys el-Karan …
Ve bu şâhid-i âdildir kim kaçan kim Bâyezîd-i Velî hilâfetde iken karındaşı Cem Şâh ile Karaman Sahrâsı'nda iki şehzâde-i âzâde birbirleriyle çirkâb-ı dünyâ içün bir ceng-i azîm edüp âhir Cem Şâh münhedim olup Mısır'da Sultân Kalavan'a firâr edüp andan gemi ile hacca giderken telattum-ı deryâ ile diyâr-ı Yemen ve Aden'e düşüp andan Veys el-Karanî hazretlerin ziyâret edüp andan Yemen huccâcıyla hacc edüp andan yine Mısır'a gelüp andan keştî ile Rodos'da Malta'ya gelüp andan Fransa diyârında büyük vâlidesine gelüp mu‘azzez ü mükerrem pâdişâh-ı vakt olup üç yüz müselmân tevâbi‘iyle ayş [u] nûşda ve sayd [u] şikârda henüz şehzâde-i âzâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… kırcıbaşı olup Rûmeli eyâleti ile Malta üzre serdâr olup bî-feth geldikde 48a
hacca
gidüp anda vefât edüp bu hakîr'in pederi defn etdi.
Vezîr Mustafâ Paşa: Hâlid ibn Velîd neslindendir. Şemsî Paşa'nın karındaşıdır kim andan mihterdir. Haremde neşv [ü] nemâ bulup çakırcıbaşı olup Rûmeli eyâleti ile Malta üzre serdâr olup bî-feth geldikde 48a hacca gidüp anda vefât edüp bu hakîr'in pederi defn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b–48a ·
metinde göster ·
… mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî'ye beş yüz altun verüp "Durma
hacca
git" derler.
İbrâhîm Hân dahi gürbüz tüvânâ er, birbiriyle küşte-gîrlik ederken cellâdın bir huddâmı dahi yetişüp İbrâhîm Hân'ın cân evine bir diz bendi urup cân havlinde iken Kara Alî kemendbâzlık edüp şâkirdi hayâkârlık edüp ol an sene 1058 mâh-ı Receb'in 29 nuhûset gününde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî'ye beş yüz altun verüp "Durma hacca git" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… n tokuzuncu gün yevm-i ahadde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî
hacca
firâr edüp na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın techîz u tekfînin edüp ammîsi Sultân Mustafâ m …
Hikmet iki kerre varmak müyesser olup âhir[i] mezkûr fetret mahallinde cezîre-i Girid'den feryâdcılık ile kul kethüdâsı Kara Murâd Ağa geldikde Murâd Ağa'dan bin kîse ve bu kadar şemmâme amber ve yetmiş tahta semmûr-ı bî-nûr kürk ve iki haseki câriye-i duhter-i pâkize-ahter taleb etdiler. Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına haber edüp cümle sipâh Atmeydânı'na ve cümle yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup guluvv-ı âm ile Allah Allah diyerek cümle asâkir-i İslâm yek-dil [ü] yek-cihet olup Sultân İbrâhîm Hân-ı mazlûmu sırça sarâyda haps edüp yerine ciğer-kûşesi Mehemmed Hân'ı pâdişâh edüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ bî‘at edüp Mehemmed Hân müstakil pâdişâh olup Mevlevî Koca Dervîş Mehemmed Paşa vezîria‘zam olup Kara Murâd Paşa yeniçeri ağası olup Tezkireci Vezîria‘zam Ahmed Paşa ihtifâ etdi. Ertesi ale's-sabâh Ahmed Paşa'yı (---)(---) hânesinde muhtefî bulup Koca Vezîr, Şehzâdebaşı'ndaki hânesinde ma‘nûken katl edüp ale's-seher leşini at hamalları Atmeydânı'na bırağup ol guluvv-i âmda Mülakkab oğlan püzevengi İslâmbol mollasın Yeni Câmi‘de ulemâ mâbeynine komayup "Vurun mel‘ûnu" dediklerinde Yeni Câmi‘ nerdübanları üzre askerî tâ’ifesi kılıç üşürüp pâre pâre ederek leşini Ahmed Paşa na‘şesinin yanına bırakdıklarında cümle asker dahi Ahmed Paşa'nın leşine kılıç üşürüp niçe bin pâre etdiklerinde "Hezârpâre Ahmed Paşa" derler. Cümle yağın dâ’-i devâdır deyü sızı içün semin ve semenin yağmâ edüp ân-ı sâ‘atde üstühânları kaldı. Ba‘dehû Cinci Hoca'yı katl edüp üç bin kîse mâlı kalup bu kadar mâl [u] emlâkin mîrîye zabt etdiler. Hattâ hakîre verdiği atı emîr-i ahûr tarafından su’âl etdiler. Hakîr aslâ vücûd vermeyüp ata binüp İslâmbol içre reftâr ederdim. Ba‘dehû cümle musâhib-i bed-hâhların kimin katl ve kimin nefy-i beled ve kimin azl-i ebed etdiler. Hattâ musâhibe avretlerden Şekerpâre Bola vâlidemiz şekilliyi Mısır'da İbrim'e nefy etdiler. Ve Melekî Bola'yı nefy edüp sâ’ir nisvânları ve sâhib-isyân-ı bed-hâhları Eski Sarây'a nefy edüp her bir hasekiyi birer vüzerâ ve a‘yân [u] eşrâfa verdiler. Ertesi ale's-sabâh alay-ı azîm ile Sultân Mehemmed Hân'ı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri ziyâretine götürüp anda kılıç kuşadup alay ile Mehemmed Hân'ı Edirnekapusu'ndan berü getürüp ecdâd-ı ızâmı Ebü'l-feth'i ve Sultân Bâyezîd-i Velî'yi, dedesi Sultân Ahmed Hân'ı ziyâret edüp sarây-ı âlîsinde hâs odada karâr etdi. Ertesi gün İslâmbol içre bir azîm velvele kopup "Bre Sultân İbrâhîm ırça sarâydan boşanmış, Bostâncı Ocağına varup dahl düşmüş. Cümle sarây halkı pâdişâhımızın uğurunda kırılup yine İbrâhîm Hân'ı pâdişâh ederiz" deyüp cümle ibâdullah silâhlanup Atmeydânı'nda niçe yüz bin âdem cem‘ olunca Abdürrahîm Efendi şeyhülislâm idi, andan fetvâlar alup Koca Mevlevî Vezîr ve Kara Murâd Ağa ve Emîr Paşa ve niçe iş erleri sırça sarâya varup Koca Vezîr Cellâd Kara Alî'yi hezârân deyenek ile ura ura sırça saraya koyup Cellâd Kara Alî Bismillah ile içeri sırça sarâya girince mazlûm İbrâhîm Hân "Cânım usta Alî, niye geldin" der. "Hünkârım! Cenâze namâzın kılmağa geldim" der. Hünkâr "Vallahi ben de kılarım. Yûsuf Paşa lalam Hanya'yı feth edüp geldikde sana öldürtdüm, namâzın kılmadım. İşte şimdi kılalım" dedikde hemân Cellâd Kara Alî, İbrâhîm Hân'a kelb-i akûr gibi sarılır. İbrâhîm Hân gürbüz tüvânâ er server-i hünerver olmağıla Kara Alî'yi alt edüp birbiriyle küşte-gîrlik ederken Kara Alî'nin bir şâkirdi mel‘ûn yetişüp İbrâhîm Hân'ın cân evine bir diz bendi urup İbrâhîm Hân cân havlinde iken Kara Alî kemend-bâzlığ [u] tîz-kârlık edüp yine şâkirdi hayâsına 371a sarılup ol ân sene 1058 târîhinin şehr-i Recebü'l-müreccebinin on tokuzuncu gün yevm-i ahadde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî hacca firâr edüp na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın techîz u tekfînin edüp ammîsi Sultân Mustafâ merhûmun türbe-i pür-envârında yan yana defn edüp Mehemmed Hân-ı Râbî‘ Rûm'a müstakil pâdişâh-ı cem-cenâb olup cihân âsûde-hâl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 370b–371a ·
metinde göster ·
… üp bu kal‘a-i Masis'i dahi berbâd edüp hâli üzre bırakdı. Bu şehrin dahı evsâfı
hacca
giderken cild-i (---)[de] mastûr [u] mevsûfdur.
İbtidâ bânisi Ebû Ca‘fer el-Mansûr'dur. Aşpanya la‘în alup bin çuka kârhânesi var idi. Ana göre niçe ammâristânı var idi. Ba‘dehû sene 891 târîhinde Bâyezîd-i Velî İşpanya elinden feth edüp râh-ı huccâcda bir dahi küffâr mutavattın olmasın içün kal‘asına azîm asker koyup imâr etdi. Âhir küffâr-ı İşpanya bin pâre gemi ile leb-i deryâda dest-i Âl-i Osmân'da olan kal‘aların cümlesin harâb u yebâb edüp bu kal‘a-i Masis'i dahi berbâd edüp hâli üzre bırakdı. Bu şehrin dahı evsâfı hacca giderken cild-i (---)[de] mastûr [u] mevsûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b ·
metinde göster ·
… l‘a içinde beş on hâne olup şekl-i murabba‘ bir küçücük dizdârsız kal‘a olduğu,
hacca
38b müteveccih olduğumuz sene cild-i (---) mizde mufassal tahrîr olunmuşdur. …
Sene (---) târîhinde güzelce Kâsım Paşa binâ etdüğü ve leb-i deryâdan bir top menzili ba‘îd bir püşte üzre nehr-i Rıtân ve nehr-i Tennûr kenarında Sayda eyâleti hükmünde subaşılık ve nihâyet olduğu kal‘a içinde beş on hâne olup şekl-i murabba‘ bir küçücük dizdârsız kal‘a olduğu, hacca 38b müteveccih olduğumuz sene cild-i (---) mizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Bu mahalde cümle guzât-ı müslimîn Akdeniz kenarına hayme vü hargâhların kurup meks etdiler. Bu menzilde Sayda-i Berût hâkimi beş bin asker ile imdâda gelüp meks etdi. {Mukaddemâ ulaklığla Âsitâne'den geldiğimizde paşa efendimiz Sayda-i Berût kal‘aları teftîşin ihsân edüp bu mahalde Sayda hâkiminden iki bin esedî hizmet aldık}. Ve bir gün yine Sıfet hâkimi Na‘lbend Alî Ağa üç bin asker ile gelüp leb-i Deryâ-yı Sefîd'de meks edüp çarhacı ta‘yîn olundu. Andan leb-i deryâ ile iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a–38b ·
metinde göster ·
… eyü alay çavuşları tenbîh eylediler. Bu şehr-i azîmin dahi evsâfın ale't-tafsîl
hacca
gitdiğimiz sene cild-i (---) de cemî‘i imâratı ve bânîsi ve vâlîsi ve kal‘a-i â …
Bu şehre dâhil olurken cemî‘i ahâlî-i Haleb deryâ-misâl olup paşanın alay-ı istikbâline çıkup niçe şâhrâhlar üzre pâyendâzlar edüp paşa Haleb kal‘ası hâricinde Hünkâr Sarâyı'nda meks edüp "On gün tekâ‘üddür" deyü alay çavuşları tenbîh eylediler. Bu şehr-i azîmin dahi evsâfın ale't-tafsîl hacca gitdiğimiz sene cild-i (---) de cemî‘i imâratı ve bânîsi ve vâlîsi ve kal‘a-i âlîsi ve a‘yân [u] eşrâf-ı ahâlîsi bir kerrâs hat ile ta‘rîf ve tavsîf olunmuşdur. Ammâ bu gelişimizde Kevâkibîzâde Efendi'den Halebü'ş-Şehbâ hakkında bu eş‘âr-ı pâkîze-güftârı istimâ‘ edüp bu mahalle tahrîr olundu kim ol şi‘r-i belîğ budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51b ·
metinde göster ·
… ve yatsa ve kalksa "Yâ Muhammed, Yâ Alî!" derler ve niçe bin Kızılbaş her sene
hacca
niyyet edüp niçe bin altun harc edüp şedd-i rihal çekerek Hazret-i Alî ve İmâm …
Hulâsa-i kelâm Alî hakkında niçe bin gûne ta‘rîf ü tavsîf etmişlerdir. Ammâ kavm-i Acem yüz mücelled kitâb kesret-i muhabbetlerinden "Hazret-i Alî peygamberdir." deyü Kelâm-ı Alî cem‘ edüp "Kâle Hazret-i Alî sallallahu aleyhi ve sellem" derler. Peygamber değildir desek "Cibril-i Emîn şaş getiripdir yohsa nübüvvet Hazret-i Alî'nin hakkı idi." deyü zu‘m-ı bâtıla düşmüşlerdir. Ve cümle teberrâî ve melâhide ve Kalenderî râfizîler otursa ve dursa ve yatsa ve kalksa "Yâ Muhammed, Yâ Alî!" derler ve niçe bin Kızılbaş her sene hacca niyyet edüp niçe bin altun harc edüp şedd-i rihal çekerek Hazret-i Alî ve İmâm Hüseyin'i ziyâret edüp "Hacc-ı ekbereyn etdim." deyü avdet edüp vatanına gider ammâ âsitâne-i Hazret-i Alî'ye bir kerre yüz süren elbette birkaç kerre dahi gelüp ziyâret kasd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355b ·
metinde göster ·
… m bu kal‘a-i Tokat'dan firâr edüp Mısır'da Sultân Berkuk Çerâkizîye varup andan
hacca
vardıkda beri tarafda Timur Hân da bî-nûr olup merhûm olunca Yûsuf Celayir yine …
Âhirü'l-emr Timur Hân Yıldırım Hân'ı münhezim edüp Yıldırım Hân Timur'un hapsinde demir kafes içre hummâ-yı muhrikden merhûm olıcak Yûsuf Celayir şâh şûm u uşûm bu kal‘a-i Tokat'dan firâr edüp Mısır'da Sultân Berkuk Çerâkizîye varup andan hacca vardıkda beri tarafda Timur Hân da bî-nûr olup merhûm olunca Yûsuf Celayir yine kendi diyârına gidüp hükûmetde olup Timur Hân'ın üç evlâdların katl edüp Yıldırım Hân'ın intikâmın aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20a ·
metinde göster ·
gelmeği kabûl etmeyüp ‘Yolumda bu kadar âsî pâdişâhlıklar vardır. Emn-i tarîk o …
"Yâ Emîre'l-mü’minîn cümle alâ mâ farazallâhı kabûl edüp ‘Allâh bir peygamber hak’ dedi, ammâ hacca gelmeği kabûl etmeyüp ‘Yolumda bu kadar âsî pâdişâhlıklar vardır. Emn-i tarîk olmamak ile hacca gidemem’ deyü özürler etdi ve zekerin kesüp sünneti dahi kabûl etmeyüp ‘Bu sinn-i sâlimde bu şiddet-i şitâ vilâyetde zekerim kesersem teşeniş olurum’ deyü özür edüp kaldı. Biz dahi ‘Bunların biri nâkıs olsa dürüst müselmân olmazsın’ deyüp gazaba gelüp gitdim."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132a ·
metinde göster ·
… bûl etmeyüp ‘Yolumda bu kadar âsî pâdişâhlıklar vardır. Emn-i tarîk olmamak ile
hacca
gidemem’ deyü özürler etdi ve zekerin kesüp sünneti dahi kabûl etmeyüp ‘Bu sinn …
"Yâ Emîre'l-mü’minîn cümle alâ mâ farazallâhı kabûl edüp ‘Allâh bir peygamber hak’ dedi, ammâ hacca gelmeği kabûl etmeyüp ‘Yolumda bu kadar âsî pâdişâhlıklar vardır. Emn-i tarîk olmamak ile hacca gidemem’ deyü özürler etdi ve zekerin kesüp sünneti dahi kabûl etmeyüp ‘Bu sinn-i sâlimde bu şiddet-i şitâ vilâyetde zekerim kesersem teşeniş olurum’ deyü özür edüp kaldı. Biz dahi ‘Bunların biri nâkıs olsa dürüst müselmân olmazsın’ deyüp gazaba gelüp gitdim."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132a ·
metinde göster ·
… gâyet ankâ bâzergânlar olup mâllarının zekâtların vermeyüp kuvveti olanlar aslâ
hacca
gitmeyüp garîbü'd-diyârlara ve fukarâ ve mesâkîn ve zu‘afâlara ri‘âyet ve ikrâm …
Ahâlîsi gâyet ankâ bâzergânlar olup mâllarının zekâtların vermeyüp kuvveti olanlar aslâ hacca gitmeyüp garîbü'd-diyârlara ve fukarâ ve mesâkîn ve zu‘afâlara ri‘âyet ve ikrâm etmeyüp müsâfir katlanmaz olup hisset ü denâ’etlerinden kapularını kapayup ulemâ ve sulehâ ve gurebâlardan yüzlerin saklar oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137b ·
metinde göster ·
… le bunun evkâfıdır. Yaz u kış çayır ve çemeni eksik değildir. Cümle şâmlının ve
hacca
giden huccâc-ı müslimînin ve paşanın cemî‘i hayvânâtları bunda çayırlar bir mah …
Ve bu hayrâtın cânib-i erba‘asındaki çemenzâr sahrâ-yı merâ‘îler cümle bunun evkâfıdır. Yaz u kış çayır ve çemeni eksik değildir. Cümle şâmlının ve hacca giden huccâc-ı müslimînin ve paşanın cemî‘i hayvânâtları bunda çayırlar bir mahsûldar hâmûndur. Ve hevâsı sehîldir, kışı katı olmaz. şâm'ın cümle odunu ve kömürü bu Kunaytıra dağlarından gelir, azîm ormanlıkdır. Bu ormanlıkların içinden refîklerimiz ile meşeyistân içre Kunaytıra'dan cânib-i kıbleye 5 sâ‘atdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238b ·
metinde göster ·
varup gelince kırk dörd bin guruş şâm hazînesinden masrûfları olur. Ve her âdem …
Ve bin beş yüz müsellah ve müretteb yerli yeniçerisi vardır. Ammâ on bin asker-i güzîde olur. Gâyet ankâ kuldur. Beher sene emîr-i hac ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün kilar emîni ve habbu'r-rummân çavuşu ta‘yîn olunup hacca varup gelince kırk dörd bin guruş şâm hazînesinden masrûfları olur. Ve her âdeme mîrîden birer kısrak verirler. Ba‘zına heccân ve mahâfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y240b ·
metinde göster ·
… de on beş gün tamâm meks edüp mümkün olduğu mertebe evsâf-ı şerîfin tahrîr edüp
hacca
azîmet etme tedârüklerin görmeğe mübâşeret etdik, Hudâ Y 257b âsân ede.
şâm-ı şerîfe bu gelişimizde on beş gün tamâm meks edüp mümkün olduğu mertebe evsâf-ı şerîfin tahrîr edüp hacca azîmet etme tedârüklerin görmeğe mübâşeret etdik, Hudâ Y 257b âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257a–Y257b ·
metinde göster ·
… er kamer tal‘at bâkire nâzenînler olur kim âdemin aklı perîşân olup niçe huccâc
hacca
gitmeden fârig olayazdılar. Zîrâ bu Havran Hûrân'dan galatdır. Hazret-i Âdem bu …
Ve bu Küteybe etrâfında olan karyelerde ol kadar mahbûbe pençe-i âfitâbe perî-peyker kamer tal‘at bâkire nâzenînler olur kim âdemin aklı perîşân olup niçe huccâc hacca gitmeden fârig olayazdılar. Zîrâ bu Havran Hûrân'dan galatdır. Hazret-i Âdem bunda sâkin olup dihkânî ya‘nî ekinci san‘atıyla kifâflanırken tenâsül-i kesîre olsun içün izn-i Hak ile ikiz ikiz müştak olan evlâdları birbirinden ayırup gayrısıyla müştak olana verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a içre elli neferât hâneleri ve bir câmi‘i ve bir hammâmcığı var, ammâ çârsû-yı bâzârdan Y 260a alâmet yokdur. Ve kal‘a içinde cümle mahzenlerdir. Paşaların ve emîrü'l-haccın ve kilar emîninin ve'l-hâsıl cümle hacca gidecek mâl-ı mîrî gılâl ve sâ’ir tüccârın me’kûlât [u] meşrûbât metâ‘ları bunda beş altı ay mukaddem mahzen mahzen leb-ber-lebdir. Ve cümle huccâc-ı müslimîn bu kal‘anın dibinde cereyân eden nehr-i Hürreyân'dır kim cânib-i şarkda Busrâ dağlarından gelüp cânib-i garba cereyân ederek Minye buhayresine mahlût olur. Huccâc bu nehri cisirden ubûr edüp karşu cânibde bu nehir kenârında Hüseyin Paşa hazretleri otağın kurup meks edüp sâ’ir huccâc-ı müslimîn dahi kol kol hayyâmâtları ile meks etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b–Y260a ·
metinde göster ·
… 18b⟧ şerîfde iken bir yârânımız İslâmbol'dan bir mûğpîçe huddâm ile şâm'a gelüp
hacca
gitdi. Medîne-i münevvereye vardığı sâ‘at gulâmı bilüp pâre pâre etdiler. Ol ki …
Eşedd-i azab-ı elîm ile her gün birin katl edüp ibret-i âlem eder. Lâşe-i murdârların zikri sebkat eden (---)(---)(---) Cebelü'l-‘Ayr ya‘nî Cehennem dağıdır. Ba‘de Hicreti'n-nebeviyye bu Medîne-i münevvereye küffâr kademi basmamışdır. Ammâ (---)(---)(---) Hamd-i Hudâ mu‘cize-i Resûlullâh ile girîbânların ele verüp katl olundular. İlâ-hâze'l-ân Mekke ve Medîne-i münevvereye'ye (---)(---)(---)millet-i Mesîhiyye ve Mûseviyyeden milel-i muhtelifesi yokdur. Hattâ hakîr şâm-ı Q 118b şerîfde iken bir yârânımız İslâmbol'dan bir mûğpîçe huddâm ile şâm'a gelüp hacca gitdi. Medîne-i münevvereye vardığı sâ‘at gulâmı bilüp pâre pâre etdiler. Ol kimesneyi dahi gâyib etdiler. Bu dahi mu‘cize-i Resûlullâhdır kim karîbü'l-ahd olmağile ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y285b ·
metinde göster ·
… gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik cinâye kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız
hacca
niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyeti böyle tilâvet olunur.
Ve esbâbın bir yerden geydiğiyçün bir cinâye kurbân ede. Ve eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzım gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik cinâye kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız hacca niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyeti böyle tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
Menzil-i Vâdî-i Fah: Hüseyin Paşa serâperde-i Hüseynîsinde ber-karâr olup (---)(---)(---)(---) âb-ı hayât kuyular vardır. Ve ba‘zı zâviye ve türbe ve sebîller vardır. Ve besâtîn (---)(---)(---)(---) Ka‘be-i şerîfe bir gün evvel cân atup gitdiler. Paşa hazretleri otağında (---)(---)(---)(---) sekizinci gün yevm-i arefeden iki gün mukaddem Mekke-i mükerremeye dâhil olduğundan (---)(---)(---)(---) bu mahalde meks olunup kırk koyun ve yedi deve dahi kurbân etdi. Zîrâ Q 128a cümle huccâc bu sene hacca yetişmeden me’yûs olmuşlardı. Hamd-i Hudâ ihtimâm-ı himmet-i tâmm-ı Hüseyin Paşa ile iki gün mukaddem vâsıl olundu. Hazâ min-fazlı rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y310a ·
metinde göster ·
… yedi bölük ağaları ve sâ’ir erbâb-ı dîvân eşbehleri gelüp paşa kethudâsı emîr-i
hacca
bir sîm zeynli ve sîm rikâblı ve murassa‘ topuzlu ve müzehheb ü mutallâ ve musa …
Mastaba-i İbrâhîm Ağa: Bir sahrâda kârgîr binâ bir soffa-i ra‘nâ-i musallâ-i zîbâdır. Cümle huccâc bu mahalli ubûr edüp kimi bürkede meks eder, kimi tâ Mısır'a gider. Ammâ Emîrü'l-hac bu mastabaya vakt-i şâfi‘îde gelüp sahâbesin kurup meks eder. Ve cümle asâkiri alay âlâtları ile âmâde olup Mahmil-i şerîf'i dahi tezyîn ederler. Ba‘de salât-ı fecr ezânları tilâvet olunup edâ-yı salât olundukda Mısır tarafından bir azîm asker ile emîrü'l-hac istikbâline çavuşlar kethudâsı ve müteferrika başı ve'l-hâsıl yedi bölük ağaları ve sâ’ir erbâb-ı dîvân eşbehleri gelüp paşa kethudâsı emîr-i hacca bir sîm zeynli ve sîm rikâblı ve murassa‘ topuzlu ve müzehheb ü mutallâ ve musanna‘ rahtlı bir at hedâyâ çeküp dîvân efendisi ile ma‘an emîrü'l-hacca bu mastaba üzre buluşup cümle a‘yân-ı Mısır ile görüşüp tahte'l-kahveler tenâvül olunup şedd-i rıhal sûrlarına demler urulup andan emîr-i hac kethudâ hedâyâsı olan küheylâna süvâr olup alay-ı azîm ile mehterhânesin çalarak huccâcın gerisin alarak paşa kethudâsıyla ve sâ’ir umerâ-i Mısır ile at başı berâber olup Dâr-ı Hamrâ nâm konakdan altı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386b ·
metinde göster ·
… tibiri ile ganîmet ederler. Hattâ pâdişâhları May Sencâlüddîn bin deve mâliyle
hacca
gitmek içün Mısır'a geldikde hakîr mülâkat olmak müyesser oldu. Nâ-mahreme avre …
Gâyet sünnî Hanbeliyyü'l-mezheb melikdir ve kavmi dahi kezâlik mü’min ü muvahhid kavimdir. Pâdişâhlarına "Mây" derler. Meselâ Mây Sencal, Mây Abbâs ve Mây Sâdık. Sultân yerine mây derler. Sikkeleri yokdur, akçe yerine katır boncuğun Mısır'dan getürüp tibir alırlar. Melikleri ve nisvânları incü yerine başlarına katır boncuğun zeyn ederler. Her sene huccâcı, Mısır'a sekiz ayda çöl aşarak gelürler, ammâ Mısır'ı altun tibiri ile ganîmet ederler. Hattâ pâdişâhları May Sencâlüddîn bin deve mâliyle hacca gitmek içün Mısır'a geldikde hakîr mülâkat olmak müyesser oldu. Nâ-mahreme avret gibi yüzün gözlerin setr edüp yüzü koyu uzanup yerde yatup eyle kelimât Y 33a eder esmerü'l-levn bir âdem idi. Hacca gidüp gelürken Akabe'de ecel akabesine uğrayup mürûr edemeyüp Akabe'de eyle mestûr u mahbûs kaldı. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32b–Y33a ·
metinde göster ·
Gâyet sünnî Hanbeliyyü'l-mezheb melikdir ve kavmi dahi kezâlik mü’min ü muvahhid kavimdir. Pâdişâhlarına "Mây" derler. Meselâ Mây Sencal, Mây Abbâs ve Mây Sâdık. Sultân yerine mây derler. Sikkeleri yokdur, akçe yerine katır boncuğun Mısır'dan getürüp tibir alırlar. Melikleri ve nisvânları incü yerine başlarına katır boncuğun zeyn ederler. Her sene huccâcı, Mısır'a sekiz ayda çöl aşarak gelürler, ammâ Mısır'ı altun tibiri ile ganîmet ederler. Hattâ pâdişâhları May Sencâlüddîn bin deve mâliyle hacca gitmek içün Mısır'a geldikde hakîr mülâkat olmak müyesser oldu. Nâ-mahreme avret gibi yüzün gözlerin setr edüp yüzü koyu uzanup yerde yatup eyle kelimât Y 33a eder esmerü'l-levn bir âdem idi. Hacca gidüp gelürken Akabe'de ecel akabesine uğrayup mürûr edemeyüp Akabe'de eyle mestûr u mahbûs kaldı. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32b–Y33a ·
metinde göster ·
… üte‘allık bir yoldaşlarının da‘vâsı olsa bunların ma‘rifetiyle görülür. Yolları
hacca
yâ hazîneye serdâr olup kul kethudâsı olup andan sancak beği olur.
Andan aşağı hükûmet tercümânbaşınındır. Bu dahi şakîlerin azruhâllerin alup paşa huzûruna getürüp müdde‘[î] ve müdde‘[â] aleyh da‘vâ ederken bu tercümânlık eder. Kânûn üzre müteferrikabaşı olur. Elli tevâbi‘e mâlikdir. Ve yeniçeri ocağından başçavuşları ve azebân ocağından başçavuşları beş dîvânda mevcûd bulunup ocaklarına müte‘allık bir yoldaşlarının da‘vâsı olsa bunların ma‘rifetiyle görülür. Yolları hacca yâ hazîneye serdâr olup kul kethudâsı olup andan sancak beği olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y62a ·
metinde göster ·
… ü Bürketü'l-Hac: Hâlâ mutalsamdır. Havâssı oldur kim bu bürkeden bir tulum suyu
hacca
götürüp getirseler ve bir sene bir cerre içre hıfz etseler aslâ lezzetine tegay …
{On üçüncü Bürketü'l-Hac: Hâlâ mutalsamdır. Havâssı oldur kim bu bürkeden bir tulum suyu hacca götürüp getirseler ve bir sene bir cerre içre hıfz etseler aslâ lezzetine tegayyür gelmez. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133b ·
metinde göster ·
… ü's-sa‘âde ağaları ve gayrılar evâmir-i pâdişâhî ile gelüp terakkî isterler. Ve
hacca
giden ve İslâmbol'da hazîneye giden ve doğan ile giden ve Mekke ve Medîne'den n …
Ve gelen mahlûlâtı fürûht etmeyüp zabt ede. Zîrâ Âsitâne tarafından hatt-ı şerîfler ile mu‘tâk Dârü's-sa‘âde ağaları ve gayrılar evâmir-i pâdişâhî ile gelüp terakkî isterler. Ve hacca giden ve İslâmbol'da hazîneye giden ve doğan ile giden ve Mekke ve Medîne'den neccâblığile gelenlere ve sefere gidenlere ve ceb harclığına gidenlere ve baş dil getirenlere ve cebel müjdecilerine ve bunların emsâli niçe kimesnelere terakkî lâzımdır. Mahlûlât zabt etmek gerekdir kim senevî yedi bin akçe terakkî vermek kânûn-ı Selîm Hân'dır, cümle paşadan matlûbdur. Ekseriyyâ Mısır vezîrleri bu tarafından ve anbâr-ı Yûsuf'dan ve rûznâme kaleminden ve meksûr u müflis keşşâflara kâşiflik vermeden mezmûm u müttehem olurlar. Ve hîn-i azilde mâl-ı pâdişâhî ve terakkîler paşadan matlûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y192a ·
metinde göster ·
… rân gelüp paşanın çetr-i mülemmâ‘ı içre sandaliyyelerde karâr ederler. Ve cümle
hacca
me’mûr olunan çorbacılar ve serdârlar ve çavuşlar ve bayrakdârlar ve teberdârla …
Andan vakt-ı seherde cümle erbâb-ı dîvân ve ümerâ-yı Çerâkese ve mîrimîrân ve cümle emîrân gelüp paşanın çetr-i mülemmâ‘ı içre sandaliyyelerde karâr ederler. Ve cümle hacca me’mûr olunan çorbacılar ve serdârlar ve çavuşlar ve bayrakdârlar ve teberdârlar ve kılıcdârlar ve a‘yân u eşrâflar ve sahâbe sakkâbaşıları müsellah u müzeyyen ponçaklı ejder-i heft-ser-misâl tâvûsî develer serlerin keşîde kılup hicâzî heccânlar ile Kara Meydân fezâsı mâl-â-mâl benî âdem ve devâbât olup develeri gezdirirler. Ve her devede elli altmış hurde münakkaş bayraklar ile ve gûnâ-gûn sancağ u bayrağlar ile ve münakkaş mahâfe ve sandûka ve havuchâneler ile tezyîn olup deverân etdirirler. Ve taraf taraf tabl u nakâre ve nefîr ü kudüm ve kösler döğülüp (---)(---)(---) Kara Meydân kara donun çıkarup sürûr [u] şâdumân donun geyüp müzeyyen olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y199b ·
metinde göster ·
alâ-mele‘i'n-nâs teslîm etdi, ammâ emîr-i hac Kara Meydân'dan taşra mahmel-i şe …
Paşa (---)(---)(---) mahmel-i şerîfi emîr-i hacca alâ-mele‘i'n-nâs teslîm etdi, ammâ emîr-i hac Kara Meydân'dan taşra mahmel-i şerîfi çıkarınca Q 233aP 230a şeyh Merzûk-ı Kifâfî hazretleri tarîkının ser-çeşmesi şeyh Mustafâ Rûmî ile Seyyid Ahmed el-Bedevî meşâyihleri ve Burhânî tarîkında şeyh Rufâ‘î evlâdları emîr-i hacca sarılup cümle meşâyihûn emîr-i haccın elinden mahmel-i şerîfi alup devenin licâmın Merzûk-ı Kifâfî halîfesi şeyh Mustafâ çeker. Zîrâ cemî‘i meşâyihe ser-çeşme-i şeyhü'ş-şüyûhdur. Emîr-i hac mahmel-i şerîfi bu şeyh Mustafâ Rûmî'ye teslîm edüp alayile gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a ·
metinde göster ·
Paşa (---)(---)(---) mahmel-i şerîfi emîr-i hacca alâ-mele‘i'n-nâs teslîm etdi, ammâ emîr-i hac Kara Meydân'dan taşra mahmel-i şerîfi çıkarınca Q 233aP 230a şeyh Merzûk-ı Kifâfî hazretleri tarîkının ser-çeşmesi şeyh Mustafâ Rûmî ile Seyyid Ahmed el-Bedevî meşâyihleri ve Burhânî tarîkında şeyh Rufâ‘î evlâdları emîr-i hacca sarılup cümle meşâyihûn emîr-i haccın elinden mahmel-i şerîfi alup devenin licâmın Merzûk-ı Kifâfî halîfesi şeyh Mustafâ çeker. Zîrâ cemî‘i meşâyihe ser-çeşme-i şeyhü'ş-şüyûhdur. Emîr-i hac mahmel-i şerîfi bu şeyh Mustafâ Rûmî'ye teslîm edüp alayile gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a ·
metinde göster ·
… vhîd nûruyla pür-nûr olup kable'l-gurûb cümle fukarâ ile mahmel-i şerîfi emîr-i
hacca
teslîm edüp cümle meşâyihân emîr-i hac ile vedâlaşup herkes vatanına avdet eder …
Anıniçün mahmel-i şerîf sabâhdan Kara Meydân'dan çıkup vakt-i asırda Bâb-ı Nâsır'a gelüp ba‘dehu Âdiliyye'ye varup bir tevhîd [ü] tezkîr ederler kim Mısır'ın enderûn [u] bîrûnu tevhîd nûruyla pür-nûr olup kable'l-gurûb cümle fukarâ ile mahmel-i şerîfi emîr-i hacca teslîm edüp cümle meşâyihân emîr-i hac ile vedâlaşup herkes vatanına avdet ederler. Emîr-i hac dellâllar nidâ etdirüp üç gün Âdiliyye'de meks edüp levâzımâtların göreler, der. Bu tertîb üzre emîr-i hac alayı dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
… / Emîr-i hac ile ta‘yîn olunan askerin rûz-merre masrûfâtı içün ve yüz on günde
hacca
varup gelme masrûfâtı içün verilen hazîneyi beyân eder
Fasıl on sekizinci hazîne alayıEmîr-i hac ile ta‘yîn olunan askerin rûz-merre masrûfâtı içün ve yüz on günde hacca varup gelme masrûfâtı içün verilen hazîneyi beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204b ·
metinde göster ·
… murâd edinen Süveys'e geldikde iki günde Mısır'a dâhil olsa yüz günde Mısır'dan
hacca
varup gelmiş olur. Elhâsıl bu konakların herbirinde yevmiyye biner altun masrûf …
Ve yine otuz altı günde Mısır'a dâhil olurlar. Bu cümle yüz dörd gün olur, ammâ tekâ‘üdleri ile yüz on gün olur. Ammâ murâd edinen Süveys'e geldikde iki günde Mısır'a dâhil olsa yüz günde Mısır'dan hacca varup gelmiş olur. Elhâsıl bu konakların herbirinde yevmiyye biner altun masrûf olunmasıyçün yüz yigirmi bin altun dîvân-ı Mısır'da bağlanır kim emîrü'l-hac huccâc-ı müslimîne usret çekdirmeye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204b ·
metinde göster ·
askerî tâ’ifesiyçün ve me’kûlât [u] meşrûbâtlarının tahmîli içün bin deve alını …
Ve bir hazîne dahi emîr-i hacca askerî tâ’ifesiyçün ve me’kûlât [u] meşrûbâtlarının tahmîli içün bin deve alınır. Bin beş yüz alınsa huccâc-ı zevî'l-ihtiyâc râhat olurlardı. Zîrâ bu Ka‘be yolu demek deve kırılması yolu demeden ibâretdir. Ehl-i basîret olan bu Mekke râhın [[(---) (---) (---)]] süvâr olup Ka‘be'ye gitmeğe tevbe edüp kuvveti kudreti var ise at ile yâhûd piyâde [[(---) (---) (---)]] olursun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205a ·
metinde göster ·
Ammâ bu alayda ne hazîne ve ne paşalı askeri yokdur, ancak
hacca
me’mûr olan ne eşkâlde askerdir deyü yedi ocakdan ta‘yîn olunan askerler isbât- …
Ammâ bu alayda ne hazîne ve ne paşalı askeri yokdur, ancak hacca me’mûr olan ne eşkâlde askerdir deyü yedi ocakdan ta‘yîn olunan askerler isbât-ı vücûd ederek paşa huzûrundan ubûr ederler. Bâlâda evsâfları tahrîr olunan hazîne alaylarının üçüncü gün ale's-sabâh yedi ocakdan yetmiş âdem olduğundan bunlara Yetmişli derler. Ammâ Ka‘be râhı râh-ı mübârek olmağile ikişer yüz âdem yazılır. Tevâbi‘leri dahi ziyâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205a ·
metinde göster ·
… larına vâsıl olup Bâb-ı Vezîr'den taşra birden bine binden yüz bine cümle asker
hacca
gidecekleri göndermek içün atlanup bir alay-ı hâssu'l-hâs ederler kim ta‘bîr ol …
Andan yine alaylarına vâsıl olup Bâb-ı Vezîr'den taşra birden bine binden yüz bine cümle asker hacca gidecekleri göndermek içün atlanup bir alay-ı hâssu'l-hâs ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu alayda ancak Mısır vezîrinin on iki gümüş çevgânlı alay çavuşları alay tertîb etmek içün gelir. Andan gayrı cümle güzîde askerdir. Gayrı alaylara Mısır a‘yânının mâldâr ihtiyârları süvâr olmazlar, ammâ huccâca ri‘âyeten bay u gedâ cümle binüp bir alay-ı müzeyyen ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ammâ bu alayda küheylân Arabî kısraklar ve tâvûsî müzeyyen ponçaklar ile bezenmiş heccânlar ve nâkalar ve arâkalar ile gürûh gürûh asker ubûr eder. Andan ma‘lûmdur, bunlara hac askeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205b ·
metinde göster ·
serdâr olan yedi bölük serdârlarına ve çavuşlarına ve'l-hâsıl yetmiş aded ocak …
Ba‘dehu hacca serdâr olan yedi bölük serdârlarına ve çavuşlarına ve'l-hâsıl yetmiş aded ocak ağalarına hil‘at-ı fâhireler ihsân olunup emîr-i hacdan mâ‘adâ cümle hânelerine revâne olurlar. Emîr-i hac ile paşa ba‘de'lletî ve'lletâ ahvâl-i Mekke ve Medîne ve Yemen imâmı ahvâllerin ve şürefâ-yı bî-vefâ-yı pür-cefâları (---)(---)(---)(---)(---) emîrü'l-hac Medîne şeyhü'l-hareminin ve Mekke-i mükerreme şürefâlarının ve bizzât şerîf hazretlerinin ve gayrı a‘yân-ı Mekke'nin ve mollâ (---)(---)(---) sının mekâtîb arzların paşaya verüp Kara Meydân'daki otak dîvânında kırâ’at olunup mefhûmu cümlenin ve paşanın ma‘lûmları oldukda (---)(---)(---) paşa defterdâra ve rûznâmecilere hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y210a ·
metinde göster ·
gidüp gelince vezîri binâ etmişdir. Nazîri Mısır'da ve Medâyin'de yokdur. Evc-i …
Sultân Kayıtbay hacca gidüp gelince vezîri binâ etmişdir. Nazîri Mısır'da ve Medâyin'de yokdur. Evc-i âsumâna ser çekmiş bir kubbe-i nakş-ı bûkalemûn zâviyedir. Ve on iki taş kademe zemîninden âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226b ·
metinde göster ·