… en ve Mısır ve Şâm ve Kostantıniyye hakkında ümmetlerini terğîb etmek içün niçe
hadîs-i
şerîfler buyurmuşlardır.
Hamd-i bî-hadd ü sipâs ve senâ-yı bî-add ü bî-kıyâs, ol perver[di]gâr-ı âlemîn üzerine olsun kim hitâb-ı kün ile bu arz [u] semevâtı ve mülevven kâ’inâtı ademden vücûda getirdi. Ve dürûd-ı bî-tu‘add ol mahbûb u matlûb-ı Hudâ Muhammedü'l-Mustâfâ üzerine olsun kim feth-i kılâ‘ habîrü'l-fâtihîn ve sâhib-i eshâbü'l-mücâhidîndir ve vâris-i mülk-i dîn-i şer‘-i mübîndir kim fâtih-i Mekke [ve] Bedr-i Huneyn ve kâli‘ü'l-bâb-ı kal‘a-i Fahleteyndir, bu feth [u] fütûhâtlardan sonra Yemen ve Mısır ve Şâm ve Kostantıniyye hakkında ümmetlerini terğîb etmek içün niçe hadîs-i şerîfler buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… in delâ’ilât vardır. Ammâ Ebû Hüreyre radıyallâhu anh hazretleri rivâyetiyle bu
hadîs-i
şerîf-i tavîl delîldir.
Ve bu rû-yı arzda İslâmbol'dan büyük belde-i ma‘mûre olmaduğuna niçe bin delâ’ilât vardır. Ammâ Ebû Hüreyre radıyallâhu anh hazretleri rivâyetiyle bu hadîs-i şerîf-i tavîl delîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… p Hazret-i Risâlet-penâh Mısır ve İslâmbol fethi içün ümmetlerine terğîben niçe
hadîs-i
sahî[h]ler buyurmuşlardır kim bâlâda münâsebetle tahrîr olunan hadîs-i sahîhin …
Ammâ Mısır kavmi ile Kostantîn halkı İslâm kabûl etmeyüp Hazret-i Risâlet-penâh Mısır ve İslâmbol fethi içün ümmetlerine terğîben niçe hadîs-i sahî[h]ler buyurmuşlardır kim bâlâda münâsebetle tahrîr olunan hadîs-i sahîhin biri Müslim [ve] Buhârî'den ve Kitâb-ı Câmi‘ü's-Sağîr'den yazılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… ben niçe hadîs-i sahî[h]ler buyurmuşlardır kim bâlâda münâsebetle tahrîr olunan
hadîs-i
sahîhin biri Müslim [ve] Buhârî'den ve Kitâb-ı Câmi‘ü's-Sağîr'den yazılmışdır.
Ammâ Mısır kavmi ile Kostantîn halkı İslâm kabûl etmeyüp Hazret-i Risâlet-penâh Mısır ve İslâmbol fethi içün ümmetlerine terğîben niçe hadîs-i sahî[h]ler buyurmuşlardır kim bâlâda münâsebetle tahrîr olunan hadîs-i sahîhin biri Müslim [ve] Buhârî'den ve Kitâb-ı Câmi‘ü's-Sağîr'den yazılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
sahîh an Bişri'l‘anevî ve Hâkim'de dahi mastûrdur. Ve Kostantîn[iyye] hakkında …
Bu hadîs-i sahîh an Bişri'l‘anevî ve Hâkim'de dahi mastûrdur. Ve Kostantîn[iyye] hakkında niçe hadîsler dahi vardır. Bu hadîs-i şerifleri cümle Sahâbe-i kirâm Hazret'den istimâ‘ edince;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… h an Bişri'l‘anevî ve Hâkim'de dahi mastûrdur. Ve Kostantîn[iyye] hakkında niçe
hadîsler
dahi vardır. Bu hadîs-i şerifleri cümle Sahâbe-i kirâm Hazret'den istimâ‘ edinc …
Bu hadîs-i sahîh an Bişri'l‘anevî ve Hâkim'de dahi mastûrdur. Ve Kostantîn[iyye] hakkında niçe hadîsler dahi vardır. Bu hadîs-i şerifleri cümle Sahâbe-i kirâm Hazret'den istimâ‘ edince;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
Bu hadîs-i sahîh an Bişri'l‘anevî ve Hâkim'de dahi mastûrdur. Ve Kostantîn[iyye] hakkında niçe hadîsler dahi vardır. Bu hadîs-i şerifleri cümle Sahâbe-i kirâm Hazret'den istimâ‘ edince;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
"Ağlama pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş helvâlarından İslâmbol'u feth edeceğin günler pişmiş helvâ yersiz. Ammâ ol gün gâzî olup cümle guzât-ı müslimîne adâlet eyleyüp kadı ve gâzî [ve] râzı ol" deyü ser-i sa‘âdetinden Akşemseddîn hazretleri örf-i izâfetin çıkarup Ebü'l-feth'in başına koyup İslâmbol fethini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at edüp Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât vârid olmuşdur" deyü bu ebyâtı kırâ’at etdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
… eng hâsıl edüp Edirnekapusunda isfendiyâr oğlu Şecî‘ ile yek-dil yek-cihet olup
hadîs-i
şerîfler mazmûnunca "fâtih-i Kostantıniyye biz olaydık" deyü iki yerden iki şec …
Edirnekapusu'ndan Cem Şâh Sa‘dî Paşa'sı cengâver bir server olup Cem Şâh ile Frengistân'da çok sâkin olup niçe bin funûn-ı ceng hâsıl edüp Edirnekapusunda isfendiyâr oğlu Şecî‘ ile yek-dil yek-cihet olup hadîs-i şerîfler mazmûnunca "fâtih-i Kostantıniyye biz olaydık" deyü iki yerden iki şecî‘ nâmdârlar ikişer yerden gayret kemerlerin kuşanup yedi yerden Edirnekapusu câniblerin münhedim etdükleri alâmetleri zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a ·
metinde göster ·
… lerden istimâ‘ edüp münâsebetiyle bu mahalle kayd olundu. El-uhdetü ale'r-râvî.
Hadîs
: Arapça
Merhûm [u] mağfûrun leh Gülâbî Ağa'nın Ayasofya câmi‘i içinde Kırklar makâmı nâm yerde sergüzeşt [ü] serencâmın bizzât kendilerden istimâ‘ edüp münâsebetiyle bu mahalle kayd olundu. El-uhdetü ale'r-râvî. Hadîs: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… üzre müzehheb ve lâciverd ile Hattât Demircikulu'nun celî hat ile tahrîr olunan
hadîsdir
:
Ve kıble kapusundan taşra çıkarken sağ tarafda çâr-kûşe beyâz mermer üzre müzehheb ve lâciverd ile Hattât Demircikulu'nun celî hat ile tahrîr olunan hadîsdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
şerîfinin mazmûnuna mazhar düşmüşlerdir. Anıniçün kırk sekiz sene pâdişâh-ı sâh …
hadîs-i şerîfinin mazmûnuna mazhar düşmüşlerdir. Anıniçün kırk sekiz sene pâdişâh-ı sâhib-hurûc olup ekâlîm-i seb‘ada memâlik-i mahrûseler feth edüp hisse-mend olmuşdur ve on sekiz pâdişâhı kendüye mutî‘ [ü] münkâd edüp harâc-güzâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 102a ·
metinde göster ·
: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
eş-Şeyh Şa‘bân-ı Sânî: Bu dahi Kastamonu hâkindendir ve Büyük Şa‘bân Efendi halîfesidir. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz olmamağile hadîs: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
… vânda mu‘âteb olması mukarrer idi. Böyle bir hidmete me’mûr meczûb-ı ilâhî idi.
Hadîs-i
Kudsî:
Atmeydânı'nda Sümüklü Dede: Dîvâna giden bir âdeme sümük atsa ol gün dîvânda elbette fâ’ideden hâlî olmazdı. Ve eğer bir âdem üzre tükürse dîvânda mu‘âteb olması mukarrer idi. Böyle bir hidmete me’mûr meczûb-ı ilâhî idi. Hadîs-i Kudsî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
… dular. Andan tarîk-i Zeynîler iştihâr bulup on iki imâm gibi ve on iki e’imme-i
hadîs
gibi on iki kümmelîn meşâyıhları vardır. Anlara beyne'l-meşâyih Abâdile derler. …
Ba‘dehu şehr-i İslâmbol'da Yahyâ Şirvânî'nin dörd halîfesi iştihâr buldular. Andan tarîk-i Zeynîler iştihâr bulup on iki imâm gibi ve on iki e’imme-i hadîs gibi on iki kümmelîn meşâyıhları vardır. Anlara beyne'l-meşâyih Abâdile derler. Hamd-i Hudâ çoğun ziyâret etmek müyesser olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 116b ·
metinde göster ·
ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâ …
Evvelâ Ârif-i Samedânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i kirâmdan râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâka-i Resûlullâh'ı Cibrîl-i Emîn licâmından çeküp bu Ebâ Eyyûb hânesi önüne çökerüp Hazret-i Risâleti bu Ebâ Eyyûb hânesine müsâfir alup Ebâ Eyyûb gayrı hâneye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… yâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---)
hadîs
nakl eder.
Evvelâ Ârif-i Samedânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i kirâmdan râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâka-i Resûlullâh'ı Cibrîl-i Emîn licâmından çeküp bu Ebâ Eyyûb hânesi önüne çökerüp Hazret-i Risâleti bu Ebâ Eyyûb hânesine müsâfir alup Ebâ Eyyûb gayrı hâneye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu yigirmi dörd sâ‘atden sonra sadrıa‘zama ve şeyhülislâma ve kadı‘askereyne ve niçe müstecâbü'd-da‘ve meşâyiha ve sâ’ir vüzerâlara haber olup vüzerâlar ile kârhâne içine kırk âdemden gayrı ve dökücüyân üstâdlarından dahi kırk âdem girüp gayrı huddâmları cümle taşra kovarlar. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça hadîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… e taşra kovarlar. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça
hadîsi
vardır.
Ba‘dehu yigirmi dörd sâ‘atden sonra sadrıa‘zama ve şeyhülislâma ve kadı‘askereyne ve niçe müstecâbü'd-da‘ve meşâyiha ve sâ’ir vüzerâlara haber olup vüzerâlar ile kârhâne içine kırk âdemden gayrı ve dökücüyân üstâdlarından dahi kırk âdem girüp gayrı huddâmları cümle taşra kovarlar. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça hadîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… ltmış sekizinci fasıl-ı azîm / Bu dünyâda nazîri olmayan İslâmbol içre Arapça
hadîs-i
şerîfi mazmûnu üzre ne kadar tüccâr ve neccâr-ı berr [u] bihâr ve ne mikdâr erb …
İki yüz altmış sekizinci fasıl-ı azîmBu dünyâda nazîri olmayan İslâmbol içre Arapça hadîs-i şerîfi mazmûnu üzre ne kadar tüccâr ve neccâr-ı berr [u] bihâr ve ne mikdâr erbâb-ı ma‘ârif-i sâhib-i kâr ve ne kadar bî-kâr-ı ehl-i mekkâr ve ne kadar bin dekâkîn ve ne kadar yüz bin ehl-i şugl-ı gûnâ-gûn vardır anların hübût-ı {Âdem'den berü pîrlerin ve Fütüvvetnâme-i Muhammedî üzre Ashâb-ı güzînden pîş-kadem perverlerin ve ahd [ü] bî‘at-nâmelerin beyân eder}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… -i sülûk olan ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at kimesnelerin geydüği hırkalar, Arapça
hadîs[i]
üzre yenlerin kısa eylemekdir kim elimi alâyık-ı dünyâdan çekdim, demekdir.
Ve hırkanın 148b alâmeti sâhib-i sülûk olan ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at kimesnelerin geydüği hırkalar, Arapça hadîs[i] üzre yenlerin kısa eylemekdir kim elimi alâyık-ı dünyâdan çekdim, demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a–148b ·
metinde göster ·
… gılmân-ı hâssalara pîr-perverler ve Selmân hakkında Hazret-i Resûl buyururlar,
hadîs
:
Evvel Selmân-ı Fâris ve Enes ibn Mâlik, bunlar Hazret-i Resûl'ün iç oğlanları idi. Hazret-i Yûsuf'dan sonra huddâm-ı enderûn bunlardan kaldı kim gılmân-ı hâssalara pîr-perverler ve Selmân hakkında Hazret-i Resûl buyururlar, hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b ·
metinde göster ·
… ve kimi fâsık sıfatında mest [ü] medhûş gezer gûnâ-gûn esnâf kulları vardır. Ve
hadîs-i
kudsîde:
İmâm Ca‘fer-i Sâdık eydir: Fakrın aslı hüsn-ı hulkdur, mahabbetdir, kilidi râstlıkdır, dürüstlükdür, yemişi kişi kendi vücûdun bilmekdir, hazînesi Allâh'ı bilmekdir, gevheri meskenetdir. Bunları bilen Hazret-i Alî kavlince Arapça ya‘nî kendüyi bilen Tanrısın bilir demekdir. Bilgil kim yüz yetmiş tarîk içre kendüyi bilüp Rabbisin bilür cânlar vardır kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, ammâ kimi ümenâ ve kimi evtâd ve kimi nücebâ ve kimi nükebâ ve kimi büdelâ ve kimi melâmiyyûn ve kimi rücebâ ve kimi (---)(---)(---)(---)(---) ve kimi mülebbes avân sıfatında ve kimi meşâyih-sıfatda ve kimi fâsık sıfatında mest [ü] medhûş gezer gûnâ-gûn esnâf kulları vardır. Ve hadîs-i kudsîde:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150a ·
metinde göster ·
… m 155b ve hekîm olmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır.
Hadîs
, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birb …
Bu bâlâdaki ecnâs-ı mahlûkâtlar cümle (---) asker. Bunlarda aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân içün ileri giderler. Zîrâ bir diyârda ve bir orduda ibtidâ hâkim 155b ve hekîm olmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır. Hadîs, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün mukaddem askerî tâ’ifesi gidüp pâsbânlar ordu-yı İslâmın cânib-i erba‘asında dîdebânlık etmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a–155b ·
metinde göster ·
… lmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır. Hadîs, Arapça bu
hadîs-i
sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün …
Bu bâlâdaki ecnâs-ı mahlûkâtlar cümle (---) asker. Bunlarda aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân içün ileri giderler. Zîrâ bir diyârda ve bir orduda ibtidâ hâkim 155b ve hekîm olmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır. Hadîs, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün mukaddem askerî tâ’ifesi gidüp pâsbânlar ordu-yı İslâmın cânib-i erba‘asında dîdebânlık etmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a–155b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı meddâhân-ı sultân ve vüzerâ ve a‘yân: Neferât 80, bu tâ’ife tahtırevânlar üzre ellerinde çevgânları, bellerinde mecmû‘alar ile fesâhat [u] belâğat üzre kıssahânlık ederek ubûr ederler. Pîrleri Suheyb-i Rûmî'dir kim Hazret-i Risâlet'in meddâhıdır. Bunlar zamân-ı cehâletde Anternâme okurlardı. Hazret bunlara "Ammim Hazret-i Hamza-i bâ-safânın gazavâtın okusan ümmetimi cenge terğîb ederdin" buyurduklarında ibtidâ Hamzanâme'yi bunlar te’lîf etdiler. Ba‘dehu Ebü'l-me‘âlî {hicret-i nebeviyye'nin} sene 261 târîhinde âb-ı tâb verüp altmış cild etdi. Hâlâ mezkûr altmış cildi meddâhân-ı Rûm fihris edüp üç yüz altmış altı cild Hamzanâme olmuşdur. Ammâ Suheyb-i Rûmî, Hazret huzûrunda Mekke ve Uhud ve Bedr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156b ·
metinde göster ·
… in nabızların dutup devâ ederek} ubûr ederler. Bu esnâf hakkında Hazret-i Resûl
hadîs
buyurmuşlardır:
Esnâf-ı dekâkîn-i hukemâ: 700, neferât 1000, niçe yüz bin dükkânları yokdur. Ammâ hîn-i alayda bunlar tahtırevânlar üzre dükkânların âlât-ı hukemâ ve eşribe hokkaları ve gûnâ-gûn hab şîşeleri ve çifteler ile zeyn edüp {ba‘zı emrâzlı âdemlerin nabızların dutup devâ ederek} ubûr ederler. Bu esnâf hakkında Hazret-i Resûl hadîs buyurmuşlardır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
… şehrine gidüp ticâret ederdi ve fâ’idelerin Hadîce Ana ile hisse ederlerdi kim
hadîs
, Arapça buyurmuşdur}. Andan,
Bunlar ale'l-umûm semmûr lepâçelere müstağrak olup kırkar ellişer huddâmları pür-silâh olup piyâde güzer ederler. Ve ba‘zı huddâmları tahtırevân üzre dükkânlarını la‘l [u] yâkût, cevâhir murassa‘âtlar ile zeyn edüp her dükkânçede olan pençe-i âfitâb gulâmlar dîbâ ve zîbâlara bezenüp ellerinde cevâhir gülâbdânlar ile şâhrâhların tarafeyninde olan temâşâ-yı cemâl eden uşşâkânların üzerlerine arz-ı cemâl edüp gülâb nisâr ederler ve mücevher mecmere ve buhûrdânlar içre ûd [u] amber yakarak ubûr edüp cümle şâhrâh üzre olan temâşâcıların demâğları mu‘attar olur. Andan sonra cümle bâzergânlar rikâb rikâbe vüzerâ tarzı mülebbes olup esbâb-ı mahsûsalarıyla gürûh gürûh ubûr ederler. {Pîrleri evâyil-i a‘sârda Hazret-i Hûd idi. Ammâ sonra pîrleri bizzât Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'dır kim Hazret-i Hadîce-i Kübrâ mâlıyla Şâm kurbünde Busrâ şehrine gidüp ticâret ederdi ve fâ’idelerin Hadîce Ana ile hisse ederlerdi kim hadîs, Arapça buyurmuşdur}. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166a ·
metinde göster ·
, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken …
Esnâf-ı işkembeciyân, ta‘âm-ı mahmûrân: Dükkân 300, neferât 800, pîrleri Nusayr-ı Hindî'dir kim {Selmân belin bağladı} Mekke-i Mükerreme'de (---) mahalde dükkânına bizzât Hazret-i Risâlet-penâh girüp herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a–170b ·
metinde göster ·
… fi helvâya mâ’il ve tab‘-ı latîfi hemîşe tatluya râğıb u nâ’il idi. Anıniçün bu
hadîs
anların kelâm-ı dürer-bârlarıdır kim Arapça demişlerdir. Beyt:
Helvâ yemede pîrleri Hazret-i Resûl-i Ekrem'dir kim dâ’imâ hâtır-ı şerîfi helvâya mâ’il ve tab‘-ı latîfi hemîşe tatluya râğıb u nâ’il idi. Anıniçün bu hadîs anların kelâm-ı dürer-bârlarıdır kim Arapça demişlerdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
… â gibi döküldü. Bu hâli hakîr görüp etdüğime peşîmân olup tâ’ib ve tâhir oldum.
Hadîs
: Arapça mazmûnu üzre inşâ’allâh etmemiş gibi oluruz. Ammâ garîb ü acîb san‘at …
Ammâ bu hakîr âlem-i fetâlığımızda yârân-ı bâ-safâlar ile ihtilâtımız mahallinde Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize bu fişengin biri birinden yedi kat hevâya çıkar fişek peydâ edüp çam sırığının için boş edüp ucuna büyük hammâl fişeğe on yedi okka bârûd koyup yedi fişegin tepesine bir azîm tirşe külâh edüp çam sırığının aşağı ucuna ok gibi kartal yelekleri edüp Kaya Sultân mevlûdu gecesi şâdumânında kayık ile deryâda âteş edüp biri birinden âlî her biri semâya urûc edüp yedinci fişegin şu‘lesi 183a gâ’ib olup en nihâyetdeki badaluçkadan bir sadâ istimâ‘ olundu kim işiden âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her fişek aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşler nisâr olup zemîne nüzûl etdi kim gûyâ kevâkib-i necm-i geysûdâr-ı seb‘a-i seyyâreler zemîne şehâb-ı semâ gibi döküldü. Bu hâli hakîr görüp etdüğime peşîmân olup tâ’ib ve tâhir oldum. Hadîs: Arapça mazmûnu üzre inşâ’allâh etmemiş gibi oluruz. Ammâ garîb ü acîb san‘at idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b–183a ·
metinde göster ·
… , Cenneti Hazret-i Resûl on kişiye tebşîr etdüği Ashâb-ı güzîndendir ve râvî-yi
hadîsdir
. Kabr-i şerîfi Şâm ile Kudüs-i Şerîf mâbeyninde Ken‘ân elinde Cübb-i Yûsuf ile …
Fasl-ı atıcıyân-ı kemânkeşân [u] kemândârân: Neferât 3000, pîrleri Hazret-i Sa‘d bin Ebî Vakkâs'dır kim Aşere-i Mübeşşere'dendir, Cenneti Hazret-i Resûl on kişiye tebşîr etdüği Ashâb-ı güzîndendir ve râvî-yi hadîsdir. Kabr-i şerîfi Şâm ile Kudüs-i Şerîf mâbeyninde Ken‘ân elinde Cübb-i Yûsuf ile Cisr-i Hazret-i Ya‘kûb mâbeyninde bir mürtefi‘ bayır üzre bir âsitâne-i azîm içre kubbe-i âlîde âsûdedir. Niçe kerre yüz bin gûnâ-gûn oklar vardır, her gelen tîrkeş ve sadak ve cab ve gedelecin tekbîrleyüp ol âsitâneden bir ok tîrkeşine koyup kendi sadağından üç ok âsitâneye kor. Tekyesinde fukarâları ve câmi‘i vardır, mihmânhâne-i fukarâdır. Ammâ bu hakîr Medîne-i Münevvere kurbünde ve Mısır İskenderiyyesi kal‘asının Bâb-ı ahdarının iç yüzünde Pîr-i Tîr-endazân Sa‘d ibn Ebî Vakkâs deyü târîhiyle bir ziyâret etdim, garîb temâşâdır. Kande medfûn olduğunun sıhhati haberin alamadım. Allâhu a‘lem. Netîce bu tîrkeşân kavmi cümle sığır boyunduruğu gibi yayları ve kemân küreleri ve müntehâları ve aylanları ve şeddân misilli yayları ve demir yayları ve çille zencîr yayları çekerek ellerinde Kerkeri kemânları Mısır lu‘bedebâzlıklarıyla fır-â-fır çevirerek ubûr edüp cümlesi Rüstemâne âlât-ı silâhlar ile müstağrak olup kimi piyâde ikişer ikişer, kimi atlar üzre süvâr olup Mısır tarzı silâhkârlık ederek ubûr ederler. Gerçi oyundur ammâ sünnet-i Resûlullâh'dır. Hakkında:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·