İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hadden

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
78
isabet
77 cümle/beyitte
28,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7831,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 78

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hadden” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 22a … rüp cevâbnâme kıralın mefhûmu olup Baba Ca‘fer Sultân'a ve Şeyh Maksûd Sultân'a hadden efzûn i‘zâz [ü] ikrâm edüp bir sarây-ı âlî tathîr etdirüp anda meks ederler. Şe …
EÇS I 63a … yek-dil [ü] yek-cihet olup Sadrıa‘zam Kemânkeş dahi anlara teba‘iyyet edüp zulm hadden tecâvüz eyledi.
EÇS I 65b "Ve bundan sonra pâdişâhım, yeniçerinin bu isyân [u] tuğyânları hadden efzûn olduğu Acem şâhı'na mün‘akis olup bir gün Şâh, Ahıçka kal‘asın muhâsara s …
EÇS I 74b … meden kaldı. Ve memâlik-i mahrûsalar küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârın tecâvüzleri hadden efzûn tecâvüz eylediler.
EÇS I 75a … efere ve fecereler yüz bulup gün-be-gün fitne ve fesâdları efzûn ve şekâvetleri hadden bîrûn olup dâ’imâ leb-i deryâda olan diyârları nehb [ü] gâret edüp ol mübârek c …
EÇS I 91a … ndeye mihmânhânesi ve ıstâbl-ı Anterîsi ve mekteb-i sıbyânı ve sâ’ir imâretleri hadden efzûndur.
EÇS I 103b … e cemmâ‘-kâr, sâhib-i zevk [u] şevk hünkâr olmağile vücûda gelen zükûr [u] ünâs hadden bî-kıyâsdır derler. Ammâ cümle üç yüz yigirmi altı oldu deyü sikadan istimâ‘ ol …
EÇS I 118a–118b Ve kubbe-i mevzûnunun taşrasında olan hayâl-i pesendîde ma‘rifetler hadden efzûndur. Zamânemiz mi‘mârları eyle bir şîrînkârlık etmeğe kâdir değillerdir. M …
EÇS I 138a … i var. Ve bir hammâmı ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı vardır. Ammâ bâğı ve bâğçesi hadden efzûndur.
EÇS I 141b Ve a‘yân [u] eşrâfı ulemâ ve sulehâ ve meşâyih-i kibârı hadden efzûndur. Ammâ şeyhülislâmı ki fetvâ sâhibi İslâmbol'dadır. Ve nakîbü'l-eşrâf k …
EÇS I 144a … ir fırkası fakr [u] fâka kanâ‘at etmiş Geysûdâr Mahmûd Efendi fukarâlarıdır kim hadden bîrûndur.
EÇS I 144a … ma‘rifet, şem‘-i mihrâb-ı mücâhede, çeşm u çerâğ-ı erbâb-ı müşâhede idi. Evsâfı hadden bîrûn ve hayrât [u] hasenâtı binden efzûndur. Ve yüz mücelled tasavvufâne te’lî …
EÇS I 178b … ın gümrüklerin almağı şer‘î sûrete kodular. Ammâ İlâ-yevminâ zulm-ı gümrük hâlâ hadden tecâvüz eyledi.
EÇS II 221b Ve âb [u] hevâsının letâfetinden Urum kerrâtsaları çokdur. Ve bâğı ve bâğçeleri hadden efzûndur. Memdûhâtından inciri ve üzümü ve şîre-i engûr ve sirkesi meşhûr-ı âfâ …
EÇS II 261b–262a … hadd ü bî-kıyâs zî-kıymet mâl-ı firâvân ve bakır ve kalay âvânî makûlesi ile ve hadden efzûn semmûr ve balık dişi ve sâ’ir akmişe-i fâhireler ile gelüp vâsıl olunca a …
EÇS II 281a … yı, cümle sarâyları ve gayrıları kiremitle mestûrdur. Bunlardan mâ‘ada sarâylar hadden efzûndur, ammâ tahrîrinde âciziz. Zîrâ i‘tibârı olmayan eşyâları tahrîr etmede …
EÇS II 297a … imiş. Altı câmi‘i ve üç hammâmı ve iki mihmân sarâyı vardır. Ve bâğı ve bâğçesi hadden efzûn ma‘mûr kenddir. Hudâ-yı Kahhâr harâb ide. Zîrâ cümle halkı Şi‘î ve Teberr …
EÇS II 304b … ve müzeyyendir. Ve müşebbek hadîka-i ravza-i cinânlarında fevâkihe-i tayyibesi hadden efzûndur. Ve ulemâ-yı zû-fünûnu kıyâsdan bîrûndur. Bu şehr ile Tebrîz'in beyneh …
EÇS II 334a–334b … idi kim gûyâ rûh-ı Mesîh idi. Ve mudhıkâne şütür-kürbe-gûne evzâ‘ [u] etvârları hadden efzûn idi. Ammâ gâzî ve mücâhidû fî-sebîlillahdır. Hattâ kendüleri Kars hâkimiy …
EÇS III 95b–96a … edikde "Pâdişâhım kabûl etdim. Ammâ yeniçerilerin re‘âyâya zulm [u] ta‘addîleri hadden efzûn olup yeniçeri ağası, Bağdâd vezîrleri üzre takallüb etmişlerdir. Anların …
EÇS III 102a–102b … senden hoşnuduz ammâ Kudde Kethüdâ ve Emîr defterdârı istemeziz. Bize zulmleri hadden efzûndur. Senin haberin yokdur. Azak bahânesiyçün pes-i perdeden bir Mısır hazî …
EÇS III 102b–103a … 'dan ganâyim aldığımız bin mikdârı mükemmel tüfengimiz vardır. Ve tîr [ü] kemân hadden efzûndur" deyü bu gûne cenge tergîb edecek yollar gösterüp herkes cenge âmâde i …
EÇS III 131a Bu kasabanın evsâfı hadden bîrûndur. Ammâ bir gün tekâ‘üd olunup ertesi hareket olunduğundan ziyâretgâhlar …
EÇS III 131b–132a … eri Yıldırım Bâyezîd Hân'ın bir kırk aded hutbesi kırâ’at olunur. Zîrâ fütûhâtı hadden birûn u kıyâsdan efzûndur. Ammâ ibtidâ Mekke, Medine fukarâsına oğlu Çelebi Meh …
EÇS III 153a … ın nakş edüp masrûf göstermişdir. Koca Murâd giden masârıfa bakmayup her üstâda hadden efzûn ihsânlar edüp bu câmi‘in cemî‘i seng [u] ahşâbâtı ve gayrı levâzımâtı hes …
EÇS III 166b … vâtîn-i mü’eddebeleri sâhib-cemâl ü latîfü'l-i‘tidâl, hûb-manzar u perî-peyker, hadden efzûn, şems-i tâbân ve hurşîd-i drahşân-misâl sâhib-i hüsn-i cemâl ve ma‘rifetd …
EÇS III 185a … emmûr kürkü gitdi. Ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi'nin ve gayri a‘yânların kezâlik hadden efzûn ve kalemden bîrûn mâl u menâlleri gitdi. Eğer ma‘lûmumuz olduğu üzre cüml …
EÇS IV 278a … a‘ tılsım-ı İskender ve niçe kaleme gelmez bî-hisâb zî-kıymet eşyâlar geldi kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn idi.
EÇS IV 279a … ibrik ve siniler ve pişkir ve kazganlar ve gayrı bakır âvânî bisâtlar çıkdı kim hadden efzûn idi.
EÇS IV 305a … arı vardır. Câmi‘leri ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhîsi vardır. Ammâ kenîseleri hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûndur. Bu şehirden beher sâl şâha elli bin altun harâc-ı h …
EÇS IV 313a … âları ihrâk bi'n-nâr edüp Kızılbaş'a bu kadar hüsrân ve gadr-i ziyân olunur kim hadden firâvân olur. Kızılbaş-ı evbâş-ı kallâş bu hâli görüp "Amân amân ey cüyûş-ı gâz …
EÇS IV 316b … ülkedir. Gendümü firâvândır ammâ nânı esmerü'l-levn çendândır. Meyvesi kezâlik hadden bî-pâyândır.
EÇS IV 320b … arâb u yebâb edüp ol kadar mâl-ı hazâ’in ve genc-i Kârûn {defâ’in} alırlar kim " Hadden bîrûndur." deyü müverrihler dilinde dâstân-ı dûstân olup meştâ-yı Haleb'de Elka …
EÇS IV 324a … syâr olmağile bu şehrin ismine şehr-i Hindîvâne demişler ve sâ’ir müsmirrâtları hadden firâvândır}.
EÇS IV 382b … revânları bî-hisâbdır ve hıyâbân-ı mesîregâhları dahi çokdur. Hâlâ ulemâsı dahi hadden efzûndur. Hatta Tefsîr-i Gevâşî bir mu‘teber tefsîr-i şerîfdir. Bu şehirde te’l …
EÇS V 14a … Menteş Bölükbaşı safâ geldin" deyü bizlere ol kadar ta‘zîm ü tekrîm eyledi kim hadden efzûn, zîrâ Melek Ahmed Paşa ile Bitlis hânı üzre sefere gelirken bu Ahlad kal‘ …
EÇS V 44a Bu savaş-ı perhâş-ı neberdde hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn küffâr-ı hâksâr-ı Macar-ı füccâr-ı dûzah-karâr dendân-ı …
EÇS V 44a … bin Bucak Tatarı Hân-ı âlîşân ile hem-ınân olup ol ecilden guzât-ı zafer-makrûn hadden efzûn mâl-ı ganâ’im ile muğtenim oldular. Hattâ bu taburda alınan seksen bin ar …
EÇS V 120b … undan mahbûb u mahbûbeleri sâhib-cemâl latîfü'l-i‘tidâl hûb manzara peri peyker hadden efzûn şems-i tâbân-misâl hüsn-i cemâl sâhibi mahbûbânları var kim Lipova güzeli …
EÇS V 124a Ammâ mel‘ûn kal‘a keferelerinin cebehâne ve mühimmâtları hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn olup iki kerre sayyâd elinden halâs olmuş vahşî hınzîrl …
EÇS V 132a–132b … i gâyet mehâbet ve selâbet ve şecâ‘atde Sâm ve Nerîmân-sıfat fetâ bahâdırânları hadden efzûndur. Hattâ Budin ve Egre ve Kanija ve Bosna eyâleti serhadlerinde cümle ye …
EÇS V 155b … slâm'ın mümtâz ümerâsı Rüstem Beğ idi. Bu kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ münevver edüp hadden efzûn cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve müstahfızân asker konulup guzât- …
EÇS V 155b … eb-i hâlis-misâl toplar ve cebehâne-i bî-nihâyeler ve bî-kıyâs emvâl-i kesîr ve hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn esîrler alınup "Hamd-i Hudâ cümle asâkir-i İslâma nasîb …
EÇS V 164b … ovin'i ve vilâyet-i Hırvadistân'ı ve vilâyet-i Mekemorya'yı ıhrâk bi'n-nâr edüp hadden efzûn mâl-ı ganâ’imler alınup bî-hisâb esîr çıkardılar.
EÇS V 165a "Belî biz yapup ev sâhibi hazînedârına verdik" dediklerinde, hazînedâra hadden ziyâde işkenceler edüp âhirü'l-[emr] eydir:
EÇS VI 49a … fetlere gidüp gelince yemîn ü yesârda olan fukarâlara ihsân bezl ederek şikârın hadden efzûn etmeyerek menziline gelüp meks ederdi.
EÇS VI 68b … z yaşına varınca henüz çâr-ebrû cüvân-ı hûb-rû olup perî-peyker ve melek-manzar hadden efzûn şems-tâbân-misâl ve sâhib-i kemâl hüsn-i cemâl ile meşhûr cüvânları var. …
EÇS VI 88a … ık ve yonca nâm çayır ve çemen ve sarımsak ve kabak ve pırasa ve soğan olur kim hadden bîrûn ve kıyâsdan {efzûn olur}.
EÇS VI 109a Bu kefere-i kâtı‘u'l-mâlara hadden efzûn ihsân [u] in‘âmlar edüp bu kefereler erden olup dahi niçe gûne eşyâlar pe …
EÇS VI 126a … u diyârı urup eyle harâb u yebâb edüp ol kadar mâl-ı ganâ’im ve esîr alındı kim hadden efzûn ve kalemden bîrûndur.