… îr cevâba kâdir olmayup ilâ hâze'l-ân bir mürşid-i kâmil aramadadır kim tâlib-i
Hakdır
. Ammâ her dervîş-i dilrîş, ehl-i tasavvuf olup fâzılü'd-dehr olmayup yine sâhib …
El-hâsıl hâsü'l-hâs dervîş-i dilrîşin zâhiren ve bâtınen bin bir alâmetleri vardır ve bin bir gûne su’âlleri vardır. Kemâ hüve hakkuhu bu su’âllere cevâba kâdir olan cân ilm-i tasavvufa ve ilm-i ledünne kâdir olup hüve hüve makâmında olan cevâb verüp fuzalâü'd-dehrden bahr-i ummân olmuşdur kim cevâb verir. Yohsa hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ-yı pür-taksîr cevâba kâdir olmayup ilâ hâze'l-ân bir mürşid-i kâmil aramadadır kim tâlib-i Hakdır. Ammâ her dervîş-i dilrîş, ehl-i tasavvuf olup fâzılü'd-dehr olmayup yine sâhib-i sülûk dervîş-i muvahhid ümmîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
. Kümmelîni inkâr etmemek gerek. Yedi sene Melik Tâhir bu Akka kal‘asın muhâsara …
El-hâsıl mezkûr na‘lîn Akka kal‘asının beş kat dîvârına beş kerre urup hâlâ beş kat dîvârları harâb [u] yebâb olur. Cümle temelleri hevâya nâzır burc [u] bedenleri ka‘ra geçmişdir. İmdi azîzim kerâmet-i evliyâ hakdır. Kümmelîni inkâr etmemek gerek. Yedi sene Melik Tâhir bu Akka kal‘asın muhâsara edüp niçe kerre yüz bin mancınık taşları urduğu gülleler Akka sahrâsında galtân olup pâymâl-i rimâl yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
… rce ve Hille ve Bağdâd ve Şâm'da hurmanın çiçeği yok idi}. Kim kerâmet-i evliyâ
hakdır
. Ve ulu sultân ve mazanne-i kirâme uryân bir er idi. Himmeti hâzır u nâzır ola. …
Şeyh Bekkâr bir gün mukaddem bizimle Karalar kal‘asında hayme vü hargâhlar mâbeyninde halt-ı kelâm ederek gezüp ertesi gün bu İkikapulu kurbunda bir salkım hıstâvî hurma getirdi. {Garâbet bunda kim ne Korna ve Cevâzî ve Semâvât ve Erce ve Hille ve Bağdâd ve Şâm'da hurmanın çiçeği yok idi}. Kim kerâmet-i evliyâ hakdır. Ve ulu sultân ve mazanne-i kirâme uryân bir er idi. Himmeti hâzır u nâzır ola. Hamd-i Hudâ şöyle bir ulu er ile hüsn-i ülfet edüp her bâr du‘â-i hayrın alırdık. Ve hakîrin hânesinde bir dâ’iresi var idi. Hânemize geldikde elbette dâ’ireyi bulup "dukka'd-def" deyü destime dâ’ire verüp hakîr dâ’ireyi çaldıkça Şeyh Bekkâr mest [u] medhûş olunca raks edüp safâ ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50b ·
metinde göster ·
… sârda aslâ evlerden ve imâretden bir nişân yokdur. Berbâd-ı harâb u yebâb emr-i
hakdır
ve nevâhîlerinde dağları cümle akdır.
El-hâsıl kal‘a-i Terkoz böyle bir avgâh ve şikârgâh ve mesîregâh sahrâları pür-giyâh gibi zemîr yokdur, lâkin kal‘asının vîrânı çokdur. Derûn-ı hisârda aslâ evlerden ve imâretden bir nişân yokdur. Berbâd-ı harâb u yebâb emr-i hakdır ve nevâhîlerinde dağları cümle akdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… ler mahv olup ten-dürüst olur. Yarın inşâallâh sâ’im olurum. Poh ne güzel emr-i
hakdır
. Ve cemî‘i vilâyetlerimin halkına car salup mâh-ı Ramazân'da şenlik şâdımânlıkl …
"Vallâhi emr-i Hak ile yolda gidüp ziyâret etmek lisânım üzre eyi seyâhatdir, ammâ bu benim Balıkhân'ımız şehrinden tâ Bahr-i Kulzum kenârında Beytullâh'a varınca bir yıllık yoldur. Ve tarîk-i âm üzre benim yedi aded pâdişâhlar hasm-ı kavî adû-i hâ’inlerimdir. Anların vilâyetlerin atlayup nice geçüp Mekke'ye gidüp geleyim. Bu dahi zekerin kesmek gibi müşkil teklîfdir. Ammâ yılda bir kerre oruç dutmak farzını kabûl eyledim, zîrâ hakîmâne emrullâhdır. Bir âdem müddet-i medîd-i ömründe yiye içe vücûdunda niçe gûne safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlât-ı fâsideler cem‘ olur, ammâ yılda bir kerre bir ay sâ’im olunca on bir aylık emrâz-ı muhtelifeler mahv olup ten-dürüst olur. Yarın inşâallâh sâ’im olurum. Poh ne güzel emr-i hakdır. Ve cemî‘i vilâyetlerimin halkına car salup mâh-ı Ramazân'da şenlik şâdımânlıklar edüp oruç dutdurup hemân beş vakti kılmak içün mezgitler ve eyne damları yasadırım, der. Ve Allâhu Te‘âlâ zekât verin demiş. Hakkâ güzel buyurmuş. Bu emrullâhı da kabûl eyledim. Hakkâ ki bir âdem mâl-ı Kârûn'a mâlik olup yığa yığa kayda götürür. Müstahak olan fukarâlara mâlının zekâtın vermek ne güzel dîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
… r {çemenzâr ve mesîregâh yerdir. Bu dırahtlardan ma‘lûmdur kim kerâmât-ı evliyâ
hakdır
, zîrâ kuru at kazıkları böyle dıraht-ı azîmler olmuşdur.}
Mesîregâh: Şehrin Zihne tarafında Evrenos Gâzî ile ibtidâ bu şehre gelen on sekiz nefer gâzîlerin atların bağladıkları kazıklar hâlâ on sekiz aded çınâr-ı müntehâlardır kim her biri evc-i semâya ser çekmiş bir {çemenzâr ve mesîregâh yerdir. Bu dırahtlardan ma‘lûmdur kim kerâmât-ı evliyâ hakdır, zîrâ kuru at kazıkları böyle dıraht-ı azîmler olmuşdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220b ·
metinde göster ·