zevk ve ehl-i teferrüc olup ayş [u] nûşa meşgûllerdir. Bî-gam ve bî-kayd yârân- …
İklîm-i hâmisde bulunmağın âb [u] hevâsının letâfetinden cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i teferrüc olup ayş [u] nûşa meşgûllerdir. Bî-gam ve bî-kayd yârân-ı zarîfân [u] âşıkân kimesneler olmağıla reng-i rûyları humret üzredir ve nisâ tâ’ifeleri Abaza ve Gürcî ve Çerkez mahbûbeleri olmağıla mahbûb u mahbûbe ciğer-kûşeleri olur kim gûyâ her biri birer meh-pâre pençe-i âfitâblardır. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled: Cümle
halkı ehl-i
zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’ima humret üzredir. Ahâlîsinin bi …
Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled: Cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’ima humret üzredir. Ahâlîsinin bir fırkası paşa ü beğ ve zâ‘im ü zu‘amâ ve erbâb-ı timar ve ehl-i hizmetdir. Bir zümresi ulemâ ü kudât u meşâyih-i vazîfe-hârân [u] eimme ü hutebâ ve eczâ-hânândır. Bir zümresi dahi tüccâr u avân ve ehl-i hizmet [ü] ehl-i hırefdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… e gencîne-i Kârûn'a mâlik mâldâr tüccâr-ı berr u bihâr âdemler vardır. Ve cümle
halkı ehl-i
zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir kim rûz-merre birer bâğda ıyş …
Ve mihmânhânemize karîb Zâl Paşa hammâmı, bu dahi vâcibü's-seyr havâsı ve binâsı hûb, dellâkleri mahbûb ve gayrı huddâmları mergûb hammâm-ı ferah-cândır. Bunun dahi cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşim ve yerekânî ve balgamî ve mermer-i somâkî ile döşenmiş bir hammâm-ı münevverdir kim cemî‘î camları billûr ve necef ve morandır. Ve kubbe-i âlîsinin ortasında aşren-fe-‘aşr bir havz-ı azîmi var, cümle dilberânlar onda deniz mâliki gibi şinâverlik ederler. Bu havz içre hammâmcı beher yevm birer şele, ya‘nî birer sepet berk-i verd-i handân döküp gûyâ cümle dilberân gülâb içinde şinâverlik edüp beyâz vücûdlarına gül yaprakları yapışup sîmîn tenleri gül gül olup gül ruhları âlu'l-âl, gülfâm lebleri la‘l-i Bedehşân-misâl olur. Ve cemî‘î dilberânları bî-bâk u bî-pervâ havz içre perr-i tâvûsî perendeler ve kebûterî perendeler atup şivekârlığ ve çâresâzlığ edüp arz-ı 295b ma‘rifet edüp ırz [u] vakârların setr eder bir alay mahbûbândır. Hulâsa-i kelâm bu hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binânın midhatinde ve hüsn-i letâfet ve nezâfet ciheti ta‘rîf ve tavsîfinde Hassân u Selmân dahi âcizdir, değil ki bu hakîr Evliyâ-yı âciz, acz u taksîriyle medh etmek ne mümkündür. Ve esvâk-ı şâhî içre ankâ hâcegiyân ve mün‘im sevdâgerânlar vardır kim her biri niçe yüz bin tümen mâl-ı firâvâna ve gencîne-i Kârûn'a mâlik mâldâr tüccâr-ı berr u bihâr âdemler vardır. Ve cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir kim rûz-merre birer bâğda ıyş [u] ışret ederler. Hattâ Nahşivân Hânı Rızâeddîn Hân bize istikbâle çıkdıkda elçisiyle hakîri doğru bir bâğa götürüp nâme ve muhabbetnâmeler bâğda kırâ’at olunup cümle a‘yân-ı kibâr-ı Nahşivân anda hâzır olup bir ziyâfet-i uzmâ ve bir meclis-i sâz u söz-i hânendegân u mutrıbân sohbeti olmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr kimesnedir. İsmine Devlet Mirza Hân nâm vermişler, bir nâmdâr er idi. Bu bâğda ba‘de'z-ziyâfe ibtidâ kendüye paşa efendimiz tarafından elçilik ile gelen Alacaatlı Hasan Ağa'ya ve hakîre birer hil‘at-i fâhire ve onar tümen hammâm-bahâ Abbâsî ve birer at ihsân edüp kendi elçisine dahi hil‘at-i fâhire giydirdi. Böyle bir sâhib-i kerem hân idi. Ve kırk elli aded dûrbîn-i fikr [u] ilm ve dânâ ve fâzıl u kâmil nedîm ve musâhibleri var kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş nedîm-i şehriyârîlerdir. Bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı lisân-ı Dihkan'ı kelimât ederler, ammâ ârif şâ‘irleri ve nedîm ve zarîfleri, zarâfet ve nezâketle lisân-ı Pehlevî ve lisân-ı Moğolî kelimât ederler kim lisân-ı kadîmlerdir. Ve şehirleri dahi kadîmdir kim böyle kelimât ederler. Evvelâ lisân-ı Dehkanî ve lisân-ı Derî ve lisân-ı Fârisî ve Pârisî ve lisân-ı Gâzî ve lisân-ı Pehlevî kelimât etdikleri dahi mahalliyle terkîm olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a–295b ·
metinde göster ·
… ı Şeyh Safîlerinin nizâm [u] intizâmlarına aşk-ı sad-lek aşk olsun. Zîrâ cemî‘î
halkı ehl-i
zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir ammâ şâhrâhda aslâ mestâne bir …
deyüp üç murabba‘ ve bir semâ‘î ve ba‘dehû bir dü-beyt ile faslı tamâm etdiğimde cümle huzzâr-ı meclis engüşt-ber-dehen edüp hemân Hân eyninden tarz-ı Acemâne semmûr libâçesin kendi eliyle eynime giydirüp hezâr-ahsend deyüp bir Gürcî gulâmı ihsân etdi. Ve "sad-i lek bârekallah ey Kayser-zemîn âlüftesi" deyüp on tümen Abbâsî ve bir karaçabuk esb-i sabâ-reftâr hîbe eyleyüp bizden artık emîn olup bâde teklîfinde olmadı. Kâmil bir ay her şebimiz leyle-i kadr ve her rûzumuz yevm-ı ıyd-ı adhâ olup niçe bunun emsâli cân sohbetleri edüp şehr-i Tebrîz-i dilâvîzi seyr [u] temâşâ ederdik. Ammâ adl-i adâlet ve emn [u] emânlarına ve re‘âyâ vü berâyâ perver olmalarına ve zabt u rabt ve çârsû-yı bâzârının pâklığına ve narh-ı Şeyh Safîlerinin nizâm [u] intizâmlarına aşk-ı sad-lek aşk olsun. Zîrâ cemî‘î halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir ammâ şâhrâhda aslâ mestâne bir kimesne yokdur. Gâyet mü‘eddeb halkı vardır kim anların hakkında bu şi‘r-i belîğ denilmişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a ·
metinde göster ·
… kim çuka ferrâce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle
halkı ehl-i
tevhîd ve garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri m …
Köprü başında bir tekyesi ve bir hânı ve kurbunda bir hammâmı ve üç yüz aded dükkânları var. Ammâ bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-kurrâsı ve darü'l-hadîsi yokdur. Ve yedi aded vakf-ı kavî mekteb-i sıbyânı var. Ve şehir içi gâyet pâkdir ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ekseriyyâ halkı neccârlardır. Cümle çuka bürünüp cümle beyâz şeyh abası ferrâce giyerler. Meğer mün‘ime hâtûnlar ola kim çuka ferrâce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle halkı ehl-i tevhîd ve garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111b ·
metinde göster ·
… m Paşa'nın vakfıdır kim azîm tevliyetdir. Ve bir aded ma‘mûr tekyesi var. Cümle
halkı ehl-i
tevhîd ve muhibb-i fukarâlardır. Ve a‘yân [u] kibârı ve ulemâsı vardır.
Ve Beğ câmi‘i kadîmdir. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve iki aded hânları var, Kurşumlu Hân İbrâhîm Paşa'nındır. Ve cümle üç yüz aded dekâkînleri vardır. Ekseriyyâ İbrâhîm Paşa'nın vakfıdır kim azîm tevliyetdir. Ve bir aded ma‘mûr tekyesi var. Cümle halkı ehl-i tevhîd ve muhibb-i fukarâlardır. Ve a‘yân [u] kibârı ve ulemâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112a ·
metinde göster ·
… svânları var ammâ sâhib-i ısyânları azdır. Şûrîze cânları pür-nâzdır. Ve cemî‘i
halkı ehl-i
sünnet ve'l-cemâ‘at müdâvim-i namâzdır. Ganîmet şehir olduğundan cemî‘i müsâfir …
Andan bu şehrin zenâneleri yassı başlı olup elvân çuka ferrâce ve beyâz Karova abası ferrâce giyerler. Gâyet sâliha ve mestûre ve mü’eddebe nisvânları var ammâ sâhib-i ısyânları azdır. Şûrîze cânları pür-nâzdır. Ve cemî‘i halkı ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at müdâvim-i namâzdır. Ganîmet şehir olduğundan cemî‘i müsâfirîne ri‘âyet edüp misâfirîne da‘vet edüp ikrâm-ı it‘âm ederler. Halîm ü selîm ve halûk u sâhib-i tab‘ yârândan âlüfte ü âşüfte erbâb-ı ma‘ârifi çokdur. İklîm-i hâmisin âharı vasatında vâkı‘ olmağıla şiddet-i şîtâsı şedîd olur. Ammâ cümle halkı tendürüstdür. Atvel-i nehârî (---)(---) ve arz-ı beledî ilm-i usturlab üzre (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120a ·
metinde göster ·
Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzândır ve beyti zühre ve hevâîdir. Anınçün
halkı ehl-i
hevâ ve i‘tidâl üzre geçinirler. Ve ekâlîm-i büldânı on sekizinci iklîm-i örfiy …
Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzândır ve beyti zühre ve hevâîdir. Anınçün halkı ehl-i hevâ ve i‘tidâl üzre geçinirler. Ve ekâlîm-i büldânı on sekizinci iklîm-i örfiyyede olup arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘atdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
şuğlu tüccâr ve sâhib-i vakâr ve ehl-i şevk ve ehl-i zevk ve havâyî âdemlerdir.
Der-ilm-i tâli‘-i imâristân: Be-kavl-i sâhib-i hey’et Kolon-ı İfrikî bu şehrin tâli‘-i imâreti burc-ı cevzâda ve beyt-i Utarid-i havâyîde bulunmuşdur. Anıniçün cümle halkı ehl-i şuğlu tüccâr ve sâhib-i vakâr ve ehl-i şevk ve ehl-i zevk ve havâyî âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23b ·
metinde göster ·
… ıskıyye vü fevvâreler ile ârâste ve eşcâr-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olup cemî‘i
halkı ehl-i
zevk ve ehl-i şevk muhibb-i garîbü'd-diyâr kimesnelerdir kim gıll [u] gışdan be …
Evvelâ bu şehr-i hoş-havânın her tarafda cânib-i erba‘asında olan hadîka-i bostânlar ve bâğ-ı gülistânlar içre cârî âb-ı revânları var kim her bir enhâr-ı zülâlin sâhilinde İremezâtü'l-imâd misilli ravza-i Rıdvânlarda bülbüllerin nâliş [ü] efgân-ı hoş-nevâhânlığı âdeme rûh-efzâ safâ verir ve cemî‘i fevâkihâtları eyle 25a ter ü tâze ve âbdârdır kim sâ’ir büleydelere meyve-i gûnâ-gûnlarından hedâyâ götürürler. Henüz letâfet ve halâveti bâkî olup birkaç günde lezzetine tagayyür gelmeyüp yine halâveti bâkîdir. Ve her bâğda birer gûne kasr ve havz ve fıskıyye vü fevvâreler ile ârâste ve eşcâr-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olup cemî‘i halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk muhibb-i garîbü'd-diyâr kimesnelerdir kim gıll [u] gışdan berî ve her şeyden ârî deryâ-dil halûk ve halîm ü selîm âdemlerdir. Herkese hüsn-i zan edüp ekseriyyâ bâzergân olduklarından herkes ile hüsn-i ülfet ederler. Ve hayrât u hasenât ve imârât binâ etmeğe mâyillerdir. Her câmi‘ ve sarây ve imâretleri ol kadar metîn ve müstahsen etdirirler kim hâne-i bî-minnetlerine ve cevâmi‘-i latîflerine âdem girse hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24b–25a ·
metinde göster ·
işret âdemler olup câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri olup halkı çuka ferrâceler gey …
Ve âb [u] havâsının letâfetinden halkı ehl-i işret âdemler olup câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri olup halkı çuka ferrâceler geyüp cümle tüccârlardır ve fukarâları Tatar kalpağı geyüp vakt-i şitâda Kutmen kürkü ve Marzifon bezi kapama geyerler. Ekseriyyâ hatunları beyâz abâ ferrâce geyüp yassı baş ile gâyet mü’eddeb gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… ı serâpâ bâğlardır. Ve biri birinden âlî zemînde ma‘mûr hânedânlardır. Ve cümle
halkı ehl-i
zevklerdir. Niçe bini sâhib-i sülûk Hasan Efendi hulefâlarından galîz müselmânl …
Der-vasf-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât: Evvelâ bu şehr-i ma‘mûrenin cümle halkı ve ni‘metleri pâk olduğundan mâ‘adâ cemî‘i şâhrâhları pâk kaldırımdır. Ve cânib-i erba‘ası kûh-ı bâlâlar olmağile niçe yüz aded yerden âb-ı hayât uyûn-ı câriyeler revân olup her biri mâh-ı Temmûz'da buz pâresi gibi aynü'l-hayât suları vardır. Ve bu şehir gûyâ bir kâse içindedir. Cânib-i erba‘ası dağlardır, dahi mâverâları serâpâ bâğlardır. Ve biri birinden âlî zemînde ma‘mûr hânedânlardır. Ve cümle halkı ehl-i zevklerdir. Niçe bini sâhib-i sülûk Hasan Efendi hulefâlarından galîz müselmânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
… âr ederler. Hâsıl-ı kelâm şik sözlerin çok isti‘mâl ederler. 232b Ammâ cemî‘i
halkı ehl-i
zevk olup seyr [u] seyrâna mâ’illerdir. Her gün birer mesîregâhlarda zevk u şev …
Ve dahi ehl-i beledinin lehçe-i mahsûs ıstılâhâtları ekseriyyâ Rûm lisânı lehçesi gibi kelimât ederler. Meselâ her söz esnâsında varmişik, gelmişik, vurmişik, almişik, yemişik lafzını tekrâr ederler. Hâsıl-ı kelâm şik sözlerin çok isti‘mâl ederler. 232b Ammâ cemî‘i halkı ehl-i zevk olup seyr [u] seyrâna mâ’illerdir. Her gün birer mesîregâhlarda zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a–232b ·
metinde göster ·
… bir aded çeşmesi var kim (...) Kilise çeşmesi derler âb-ı hayâtdır. Cümle şehir
halkının ehl-i
tab‘ olanları suyu andan alırlar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır, zîrâ …
Ve cümle bir aded çeşmesi var kim (...) Kilise çeşmesi derler âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkının ehl-i tab‘ olanları suyu andan alırlar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351a ·
metinde göster ·
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı kasaba-i Menlik: Bu rabta-i zîbâ içre haftada bir cem‘iyyet-i kübrâlı bâzâr-ı azîm durup cemî‘i zî-kıymet metâ‘lar bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Ekseriyyâ halkı ehl-i hidmet ve avândır, ammâ Yörük tâ’ifesinden hâl sâhibi sulehâ-yı ümmetden âdemleri vardır. 377a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b–377a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Avcı Yurdu: Müselmân köyüdür. Cümle
halkı ehl-i
tevhîd Yörükândır. Kârları abâ ve kebe ve ihrâm işleyüp zirâ‘at edüp kifâflanır …
Menzil-i karye-i Avcı Yurdu: Müselmân köyüdür. Cümle halkı ehl-i tevhîd Yörükândır. Kârları abâ ve kebe ve ihrâm işleyüp zirâ‘at edüp kifâflanırlar. Ve bir mescidi ve kırk elli aded hâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
… d sarây ve evlerin mahsûs hammâmları vardır deyü nakl etdiler ve sahîhdir, zîrâ
halkı ehl-i
ırz olup ev hammâmlarına girirler.
Der-aded-i hammâmât-ı mahsûs-ı sarây-ı a‘yân: Bu şehrin ümmü'l-ahbâr yârân-ı zarîfânlarından ve şehir kethudâsından istimâ‘ etdiğimiz üzre bu şehir içre yüz kırk yedi aded sarây ve evlerin mahsûs hammâmları vardır deyü nakl etdiler ve sahîhdir, zîrâ halkı ehl-i ırz olup ev hammâmlarına girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
zevk ve ehl-i sevk âdemlerdir. Ve reng-i rûyları serâpâ humret üzre gâyet tendü …
Ve cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i sevk âdemlerdir. Ve reng-i rûyları serâpâ humret üzre gâyet tendürüst ve tenperver âdemlerdir. Ve iklîm-i hâmisdendir. Eğer bu şehre ıttılâ‘ hâsıl etdiğimiz mertebe evsâfın tahrîr [u] tastîr eylesek bir mücelled kitâb olur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48a ·
metinde göster ·
… si ve elvân elvân akmişe-i fâhiresi Haleb ve Şâm ve Mardin'de yokdur. Ve cemî‘i
halkı ehl-i
zevkdir. Ayş [u] işrete mâlik cümle erbâb-ı ma‘ârif sâlik garîb-dost halîm ve s …
Ammâ memdûhât-ı sanâyi‘âtından gemi binâ Y 62b edici marankoz neccârları ve hâne neccârları ve tüccârları ve gavvâs-ı bihârları ve Ferhâd-misâl kûhkenleri ve mermer-bür taşkenler ve mâhî ve murgân sayyâdları ve keştîbân mellâhları ve her esnâf-ı mütenevvi‘anın memdûhu bu şehre mahsûsdur. Ve bu diyârda hâsıl olan harîr-i gûnâ-gûn-ı latîf Bursa'da ve Acem Lahîcân'ında ve Mora cezîresi Kalamatası'nda olmak ihtimâli yokdur. Ve bunda işlenen Sakız atlası ve kemhâsı ve Sakız kîsesi ve elvân elvân akmişe-i fâhiresi Haleb ve Şâm ve Mardin'de yokdur. Ve cemî‘i halkı ehl-i zevkdir. Ayş [u] işrete mâlik cümle erbâb-ı ma‘ârif sâlik garîb-dost halîm ve selîm âdemlerdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a–Y62b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin halkı cümle baba-yı âlem Anatolu halkı-misâl talâkat-i lisânları Türkçe kelimât ederler. Ve cümle çuka esbâblar geyüp kendü ticâretlerine mukayyed olup ankâ bâzergânlardır. Ve tâze yiğitleri Cezâyir levendi esbâbı geyüp kâr ederler. Ve zenâneleri çuka ferrâce geyüp başlarına sivri takyeler üzre beyâz izâr urunurlar. Ve cümle halkı ehl-i ırz ve garîb-dostlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cemî‘i sokakları pâk kaldırımdır. Ve cemî‘i
halkı ehl-i
hırefdir. Ve Arabistân olmağile cümle halkı alaca kereke geyerler ve başlarında …
Ve bu şehrin cemî‘i sokakları pâk kaldırımdır. Ve cemî‘i halkı ehl-i hırefdir. Ve Arabistân olmağile cümle halkı alaca kereke geyerler ve başlarında kavuk üzre beyâz destâr sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166b ·
metinde göster ·
zevkdirler. Köşe köşe yetmiş mesîregâhlarda sohbet-i hâs ederler. Şeyh Bekrî'de …
Ve cümle halkı ehl-i zevkdirler. Köşe köşe yetmiş mesîregâhlarda sohbet-i hâs ederler. Şeyh Bekrî'de ve Mevlevîhâne'de ve Gök meydânda ve Hünkâr bâğçesinde zevk u safâ edüp cümle hünkâr bostâncıları hidmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y175a ·
metinde göster ·
… i Yûsuf'dan berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü nesîb değillerdir,
halkı ehl-i
meskenet değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğyân üzre olup Y 159b zo …
Hakkâ ki Mısır'a kim gâlib olursa ol hâkim olurdu. Hazret-i Yûsuf'dan berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü nesîb değillerdir, halkı ehl-i meskenet değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğyân üzre olup Y 159b zor-bâzû ile tağallüben hâkim olur. Ve hâk-i Mısır'da altun biter, dediklerinin aslı bir kîle hubûb zer‘ ederler, yigirmi kîle mâl biter, fürûht edüp altun eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y159a–Y159b ·
metinde göster ·