KB 2651
bor ol bu biligke uḳuşḳa yaġı / bor atı
hakikat
tütüş ol çaġı
bor ol bu biligke uḳuşḳa yaġı bor atı hakikat tütüş ol çaġı
Kutadgu Bilig · KB 2651 ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
KB 3368
sen aymış bu söz barça andaġ turur /
hakikat
körü barsa tıldaġ turur
sen aymış bu söz barça andaġ turur hakikat körü barsa tıldaġ turur
Kutadgu Bilig · KB 3368 ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS II 313a–313b
… [u] Tûrân-zemîndir. Ammâ "Merîzât" lüğati güft-i Fârisîde "bükülmüş" dimekdir.
Hakikatü'l-hâl
bir kûh-ı bâlânın zeylinde bir azîm âsitâne-i sa‘âdet içre bir kûşede seccâde-n …
Menzil-i Pîr Merîzât Sultân: Kelenterhânesinde hân mihmân olup bu hakîr âsitâne-i pîrde mihmân olduk. Pîr Merî-zâd derler, ammâ efvâh-ı nâsda Pîr Merzâ derler ve niçeler Pîr Mirzâ derler, ammâ sahîhi Pîr Merîzât'dır. Ya‘nî "Diri baba" dimeğile meşhûr-ı âfâk-i İrân [u] Tûrân-zemîndir. Ammâ "Merîzât" lüğati güft-i Fârisîde "bükülmüş" dimekdir. Hakikatü'l-hâl bir kûh-ı bâlânın zeylinde bir azîm âsitâne-i sa‘âdet içre bir kûşede seccâde-nişîn olup bizzât vücûd-ı şerîfleri hırka-i peşmîneleriyle kemer-beste olup çömelüp oturur. Vech-i şerîfleri kıbleye nâzırdır. Ser-i sa‘âdetleri savma‘asının bir kayasına dayanıp durur. Hâlâ vücûd-ı şerîfleri beyâz pembe-misâl çürümeyüp ter ü tâze durur. Cümle huddâmları azîzi hayâtda bilüp şeb [u] rûz hizmetinde olup çârûb-keşlik edüp âsitâne-i sa‘âdetin pâk edüp her gice azîzin yanına leğen ve ibrik 313b mâ-i zülâl ile pür eyleyüp seher olunca ibriki tehî bulurlar. Ve bu kadar yüz yıldan berü hırka-i şerîfi üzre bir şemme ve zerre gerd-i gubâr düşmez. Ve âsitâne-i sa‘âdeti dâ’imâ ûd [u] amber-i Hudâyî râyihasından cemî‘î züvvârın dimâğ-ı dil-meşâmları mu‘attar olur. Bu der-i devlet-me’âbı Şeyh Safî hazretleri Erdebîl'den gelüp bu sultânı ziyâret etdikde azîz hazretlerinin üzerine on aded Azerbaycân hazînesi sarf edüp bir tekye-i Bektâşiyân etmişdir kim misli meğer şehr-i Meşhed'de İmâm-ı Mûsâ Rızâ âsitânesi ola. Ta‘rîf ve tavsîfden müberrâ bir âsitâne-i ra‘nâdır. Atabe-i aliyyesinden içeri cümle züvvâr dâhil olunca âdeme bir heybet, vücûduna bir lerzân vâkı olur. Gûyâ bir mücrim âdem huzûr-ı pâdişâhîye varır, eyle bir mehîb rûhâniyyetli makâmdır. Hamd-i Hudâ ziyâret eyleyüp bir Yâsîn-i Şerîf, Hak rızâsiyçün tilâvet edüp sevâbın rûh-ı azîze hîbe edüp rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp âşnâlık kesb etdik. Lâkin âsitânesinde târîh olmamağıla intikâli senesi ma‘lûmımız değildir. Ammâ tekye-nişîni Hoca Selâhaddîn, sâhib-i hâl, her şeyden münzevî ve fâriğu'l-bâl bir kimesne-i zâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313a–313b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS IV 288a–288b
… Ammâ kal‘a-i 288b Kotur Osmânlı'da iken Acem teğallüben zabt eylemişdir. Ammâ
hakikatine
nazar oluna. Bu kârhâne-i dünyânın kârı böyledir kim bu cihân kimesneye bâkî ol …
Ale's-seher bunlar bize elli mikdârı dizçöken vesîle verüp Muhammedî deresi nâm mahalli geçüp Şâh Gediği nâm mahalle varıldığı bir alçak kûhdur kim ibtidâ hudûd-ı Acem'dir. Ammâ kal‘a-i 288b Kotur Osmânlı'da iken Acem teğallüben zabt eylemişdir. Ammâ hakikatine nazar oluna. Bu kârhâne-i dünyânın kârı böyledir kim bu cihân kimesneye bâkî olmayup benî Âdeme eğlence olmak içün kâh dest-i Acem'e girer, nice yıl mutasarrıf olurlar. Kâhîce yine Osmânlı eline girer. Beyt,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 288a–288b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala