Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası fethi ve Zeynel Hân'ın inh …
Ve Husrev Paşa'nın Bağdâd'a azîmeti ve Şehrezûl haddinde Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası fethi ve Zeynel Hân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân kal‘ası etrâflarında yigirmi pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cânibleri alan u tâlân ve ahâlîsi nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle sene 1039 târîhinde vakı‘ olup.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
… yüzden alınup Sadrıa‘zam Kara Mustafâ Paşa ve efendimiz Melek Ahmed Paşa, Acem
haddinde
Derne ve Derteng mahallerine varup hudûdlar kesilüp ahidnâme ve sulhnâmeler kes …
Hikmet-i Hudâ karanlık kuyuda bir hayli Kızılbaş kapanup cenge tekrâr âheng etdikleri mahalde iç kal‘adan dahi bârûd-ı siyâh tutuşup ol sâ‘atde cümle guzât-ı müslimîn Bağdâd içre amân diyen Kızılbaş dahi cümle dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirüp kanlar cereyân edüp Bağdâd bu gûne feth olup Revân'da şehîd olan guzât-ı müslimînin kanları intikâmı bu yüzden alınup Sadrıa‘zam Kara Mustafâ Paşa ve efendimiz Melek Ahmed Paşa, Acem haddinde Derne ve Derteng mahallerine varup hudûdlar kesilüp ahidnâme ve sulhnâmeler kesilüp Murâd Hân Diyârbekir'e azîmet edüp geldikde Kîmyâcı Ma‘ânoğlu kızın ve Rûmiyye Şeyhi Azîz hazretleri bir günde şehîd edüp Âsitâne-i sa‘âdete sene 1048 târîhinde dâhil olup yedi gün yedi gece şâdumânlar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62a ·
metinde göster ·
… ve Kürdistân ve Al-i Osmân ve Gürcîstân ve Moğol ve Dağıstân 315a serhadleri
haddinde
olan kılâ‘lara bu kara nefti götürüp hîn-i muhâsarada şeb-i muzlimde meş‘aller …
Der-beyân-ı dühn-i neft: Kimi leb-i deryâda ve kimi nâhiye-i Müskir'de bi-emrillah yerden kaynayup çıkar. Lâkin germâb suları gibi ılıca sular gölcük gölcük olup suların yüzünde kaymak gibi yığılup durur. Şâh tarafından başka emânetdir kim taraf-ı şâha senevî yedi bin tümen akçe verir. Neft emîninin âdemleri mezkûr gölceğiz içre girüp kepçelerle nefti cem‘ edüp keçi tulumlarına doldurup diyâr diyâr sudâger tüccâr alup götürürler. Yedi sekiz gûne neft olur, ammâ sarı nefti gâyet makbûldür ve siyâh nefti şâhlıkdır kim cemî‘î Acem diyârının Özbekistân ve Hindistân ve Irâk ve Kürdistân ve Al-i Osmân ve Gürcîstân ve Moğol ve Dağıstân 315a serhadleri haddinde olan kılâ‘lara bu kara nefti götürüp hîn-i muhâsarada şeb-i muzlimde meş‘aller ile kal‘a etrâfına çerâğân ederler ve asker-i İslâm kal‘alarına hücûm etdiklerinde üzerlerine ve hâk-i pâlarına neftli yorgan ve köhne eşyâlar atup âteş-bâzlık ederler ve niçesine dahi kal‘aları ve şehrleri mühimmâtlariyçün lâzımdır. Hattâ Şâh huzûrunda ve cümle der-i devletlerinde çerâğân olan meş‘aller bu Bakü neftinden hâsıl olur. Azîm vezni üzre sun‘-ı Hudâdır. Ammâ şeb [u] rûz nigehbânları var kim âteş değerse inkırâzu'd-devrân sönmeyüp ıhrak-bi'n-nâr olur. Anınçün her neft ma‘deninin kenarında dağlar gibi elenmiş hâk-i pâk âmâde yığılmış durur. Bir neft ma‘denine bir şerer isâbet etse hemân cümle re‘âya ve berâyâ üşüp neft üzre türâb nisâr edüp bi-emrillah def‘ olur. Bundan gayrı ilâcı yokdur. Ve niçe yerde kaya ve gârlarda dahi neft ma‘âdinleri var imiş, ammâ manzûrumuz olan bu Bakü neftidir. Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at leb-i deryâda gidüp nâhiye-i Müskir'de Terekeme obalarında meks eyledik. Bu sahrâlarda Moğol ve Kumuk ve Terekeme ve Yaka Türkmânları vakt-i zemistânda obaları ile meks edüp sevâhillenirler, gâyet mahsûldâr dârü'l-karâr diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b–315a ·
metinde göster ·
… tîlâ edüp bu şehr-i Şaburan'ı dahi kendüler zabt u rabt etdiler. Hâlâ Demirkapu
haddinde
sultânlıkdır. Ya‘nî sancakbeği tahtıdır kim Tebrîz-i dilâvizden sonra âb u hevâ …
Hâlâ Şirvân büleydelerinden bir şehr-i müzeyyendir. Lâkin Demirkapu hudûdunda tahrîr olunmuşdur. Kadîm-i evvelde İsfendiyâr binâsıdır. Üzerine Hülâgû Moğol'u gelüp harâb u yebâb, halkın kebâb ve hânelerin türâb edüp berbâd etmişler. Ba‘dehû yine imâr olup sene (---) târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Özdemirzâde Osmân Paşa sene (---) de Demirkapu'yu feth etdükde bu şehr-i Şaburan'un cümle sünnî ahâlîleri itâ‘at edüp sancakbeği tahtı olmuşdu. Ba‘dehû Sultân Murâd-ı Râbi‘ cülûsu ibtidâlarında kızılbaş Şirvân-zemîne istîlâ edüp bu şehr-i Şaburan'ı dahi kendüler zabt u rabt etdiler. Hâlâ Demirkapu haddinde sultânlıkdır. Ya‘nî sancakbeği tahtıdır kim Tebrîz-i dilâvizden sonra âb u hevâ cihetinde bu şehr memdûh-ı İrân-zemîndir. Ve ıklîm-i hâmisin nihâyetidir. Ve hâlâ bir ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i mutavassıtadır. Cümle yetmiş mihrâbdır ve yetmiş mahalledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315b ·
metinde göster ·
Kend-i Zohorya: Hâlâ Gürcîstân ülkesinde Tomris Hân
haddinde
Tiflis hânına tâbi‘ kend-i azîmdir. Re‘âyası cümle Gürcî Aznavurlarıdır. Ve Erm …
Kend-i Zohorya: Hâlâ Gürcîstân ülkesinde Tomris Hân haddinde Tiflis hânına tâbi‘ kend-i azîmdir. Re‘âyası cümle Gürcî Aznavurlarıdır. Ve Ermeni ve Gökdolak kavmi var. Andan (---) sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
… idüp havâlar mu‘tedil olmağa başladı, ammâ bu şehr-i Fohşan vilâyet-i Boğdan'ın
haddinde
olmağile bizimle gelen Boğdan beği tarafından Kalga Sultânımıza ve yalı ağamıza …
Menzil-i şehr-i Fohşan'da Fohşan nehrin bu kadar mâl-ı ganâ’imle ayakdan geçüp karşu tarafda şehr-i Fohşan içre konuldukda mukaddemâ Eflâk diyârında alınan esîr ve mâl-ı ganâ’imleri on bin yiğit ile Batır Ağa'ya teslîm olunup Kırım'a gitmeğe me’mûr olmuşdu. Hamd-i Hudâ cümlesine selâmetle bu Fohşan şehrinde râst gelüp bir yere cümle asker gelüp deryâ-misâl asâkir-i nusret-me’ser olduk, ammâ on bin araba yükü mâl-ı ganâ’imlerimiz olup ayağımıza bağ oldu, ammâ yüreğimiz tâze tâze yağ olup esîrlere dâğ üzre dâğ-ı derûnlar olup bir gece bu şehr-i Fohşan'da âsûde hâl yatup şiddet-i şitâ dahi gidüp havâlar mu‘tedil olmağa başladı, ammâ bu şehr-i Fohşan vilâyet-i Boğdan'ın haddinde olmağile bizimle gelen Boğdan beği tarafından Kalga Sultânımıza ve yalı ağamıza ve sâ’ir zor-batır iş erlerine ve ot ağalarına ve kart kişilere bî-hisâb hedâyâlar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
… Rûm derler. Sarâybosna Ebü'l-feth binâsıdır. Bir Sarây şehri dahi iklîm-i seb‘a
haddinde
Maskov diyârında Balu Hân kurbunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]r …
Sitâyiş-i menzil-i kasaba-i müzeyyen Sarây: Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne şehrin feth etdikden sonra bu cây-ı menâsda ârâmgâh [u] şikârgâh olmak içün bir sarây inşâ etdiğiyçün hâlâ kasaba-i Sarây-ı Rûm derler. Sarâybosna Ebü'l-feth binâsıdır. Bir Sarây şehri dahi iklîm-i seb‘a haddinde Maskov diyârında Balu Hân kurbunda Sarây-ı Kazan vardır, ammâ bu kasaba-i [Sa]rây-ı Rûm Vize sancağı hâkinde Vize beğinin hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Bu bir küçük kasabacıkdır. Cümle sekiz yüz aded cinîn-i gaytânlı ve müşebbek bostânlı ve serâpâ kiremitli hânelerdir. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârşû başında (---)(---) câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… yerde bir koca dîv-i sefîd oturup ba‘zı Kalmık görünce havfinden ditreyüp ölüm
haddinde
mebhût olur. Bunların zu‘m-ı fâsidleriyle azâb görüp günâhları ref‘ olurmuş. Ni …
Ve andan maşrık tarafındaki demir pencereye gelüp içeri bakdıklarında yine mezkûr mu‘allak sandûkanın altında melek oturduğu yerde bir koca dîv-i sefîd oturup ba‘zı Kalmık görünce havfinden ditreyüp ölüm haddinde mebhût olur. Bunların zu‘m-ı fâsidleriyle azâb görüp günâhları ref‘ olurmuş. Niçe Kalmık havfinden ölüp anı ol yerde yere gömerlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b ·
metinde göster ·
yüz elli akçe kazâ ve ze‘âmet-i serbestdir. Bunda dahi kasaba yokdur. Ancak nâh …
Evsâf-ı kazâ-i Amasiyye: Bu dahi Aydın livâsı haddinde yüz elli akçe kazâ ve ze‘âmet-i serbestdir. Bunda dahi kasaba yokdur. Ancak nâhiyesi kurâlarında hân ve câmi‘li ve bâğ u bâğçeli âbâdân kurâlardır. Ve anın müşâsında ve cenûbî tarafında mezkûr sahrânın nihâyetinde altı sâ‘at ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y90a ·
metinde göster ·
ve Nîl kenârında bir mürtefi‘ yerde yüz evli ve bir câmi‘li ve bir sâkıyeli kuy …
Benî Seyf haddinde ve Nîl kenârında bir mürtefi‘ yerde yüz evli ve bir câmi‘li ve bir sâkıyeli kuyulu ma‘mûr kurâdır. Hüseyin Paşazâde Nûh Beğ'in âdemleri bizi alıkoyup bir gece anda mihmân olup istirâhat etdik. Andan vakt-i seherde tarâve mahallinde kalkup cenûb tarafına Nîl dolanup Nîl kenârınca niçe amâr kurâlar ubûr ederek Nîl kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
iltizâm üç yüz evli müslim ve Kıbtî kurâsıdır. Bir kırmızı cebel üzre ma‘mûr u …
Siyût kazâsı haddinde iltizâm üç yüz evli müslim ve Kıbtî kurâsıdır. Bir kırmızı cebel üzre ma‘mûr u âbâdân beled-i kadîmdir. Bu cebel üzre evâyil-i a‘sârda bir kal‘a-i metîn var imiş, hâlâ eser-i binâları nümâyândır. Bu Merâ(?) cebelinin cânib-i şarkîsi harâbistân mağâristânlardır kim benî âdem varmağa cür’et edemez, âdeme dehşet hâsıl olur. Bu cebel üzre bu mahalle Vâdiyü't-Tayr derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b ·
metinde göster ·