… meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler
hafir
ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç …
Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a–9b ·
metinde göster ·
… ks etdikde görse kim mukaddemâ kendülerinin kazdıkları meterislerden bir âsâr-ı
hafir
kalmamış.
Dizdârı ve Peçoy beği ve Mihaç beği ve iki aşağı bölük sipâhî ağaları şehîd olup eyyâm-ı şitâ erüp Kâsım'dan on yedi gün sonra küffâr yine Ustolni-Belgrad'ı muhâsara edeyim deyü kal‘a altında meks etdikde görse kim mukaddemâ kendülerinin kazdıkları meterislerden bir âsâr-ı hafir kalmamış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu âhûr halîfeleri varup merhûm atı {şehîd} Çerkez'in atı önünde bir
hafir
kazup anda defn etdiler. Ve cümle halk bu ata engüşt ber-dehen etdiler.
Ba‘dehu âhûr halîfeleri varup merhûm atı {şehîd} Çerkez'in atı önünde bir hafir kazup anda defn etdiler. Ve cümle halk bu ata engüşt ber-dehen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b ·
metinde göster ·
… öldü, leşi fîl kadar olup bir tarafa götürmek mümkin değil, âhir ol mahalde bir
hafir
kazup defn etdiler. Ammâ aslâ imâmın hânesine varılmadan kaldı.
Sene 1085 târîhinde Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimizin imâmı Ahmed Efendi var idi, anın odasında yılanlar cem‘iyyet edüp imâmı hücresinden kaçırdılar. Bir gün imâmın bir küheylân atı yem yerken burnundan bir yılan atı sokup öldü, leşi fîl kadar olup bir tarafa götürmek mümkin değil, âhir ol mahalde bir hafir kazup defn etdiler. Ammâ aslâ imâmın hânesine varılmadan kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y126a ·
metinde göster ·
… apmak murâd eylese ol sayyâdlar virânistâna varup yerleri çukur çukur kazup her
hafir
içine birer sırçalı kâse yere berâber edüp kenârların toprağa müsâvî edüp her k …
Ma‘cûn-ı akreb: Bu dahi bir ibret-{nümâ} temâşâdır. Kalavân evkâfından vazîfehâr veled âdemler vardır kim şeytân anları gördükde e‘ûzubillâh der, anlara sayyâd-ı akârîb derler, on kişidir. Kaçan hekîmbaşı akreb ma‘cûnu yapmak murâd eylese ol sayyâdlar virânistâna varup yerleri çukur çukur kazup her hafir içine birer sırçalı kâse yere berâber edüp kenârların toprağa müsâvî edüp her kâse içine birer pâre ciğer pâresi korlar ve gayrı ciğer pâresin mezkûr sırçalı kâse kenârından yere süre süre ciğeri çeküp yine ciğeri hıfz eder. Tâ ki nısfu'l-leylde akrebler şikâra çıkup seyrân edüp mel‘abe edeceği mahalde gezerken ciğer râyihasın yerde duyup kelb gibi soylayarak kâsenin kenârına varınca gelen düşer, gelen düşer. Sabâha-dek kâse akreb{ler} ile leb-ber-leb olur, taşra çıkamazlar. Sayyâdlar gelüp akrebleri tobralarına doldurup Kalavân mûristânında hekîmbaşıya verüp anlar dahi kuyruğun ve ayakların mıkrâs ile kesüp çömlekler içinde pişirüp yağın başka alup vücûdun şeker ile ma‘cûn ederler. Bir âdem habs-i bevle mübtelâ olsa yarım nohud mikdârı yese mesânesin açar. Gâyet müdrirdir, çok isti‘mâl etmemek gerek, ibret-nümâdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y177a ·
metinde göster ·