İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hal* u

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
34
isabet
32 cümle/beyitte
12,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
9
farklı biçim
64 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3413,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–34 / 34

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hal* u” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 57b–58a … ş [u] nûşa mâ’il Cem-meşreb Cem-cenâb idi. 58a Ammâ {bu} Selîm Hân-ı Sânî bir halûk [u] halîm [u] selîm pâdişâh idi kim: Arapça âyeti gûyâ anın hakkında nâzil olmuşd …
EÇS I 57b–58a … mâ’il Cem-meşreb Cem-cenâb idi. 58a Ammâ {bu} Selîm Hân-ı Sânî bir halûk [u] halîm [u] selîm pâdişâh idi kim: Arapça âyeti gûyâ anın hakkında nâzil olmuşdu. Ve cüml …
EÇS I 79a … şında gâyet za‘îf ü nahîf sabî idi. Ammâ gâyet reşîd ü necîb ve akl-ı Arasto ve halîm [u] selîm idi. Ba‘dehu yigirmiye bâliğ oldukda sayd [ü] şikâra mâ’il olup kesb-i he …
EÇS II 346a–346b … yâftesiyle gönderüp konaklar verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" …
EÇS II 350b … r edüp müşâvere etdiler. A‘yân-ı vilâyet gördüler kim bir vezîr-i âlîşân ve bir halûk u halîm ve selîm ve zî-şân, ehl-i şehr dediler kim "Sultânım! Gâfil me-bâş, sakın …
EÇS II 351b–352a … te’sîr eyleyüp netîce-i kelâm Kızılırmak'da bu kadar mâl [u] menâl ve bu kadar halkullah [u] ibâdullah gark olmasının aslı Allahu a‘lem ol fukarâların Bardaklı Baba Sultân' …
EÇS III 55b … zîrâ ahâlî-i vilâyeti gâyet musallî kimesneler ve sâhib-i sülûk ve ehl-i vera‘ halîm u selîm âdemlerdir.
EÇS III 56b … ehrinin tâli‘ini burc-ı kamerde bulmuşlar. Anınçün ahâlîsi mü’min ü muvahhid ve halûk u selîm âdemler.
EÇS III 64b … Kenis derler bir aynü'l-katr-misâl turna gözü sâf [u] berrâk u revâk bir sun‘-ı Hallâk [u] Rezzâk mâ’-i Kevser'dir kim bu Ayn-i Kenis Kezmürî nâm bir (---) önünden çıkup …
EÇS III 76a … kkâş-ı Mânî-misâl bir papası var, ismi Nürdik ruhbân idi. Hâşâ ki papas olaydı. Halûk [u] halîm ve gıll [u] gışdan müberrâ ruhbân-sıfat bir merd-i sühendân idi. Hattâ Mu …
EÇS III 89a … derken aslâ sâbûn isti‘mâl olunmaz. Ve hikmet-i Hudâ bu kadar bin sagîr u kebîr halîc u buhayreler vardır. Bir gölde olan mâhî bir gölde yokdur. Cümleden kırgı balığı …
EÇS III 98b … mücelled tomar-ı edvâr olur. Ammâ cemî‘i halk ile hüsn-i zindegânîsi var idi ve halûk [u] hamûl idi. Ve hizmetinde akl-ı Aristo zî-akl ve müstakîm ve âkıbet-endîş âdemle …
EÇS III 120a … îne ri‘âyet edüp misâfirîne da‘vet edüp ikrâm-ı it‘âm ederler. Halîm ü selîm ve halûk u sâhib-i tab‘ yârândan âlüfte ü âşüfte erbâb-ı ma‘ârifi çokdur. İklîm-i hâmisin …
EÇS III 166b … erler. Zirâ ni‘metleri mebzûl ve sâhib-i tab‘ u sâhib-i kerem hânedân sâhibleri halûk u selîm ve âlüfte ü âşüfte yârândan, sebük-rûh, halûk u mütevâzı‘ ahâlisi vardır. …
EÇS III 166b … i kerem hânedân sâhibleri halûk u selîm ve âlüfte ü âşüfte yârândan, sebük-rûh, halûk u mütevâzı‘ ahâlisi vardır. Hudâ cümlesinden râzî ola.
EÇS III 182b–183a … şehriyârî ve hükm-i sadrıa‘zam-ı pâdişâhî böyle sâdır olmuşdur" dedikde paşa-yı halîm u halûk eydür "Ey ağam, bizim ednâ hâtırımız içün İpşir Paşa karındaşımıza varup …
EÇS IV 201b … fukarâlara ve âyende vü revendegâna ni‘metleri mebzûl olup halkdan münzevî bir halûk u hâlîm ü selîm zât-ı şerîf-i mahdûm-ı mükerremdir.
EÇS IV 220a–220b … tem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-tabî‘at ve Hüseyin-i Baykara-meşreb zât-ı mükrim, halûk u halîm ü selîm merd-i meydân Murtezâ hân-ı âlîşân idi. Sarâyında bir gice mihmân …
EÇS IV 250a … yı hümâyûna gelüp takbîl-i enâmil-i pâdişâhî ile şerefyâb olup Rûmeli diyârının hall [u] akdine nâmzed kılınup Dârü's-saltanati'l-aliyye olan taht-ı sânî Edirne'ye gönd …
EÇS IV 278a Ve bir sandûkda dahi niçe aded altun ve gümüş bilezik ve halhal u tavk u sorguç ve istefan u kenkere ve tac ve arakiyye ve mengûş-i lü’lü ve gûnâ …
EÇS IV 283b … ı. Ve ceng mahallinde Allahümme âfinâ ejder-i heft-ser olurdu. Ammâ gayrı zamân halûk u halîm ü selîm olup pek gazab-âlûd olsa, "Bre âdem", "Hey hayâsız" ve "Hey nâmer …
EÇS IV 315b … f olduğumuz bürâderân: Cümle halkı hüsn-i ülfete mâlik olup âlüfte vü âşüfte ve halûk u halîm ü selîm merd-i meydânlardır kim birkaç günde ülfet etdiğimiz bu yârân-ı b …
EÇS IV 336a Bir halûk u halîm çelebi idi. Eyyûb'da medfûndur. Andan sonra sene (---) târîhinde Receb Pa …
EÇS IV 345b … yârândan âlüfte vü âşüfte ve yârân-ı ehl-i dilân sebük-rûh ve halîm ü selîm ve halûk u merd-i meydândır kim ni‘metleri bây u gedâya ve fukarâ vü zu‘afâya mebzûldur. V …
EÇS IV 364a … lan Hânkulu Hân nâm bir mest-i müdâm Gürcîyyü'l-asl bir benâm kimesne idi. Ammâ halûk u hoş-sohbet merdüm-i merd idi.
EÇS VI 26a Ammâ Ali paşa-yı vezîr-i dilîr gâyet dil-nüvâz ve müdebbir ve mubsır ve halûk u halîm ve selîm ü havsala sâhibi sâhib-i tedbîr bir vezîr-i mesîr idi ve bizzât …
EÇS VII 78a … âlemdir. Cümle halkı Boşnak gâzîleridir. Ekseriyyâ ticâret ile geçinir bir alay halûk u halîm ve selîm ve musallî sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir kim niçeleri mücâhid …
EÇS VII 107b … Ve gâyet salt ve sebük-bâr askerdir, zîrâ kavm-i Noğay Tatarlarının yanlarında hall [u] hurmetden bir şey bilmezler bir alay mübâhî kavimdirler.
EÇS VIII 242a … İsfaç ve İşpanya ve Ciniviz ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır u Şâm ve Haleb u Irâk'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a-i ırakdan cemî‘i memâlik-i mahrûselerin ankâ …
EÇS VIII 245a … [u] fâka sâhibi erbâb-ı ma‘rifet fenâ-fillâh terk [ü] tecrîd erenlerinden aceb halûk u halîm ü selîm cânlar vardır kim her biri birer gûne hidmete me’mûrlardır.
EÇS VIII 259a Ammâ halkı gâyet halûk u halîm ve selîm ü kerîmü't-tab‘ sofra sâhibi muhibb-i garîbü'd-diyâr kerem-kânı …
EÇS IX Y196a Karye-i Terzâd: iki yüz evli bâğ u bâğçeli hevâsı hûb halkı-mahbûb u merğûb müselmânlardır. Ve bunda Hazret-i Hesyân ibn Hazret-i Ya‘kûb, bunların n …
EÇS X Y450b … mesneler var. Ve cümle ahâlîsinin reng-i rûyları esmerü'l-levn halîm ü selîm ve halûk u mütevâzı‘ ve ehl-i sülûk kimesnelerdir. Ve kâr [u] kisbleri cümlesinin koyunlar …
EÇS X Y450b … oşnak âdemi idi. Kandiye bunun re’yile sulh oldu. Müdebbir ve iskemle hâkimi ve halûk u halîm ü selîm ve yârândan mahabbet-i ulemâ ve latîfe-gûy kimesne idi. Ol kadar …