… a ol kadar dağî hayvân üstühânları var kim hadd ü hasrın Hudâ bilür. Âhir-ı kâr
Hacdan
geldiğim sene mâlımdan üç bin guruş hasbeten-lillah harc edüp bu ayn-ı hummenin …
Ve mine'l-acâ’ib, ibret-nümâ-yı garîb: Kal‘a-i Erzurûm ve kal‘a-i Ahlat ile bu Sübhân dağı mâbeynehümâlarında bir temâşâgâh-ı mahûf vardır. Allahümme afvenâ, ana Ayn-ı Çemenzâr derler, yalçın kayalardan tulû‘ edüp seng-i hârâlardan aşağı ol uyûn pertâb etdikde sâ‘ikasından âdemin kulağı asamm olup sadâsı iki fersah mesâfe-i ba‘îdeden istimâ‘ olunur. Bu ayn bir haylice cereyân edüp gâ’ib olur. Eğer âdem eğer gayrı hayvânât bu sudan nûş etseler ol ân âdem merhûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhilden nişân verir bir sudur, dediler. Bu hakîr yakîn geçdik ammâ görmedik. Hatta Kenzikli Hacı Cârullah nâm bir sâhibü'l-hayrât kendi hikâyet etdi kim "Bu ayn-ı hummenin yemîn ü yesârında gurûbuna varınca ol kadar dağî hayvân üstühânları var kim hadd ü hasrın Hudâ bilür. Âhir-ı kâr Hacdan geldiğim sene mâlımdan üç bin guruş hasbeten-lillah harc edüp bu ayn-ı hummenin tulû‘undan gurûbuna varınca iki tarafında kârgîr kireç cibis ile metîn dîvârlar etdim ki hayvânâtlar nûş edüp helâk olmayalar" deyü sâhibü'l-hayrât el-Hacı Cârullah hikâyet etdi. Ve bu aynın yemîn ü yesârında asla nebâtât u giyâhât ve imârâtdan bir nişân yokdur, dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… ânı: şâhrâhın iki cânibinde iki hândır, ammâ küçük hânlardır. Huccâc-ı müslimîn
hacdan
avdet edüp bu mahalle gelüp mâh-ı Âşûrâ'da meks ederler. Bu hânların içinde şar …
Tarhana Hânı: şâhrâhın iki cânibinde iki hândır, ammâ küçük hânlardır. Huccâc-ı müslimîn hacdan avdet edüp bu mahalle gelüp mâh-ı Âşûrâ'da meks ederler. Bu hânların içinde şart-ı vâkıf üzre niçe yüz kazgan âşûrâ aşı ve tarhana aşı bişüp cemî‘i huccâca bezl ederler kim sahan ve kas‘a gürüldüsünden sahrâ velvele-ârâ olur. Anıniçün bu hânlara Tarhana hânı derler. Azîm evkâf (---) ve hayrât-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… huccâc gark olmuşdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa şâm vâlîsi iken bu sahrâda huccâc
hacdan
avdet mahallinde niçe bin at ve âdem ve deve gark olup Melek Ahmed Paşa asker g …
"Âyâ bu geçeceğimiz Balka sahrâsın nice geçeriz? Niçe kerre bunda huccâc gark olmuşdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa şâm vâlîsi iken bu sahrâda huccâc hacdan avdet mahallinde niçe bin at ve âdem ve deve gark olup Melek Ahmed Paşa asker gönderüp bu mahalde gâret olunan esbâbları Urbândan teftîş u tefahhus edüp deryâda katre ancak hâsıl edüp esbâbları halâs olan sâhibine verdiler. İşte bu Balka sahrâsı böyle oynak ve batlak çamurlu yerlerdir" deyü feryâda başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263a ·
metinde göster ·
Ve yine bu kal‘a ihtiyârları haber verdiler kim Mısır huccâcı ubûr edeli on bir gündür, dediklerinde şâm huccâcı "Âh vâveylâ! Korkarız bu sene hacdan kalırız" deyü te’essüf çekdiler. Derhâl bu sûr-ı Haydar'dan atîk kal‘a neferâtların çıkarup yeni mustahfızânlar konuldu. Zîrâ her kal‘ada birer sene neferâtlar nevbet bekleyüp sene-i âtiyede huccâc ile hacc edüp avdet ederler. Bunda dahi yem kesdirüp sûr-ı Osmâniyânlar çalınup çöl ü çölistân ve berr [ü] beyâbân hurde taşlı sahrâlar içre gece gündüz gidüp 18 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268b ·
metinde göster ·
ve vâcibât mustehabbât sünnetden bir şart nâkıs olmamışdır. Allâhu a‘lem ve-res …
Dahi ziyâde şurût [u] kuyûdların tahrîr eylesek bir mücelled kitâb olur. Ammâ hakîr ümmî âdemlere elzem-i levâzımından alâ mâ-farazallâh üzre tahrîr etdik. Ferâ’iz-i hacdan ve vâcibât mustehabbât sünnetden bir şart nâkıs olmamışdır. Allâhu a‘lem ve-resûluh. Böylece hac edenin haccı sahîhdir. İnşâ’allâhü ta‘âlâ, ve's-selâm. Tilâvet edenler ve istimâ‘ eden cânlar rûhiyçün, pîr [ü] perverlerimız ve üstâdlarımız ve hukûk-ı vâlideyn rûhiyçün, Allâh rızâsıyçün Fâtiha.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y367a ·
metinde göster ·
… na ve'l-hâsıl yetmiş aded ocak ağalarına hil‘at-ı fâhireler ihsân olunup emîr-i
hacdan
mâ‘adâ cümle hânelerine revâne olurlar. Emîr-i hac ile paşa ba‘de'lletî ve'llet …
Ba‘dehu hacca serdâr olan yedi bölük serdârlarına ve çavuşlarına ve'l-hâsıl yetmiş aded ocak ağalarına hil‘at-ı fâhireler ihsân olunup emîr-i hacdan mâ‘adâ cümle hânelerine revâne olurlar. Emîr-i hac ile paşa ba‘de'lletî ve'lletâ ahvâl-i Mekke ve Medîne ve Yemen imâmı ahvâllerin ve şürefâ-yı bî-vefâ-yı pür-cefâları (---)(---)(---)(---)(---) emîrü'l-hac Medîne şeyhü'l-hareminin ve Mekke-i mükerreme şürefâlarının ve bizzât şerîf hazretlerinin ve gayrı a‘yân-ı Mekke'nin ve mollâ (---)(---)(---) sının mekâtîb arzların paşaya verüp Kara Meydân'daki otak dîvânında kırâ’at olunup mefhûmu cümlenin ve paşanın ma‘lûmları oldukda (---)(---)(---) paşa defterdâra ve rûznâmecilere hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y210a ·
metinde göster ·
geldikde merhûm olup Monlâ Atîkî ile Ömer ibnü'l-Fârız yanında medfûnlardır. Ve …
Kabr-i İbrâhîm-i Gülşenî: Sarhanî'dir. Hacdan geldikde merhûm olup Monlâ Atîkî ile Ömer ibnü'l-Fârız yanında medfûnlardır. Ve Sûkatü's-Sebbâğîn kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y273a ·
metinde göster ·
… dal-ı ulemâsıdır. Niçe sene câmi‘-i Ezher'de ders-i âm olup sene 1004 târîhinde
hacdan
Y 273b gelüp yine Mısır'da merhûm olup Karâfe-i kübrâda medfûndur. Ve,
Kabr-i eş-şeyh Hazret-i İbrâhîm-i Lakkânî: Bilâd-ı Mısır'ın efdal-ı ulemâsıdır. Niçe sene câmi‘-i Ezher'de ders-i âm olup sene 1004 târîhinde hacdan Y 273b gelüp yine Mısır'da merhûm olup Karâfe-i kübrâda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y273a–Y273b ·
metinde göster ·
… ir kîse ücret-i kadem alup Mısır'a dâhil olup vezîr-i a‘zam re’îsi İshâk Efendi
hacdan
gelüp Âsitâne'ye müteveccih oldukda Âdiliyye'de meks etdi, İbrâhîm Paşa göndüre …
Bu meserretden sonra paşa efendimiz hakîr[i] İskenderiyye ağası Alî Ağa'nın muhâsebesine göndürüp bir kîse ücret-i kadem alup Mısır'a dâhil olup vezîr-i a‘zam re’îsi İshâk Efendi hacdan gelüp Âsitâne'ye müteveccih oldukda Âdiliyye'de meks etdi, İbrâhîm Paşa göndüre gitdükde bir ziyâfet-i azîm tenâvül olunurken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·