elmâs: Kârhâne yedi, neferât kırk beş adeddir. Bunların ma‘rifeti bir esnâfa be …
Esnâf-ı elmâs-bür ya‘nî hakkâk-i elmâs: Kârhâne yedi, neferât kırk beş adeddir. Bunların ma‘rifeti bir esnâfa benzemezdir. Kara taşdan elmâs-ı hâmları pâre pâre çıkarup her parçasın kurşumlu direfşler içine koyup âdem çevirir dollâblar üzre koyup yine kurşumdan çarhlarda elmâs bürâdeleri eğüp hâm elmâslar çarhlar üzre deverân ede ede berrâk olur. Ba‘dehu yine bir cânibin kurşuma koyup ol tarafı dahi pâk olur. Murâdı üzre çâr-kûşe mi ve bâdemî mi ve şeşhâne ederse edüp pâk eder görmeğe muhtâc bir çarh-ı dollâblı kârhânedir. Zîrâ elmâs ol kadar sengîn ve berkdir kim kurşum ne kadar nerm ise Cenâb-ı Bârî ana hasm halk edüp elmâsı kurşum hakk eder, aceb hikmetdir. Ve elmâsdan zî-kıymet cevher yokdur. Zîrâ (---) diyârda ma‘deni azdır. Âteşe girdikce berrâk olur. Altun dahi âteşde pâk olur. Anıniçün bu iki ma‘den "Yâ Azîz" ismine mazhar olup azîz [u] makbûl olmuşlardır. Ammâ sâ’ir cevâhirler âteşden cümle fenâ bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b ·
metinde göster ·
… Ve bu sekiz aded biçme tahta somâkîler câmi‘in rûy-ı dîvârlarında durup üstâd-ı
hakkâk-i
mermer-bür bu seng-i la‘l-gûnları eyle musaykal ve mücellâ etmiş kim cümle cemâ …
Ve bu câmi‘in cânib-i erba‘ası ferşinden tâ kubbe-i nîlgûnu kenârelerine varınca câmi‘in içinde rûy-ı dîvârı cümle sekiz kıt‘a yekpâre serâmed kırmızı somâkî kaplı dîvârlardır, ammâ ne kadar vâsi‘ ve arîz ve âlî biçme tahta somâkîler olmak gerek kim sekiz aded tahta somâkî taşdan bir câmi‘-i kebîrin rûy-ı dîvârı kaplı ola. Ve bu sekiz aded biçme tahta somâkîler câmi‘in rûy-ı dîvârlarında durup üstâd-ı hakkâk-i mermer-bür bu seng-i la‘l-gûnları eyle musaykal ve mücellâ etmiş kim cümle cemâ‘at-i kesîreler kıyâm [u] ku‘ûda ve rükû‘ [u] sücûda meşgûl olup tâ‘at-ı Yezdân etdikleri âyîne-vâr bu sekiz aded tahta somâkîlerde her âdemün harekât [u] sekenâtları nümâyândır. Ve dahi kubbe-i mînâsı yekpâre nuhâs-ı ahmer-gûn kubbe-i ser-nigûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… n ahvâller[i] ale't-tafsîl Tevarih-i Tuhfe'd[e] mastûr. Ve bu Kureyş tâ’ife[si]
hakkâki
Arab çehrelidir. Cümle silâhlarından gayri okları ve yayları vardır.
Bu kavm-i karanın ahvâller[i] ale't-tafsîl Tevarih-i Tuhfe'd[e] mastûr. Ve bu Kureyş tâ’ife[si] hakkâki Arab çehrelidir. Cümle silâhlarından gayri okları ve yayları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 353a ·
metinde göster ·
… erlerin münhedim etmiş kim bir dahi celâlî kapanmaya mülâhazasıyla harâb etmiş.
Hakkâki
sa‘b u kavî Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘adır. Sehel şey ile ta‘mîr olunmak mümkin …
Kayâsıra-i Rûm'dan Gediz namında bir kralın binâsıdır. Sene (---) târîhinde Germiyanoğlu Ya‘kûb Şâh fethidir. Andan Yıldırım Hân eline girmişdir. Hâlâ kal‘ası şehrin cânib-i şarkında bir dere aşırı bir yalçın kaya üzre bir gök kal‘a-i metîn imiş. Ammâ sene 1025 târîhinde Sultân Ahmed vüzerâlarından Kuyucu Murâd Paşa kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmiş kim bir dahi celâlî kapanmaya mülâhazasıyla harâb etmiş. Hakkâki sa‘b u kavî Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘adır. Sehel şey ile ta‘mîr olunmak mümkinü'l-husûl bir kal‘a-i Gedüs'dür, ammâ ne cirmde idüği malûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a ·
metinde göster ·
… ı olan tahta-misâl taşların kadleri tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil
hakkâk-i
âmîl bu taşları eyle biçmiş kim gûyâ hıtâyî kâğızdır. Kat‘ olundukdan sonra iki …
Ve ale't-tahkîk ferşinde incü ve sadef ve akîk-i Yemenî ve laciverd ve yeşim ve pîrûze makûlesi zî-kıymet hacerler döşenmişdir. Bir taşına vaz‘-ı yed eden taşdan kavî taş olur. Ve câmi‘in cânib-i erba‘asında olan dîvârın yüzleri tâ yedi kubbe-i azîmin devvârelerine varınca serâpâ gûnâ-gûn ve nakş-ı bûkalemûn ebrî ve mevvâc sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl taşların kadleri tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil hakkâk-i âmîl bu taşları eyle biçmiş kim gûyâ hıtâyî kâğızdır. Kat‘ olundukdan sonra iki taşı yanyana vaz‘ edüp ebrîlerinden gûnâ-gûn eşkâller ve elvân elvân şükûfe ve kitâbeler nümâyân olunur. Ve bu seng-i mevvâclar ol kadar mücellâdır kim gûyâ âyine-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·