… rbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ
Hakîm-i
Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
… mâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup Ehrâm dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim
hakîm-i
kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim da …
Bu belde-i kadîmin hakkında cemî‘i millet-i Mesîhiyye müverrihleri müttefekun aleyh olup sıhhati üzre eyle tahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâr edüp anda yetmiş nefer kimesne ile şükrân-ı selâmet herkesde ne ni‘met bulundu ise bir yire cem‘ edüp bir kazgan içre tabh eyleyüp tenâvül edüp Hakka şükür etdiler. Ol ta‘âmın ismine aşur aşı nâm kodular. Zîrâ Tûfân'dan halâs oldukları gün mâh-ı muharremin onuncu gün olmağıyla yevm-i âşir deyüp aşur aşı dediler. Andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm zevrakında olan yetmiş aded âdemlere nübüvvet ile fermân edüp her birini birer diyâra Kalimon keheneyi Arz-ı Hâsân'a gönderdi kim hâlâ diyâr-ı Mısır'da Bilbes şehrine Arz-ı Hâsân derler. Anınçün Mısır arz-ı mukaddesden değildir. Ba‘dehû Kalimon hakîm Mısır'a varup Hazret-i İdrîs ta‘lîmiyle binâ olunan Mısır Cizesindeki Hırem dağları ki hâlâ anlara Fir‘avn dağları derler, ammâ hilâfdır Sürid hakîm izn-i İdrîs ile binâ etmişdir. Tûfân'dan sehel harâb olmak ile Kalimon hakîm yine imâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup Ehrâm dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelüp birer cây-ı vatan istediklerinde her birin bir diyâra gönderüp Sırfâyil nâm bir oğlunu Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'da vatan tutanın bu Sırfâyil'dir. Arz-ı Rûm'da deverân u seyerân ederek bu Sofya arzının âb [u] hevâsından ve Vitoş nâm kûh-ı bülendinden hazz edüp arz-ı Sofya'da sâkin olup her biri yüzer seneye bâliğ iken her birin birer arza gönderüp vatan dutundular. Bir oğlu Latine'dir, Dobra Venedik'e gidüp nevpeydâ Venedik körfezi sâhilinde kurâ ve kasabâtlar binâ edüp anda tenâsül bulup kavm-i Latin oldu. Bir oğlu Hersek idi. Hersek diyârı anın ismiyle müsemmâdır. Bir oğlu Vornik idi. İzvornik'de sâkin olup Voynuk kabilesi Vornik neslindendir. Bir oğlu Bulkarya'dır. Bulgar andan münteşir oldu. Bir oğlu Franka idi. Frenk andandır. Biri Hırabda idi, Hırvad andandır. Bir oğlu Boşnak idi, kavmi andandır. Bir oğlu Doşka idi, Alaman ile Venedik mâbeyninde Dodoşka kavmi andandır. Ammâ Macar Acem'den gelme Menuçehr evlâdlarından Mençır'dan galat Macar kavmidir. Sırfâyil'in bir oğlu da Romaa idi. Kızılelma Roması'nda kalup {on bir evlâdı olup her birin birer diyârı reyy ü imâr etmeğe gönderdi kim İşpaniye vilâyetinin ismidir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b–137a ·
metinde göster ·
… ras ve kuba ve cereb ve yerakân ve hafakân-ı dâ’i's-sa‘lîden 140b bi-hikmet-i
Hakîm-i
Mutlak zikr olunan emrâz-ı muhtelifelerden halâs olur ve her bâr nûş eden ishâl …
{Hâssa-i âb-ı bana}: Yedi gün nûş edüp gasl eden emrâz-ı cüzzâm ve beras ve kuba ve cereb ve yerakân ve hafakân-ı dâ’i's-sa‘lîden 140b bi-hikmet-i Hakîm-i Mutlak zikr olunan emrâz-ı muhtelifelerden halâs olur ve her bâr nûş eden ishâlden ve zâtü'l-cenbden ve renc-i bevâsîden rehâ bulur. Ve hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ olan bir kaç kerre girse şifâ bulur. Ammâ bu banaya girmenin şartı vardır. Şehr-i Sofya gâyet şitâ kânıdır. Ilıcada çok durup taşra câmekânda dahi çok durunca şitâ kânında şifâ-kânın adem diyârında bulursun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a–140b ·
metinde göster ·
… lup yedi günde vücûdu cemî‘i ilelden selâmet bulur. Böyle bir nâfi‘ mücerreb âb
Hakîm-i
mutlakdır kim her kurâ vü kasabâtlara kumkumalar ile hedâyâ götürürler, meşhûr- …
İbret-nümâ-yı diğer: Bu şehrin hâricinde Kemer köprü nâm bir cisr-i musanna‘ vardır. Gerçi memdûh-ı âlem olacak bir kantara-i azîm değildir, ammâ garâbet andadır kim bu cisir dibinde sun‘-ı Hudâ İçme Suyu nâmıyla bu diyârda meşhûr-ı âfâk bir şorca su vardır. Her sene mâh-ı Temmuz'da niçe bin çorlu âdem ol ayn-ı şordan aç karnına nûş etse amel eder, ammâ garâbet andadır kim bu âb-ı nâbı aşağı akındısıyla alsalar aşağıdan yedi sekiz amel eder, ammâ suyun akdığı aksine aşağıdan yukaru kâse ve tas ile su alup nûş etseler yedi sekiz kerre fevkânî istifrâğ etdirüp cümle balgam ve safra ve sevdâ ve ahlat kay olunup bu âb-ı nâfi‘den nûş edenin reng-i rûyu humret üzre olup yedi günde vücûdu cemî‘i ilelden selâmet bulur. Böyle bir nâfi‘ mücerreb âb Hakîm-i mutlakdır kim her kurâ vü kasabâtlara kumkumalar ile hedâyâ götürürler, meşhûr-ı âfâkdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… i-emri Hayy [u] Kadîr mürde ihyâ etmeğe kâdir bir hekîm-i nâdir idi (idi), ammâ
hakîm-i
mutlak değil idi. Hakîm-i mutlak ale'l-ıtlâk Cenâb-ı Bârî'dir.
Meşhed-i Eflâtûn-ı İlâhî: Lisân-ı Macar'da ismi Laktanıtyoş'dur. (---)(---)(---) îmân getirdiklerine şübhe yokdur. Ol zamânın mü’min ve muvahhidlerinden bir hakîm [ü] dânâ idi kim Mesîh-âsâ ilm-i hazâkatle bi-emri Hayy [u] Kadîr mürde ihyâ etmeğe kâdir bir hekîm-i nâdir idi (idi), ammâ hakîm-i mutlak değil idi. Hakîm-i mutlak ale'l-ıtlâk Cenâb-ı Bârî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… e ihyâ etmeğe kâdir bir hekîm-i nâdir idi (idi), ammâ hakîm-i mutlak değil idi.
Hakîm-i
mutlak ale'l-ıtlâk Cenâb-ı Bârî'dir.
Meşhed-i Eflâtûn-ı İlâhî: Lisân-ı Macar'da ismi Laktanıtyoş'dur. (---)(---)(---) îmân getirdiklerine şübhe yokdur. Ol zamânın mü’min ve muvahhidlerinden bir hakîm [ü] dânâ idi kim Mesîh-âsâ ilm-i hazâkatle bi-emri Hayy [u] Kadîr mürde ihyâ etmeğe kâdir bir hekîm-i nâdir idi (idi), ammâ hakîm-i mutlak değil idi. Hakîm-i mutlak ale'l-ıtlâk Cenâb-ı Bârî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… türâb-ı Peçoy'dan imiş. "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi" üzre âhir-i kâr öyle
hakîm-i
dânâ Arapça yarlığ-ı belîği emrine itâ‘at edüp bu Peçoy Sirem-i bâğ-ı İrem'de …
Meğer ezelü'l-âzâlde takdîr-i İlâhî bu Eflâtû[n]-ı İlâhî'nin hâki türâb-ı Peçoy'dan imiş. "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi" üzre âhir-i kâr öyle hakîm-i dânâ Arapça yarlığ-ı belîği emrine itâ‘at edüp bu Peçoy Sirem-i bâğ-ı İrem'de hâlen medfûndur, ammâ üzerinde aslâ ne kubâb ve ne âsâr-ı binâ vardır, hemân bir kûh-ı pestün dâmeninde bir vâsi‘ gül [ü] gülistânlı zemînde âsûdedir. Ancak kabr-i şerîfi üzre bir seng-i hârâ-yı tavîl mestûrdur kim alâmet-i kabr-i Eflâtûn'dur. Ve ol seng-i mücellâ üzre elsine-i muhtelife hatları var kim görmeğe muhtâcdır. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
Mutlak'ın olmasa ger bir işde tedbîri / Müfîd olmaz hezâr e[r]bâb-ı aklın re’y …
Hakîm-i Mutlak'ın olmasa ger bir işde tedbîriMüfîd olmaz hezâr e[r]bâb-ı aklın re’y [ü] tedbîriİnâyet eylese bir bendesine Hazret-i Mevlâ 73aSevâb olur hatâsı hep kemâl-i mahz-ı taksîriSa‘âdet isterisen ehl-i teslîm [ü] tevekkül olKabûl et cân ile Dervîş bu pend-i Hazret-i Pîri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b–73a ·
metinde göster ·
… alâs-pûş oldukda yine İskender-i Kübrâ ta‘allukâtından Batlîmûs nâm-ı benâm bir
hakîm-i
Arasto pâdişâh oldu. Rûm lisânı üzre Batlîmûs ulu pâdişâh demekdir. Bu Kavala'd …
Andan yerine oğlu {Ruhanya} pâdişâhlığı kabûl etmeyüp bu Kavala'da Feylekos deyrinde terk-i dünyâ papas-ı palâs-pûş oldukda yine İskender-i Kübrâ ta‘allukâtından Batlîmûs nâm-ı benâm bir hakîm-i Arasto pâdişâh oldu. Rûm lisânı üzre Batlîmûs ulu pâdişâh demekdir. Bu Kavala'da niçe hayrât hasenâtlar edüp Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm ibn Mâtân ibn Feylekos ibn Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân'dır kim bu Batlîmûs Hazret-i Zekeriyyâ'ya îmân getirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b ·
metinde göster ·
… ndelere ni‘metleri mebzûldur ammâ içinde âsî kâfirleri eksik değildir. Hikmet-i
Hakîm-i
Mutlak bu kenîsenin haremindeki kuyudan bir şorca beyâz süd gibi su çıkar. İki …
Manastır-ı Kasro: Ayende ve revendelere ni‘metleri mebzûldur ammâ içinde âsî kâfirleri eksik değildir. Hikmet-i Hakîm-i Mutlak bu kenîsenin haremindeki kuyudan bir şorca beyâz süd gibi su çıkar. İki filcân içene hakîm şerbetinden nâfi‘ olup burmadan ve sarmadan mülâyemet üzre on kadar amel edüp vücûd-ı insânda ve ma‘îdede ne kadar fazalât ve ahlât-ı fâside ve ne kadar safrâ ve sevdâ ve balgam ve namâzbur misilli şeyleri ve cemî‘i sovulcan ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün bu deyre beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk ederler. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
Ve limanın şimâli tarafındaki kayalardan bir su çıkar, sehel şorcadır. Yılda bir kerre kiraz mevsiminde cümle Frengistân'dan firkateler ve kalyonlar ile mübtelâ ve ehl-i özr kefereler gelüp ol sudan içüp on beş yigirmi kerre tahtânî ameller edüp vücûd-ı insâ[n]da olan ilel-i muhtelifelerden cümle safrâ ve sevdâ ve balgamı ve gayri ahlâtları sürüp âdemin için pâk eder. Lâkin Moton ve Koron askeri firkatelerinden kefereler bu suyu huzûr ile içemeyüp niçe bin fıçılar ile bu sudan cümle Frengistân'a su götürüp anda içerler. Gâyet meşhûr-ı âfâk müshil nâfi‘ sudur kim hekîm şerbetinden a‘lâdır, zîrâ Hakîm-i Mutlak'ın sun‘-ı kudreti şerbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
… ında[n] Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân asrında Melik Rac‘îm'in Ohri nâm bir
hakîmi
ilm-i hikmet ile bu kal‘ayı binâ edüp niçe divelden divele intikâl etdiğin İslâ …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---) dir. Bânîsi be-kavl-i müverrihîn-i Latin ibtidâ Rûm pâdişâhlarında[n] Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân asrında Melik Rac‘îm'in Ohri nâm bir hakîmi ilm-i hikmet ile bu kal‘ayı binâ edüp niçe divelden divele intikâl etdiğin İslâmbol'u binâ eden Yanko ibn Madyan'ın karındaşı Yanvan ve müverrih-i Latin Ban bu kal‘anın evsâf-ı imâretin gâyet mufassal yazmışlar, ammâ biz ihtisâr üzre güzer edelim. Çünki bu şehir bu Ohri buhayresi kenârında Medâyin ve Bağdâd ve Mısır ve Pozanta ve Makedonya ve Kavala ve Kostantiniyye kadar ma‘mûr bender sevâd-ı mu‘azzam olup balığın mahsûlât-ı menâfi‘inden niçe yüz aded hazâ’in tahsîl olduğun yedi kral istimâ‘ etdiklerinde cümlesi birer yüzden tama‘-ı hâmlara düşüp bu şehre niçe kerre her biri istîlâ etdiklerinden şehir harâba mü’eddî olduğundan yazıkları gelüp âhır-ı kâr yedi kral iştirâk-i seviy üzre bu Ohri şehrin zabt u rabt etmeğe ahd-i mîsâk edüp yedi kralın vezîrleri otururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·
… ı sâhibi Feylekos hakîmin oğlu 374a İskender-i Yûnân'ın üstâdı Aya Nataca nâm
hakîm-i
benâm binâ etmeğile ismi lisân-ı Yûnân'da kasr-ı Aya Natacadır.
Be-kavl-i müverrih-i âlem Yanvan ve sâhib-i Tevârîh-i Latin Ban kavilleri üzre bu Usturumça şehrinin ibtidâ bânîsi Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos hakîmin oğlu 374a İskender-i Yûnân'ın üstâdı Aya Nataca nâm hakîm-i benâm binâ etmeğile ismi lisân-ı Yûnân'da kasr-ı Aya Natacadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b–374a ·
metinde göster ·
vilâyet-i Tûnus ve İfrîkiyye. Cümle yigirmi iki neferdir. Sene 603. Abdülmü’min …
Hakîm-i vilâyet-i Tûnus ve İfrîkiyye. Cümle yigirmi iki neferdir. Sene 603. Abdülmü’min-i Emeviyyûn bu diyârları bin pâre gemiyle feth edüp Benî Hafs'ı bunda hâkim koyup münteşir olarak halîfe olup evlâdlarına âl-i Benî Hafz derler. Hazret-i Ömer'in kızı Hafsa evlâdlarıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y31b ·
metinde göster ·
… kerre nûş eden sene-i âtiyeye varınca aslâ ve kat‘â bir marîze mübtelâ olmayup
Hakîm-i
Lem-yezel'den gayrı hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş …
Ve bu su mevlûdun üç gününde cüllâb-misâl su cereyân eder. Ve lezzeti Hudâ hakkıyçün gûyâ âb-ı Zemzem'dir. Ve tabî‘atı sehel müshildir. Yetmiş yedi emrâz-ı muhtelifeye dâ‘-i devâdır. Bu âbdan bir kerre nûş eden sene-i âtiyeye varınca aslâ ve kat‘â bir marîze mübtelâ olmayup Hakîm-i Lem-yezel'den gayrı hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş etmek gerek. Hattâ dem-i fâsidi vücûdda olan ahlâtı ve ra‘şe ve beras ve cüzâmı def‘ eder. Mezkûr ayn sene-i âtiyeye varınca bayağı turna gözü âb-ı latîf cereyân eder. Ve yine mâh-ı Temmûz'da kırk gün kırk gece kan akar. Yevm-i mevlûdda kan dinüp mücellâ cüllâb-misâl cereyân eder. Bi-emrillâh ilâ mâşaallâh âdetullâh bunun üzerine cârîdir. Ve bu mevlûd-ı şerîfde bu ayn içün ol kadar yüz kerre yüz bin cerre ve bardak ve mecur ve çanak bey‘ olunur kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve yine ol gün ol kadar mecur Cîze yoğurdu ve kaymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz yoğurd olur. Ve Heremeyn dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup kimi piyâde ve kimi har-süvâr olup Fir‘avn dağların temâşâya giderler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… ‘ edüp âdemin reng-i rûyine humret verir. Böyle bir mücerreb şifâ şeceridir kim
Hakîm-i
Mutlak kullarıyçün halk etmişdir.
Meselâ bu şecere-i tayyibe zemînden beş âdem kaddi bâlâ ve üç âdem derâgûş eder cüssedâr dıraht-ı azîmdir. Ve şecerin vücûdunun cânib-i erba‘ası dilim dilim pâre pâredir. Öte cânibinden teferrüce gezen âdemler görünür. Berg [ü] bârı dünyâ ağaçları yaprağına ve meyvesine müşâbeheti yokdur. Yaprağın sar‘ dutan marîzlere buhûr ederler, bi-emrillâh halâs olur. Ve ayda birer kerre hurde pelîd gibi kabuklu ve içi çekirdekli bir humûzetli âbdâr meyvedir, ishâl marazına dâ‘-ı devâdır. Ay başında kemâlin bulunca yağmâ ederler. Erbâb-ı hâcât alup giderler. Bir ay bekler mülâzımları çokdur. İshâli ve zahîri seyf-i miczem gibi kat‘ edüp âdemin reng-i rûyine humret verir. Böyle bir mücerreb şifâ şeceridir kim Hakîm-i Mutlak kullarıyçün halk etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y363a ·
metinde göster ·
… el'i evvel binâ etdi. Andan karındaşı Mısrâm yerine müstakil melik olup bu dahi
hakîm-i
mâhir ve kehene-i köhne sâhir idi. Bu Elvâh'ı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân etdi k …
Bu şehri ibtidâ binâ eden bi-kavli tevârîh-i Sâbiyye: Tûfân-ı Nûh'dan evvel Mısır'a mâlik olan Nakrâveş idi kim el-kâhin mine'l-kühhân gâyet Y 447b üstâd-ı kâmil kehene idi. Şehr-i Emsûs'u bu Nakrâveş binâ edüp yüz seksen sene mu‘ammer olup merhûm oldukda yerine oğlu Natrâş melik oldu. Bu dahi babası gibi sâhir-i mâhir kehene olup üç yüz yıl mu‘ammer olup bu Elvâh-ı Evvel'i evvel binâ etdi. Andan karındaşı Mısrâm yerine müstakil melik olup bu dahi hakîm-i mâhir ve kehene-i köhne sâhir idi. Bu Elvâh'ı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim ol asırda Emsûs şehrinden ziyâde amâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a–Y447b ·
metinde göster ·