kenârınca Zâlpaşa câmi‘inden tâ Kâğızhâne yolu üzre Cüvânkapucubaşı sarâyına va …
Bu şehrin tûlu Halîc kenârınca Zâlpaşa câmi‘inden tâ Kâğızhâne yolu üzre Cüvânkapucubaşı sarâyına varınca nihâyet bulup üç bin adımdır. Andan öte kiremit hânelerdir. Ve yine Zâl Paşa'dan tâ İdrîs Köşkü'ne varınca yine üç bin adımdır. Yine Zâl Paşa'dan Bülbül deresine varınca üç bin adımdır. Yine Zâl'dan yokuş yukaru Nişâncı'ya ve Topcular'a varınca üç bin adım ravza-i İremli şehr-i kebîrdir. Bu cirmde olan şehr-i azîmin içinde olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… ne deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr
Halîc
ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i …
Bu mahalden Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı ağzında vâkı‘ olmuş cümle hâneleri leb-i deryâdan tâ Ca‘fer-âbâd dağına çıkınca biri biri üzre Halîc'e ve Eyyûb'a nâzır bâğlı ve bâğçeli hevâdâr dâr-ı amârlar ve cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
Piyâle Paşa vefâtından sonra Halîc tathîr olmayarak bârân-ı rahmet selinin hâr [ü] hâşâkından Halîc türâb ile pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü binâ ederek hâlâ Halîc mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı içre Dörd Ağızlı nâm çâh-ı mâlara gelince deryâ geldiğin bilürüm" deyü buyururlardı. Hâlâ mülûk murâd edinse yine deryâ cereyân etmesi emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
türâb ile pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hân …
Piyâle Paşa vefâtından sonra Halîc tathîr olmayarak bârân-ı rahmet selinin hâr [ü] hâşâkından Halîc türâb ile pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü binâ ederek hâlâ Halîc mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı içre Dörd Ağızlı nâm çâh-ı mâlara gelince deryâ geldiğin bilürüm" deyü buyururlardı. Hâlâ mülûk murâd edinse yine deryâ cereyân etmesi emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… e kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü binâ ederek hâlâ
Halîc
mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı içre Dörd Ağ …
Piyâle Paşa vefâtından sonra Halîc tathîr olmayarak bârân-ı rahmet selinin hâr [ü] hâşâkından Halîc türâb ile pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü binâ ederek hâlâ Halîc mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı içre Dörd Ağızlı nâm çâh-ı mâlara gelince deryâ geldiğin bilürüm" deyü buyururlardı. Hâlâ mülûk murâd edinse yine deryâ cereyân etmesi emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… eyü İzmit halkının ığvâsıyla ferâğat etdiler. Ammâ eğer Sakarya nehri halîce ve
halîc
İzmit körfezine mahlût olsa Karadeniz'den bir dahi nehr-i Sakarya ile düşman gi …
Nehr-i azîm Sakarya : İki sâ‘at karîb ubûr edüp Kocaili içinde kasaba-i İrva kenarında bahr-i Siyâh'a munsab olup sehl himmet-ile nehr-i Sakarya bu buhayreye mahlût olmak şey-i kalîl idi. Ve bu buhayre İzmit körfezine üç sâ‘at karîb olmağıla bu gölün ayağı İzmit tuzlası önünde deryâya karışır. Hatta Sultân (---) asrında bu buhayreyi İzmit körfezine ilhâk eylemeğe niçe kerre yüz bin kazma ve çapa ve ırgad ve bennâ çalışup ittisâline sehl kalmışken "Vâfir genc ve ömr-i Nûh gerekdir" deyü İzmit halkının ığvâsıyla ferâğat etdiler. Ammâ eğer Sakarya nehri halîce ve halîc İzmit körfezine mahlût olsa Karadeniz'den bir dahi nehr-i Sakarya ile düşman girmez ve İzmit şehri iç il olup şehr-i Bolu'ya varınca beş konak yer ammâr olup Bolu şehri iskeleye karîb olup cümle İslâmbol'un gemileri tâ Bolu'ya yanaşup İslâmbol'da bir tahta üç akçeye ve bir kantar odun beş akçeye olup hayrat-ı azîm olurdu. Allahümme yessirü'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277b ·
metinde göster ·
… sı dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve
halîc
ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân ol …
{Evsâf-ı nehr-i azîm, mâ-i Furât: Bu nehrin evsâfı tâ Aşağı Eğerli dağ evsâfı başında yazıla} Erzurûm sahrâsının tâ ortasından nehr-i azîm mâ-i Furât cereyân eder kim Gürcîstân tarafının cânib-i şarkîsinde Dumlu Baba Sultân ziyâretgâhının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibinden ubûr edüp andan İzolı Ekrâdı içre Bingöl yaylasından gelir nehr-i Murâd'a mahlût olup deryâ-misâl Malatiyye kurbundan cereyân eder ve kal‘a-i Semisat'a Kal‘atü'r-Rûm'a ve kal‘a-i Birecik'e ve Cisr-i Bombuç'a ve Bolis'e ve kal‘a-i Ca‘ber'e ve kal‘a-i Rakka'ya ve Rûhbese'ye ve Karkisa'ya ve Ane'ye ve Haddîşe'ye ve Hiyet'e ve Ebyâr'a ve Takuk'a ve Hılle'ye ve Kûfe'ye uğrayup andan Batâyıh'da Kurna kal‘ası dibinde Şattu'l-Arab'a mahlût olup deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim Basra önüne Hindistân gemileri gelir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâyet lezîzdir kim hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde yâd eylemişdir. Âyet; Sûre-i ve'l-Mürselât Arapça âyetin cümle müfessirîn bu Erzurûm suyuyla tefsir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
… bed-nâm olmamak içün kendüye susa edüp bekâretin izâle eden mîrâhûr civânı bir
halîc
buzu üzre bir murğ-ı sürhab saydın almağa gönderüp ol civân buza cuyulup gark-ı …
Kavm-i müşrikînden ibtidâ tâ’ife-i Yahûddır. Andan kavm-i fecere bu Gürcî'nin kavm-i Dâdyân'ı ve Şavşad kavmleridir. Anlardan 320b kavm-i Kuril ve kavm-i Açıkbaş ve kavm-i Mikril ve kavm-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Müteferrik olup cümlesi ümmet-i Dâvûd Nebî iken millet-i Mesihî'den olup kitâb-ı İncîl ile zu‘m-ı bâtıl ederler ammâ cümlesi on iki lisân üzre tekellüm ederler. Gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânların tercümân ile anlar ecnâs-ı ünâsdır. Ammâ lisân-ı Şavşad u Dâdyân-ı zu‘m-ı fâsîdler niçe fesâhat u belâğat ile kelimât eder kavmlerdir. Hakîkatü'l-hâl hâlâ Moskov diyârının kralları inkırâz bulsa millet-i Mesîhıyye'nin güzîdesi ve Enûşirvânı ve hasîb [u] nesîbidir, deyü Şavşad'dan yâhûd Dâdyân'dan bir beğ alup Moskov'a kral ederler. Kitâbî kavmdirler. Ammâ Abaza ve Çerkes-i nâ-kes Arab'dan azgın kavm-i cedîd olmağıla aslâ kitâbları ve bed-mezhebleri yokdur. Bu Gürcîstân papaslarının takrîrleri üzre tevârîh-i atîklerinde eyle tahrîr eder kim silsileleri Keykâvûs'a ve niçe bin pehlivânlara müntehî olup andan Dâvûd Nebî a.s. hazretine müntehî olur, derler. Meğer Gürcîstân'da bir pâdişâh var idi. Mürd oldukda yerine Temerrüd nâm bir kızı hâkime olup bir kimesneye varmayup babasından irs ile intikâl eden diyârlarını hükm-i hükûmât ederek bir gice bir pençe-i âfitâb gulâm ile ayş [u] işret mâbeyninde melike kız mest iken ol civân kıza susa edüp melike hâmile kalır. Andan bir meh-pâre duhter-i pâkize-ahter tevellüd edüp ol kızı pinhân edüp Vat nâhiyesine gönderir. Beri tarafda melike bed-nâm olmamak içün kendüye susa edüp bekâretin izâle eden mîrâhûr civânı bir halîc buzu üzre bir murğ-ı sürhab saydın almağa gönderüp ol civân buza cuyulup gark-ı âb olup melike duhter güft [u] gûy-ı kabâ’ilden halâs olup bu melîkeden müştakka olan kız dahi kemâlin bulup ol kızı Beğ Dîvân nâm bir melikzâdeye verirler. Ol kızdan üç oğul olur. Anlar dahi fetâ yiğitler olduklarında Gürcîstân'ı üç bahş edüp büyük beğzâdeye Kütâtis ülkesi verirler kim ana Baş-açık vilâyeti derler. Hâlâ Başaçık tâ’ifesinin nesli ol büyük beğzâde Mârûla melike müntehî olur. Veled-i vustâya Tiflis ülkesini verirler ki ismi Simon'dur. Küçük oğlana Bâht vilâyetin verirler kim Dâdyân kavminin nesli ana müntehîdir. Bu Dâdyân Beğ cihân-ârâ bir âdil pâdişâh olup cümle kefereler buna tâbi‘ olmuşlardı. Hâlâ Gürcîstân'da bu Dâdyân ve Açıkbaş beğlerine cümle Gürcîstân itâ‘at ederler, gûyâ baş papaslarıdır. Cümle kefere kralları hîn-i cülûsda kılıç kuşansa Açıkbaş ve Dâdyân'ın izniyle bir âdem kılıç kuşadup cümle kefere ol kral-ı dâldan bid‘at ederler. Hattâ Selîm Şâh-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimiyken bu Açıkbaş beğiyle hüsn-i ülfet edüp Kütâtis kal‘asında niçe zamân ayş [u] işret edüp babası Bâyezîd-i Velî'den sonra Selîm Hân müstakil sultân oldukdan sonra Açıkbaş ülkesinin tâc harâcı ve tekâlîf-i örfiyyesin hatt-ı şerîf-i kavî huccet ile mu‘âf [u] müsellem edüp ilâ yevminâ hâzâ mu‘âfdırlar. Ancak alâ tarîkı'l-hedâye İspirî doğanlar ve sunkur ve toygun-bâzlar ve mümtâz gılmân-ı şehnâzlar ve dûşîze-i dil-nüvâzları der-i devlete göndermeleri beher sene kânûn-ı Selîm Hân-ı Evveldir, ve's-selâm. Ba‘dehû bu zikr olunan Azgûr kal‘asından kalkup cânib-i garba ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre câ-be-câ hıyâbân [u] gülistânlı zemîn-i mahsûldâr ve çemenzâr yerler üzre 4 sâ‘atde hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle sâlimîn ve gânimîn sedd-i İslâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320a–320b ·
metinde göster ·
… ir. Ve bu kal‘anın kıble cânibi göl olmağıla ve kapusu ve Orta kapu tarafı dahi
halîc
olmağıla bu aşağı kal‘anın handakı yokdur ammâ yine sa‘b u metîn kal‘adır. Câni …
Ammâ mahsûlât-ı hubûbâtı çokdur. Ve ahâlîsi gâyet zinde âdemlerdir, ticâret ve zirâ‘at ile geçinirler bir alay guzât-ı müslimîndir. "Şöhret âfetdir" deyü fakîrânice ve fevkânî ve tahtânice beytü'l-hazenleri var. Cümleden mükellef Ulu Câmi‘ kurbunda Paşa Sarâyı ma‘mûrdur. Yukarı kal‘a altındadır ve mahkeme-i şer‘-i Rasûl-i mübîn bu sarây kurbundadır ve alaybeği hânesi mahkemeye muttasıldır. Ve kul kethüdâsı ve çavuşlarının hâneleri bu mahaldedir kim ma‘mûr hânelerdir. Ve bu kal‘anın kıble cânibi göl olmağıla ve kapusu ve Orta kapu tarafı dahi halîc olmağıla bu aşağı kal‘anın handakı yokdur ammâ yine sa‘b u metîn kal‘adır. Cânib-i selâsından bir vecihle düşman meterise girüp zafer bulmak mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324b ·
metinde göster ·
… cüzâm olanlar cem‘ edüp cerâmına sürse ve dütsi etse bi-emrillâh şifâ bulur. Bu
halîc
üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘ …
Karye-i Ayn-i Sûl; nâm mahalle varılup Şıkıf nâhiyesinde Ayn-i Sûl nâmında bir kayadan ayn-ı hayât su çıkup aşağıda bir buhayrecik olur. Ol buhayre içre aslâ sayf u şitâda semekden bir nâm [u] nişân yokdur. Tâ ki mâh-ı şubât geldikde hadd ü hasrın cenâb-ı Bârî bilir bir gûne balık zâhir olur kim gûyâ sîm-i hâlisdir. Cüssede Rûm'un hapsi balığı gibi bir semekedir. Mâh-ı şubatın nısfı olunca bu balıklar biri biri üzre binüp cimâ‘ etmeğe başlarlar ve ol balıklardan bu su yüzüne bir gûne neft gibi yağ şinâverlik etmeğe başlar. Ol yağdan cüzâm olanlar cem‘ edüp cerâmına sürse ve dütsi etse bi-emrillâh şifâ bulur. Bu halîc üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘nî salbaş ve ahmaklık marazına mütbelâ olup başın dutamaz olur. Ammâ cimâ‘ etmeden dahi bîzâr olur. Ve mezkûr semekeyi âteşe yaksalar ol ev içinde olan hayvânât ve akreb ve çıyan ve yılan cümle mürd olur. Ve bu balığın etin tenâvül eden âdem dahi salbaş olup başın dutamaz olur. Bu temâşâyı edüp yine cânib-i kıbleye sengistân ve zeytûnlu çengelistân [u] hıyâbân yerleri aşup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
… derken aslâ sâbûn isti‘mâl olunmaz. Ve hikmet-i Hudâ bu kadar bin sagîr u kebîr
halîc
u buhayreler vardır. Bir gölde olan mâhî bir gölde yokdur. Cümleden kırgı balığ …
Bundan gayri göller âb-ı hayâtdan nişân verir. Esvâb gasl ederken aslâ sâbûn isti‘mâl olunmaz. Ve hikmet-i Hudâ bu kadar bin sagîr u kebîr halîc u buhayreler vardır. Bir gölde olan mâhî bir gölde yokdur. Cümleden kırgı balığı ve ala balığının gûnâ-gûnu ve hârûn balığı ve sıka balığı ve sarık balığı alcık balığı ve çüngüs balığı ve acarlı balık ve pullu balık ve yassı balık niçe bin envâ‘ mâhîleri vardır. Aslâ birinde balık râyihası yokdur. Ve cümlesi mukavvî ve müferrihdir ve her birinin âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim diller ile ta‘bîr olmaz ve mülûk [u] selef selâtînlerin âsâr-ı binâları var kim her biri tâk-i Kisrâdan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 89a ·
metinde göster ·
… çeküp üflemese yine akmağa başlar, aceb temâşâdır. Bu kubbe-i azîmin ortasında
halîc
kadar bir havz-ı azîm vardır kim âdem kaddinde aşren fe-aşren pâk mâ-i suhn ile …
Amma beşinci ılıca-i kebîr tâ şehrin ayne'l-fi‘linde vâki‘ olup bir kubbe-i azîm câmekânı vardır. Bin aded âdem alur ortasında havz [u] şadırvanı var, andan içeri bir kubbe-i azîmi var kim âdem birbirin güç ile teşhîs eder. Kubbenin cânib-i erba‘asında altı aded kemerler vardır. Her kemer altında birer hanefî kurnaları kol kalınlığı suları cereyân etmededir. Ve iki halveti var, birine akhalvet derler bir kurnası var. Kurnasında bir kurbağı resmi var, ana işâretdir kim "Sen benî Âdem'sin, kurbağı gibi suda çok durma" demekdir. Ve halvet gâyet rûşen ve beyâz mermer-i hâmlar ile döşendiğinden "akhalvet derler. Ve birine "karahalvet derler, hakkâ ki muzlimdir. Ve bir kurnaya "diner kurna" derler, havz-ı kebîrin sol cânibindedir. Kurnaya ba‘îd dîvârda bir delik vardır, ol deliğe bir âdem parmağın soksa yâhûd ol deliğe ağzıyla üflese ol kurnanın suyu akmaz olur. Parmağın çeküp üflemese yine akmağa başlar, aceb temâşâdır. Bu kubbe-i azîmin ortasında halîc kadar bir havz-ı azîm vardır kim âdem kaddinde aşren fe-aşren pâk mâ-i suhn ile leb ber-lebdir. Dâ’iren-mâdârında altışar kademe nerdübânları var ve mermer ejder ve arslan kellelerinden âb-ı hayât sular cereyân edüp havza rîzân olur ammâ gâyet ıssıdır. Bu havz içre cemî‘i âşıkân-ı sâdıkân müştâkân-ı ma‘şûka ve yârân-ı bâ-safâlarıyla bilâ-vâsıta koç-kucağ olup mâlik-i bahr gibi şinâverlik edüp kimi perendebâzlık, kimi rakkâslık edüp el ele verüp semâ‘ ederler. Niçesi el ele olup turna katarı olup "kur kur" deyü turna sadâsı ederek deverân ederler. Kimisi bir yire cem‘ olup birbirlerin derâğûş edüp omuzlarına ayak üzre bir kat âdem dahi birbirlerin kucaklayup eyle semâ‘ ederler. Bir hây-hûydur kim ta‘bîr olunmaz. Hakîr bu havza "mecma‘-i dilberân" dedim. Zîrâ herkes dilber-i ra‘nâlar ile bîlâ vâsıta koç-kucağ ba‘dehû bir genc künci bucâğ isterse ol çağ; istemezse öbür çağ eder. Böyle bir havz-ı vâsıtadır. Ve niçe yüz garîb ü gurebâ kurnalarda câmekânda, câme vü câmehâbın gasl edüp pâk eder. Ve niçe yüz âdem dahi mahbûb dellâklare kese ve sabun sürdürüp kendi dahi dellâke sabun gibi sürünüp kimi pâk ve kimi şerâ’it-i guslü bilmeyüp nâ-pâk olur. Bir cah-cahûn hengâme-i hâl-i diyer-gûndur kim akl-ı kâsır hayrân olur. Ve bu ılıcada bây [u] gedâ birdir. Eğer peştemâlın var ise hammâmcıya bir akçe vermeden çıkarsın, meğer esbâbın hıfz edene bir penez veresin. Zîrâ Camâpur askeri gibi bî-hisâb ecnâs-ı mahlûkât haşerâtlar gelüp gitmededirler. Ve eğer peştemâlın yok ise hammâmdan peştemâl alup kise sabun sürünürsen iki akçe verirsin. Ve ba‘zı şehir a‘yânı şeb-i yeldâlarda yetmiş seksen aded yârân u pîr [ü] cüvân banayı halvet edüp niçe yüz aded kanâdiller ile ve gûnâ-gûn şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân edüp âlem-i ağyârdan bî-haber tâ sabâha dek cân-ı cânân sohbetleri edüp gûnâ-gûn et‘ıme-i nefîse ve mümessek hoşâblar ve gülâb ü ûd-ı anberler ile derûn-ı hammâm hoş-bû olup hoşâb zevkleri ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a ·
metinde göster ·
… mülûk bu hâk-i Basra'yı imâr etmeğiçün turalar cereyân etdirüp her bir tur‘a ve
halîc
ve havuzlarda gemiler yürürdü. Niçe bini mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup hâlâ a …
Evvelâ şehr-i Basra ve kal‘a-i Dâru'n-nasra deryâ-misâl nehr-i Şattu'l-Arab'ın sâhilinde vâki‘ olup nehr-i Şat ve nehr-i Furât'dan münşa‘ib olmuş hâk-i Basra'[y]a saky etmiş on iki bin tur‘a idi kim her birini birer mülûk-ı selef-i selâtîn-i Âl-i Sâsâniyân u Keyâniyân u Ekâsire ve Âl-i Emeviyyûn u Âl-i Abbâsiyân ve niçe yüz mülûk bu hâk-i Basra'yı imâr etmeğiçün turalar cereyân etdirüp her bir tur‘a ve halîc ve havuzlarda gemiler yürürdü. Niçe bini mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup hâlâ altı yüz aded tur‘alar Şatt u Furât tuğyânında cereyân edüp vilâyet-i Basra'yı saky ederek her nehr-i tur‘ada keştîler şinâverlik eder ammâ cümle nühûrlardar mu‘azzam bahr-i Şattu'l-Arab'dır kim Basra önünde deryâ-misâldir. Basra'dan aşağı bahr-i Hürmüz'de bahr-i Muhît'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a ·
metinde göster ·
… ar. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol
halîc
halîc cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘a …
Ve bu mahaldeki Sirem sahrâsında azîm arklar var. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol halîc halîc cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘attal olup âsâr-ı hafirleri gayyâ dereleri gibi âşikâre durur. Ol zamân bu sahrâlara müverrihân-ı Rûm Sahrâ-yı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem derlermiş. Hâlâ yine eyle meşhûr ganîmet sahrâ-yı mahsûldâr-ı pür-giyâhdır kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr-ı Rûm'da bu diyâr mânendi yok bir fezâ-yı amârdır. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… ğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol halîc
halîc
cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘attal o …
Ve bu mahaldeki Sirem sahrâsında azîm arklar var. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol halîc halîc cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘attal olup âsâr-ı hafirleri gayyâ dereleri gibi âşikâre durur. Ol zamân bu sahrâlara müverrihân-ı Rûm Sahrâ-yı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem derlermiş. Hâlâ yine eyle meşhûr ganîmet sahrâ-yı mahsûldâr-ı pür-giyâhdır kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr-ı Rûm'da bu diyâr mânendi yok bir fezâ-yı amârdır. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
Bu da[hi] Süleymân Hân'da feth olmuşdu. Hâlâ Zirin küffârı hükmünde bir
halîc
kenârında bir küçük palankadır, kârgîr değildir. Nehb ü gâret edecek bir şey bu …
Bu da[hi] Süleymân Hân'da feth olmuşdu. Hâlâ Zirin küffârı hükmünde bir halîc kenârında bir küçük palankadır, kârgîr değildir. Nehb ü gâret edecek bir şey bulunmadı, zîrâ Kanije gâzîleri bu kal‘a[cü]gezin çekirdeğin bile çıkarup âsâr-ı rahmetden bir şey komamışlar. Anı dahi ubûr edüp bir vâsi‘ ormanlı sahrânın ortasında meks-i hıyâm edüp etrâfa karavullar koyup yatdık. Bu mahalde sahrânın cânib-i garbîsinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
Kâmil bir sâ‘at-i nücûmî küt-a-küt ceng-i Alî olup meydân-ı ma‘reke kandan bir
halîc
olup cesed-i küffârla zemîn Şecer-i Vakvâk gibi olup ân-ı vâhidde iki yüz küffâ …
Kâmil bir sâ‘at-i nücûmî küt-a-küt ceng-i Alî olup meydân-ı ma‘reke kandan bir halîc olup cesed-i küffârla zemîn Şecer-i Vakvâk gibi olup ân-ı vâhidde iki yüz küffâr-ı hâksâr ölüp dörd yüz nefer pür-silâh demir katlavî geyimli küffâr esîr-i bend-i zencîr olup dest ber-kafâ cümlesin yanıma getirüp meğer hakîr ceng içinde Feth-i şerîf tilâvet ederek mebhût [u] mütehayyir kalmışım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… tınasından cem‘ bir gölün burnundadır. Ve Odun kapusundan taşra çıkup deryâ ile
halîc
ortasında üç sâ‘atlik yer karadır. Gölünde gûnâ-gûn mâhîleri çıkar başka emînli …
Der-vasf-ı şehrengîz-i tetimme-i külliyât-ı şehr-i Gözlev: Evvelâ bu kal‘a sâ’ir kılâ‘lar gibi ikişer üçer kat dîvârlı değildir, ancak yalın kat dîvârdır. Ammâ kırk arşın enli âlî ve dörder arşın enli dîvârlı ve hendese üzre dizilmiş dendân-ı bedenli ve her bedende mazgal delikli kal‘adır kim bir buruna vâki‘ olup kıble cânibi ve maşrık tarafı ve poyraz tarafı deryâ fırtınasından cem‘ bir gölün burnundadır. Ve Odun kapusundan taşra çıkup deryâ ile halîc ortasında üç sâ‘atlik yer karadır. Gölünde gûnâ-gûn mâhîleri çıkar başka emînlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119a ·
metinde göster ·
… im Ağrıboz körfezi ve Mora cezîresi körfezi ve İnebahtı körfezi deryâları cümle
halîc
gibi nümâyândır.
Atina şehrine iki sâ‘at karîb Rûm ve Arab [u] Acem'de Deli dağ nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir kûh-ı bâlâ-yı ser-bülenddir kim Ağrıboz körfezi ve Mora cezîresi körfezi ve İnebahtı körfezi deryâları cümle halîc gibi nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… miş üç pâre kurâdır. Amâristân-ı şehri bir düz vâsi‘ zemîn-i mahsûldârda ve bir
halîc
körfez nihâyetinde bâğ u bâğçeli müferrih ve dilküşâ bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdı …
Sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Elbasan hudûdunda bu dahi Dırac emîni hükmünde başka voyvadalıkdır. Dırac kal‘ası leb-i deryâda bir cezîre-i bî-hâsıl yerde olmağın Dırac kadısı bunda sâkin olup emîni Dırac'da sâkin olur yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi yetmiş üç pâre kurâdır. Amâristân-ı şehri bir düz vâsi‘ zemîn-i mahsûldârda ve bir halîc körfez nihâyetinde bâğ u bâğçeli müferrih ve dilküşâ bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a ·
metinde göster ·
… beyâz mermerden ve gözleri ile âdem timsâlinde bir musanna‘ sûretdir. Ammâ biri
halîc
içinde nümâyân müstağrakdır. Anıniçün bu kal‘aya P 109a Sanemeyn derler. İki …
Hâlâ biri buhayrenin sâhilinde beyâz mermerden ve gözleri ile âdem timsâlinde bir musanna‘ sûretdir. Ammâ biri halîc içinde nümâyân müstağrakdır. Anıniçün bu kal‘aya P 109a Sanemeyn derler. İki put kal‘ası demek olur. Y 259a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b–Y259a ·
metinde göster ·
… er. Andan bu âb-ı Zemzemin cânib-i erba‘asın Hacer Ana türâb ile ihâta edüp bir
halîc
eder. Eğer Y 347b bügemese nehr-i azîm olurdu, derler.
Ve her kim nûş ederse ta‘âm tenâvül etmiş gibi def‘-i cû‘ edüp tendürüst eder. Andan bu âb-ı Zemzemin cânib-i erba‘asın Hacer Ana türâb ile ihâta edüp bir halîc eder. Eğer Y 347b bügemese nehr-i azîm olurdu, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347a–Y347b ·
metinde göster ·
… mâ hayırlısı Melik Tavtîs'in Y 385b Nîl'i Süveys'e cereyân etdirdiği tur‘a ol
halîc
açılsa Mekke ve Medîne ganîmet olup donanma-i azîm ile Yemen dahi feth olup bin …
Ammâ Âl-i Osmân bir Mısır hazînesinden ferâğat etse ke'l-evvel küşâde olup Süveys'den gemiler Akdeniz'e Akdeniz'den Süveys'e gelmek mümkin idi. Ammâ hayırlısı Melik Tavtîs'in Y 385b Nîl'i Süveys'e cereyân etdirdiği tur‘a ol halîc açılsa Mekke ve Medîne ganîmet olup donanma-i azîm ile Yemen dahi feth olup bin pâre gemi ile kabza-i tasarrufa girmek mümkin olurdu. Ve hâlâ Mısır huccâcı Mekke'ye gidüp gelirken Süveys ile Mesâni‘ mâbeyninde mezkûr tur‘aların içinden güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385a–Y385b ·
metinde göster ·
küşâde olması sebebi ile sefer olursa yigirmi yıla dak sefer munkatı‘ olmayup c …
"Eğer Yemen'e bu halîc küşâde olması sebebi ile sefer olursa yigirmi yıla dak sefer munkatı‘ olmayup cümlemiz ehl [ü] iyâlimizden cüdâ düşüp mâl [u] cândan ayrılırız" deyüp paşaya bu gûne sûret-i hakdan nasîhat-âmîz cevâblar edüp paşayı ferâğat etdirdiler. Yohsa eğer Nîl'in bir tur‘ası Süveys'e aksa cümle huccâc deryâdan gidüp deve katır yağır etmeden P 157b halâs olup Mekke ve Medîne ganîmet olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b ·
metinde göster ·
kenârında bir mahalle Freng kefereleri vardır, ammâ yedi kralın balyozları bu M …
Ve halîc kenârında bir mahalle Freng kefereleri vardır, ammâ yedi kralın balyozları bu Mısır'da sâkin olmaları sebebiyle üç bin Freng-i bed-reng kefere vardır, biri bir habbe harâc vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y88b ·
metinde göster ·
Fevkânî halîc kenârında şeş sütûn-ı âlî üzre sâfî münakkaş tavandır. Ammâ haremi yokdur, pençereleri şâhrâha ve halîce nâzırdır. Câmi‘ içinde mahkeme vardır. Ve bir gireh gireh füruşka füruşka binâ olunmuş üç tabaka bir minâre-i cihân-nümâdır. Hattâ Şeyh Alî Şümürlisî dâmâdı Kadı Mansûr Efendi bu câmi‘in nâzırı iken ta‘mîr ü termîm edüp bu câmi‘i nûr-ı mahz eyledi. Hakkâ ki şîrîn câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y104a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in iki kapusu var. Sol tarafındaki kapuda
halîc
üzre bir haşeb cisir vardır. Ve bu câmi‘in halîc karşusunda mahalle-i Sûku'l-De …
Ve bu câmi‘in iki kapusu var. Sol tarafındaki kapuda halîc üzre bir haşeb cisir vardır. Ve bu câmi‘in halîc karşusunda mahalle-i Sûku'l-Dellâliyye içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y104a ·
metinde göster ·
… su var. Sol tarafındaki kapuda halîc üzre bir haşeb cisir vardır. Ve bu câmi‘in
halîc
karşusunda mahalle-i Sûku'l-Dellâliyye içinde,
Ve bu câmi‘in iki kapusu var. Sol tarafındaki kapuda halîc üzre bir haşeb cisir vardır. Ve bu câmi‘in halîc karşusunda mahalle-i Sûku'l-Dellâliyye içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y104a ·
metinde göster ·
kenârında sehel fevkânî küçük câmi‘dir. Tarîk-ı âm üzre kapusuna sekiz kademe n …
Bâbü'l-Hark yolu üzre halîc kenârında sehel fevkânî küçük câmi‘dir. Tarîk-ı âm üzre kapusuna sekiz kademe nerdübân ile çıkılır fevkânî câmi‘-i sagîrdir. Altında üç aded dükkânı ve bir minâre-i musanna‘ı var. Pençereleri birke üzre nâzır münakkaş tavanlı çârşû içre cemâ‘at-ı kesîreli ma‘bedgâhdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y104a ·
metinde göster ·
… karâ-yı müsebbib gılâl satarlar. Ve yine Mısır içre Kantaratü's-Sunkur kurbunda
halîc
kenârında,
Bir minâreli bir kâr-ı kadîm köhne câmi‘ var. Meydânında fukarâ-yı müsebbib gılâl satarlar. Ve yine Mısır içre Kantaratü's-Sunkur kurbunda halîc kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y109b ·
metinde göster ·
… hânende ve sâzendegân ile sohbet perçîn edüp Hüseyin Baykara meclisleri olup bu
halîc
kâmil üç ay cereyân edüp Mısır halkı sudan müstağnî olurlar.
Evvelâ her sene âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim mâh-ı Temmûz'da cemî‘i dünyâda sular tenezzülde olur, ammâ bu Mısır'da Nîl-i mübârek mâh-ı Temmûz'un (---)Q 206b gününde Kıbtî senesi başında Tût ta‘bîr etdikleri günde Nîl cûş [u] hurûşa gelüp deryâ-misâl temevvüc ederek gelüp Tût'dan yetmiş gün sonra Ümmü'l-kıyâs'da yigirmi (---) arşın mîle Nîl berâber oldukda cemî‘i Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve vüzerâsı ve mîrimîrânları Sultân Gavrî sâkıyesi dibinde Ebü'l-mencâ nâm bir göz cisir başında kırk elli bin âdem cem‘ olup du‘â ve senâ ile Kıbtî meliklerinden Melik Mukavkıs'ın binâ etdüği halîcin sedd olan toprağın kaldırup azametullâh Nîl-i mübârek deryâ gibi cûş [u] hurûşa gelüp katı yaydan ok çıkar gibi çıkup şehir subaşısının kayığın şehir içine götürüp şehir içinden cereyân edüp üç sâ‘atlik yer tâ Gavriyye köşküne varınca P 204b Mısır şehri içre bu cereyân eden halîcin iki tarafı kat-ender-kat kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîlerdir, ve bu halîcin sâhilinde bâğ-ı İremli maksûrelerde herkes yârân-ı bâ-safâları ile ayş u işret edüp şeb [ü] rûz hânende ve sâzendegân ile sohbet perçîn edüp Hüseyin Baykara meclisleri olup bu halîc kâmil üç ay cereyân edüp Mısır halkı sudan müstağnî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·
üzre ahâlî-i Mısır kâmil beş ay zevk u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri …
Bu halîc üzre ahâlî-i Mısır kâmil beş ay zevk u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Ve herkes ahbâbıyla mukarnazlı ve münakkaş şâhnişînlerde hoş-nişînlik edüp şebekeleri ile mâhî sayd ederler. Ve Mısır'ın cümle dilberânları bu halîce gelüp cân-ı cânânlar ol mahbûb cüvânânlar bilâ-hicâb fûtasız uryânen halîce girüp sâf billûr nûr ten-i münevveri ile bahr-i ma‘ârif-vâr gümüş balığı gibi şinâverlik edüp mâlik-i Nîl-vâr gavvâslık ederlerken ba‘zı âşıkân bu mâhî mâh-pâreleri dil riştesiyle sayd edüp der-kenâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·
günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- …
Ve bu halîc günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- Y 130a -dirler ve cemî‘i dilberân-ı Mısır bu halîce girüp âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve bu halîc içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp kayığın kıçında herkes Arab cüvânları ile meclis kurup mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b–Y130a ·
metinde göster ·
… p âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve bu
halîc
içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gû …
Ve bu halîc günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- Y 130a -dirler ve cemî‘i dilberân-ı Mısır bu halîce girüp âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve bu halîc içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp kayığın kıçında herkes Arab cüvânları ile meclis kurup mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b–Y130a ·
metinde göster ·
: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… bûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden
halîc
şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… ç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen
halîc
hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâl …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki
halîc
gibi ehl-i ırz yeri değildir.
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm …
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder halîc-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… gezer. Cümle kırk tur‘adır kim şehr-i Mısır'ı kırk beş yerden şakk etmiştir. Bu
halîc
tur‘alar mevsîminde Mısır cennet olup suya ganî olurlar.
Ammâ bu halîc-i kebîrleri sonra gelen mülûkler tur‘a tur‘a kesüp Mısır şehrinin cânib-i selâsında olan gaytânlara taksîm edüp beş ay anlarda dahi gemiler ve kayasalar gezer. Cümle kırk tur‘adır kim şehr-i Mısır'ı kırk beş yerden şakk etmiştir. Bu halîc tur‘alar mevsîminde Mısır cennet olup suya ganî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·
… arslanlar vardır, gören anları zî-rûh zan eder. Bir vâsi‘ cisirdir ve bu mahal
Halîc
iskelesidir, cümle kayıklar bunda hâzırlardır, süvâr olup ne cânib murâd edinir …
Üçüncü cisir, Yenikapu önünde Kantaratü's-Sebû‘ derler, üç göz bir Şeddâdî binâ-yı metîn kantaradır. Sene (---) târîhinde Sultân (---) binâsıdır. Kantaratü's-Sebû‘ ismiyle müsemmâ olmasının aslı cisrin Bulak cânibinde beyâz mermerden at cüssesi kadar iki dâne mehîb arslanlar vardır, gören anları zî-rûh zan eder. Bir vâsi‘ cisirdir ve bu mahal Halîc iskelesidir, cümle kayıklar bunda hâzırlardır, süvâr olup ne cânib murâd edinirsen götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·