İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hakîkat*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
290
isabet
285 cümle/beyitte
107,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
16
farklı biçim
41 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi290118,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 290

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hakîkat*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 2b 147. Kitâb-ı Fütüvvetnâmeyi, şerî‘at ü tarîkat ve hakîkat ü ma‘rifet üzre beyân eder.
EÇS I 29a Hakîr dahi bu gûne vâkıf oldum ve hakîkatü'l-hâl [Su]kemerli Mustafâ Çelebi'nin nakli üzre Fransa kıralının kızı Ebü'l-feth'in h …
EÇS I 29b … rımız Cem neslindendir kim Selîm-i Evvel'de Cem Şâh Fransa kıralı oldu" derler. Hakîkat böyle şeytanatları olmasa Bâyezîd Hân tarafından fermân sâdır olunca Sa‘dî Çele …
EÇS I 33a … el-cevâb Allâhu a‘lem olur olmaz" demeden gayrı bir hükme me’mûr değildir. Ammâ hakîkatine nazar olunsa hükm-i Kitâbullâh ile hâkim-i kadîm şeyhülislâmdır.
EÇS I 45b … avs-ı kuzah-vâr kemerlerdir kim gûyâ her biri birer yed-i Kudret kemeridir. {Ve hakîkatü'l-hâl mezkûr kemerlerin târîhi Kudret kemeridir. Sene 944.}
EÇS I 113b–114a Ve sârbân-ı râh-ı hakîkat Yetmiş Guruş Dede: Budin eyâletinde Şimatorna nâm kal‘a ağasıyken fâtih-i Eğre …
EÇS I 114a … de Revân'ı feth edersin ammâ yine verirsin" deyü feth-i Revân'ı tebşîr etmişdi. Hakîkat yine yedi günde feth olup yine Kızılbaş istîlâ eyleyüp Murâd Hân Der-i devlete …
EÇS I 115a Hakîkatü'l-hâl tâ bu mertebe yarım akçe tahtası kadar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burn …
EÇS I 120a Hakîkat on üç günden Osmân Dayı gelüp, "Mâh-ı Şa‘bân'ın yedinci bâzâr günü neşlerdiniz? …
EÇS I 137a … etdiklerinde pederleri ismine Kurbân İsmâ‘îl buyurmuşlar. Yetmiş seneden sonra hakîkat Atmeydânı'nda kurbân olmuşlardır. Kanları düşdüğü yere cümle ahbâbları bir zâvi …
EÇS I 144a … ar yoluna çıldır çıldır demeden kurbân edüp her şey’in gavrına var" buyururlar. Hakîkat Selîm Hân, Şâh İsmâ‘îl'i Çıldır sahrâsında bozup askerin dendân-ı tîğdan geçirü …
EÇS I 144a … iş bin mürîde irâdet vermişdir. Ol asrın kutbu idi ve vâsıl-ı gencîne-i esrâr-ı hakîkat ve ser-çeşme-i ser-çeşmân-ı meşreb-i ma‘rifet, şem‘-i mihrâb-ı mücâhede, çeşm u …
EÇS I 148a "Şerî‘at ve tarîkat ve hakîkat ve ma‘rifetdir".
EÇS I 148a … mübîne tâbi‘ olmakdır. Tarîkat mezheb [u] dîn [u] îmânın bilüp müslim olmakdır. Hakîkat cemî‘i mâsivallâhdan müberrâ olmakdır. Ma‘rifet, ma‘rifetullâhdır kim hadîs: ⟦A …
EÇS I 148a … dır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır , yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi ete …
EÇS I 148b … l-hâsıl cemî‘i esnâfın ve ehl-i şerî‘at, ehl-i tarîkat, ehl-i ma‘rifetin, ehl-i hakîkatın yolu, erkânları Hazret-i Risâlet'e müntehî olur. Andan Cibrîl-i Emîn'e andan Ce …
EÇS I 149a … yküm ehl-i şerî‘at, es-selâmü aleyk yâ ehl-i tarîkat ve ehl-i ma‘rifet ve ehl-i hakîkat " deyüp dörd kapu selâmların verüp ol ferzend,
EÇS I 149b … ziyâde olsa iyâl sâhibidir, kâr [u] kesbinden kalır. Ammâ şerî‘at ve tarîkat ve hakîkat ve ma‘rifetden hâric söz söylemeyeler. Eğer şeyh ve nakîb mâlâya‘nî söylerse yo …
EÇS I 151a … teheccîdir kim bunda Cenâb-ı Bârî, hikmet-i sun‘-ı ezelîsin ızhâr etmişdir kim hakîkate nazar olunsa akl-ı benî âdem perîşân olur. Meselâ, Hazret-i Hallâk-ı Bîçûn, cüm …
EÇS I 162a … elidir, Nûh eli" diyerek feryâd [ü] figân edüp tüfenglerin atarak ubûr ederler. Hakîkat bunların dahi pîri Sa‘d'dır. Andan,
EÇS I 163b Hakîkatü'l-hâl deryâ mahlûklarının cemî‘isinin tabî‘atları burûdet üzredir ammâ tenâvül olunsa …
EÇS I 164b Hakîkat ibtidâ askerin müfîd [ü] muhtasarı ubûr edüp giderek mankala ağalar ve mîrimîrâ …
EÇS I 175a … ğına dahi aşk olsun kim anın hakkında "Ekeltü's-semekete hattâ re’sihâ" derler. Hakîkat cümle mâhîlerin başları ve âdem balığının kertiği başı lezîzdir.
EÇS I 180a–180b Hakîkatü'l-hâl bir meyve gemisi gelse deryâda iken cümle bâzârcılar üşüp birbirlerin eyle mecr …
EÇS I 184b Esnâf-ı ehl-i hakîkat , üzengiciyân: Dükkân 100, neferât 200, bunlar dahi Dâvûdî ve Ebû Zeyd-i Müslimî …
EÇS I 191a … ezâyir'den sekiz sâ‘atde Bursa'ya dâhil oldukları muhakkakdır. Hakkâ ki Bağdâdî hakîkatli kuşdur.
EÇS I 201a Ehl-i hakîkat , ihrâmcıyân-ı sûf: Dükkân 80, neferât 100, mürşidleri
EÇS I 202b … r dîvân durmaları kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Zîrâ ol asrda ol taraflar serhad idi. Hakîkatına nazar olunsa henüz dahi serhaddir. Ve dörd mevleviyyet yere mehterân-ı bîrûn cü …
EÇS II 244a … da gine Gekbiziye dili derler. Üsküdar tarafından ammâ bu dil Herseke tarafında hakîkatü'l-hâl deryâ içre girmiş bir dildir.
EÇS II 249b … demler ve nisvânlar ve gılmânlar var kim istimâ‘ eden âdemler hayrân olur. Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu esmâlar yine esmâ-i meşhûrlardır.
EÇS II 273a–273b … geldikde sâna ıvazın ederim" deyü yemin etdüğü meğer "şehîd ederim" demek imiş. Hakîkatü'l-hâl Hanya kal‘ası gibi bir hısn-ı hasînin ve sedd-i metinin fethi bir kerb-i azîm i …
EÇS II 273b–274a … oldurup nâmına Kuyucu Murâd Paşa deyü tevârîhlere tahrîr oluna" deyü keşf eder. Hakîkatü'l-hâl , Murâd Paşa cümle celâlîyi Haleb ve Aziz ve Kilis altında dendân-ı tîğdan geçir …
EÇS II 277a … ederken hayli guzât-ı müslimîn şehîd olmağıla heleke ya‘nî helâk yeri demekdir. Hakîkatinde yine helâk olacak mahalde binâ olunmuş leb-i deryâda iki dere mâbeyninde bir ya …
EÇS II 285a–285b … olmamışdır. Zîrâ hatt-ı şerîf ile tuğrâ-yı garrâ çeker serdâr-ı mu‘azzamdır. Ve hakîkatinde paşa dahi pâdişâh-meşreb, azamet ve dârât sâhibi Cem-vakârdur. Erzurûm askeri d …
EÇS II 288b … nin donu çözülüp mırnav deyüp yere düşer. Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir âdemin eli yaş iken bir demir pâresine yapışsa derhâl müncemid olup elinden …
EÇS II 289b … lâ bedreka-i makâmât, âyine-i kerâmât, hâtır-ı esrâr-ı tarîkat, nâzır-ı envâr-ı hakîkat , âfitâb-ı nihânî, kamer-i zindegânî eş-şeyh Hazret-i Ebû İshâk-ı Kazvînî, aleyh …
EÇS II 315a–315b … ye neheng-i pîl-kûş derler. Cemî‘î mâhîler bu balıkdan havf ederler" dedi. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Bahr-i Haraz sâhilinde olan ibret-nümâ bir deryâda yokdur. Hattâ leb-i deryâ …
EÇS II 320a–320b … u Dâdyân-ı zu‘m-ı fâsîdler niçe fesâhat u belâğat ile kelimât eder kavmlerdir. Hakîkatü'l-hâl hâlâ Moskov diyârının kralları inkırâz bulsa millet-i Mesîhıyye'nin güzîdesi ve …
EÇS II 343a–343b … l olmağıla bu gûne halk olunmuşdur. Hiç ol kıyâfetde arslan görülmemişdir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Karahisâr dağları Rûm, Arab ve Acem'de meşhûr sarp dağlar ve beller ve sengi …
EÇS II 351b–352a … zehâ’ir mukâbelesine verüp tesellî-i hâtır eylen" deyü tenbîh ve te’kîd eyledi. Hakîkatü'l-hâl paşanın akrabâlarından Hazînedâr Alî Ağa, re‘âyâların maslahat-güzâr âdemlerin …
EÇS II 353b–355b … vebâlar çıkarsın; Kara Haydar'ın kendi zamânından berü harâmîlerin yatağı imiş. Hakîkatü'l-hâl bu hakîre her ne ki verdi ise küflenüp paslanmış kılıçlar ve ıslanmış dikdik ve …
EÇS II 364a–365a … ları cümle önüme koyup "Gör oğlum beni İslâmbol'a gel diye niçe isterler" dedi. Hakîkatü'l-hâl niçe mektûblara nazar etdim. "Benim efendim, iki yerden gayret kılıcın kuşanup …
EÇS III 7b Ba‘zı tevârîhde avretde hakîkat olmaduğunda derûn-ı kal‘ada kral kızı küffârın geldiğin görüp fursat ganîmetdir …
EÇS III 9a … m aldın" deyü birkaç akçe sadaka verüp "Var yarıcun Allah ola!" deyü du‘â deyüp hakîkatü'l-hâl bu ahvâle güle güle,
EÇS III 26a … i azîmde yüz seksen sarây hammâmı vardır deyü ehl-i beled tefâhür kesb ederler. Hakîkat yine eyledir.
EÇS III 47a … tebdîl-i hevâ ederek bu arz-ı Filistîn-i Remle'de ecel derdine dermân bulmayup hakîkat üzre tebdîl-i hevâ edüp cânib-i hayâta gidüp şehr-i Remle hâricinde medfûndur. …
EÇS III 51a … a geldi" deyü nûş edüp "Sübhânallah! Hâzâ mâü'l-Ma‘arra. Eyne hevâ’ühâ" derler. Hakîkatü'l-hâl Ma‘arra'nın âb [u] hevâsı ve Haleb'in âb [u] hevâsı ve binâsı ekâlim-i seb‘ada …
EÇS III 54b Ya‘nî dört pâdişâh kal‘ası derler. Hakîkatü'l-hâl müverrihlerin tahrîrleri üzre ekâsirelerden üç birâder binâ etdiklerin hâlâ efv …
EÇS III 57a … adaka ve kurbânlar gönderüp rûhlar içün hatm-ı şerîfler tilâvet etdirin" dedim. Hakîkatü'l-hâl paşa eylece edüp âsitânesine yüz sürüp her şeyden tâ’ib u tâhir oldu. İmdi şehr …
EÇS III 63b … r-ceyş dağı ya‘nî erenler askeri dağı demeden galat-ı meşhûr Ercîs dağı derler. Hakîkatü'l-hâl kal‘a-i Kayseriyye bu kûh-ı bâlânın cânib-i (---) si dâmeninde mürtefi‘ hevâdâr …