… ûne eğir kökü hâsıl olur kim Azak eğirinden ve Gerede {şehri} ve Kanije kal‘ası
halîci
eğirinden nâfi‘ bir eğirdir. Tenâvül edeni bin kerre geğirdir, aceb hâssası var …
Ma‘âdin-i sâdis: Mesîregâh-ı Kâğızhâne nâm ferah-fezâda bârûdhâne çarhların deverân etdiren uyûn-ı Cendereci nâm âb-ı hayât Hind ü Sind ve Arab u Acem seyyâhânı içre meşhûr-ı âfâkdır. Anda bir gûne eğir kökü hâsıl olur kim Azak eğirinden ve Gerede {şehri} ve Kanije kal‘ası halîci eğirinden nâfi‘ bir eğirdir. Tenâvül edeni bin kerre geğirdir, aceb hâssası vardır ammâ nâdirdir. Ekseriyyâ su kaplıbağası mahlûku ol eğiri yiyüp semîn ve semiz olurlar. Galata'dan Freng tâ’ifeleri gelüp mezkûr kaplıbağaları sayd edüp cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye dâ’-i devâ içün tenâvül ederler. Hakkâ ki bin kerre nef‘i müşâhede olunmuşdur kim cemî‘i zamânda ol bağaların me’kûlâtları eğir köküdür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… Allâh Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol
halîci
üzre ubûr etdirerek Tershâne bâğçesi önünde lenger bırağup bir kaç {kerre} top …
Küffârın gözleri önünde on pâre galyonu ve on pâre kadırganın sütûnları üzre haçlı bayrakların ser-nigûn edüp İslâm keştîleri küffâr barçaların "Allâh Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîci üzre ubûr etdirerek Tershâne bâğçesi önünde lenger bırağup bir kaç {kerre} top u tüfeng şâdumânları edüp küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… elâse ve selâsîn ve tis‘ mi’ede [933] itmâm olundu. Bu câmi‘ İslâmbol dâhilinde
halîc-i
bahre hâ’il bir kûh-ı bâlâ üzre bir câmi‘-i bâlâ-yı ibret-nümâdır. Ammâ sâ’ir c …
Peder-i azîzinin kabr-i pür-envârının kurbünde pederi nâmıyla sene seb‘ ve ışrîn ve tis‘ mi’ede [927] şürû‘ etdi ve sene selâse ve selâsîn ve tis‘ mi’ede [933] itmâm olundu. Bu câmi‘ İslâmbol dâhilinde halîc-i bahre hâ’il bir kûh-ı bâlâ üzre bir câmi‘-i bâlâ-yı ibret-nümâdır. Ammâ sâ’ir cevâmi‘ler gibi derûn-ı câmi‘de aslâ amûd-ı âlîlerden bir âsâr yokdur. Hemân çâr-dîvâr üzre kubbe-i âlîdir kim ilm-i hendeseye mâlik olan üstâdlar gelüp temâşâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
… Beşiktaş'ı ve Tophâne ve Galata ve Kâsımpaşa ve Okmeydânı serâpâ nümâyândır. Ve
halîc-i
İslâmbol ve Boğaz içre bâdbânların küşâde edüp niçe bin pereme ve kayık ve gayr …
Ve cânib-i şarka nâzır Hammâmkapusu, bu dahi (---) kademe nerdübân ile hammâma nüzûl olunur. Ammâ bu tarafda haremin dîvârı olmayup şehr-i İslâmbol'u temâşâ içün bir kenâr sedd-i dîvâr-ı pes çekilmişdir. Cümle cemâ‘at anda meks edüp Hünkâr sarâyı ve Üsküdar'ı ve Boğazhisâr'ı ve Beşiktaş'ı ve Tophâne ve Galata ve Kâsımpaşa ve Okmeydânı serâpâ nümâyândır. Ve halîc-i İslâmbol ve Boğaz içre bâdbânların küşâde edüp niçe bin pereme ve kayık ve gayrı keştîlerin şinâverlik etdikleri birer birer râyegân bir harem-i seyr-i cihân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
Âhir sene-i mezbûrda Tekelü Paşa'yı serdâr edüp Venedik körfezi
halîci
sâhilinde Şibenik nâm bed-nâm-ı menhûs kal‘ayı yüz bin asker ile kırk gün kırk …
Âhir sene-i mezbûrda Tekelü Paşa'yı serdâr edüp Venedik körfezi halîci sâhilinde Şibenik nâm bed-nâm-ı menhûs kal‘ayı yüz bin asker ile kırk gün kırk gece muhâsara edüp topcubaşı kal‘a-kûp toplar ile kal‘ayı rahnedâr etdikde Mustafâ Paşa,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b ·
metinde göster ·
İslâmbol sâhilinde bir alçak düz yerde dörd bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr …
Kal‘a-i İslâmbol'un cânib-i garbında Halîc-i İslâmbol sâhilinde bir alçak düz yerde dörd bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr u âbâdân ve kat-ender-kat İremezâtü'l-imâd misilli sarây-ı âlîler ve yalı kâ‘aları ile ârâste ve şükûfe-zâr besâtînler ile pîrâste olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
bahre nâzır bir mürtefi‘ püşte üzre dıraht-ı müntehâlar sâyesinde bir mesîregâh …
Mesîregâh-ı Eyyûb Sultân: Evvelâ Kâğıdhâne râhı üzre Küplüce Ayazma, Halîc-i bahre nâzır bir mürtefi‘ püşte üzre dıraht-ı müntehâlar sâyesinde bir mesîregâh-ı câ-yı safâdır kim âb-ı hayâtdan nişân verir bir ayazması vardır. Hummâ-yı rub‘a mübtelâ olan kimesne üç hafta ale's-seher nûş etse bi-emrillâh şifâ bulur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… bâğçe-i Eski Yûsuf ve bâğçe-i Ganîzâde şimâl cânibi Okmeydânı'na ve garb cânibi
Halîc-i
Eyyûb'a nâzır fısdık ve servi dırahtları ile müzeyyen bir bâğdır.
Ve bâğçe-i Alî Ağa ve bâğçe-i Eski Yûsuf ve bâğçe-i Ganîzâde şimâl cânibi Okmeydânı'na ve garb cânibi Halîc-i Eyyûb'a nâzır fısdık ve servi dırahtları ile müzeyyen bir bâğdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… ı beledi ve tûl-ı nehârı yine İslâmbol arzıdır, ancak mâbeynehümâda bir mîl bir
halîci
var.
Ve bu şehrin mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Zîrâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Arz-ı beledi ve tûl-ı nehârı yine İslâmbol arzıdır, ancak mâbeynehümâda bir mîl bir halîci var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127a ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden karîb mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı hasîndir. Ve dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada üç kat bölme hisâr dîvârı vardır, her biri birer Ciniviz kıralzâdesi hükmünde idi ve başka kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
… 'i ve Bahr-i Harez'i ya‘nî Gîlân Denizi ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Hürmüz'ü ve
Halîc-i
Bundukân'ı ve Bahr-i Van'ı ve'l-hâsıl cümle ebhurları ve halîcleri ve tur‘aları …
Esnâf-ı hartacıyân: Nefer 15 ve dekâkîn sekiz, bu tâ’ife cemî‘i ulûm-ı garîbe ve acîbeye mâliklerdir ve bir kaç lisâna mâliklerdir, cümleden lisân-ı Latin-i Eflâtîn'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğrâfiyye ve Papamonta misilli kitâbları okuyup cemî‘i rû-yı zemînde olan Karadeniz'i ve Akdeniz'i ve Bahr-i Muhît'i ve Bahr-i Okyûnûs'u ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Süveys'i ve Bahr-i Harez'i ya‘nî Gîlân Denizi ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Hürmüz'ü ve Halîc-i Bundukân'ı ve Bahr-i Van'ı ve'l-hâsıl cümle ebhurları ve halîcleri ve tur‘aları ve bu deryâlara mahlût olan nehr-i azîmleri ve rû-yı arzda olan dağ ve taşları cümle tasvîre getirüp hey’etle yazup gemicilere fürûht ederler kim cemî‘i keştîbânların bu ilm-i harta cânlarıdır. Zîrâ sekiz rûzgâr ve yetmiş kerte üzre ne diyâra gideceğin ve ne cezîreye uğrayup ol limana karîb sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mıdır? Cümle bu hartalarda mastûr olup re’îsler bu hartılar ile amel edüp Bahr-i Ummân'da mellâhlık ederler, ilm-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… ırahtlarıyla şâdmân bir ferah-fezâdır. Bursa şehri serâpâ nümâyândır. Bir küçük
halîci
vardır, içinde gûnâ-gûn alabalıkları vardır. Andan yine baş yukaru beş sâ‘atde
Menzil-i Gâzî yaylası: Orhân Gâzî Bursa'yı bir yıl muhâsara etdikde bu yaylada guzât-ı müslimîn muhâfaza edüp sâkin olduklarıçün Gâzî yaylası derler. Çemenzâr ve kestâne dırahtlarıyla şâdmân bir ferah-fezâdır. Bursa şehri serâpâ nümâyândır. Bir küçük halîci vardır, içinde gûnâ-gûn alabalıkları vardır. Andan yine baş yukaru beş sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
… tde urûc etdikde bu kal‘anın şarkîsi ve cenûbîsi tarafında olan Van deryâsı bir
halîc-i
sağîre gibi nümâyândır. Ta vakt-i çâşt olmayınca ebr-i kebût içre kal‘anın zirv …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Âdilcevz: Kavm-i Ekrâd kal‘a-i Cevz derler. Zîrâ bir yalçın Kahkahâ kal‘ası gibi evce ser çekmiş bir sahre-i âlî üzre ceviz gibi bir müdevver kal‘a olduğundan görenler ceviz kal‘ası derler, ammâ Süleymân Hân adl ile aldığından Âdilcevâz derler. Van deryâsının kenârında ebr-i gûn bir kûh-ı nakş-ı bukalemun zirve-i âsumâna ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm bir kal‘a-i zîbâdır. Aşağı zemînden kal‘anın ta zirvesine piyâde âdem nısf sâ‘atde urûc etdikde bu kal‘anın şarkîsi ve cenûbîsi tarafında olan Van deryâsı bir halîc-i sağîre gibi nümâyândır. Ta vakt-i çâşt olmayınca ebr-i kebût içre kal‘anın zirve-i a‘lâsı görünmez. Bu iç kal‘a-i âlînin etrâfında asla handak yokdur ve mümkin de değildir. Zîrâ dâ’iren-mâdâr etrâfı şahin yuvalı yalçın yalama kayalardır kim bir tırnak ilişdirecek yeri yokdur ve otuz sekiz aded metîn kulleleri vardır ve cânib-i (---) nâzır bir demir kapusu vardır ammâ biri biri içre üç kat bâb-ı kavîlerdir. Bu kal‘ada cümle yetmiş aded bâğsız ve bâğçesiz daracık hâneleri cümle türâb ile mestûrdur. Derûn-ı kal‘ada Süleymân Hân'ın bir câmi‘i ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbarları ve su sarnıçları ve mehterhâne kullesi ve dizdârhânesi vardır ve azîm balyemez topları vardır. Gayri imâretden âsârı binâ yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin elli adımdır. Ve şekl-i müdevverden cânib-i şimâle tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Zîrâ bu kal‘anın taraf-ı şimâlinde bir top menzili ba‘îd bir kûh-ı bâlâ havâlesi olmağile ol havâleyi men‘ ve def‘ içün kal‘ayı ol tarafa tûlânîce inşâ etmişler ammâ ol havâleden bu kal‘aya asla zarar isâbet etmek ihtimâli yokdur. Zîrâ muhâsara eden düşmanın topu güllesi aşrı gidüp deryâya düşer. Andan aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
… ile yine cânib-i şarka leb-i deryâ ile giderken sol tarafı Van deryâsı, kim bir
halîc-i
sağîre gibi nümâyândır, ol kayaların altlarına serâpâ Van deryâsı girüp mezkûr …
Andan paşa ile yine cânib-i şarka leb-i deryâ ile giderken sol tarafı Van deryâsı, kim bir halîc-i sağîre gibi nümâyândır, ol kayaların altlarına serâpâ Van deryâsı girüp mezkûr kûhların altları cümle boşdur. Sağ tarafımız ise evc-i âsumâne çıkmış Kepân kayası nâm bir kûh-ı benâmdır kim seng-i hârâsı çakmak taşı gibi âteş verir. Bu diyârda sarp yollar ve bellere kepân derler. Rûm u Arab u Acem'de Van deryâsı kenârında Kuskunkıran yolunda Hakkarî dağlarında kepân meşhûr-ı cihândır. Bir âdem yukaru kayalardan bir taş yuvarlasa bin âdemi helâk eder. Aşağısı çâh-ı derk-i esfel-i gayyâ deryâdır. Yukarusu yalçın kayadır. Allahümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281b ·
metinde göster ·
… îf hammâmı ve on mikdârı dükkânı var ammâ buhayre-i Erçek kal‘anın kurbünde bir
halîc-i
sağîresi var, on vukiyye gelir yahşı alabalığı olur kim Kürdistân'da Ereçek bal …
Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'ın kadre ermişlerinden bir kimesne "Er gerçek"den galat Erçek derlermiş. Kadr mâlıyla binâ olunmuş bir yalçın püşte başında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır, ammâ zirve-i a‘lâya kad-keşân olmağile çıkup temâşâ etmedim. Hâlâ Mahmûdî hükmündedir ve mâ-tekaddem taht-ı Mahmûdî bu kal‘a imiş. Şimdi ol kadar imâr değildir, ammâ yine Van eyâletinde sancak beği hükmündedir. İki bin askere mâlikdir. Mahmûdî atlarının güzîdesi bu Erçek'de olur. Hükûmetinde timâr u ze‘âmet tahrîr olmayup ebvâb-ı mahsûlâtı beğine hâs kayd olunmuşdur. Beği kal‘ada olur Aşağı Rabâtı bir dere küncinde beş yüz hâneli câ-be-câ bâğ u bâğçeli ve kavak ağaçlı rabâtdır. Bir câmi‘i ve bir hânı ve bir kesîf hammâmı ve on mikdârı dükkânı var ammâ buhayre-i Erçek kal‘anın kurbünde bir halîc-i sağîresi var, on vukiyye gelir yahşı alabalığı olur kim Kürdistân'da Ereçek balığı meşhûrdur. Bu semek-i mümessekden sayyâdlar sayd edüp a‘yân [u] kibâra hedâyâ götürürler. Aslâ balık râyihası yokdur. Bu halîcin kenârında Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân meks edüp mâhîlerinden tenâvül edüp "Hakkâ ki mâ’ide-i Erçek idiği gerçek imiş." demişdir. Ve bu buhayrenin yine cânib-i garbîsinde bir yol vardır. Ol râh-ı câdde ile Van'a beş sâ‘atde varır tarîk-ı seheldir. Murâd Hân Van'a ol râhdan revâne olmuşdur. Bu Ereçek beğinin ziyâfetin tenâvül edüp ve hedâyâsın ve kulağuzların alup andan yolumuza hilâfcadır ammâ "Da‘vete icâbet" deyü cânib-i şimâle meyyâlce dağlar ve dereler aşup kâmil sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b ·
metinde göster ·
… en cereyân edüp Rûmiyye buhayresine giderken nehr-i Seylân'a munsabb olup ma‘an
halîc-i
Rûmiyye'ye rîzân olur.
İmâdiyye kûhları dâmeninden bir merhale ba‘îd sahrâ-yı Sehend'de bâğ-ı İrem'e mânend bir şehr-i Âvend'dir, kal‘ası harâbdır. Erdebil hâkinde başka sultânlıkdır kim iki bin askere mâlikdir. Kadı ve müftî ve daroğa ve kelenteri vardır. Şehri cümle üç bin hâne-i müfîd ü muhtasardır. Zîrâ bisyâr hasâre çekmiş şehr-i mağdûrdur. Müte‘addid câmi‘lerinden Pîr Budak Hân Câmi‘in bilirim, gayrı ma‘lûmum değildir. Ammâ minâreleri çok idi. Ve hân u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı ve kahvehâneleri gâyet müzeyyendir. Ve âb-ı revânları kûh-ı Sehend'den cereyân edüp Rûmiyye buhayresine giderken nehr-i Seylân'a munsabb olup ma‘an halîc-i Rûmiyye'ye rîzân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 306b ·
metinde göster ·
… ın kayd [ü] bend ile Rûm'a getirüp Üsküdar ile İzmit kal‘ası mâbeyninde sâhil-i
halîc-i
Rûm'da bir yalçın kaya üzre kal‘a-i Kahkahâ'dan nişân verir bir sûr-ı üstüvâr i …
Ve yine İskender-i Yunan Dârâ Şâh'ın cümle vüzerâ ve vükelâ ve şehzâdelerin ve cümle ser-i kârda olan Acem serdârların kayd [ü] bend ile Rûm'a getirüp Üsküdar ile İzmit kal‘ası mâbeyninde sâhil-i halîc-i Rûm'da bir yalçın kaya üzre kal‘a-i Kahkahâ'dan nişân verir bir sûr-ı üstüvâr inşâ eyleyüp Dârâ Şâh'ın cümle şehzâdelerin ol kal‘a-i bülende haps-i ebed etdüğinden ol kal‘aya kavm-i Rûm Dârâ Piğados derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391a ·
metinde göster ·
ibret-nümâ şehr-i Vardar'ın kıble ve şimâlîsi tarafına vâki‘ olup girdâ-girdi o …
Bu halîc-i ibret-nümâ şehr-i Vardar'ın kıble ve şimâlîsi tarafına vâki‘ olup girdâ-girdi on bir mîldir. Umku beş altı kulaç olup cânib-i etrâfı kamışlık ve sazlıklı ma‘mûr köyler vardır. Sâ’ir göller gibi niçe yüz gûne balıkları olmaz ammâ kazı ördeği ve sâ’ir hûş [u] tuyûr şikârı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231a ·
metinde göster ·
… yresi vardır. Cemî‘i dağlardan cereyân eden uyûn-ı câriyeler anda cem‘ olur bir
halîc-i
kebîrdir. Gûnâ-gûn mâhîlerinden sazan balığı ve çime balığı ve turna balığı mis …
Ve bu şehrin meşhûrundan şehrin şimâlinde nîm sâ‘at karîb bir azîm âb-ı hayât buhayresi vardır. Cemî‘i dağlardan cereyân eden uyûn-ı câriyeler anda cem‘ olur bir halîc-i kebîrdir. Gûnâ-gûn mâhîlerinden sazan balığı ve çime balığı ve turna balığı misilli mâ’ideleri olur kim meğer Rûmeli'nde Ohri gölü balığı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22b ·
metinde göster ·
… nihâyeti taht-ı arzdan cereyân edüp ayn-ı Selvân ayağına varup ikisi bir yerden
halîc-i
Sidrem'e mahlût olurlar. Ve bundan yukaru yine Tûr dağına giderken yüz adım dah …
Ve bu aynın nihâyeti taht-ı arzdan cereyân edüp ayn-ı Selvân ayağına varup ikisi bir yerden halîc-i Sidrem'e mahlût olurlar. Ve bundan yukaru yine Tûr dağına giderken yüz adım dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218a ·
metinde göster ·
… kîmü Lem-yezelü'l-ezel kapusuna varır. Ve bu ayn tuğyân etdükde tahte'l-edîmden
halîc-i
Sidrem'e munsabb olur. Hakîr teberrüken bu mâ’-i tâhirle gasl edüp tâ’ib ü tâhi …
Hikmet-i Hudâ altı sâ‘at med ve altı sâ‘at cezm bir ayn-ı hayâtdır. Gerçi lezzetde sehel şorcadır. Ammâ nûş edenin demâğını müşk [ü] amber-i hâm râyihası mu‘attar eder. Ve cemî‘i dünyâdan milel-i muhtelife gelüp bu âb-ı rahmetde yedi gün yâhûd kırk gün gasl edüp cümle emrâz-ı muhtelifeden halâs olup bir dahi hukemâ dükkânına varmaz. İllâ Hakîmü Lem-yezelü'l-ezel kapusuna varır. Ve bu ayn tuğyân etdükde tahte'l-edîmden halîc-i Sidrem'e munsabb olur. Hakîr teberrüken bu mâ’-i tâhirle gasl edüp tâ’ib ü tâhir oldum. Ve bu aynü'l-hayâta karîb beş yüz adım aşağı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
Ammâ Hazret-i Meryem Yahûd kavmi ta‘nından Kudüs'den firâr edüp bu
halîc-i
Sidrem ve ba‘zılar Buhayre-i Meryem derler, bunda kapanup Hazret-i Îsâ ile bund …
Ammâ Hazret-i Meryem Yahûd kavmi ta‘nından Kudüs'den firâr edüp bu halîc-i Sidrem ve ba‘zılar Buhayre-i Meryem derler, bunda kapanup Hazret-i Îsâ ile bunda sâkin olurmuş. Cenâb-ı Bârî anlara Cibrîl-i Emîn ile Arapça ihsân edüp leyle-i zulmetde ziyâ ihsân ederdi. Ol ecilden hâlâ bu gârdan âteş zâhir olur. Hattâ hakîr ol gece bu ziyâyı Y 234b müşâhede edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmegiçün ol şeb Âl-i Umûr haymelerinde mihmân olup hayli ikrâm etdiler. Ba‘de'l-gurûb cüz’î âteş nümâyân olarak vakt-i aşâda cihân âlem-tâb oldu. Tâ vakt-i şâfi‘î mahalline dek ber-karâr olup ba‘dehu muzmahil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y234a–Y234b ·
metinde göster ·
… mayup niçe bin kîl ü kâl gavgâ ve cidâl olmuşdur. Ol Bahr-i Muhît'de girmiş bir
Halîc-i
Süveys'dir kim ana Bahr-i Kulzüm derler. Cidde anın sâhilindedir. Tâ anın iki y …
Ana cevâb oldur kim bu cezîre-i dünyâyı Bahr-i Muhît ihâta etmiş bir deryâ-yı Arapça dır. Nihâyetine niçe bin yıldan beri bir ferd-i âferîde varmak müyesser olmayup niçe bin kîl ü kâl gavgâ ve cidâl olmuşdur. Ol Bahr-i Muhît'de girmiş bir Halîc-i Süveys'dir kim ana Bahr-i Kulzüm derler. Cidde anın sâhilindedir. Tâ anın iki yüz mîl ve ba‘zı yeri yüz mîl cenûba Habeş memleketidir. İklîm-i evvel ve iklîm-i sânî andadır. Ve hatt-ı İstivâ dahi andadır. Ve ekâlîm tarh olunmamış niçe ma‘mûr [u] âbâdân kurâ ve büldânları ve şehristânları var, ana cezîre-i Arab derler. On sekiz sikke ve hutbe sâhibi İslâm pâdişâhları vardır. Ve yetmiş dahi fırak-ı dâlle melikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318b ·
metinde göster ·
Ve şehr-i Mekke içre iki bülke-i muazzamalar var kim herbiri birer
halîc-i
azîmdir rûz-merre ehl-i Mekke ve yetmiş bin huccâc ve niçe kerre yüz bin devâbb …
Ve şehr-i Mekke içre iki bülke-i muazzamalar var kim herbiri birer halîc-i azîmdir rûz-merre ehl-i Mekke ve yetmiş bin huccâc ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîreye kovalar ile suyu keşân-ber-keşân çeküp cemî‘i hayvânât ol bürkelerden âb-ı hayâtı nûş etdiklerinde deryâda katre-misâl nâkıs olmayup yine leb-ber-leb durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·
… l oldukdan sonra cümle yigirmi bir bin Mısır kuluna ulûfeyi kanden verirsin? Bu
halîci
açmanın beş on kubhu ve mazarratı vardır. Bâkî fermân sultânımındır" dediklerin …
"Vezîrim, Allâh sana ömürler versin. Mesmû‘umuz oldu kim Kıbtî pâdişâhlarının Benî Seyf önünden Nîl'i akıtdığı yeri açmak murâd edinmişsiz. Hudâ âsân ede. Ammâ cümle Nîl Süveys deryâsına akup Benî Seyf'den tâ Dimyât [ve] Reşîd'e varınca Nîl'in tarefeyninde olan yüz yetmiş pâre şehir ve belîdeler ve iki bin yüz altmış pâre mîrî köyleri kuruda kalup nice rey olur. Ve bu kadar bin kîse mâl-ı pâdişâhî nereden hâsıl olur? Ve Nîl kalmadıkdan sonra Dimyât ve Reşîd benderleri senin iltizâmındadır, gemiler gelmeyüp gümrüğü mu‘attal oldukdan sonra cümle yigirmi bir bin Mısır kuluna ulûfeyi kanden verirsin? Bu halîci açmanın beş on kubhu ve mazarratı vardır. Bâkî fermân sultânımındır" dediklerinde paşanın aklı başından gidüp Nîl'i Süveys deryâsına akıtmadan ferâğat etdi. Ammâ Mısırlının bu yüzden müşâvere edüp sûret-i hakdan göründüklerinden murâdları "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘iri" idi. Ammâ hakîr haberdâr oldum ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b ·
metinde göster ·
… Nîl'in cemî‘i uğraduğı şehr-i azîmleri ve ahvâl-i hüsniyyât-ı Mısır ve yedi bin
halîci
ve on bir bin aded tur‘aları ve kubhiyyât-ı Mısır'ı bildirir.
(---) 48 varakda, Nîl-i mübârekin ibtidâ menba‘ın bildirir. Ve hakkında âyet-i şerîfleri ve hadîs-i sahîhleri ve Nîl'in cemî‘i uğraduğı şehr-i azîmleri ve ahvâl-i hüsniyyât-ı Mısır ve yedi bin halîci ve on bir bin aded tur‘aları ve kubhiyyât-ı Mısır'ı bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455a ·
metinde göster ·
… elik (---) Hazret-i Risâlet'in tulû‘ [u] zuhûrun istimâ‘ edüp Hazrete rağmen ol
halîci
sedd edüp Nîl Süveys'e cereyân etmeden kalmış idi. Amr ibnü'l-Âs bu halîci cerf …
Ba‘dehu Melik Mukavkıs'ın babası melik (---) Hazret-i Risâlet'in tulû‘ [u] zuhûrun istimâ‘ edüp Hazrete rağmen ol halîci sedd edüp Nîl Süveys'e cereyân etmeden kalmış idi. Amr ibnü'l-Âs bu halîci cerf edüp yine Nîl zevrakları Süveys'e hubûbât getürüp andan Cidde ve Yenbû‘a gemiler gidüp Mekke ve Medîne ganîmet olurdu. Zîrâ Cenâb-ı Bârî cinândan rûy-ı arza dörd kapu meftûh etdi. Biri Bender-i Cidde'ye, biri vilâyet-i Askalân'a, biri vilâyet-i Gazvîn'e, biri vilâyet-i İskenderiyye'ye kim vilâyet-i Mısır'dır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17a ·
metinde göster ·
… n ol halîci sedd edüp Nîl Süveys'e cereyân etmeden kalmış idi. Amr ibnü'l-Âs bu
halîci
cerf edüp yine Nîl zevrakları Süveys'e hubûbât getürüp andan Cidde ve Yenbû‘a g …
Ba‘dehu Melik Mukavkıs'ın babası melik (---) Hazret-i Risâlet'in tulû‘ [u] zuhûrun istimâ‘ edüp Hazrete rağmen ol halîci sedd edüp Nîl Süveys'e cereyân etmeden kalmış idi. Amr ibnü'l-Âs bu halîci cerf edüp yine Nîl zevrakları Süveys'e hubûbât getürüp andan Cidde ve Yenbû‘a gemiler gidüp Mekke ve Medîne ganîmet olurdu. Zîrâ Cenâb-ı Bârî cinândan rûy-ı arza dörd kapu meftûh etdi. Biri Bender-i Cidde'ye, biri vilâyet-i Askalân'a, biri vilâyet-i Gazvîn'e, biri vilâyet-i İskenderiyye'ye kim vilâyet-i Mısır'dır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17a ·
metinde göster ·
… ırk sütûn üzre tahtânî ve bir minâreli ve cisr-i Leymûn-ı kebîr ve kurbunda Nîl
halîci
kenârında bir teferrücgâh câmi‘dir.
Bâb-ı İbâde: Garba nâzır bir tahta kapudur. Dibinde câmi‘-i Veled İbâde kırk sütûn üzre tahtânî ve bir minâreli ve cisr-i Leymûn-ı kebîr ve kurbunda Nîl halîci kenârında bir teferrücgâh câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
… âde güzelidir. Ammâ haremi yokdur, teng mahalle vâki‘ olmuşdur. Gerü tarafından
halîc-i
Mısır cereyân eder.
Ve fevkânî bir câmi‘dir. Bir kapusundan sekiz kademe bir kapusundan on beş kademe nerdübân ile çıkılır, câmi‘-i münevverdir. İçinde sekiz aded sütûnu var. Revzenleri şâhrâha nâzırdır. Mihrâb u minberi sâde güzelidir. Ammâ haremi yokdur, teng mahalle vâki‘ olmuşdur. Gerü tarafından halîc-i Mısır cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y101b ·
metinde göster ·
Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ede …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder
halîc-i
azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp b …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk
halîci
. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine g …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde
halîc-i
Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ra …
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder halîc-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder
halîc-i
azîmdir.
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder halîc-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
kebîrleri sonra gelen mülûkler tur‘a tur‘a kesüp Mısır şehrinin cânib-i selâsın …
Ammâ bu halîc-i kebîrleri sonra gelen mülûkler tur‘a tur‘a kesüp Mısır şehrinin cânib-i selâsında olan gaytânlara taksîm edüp beş ay anlarda dahi gemiler ve kayasalar gezer. Cümle kırk tur‘adır kim şehr-i Mısır'ı kırk beş yerden şakk etmiştir. Bu halîc tur‘alar mevsîminde Mısır cennet olup suya ganî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·
… paşaya hedâyâların hâzır ederler. Ve paşa ağalarından bir ağa Nîl kesimi olacak
halîci
tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve curâfa sığırları ile hal …
Andan cemî‘i ümenâ ve mültezimîn ve keşşâf ve mîrimîrân ve ümerâ-yı Mısır ve'l-hâsıl kânûn-ı kadîm-i teşrîfât üzre cümle a‘yân paşaya hedâyâların hâzır ederler. Ve paşa ağalarından bir ağa Nîl kesimi olacak halîci tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve curâfa sığırları ile halîci kırk elli günde on kîse masrûf olup Y 150b pâk ü pâkîze ederler. On bin para ağaya ücret-i kadem verirler. İki kîse masrûf kurâlardan ve her hâne sâhiblerinden hâsıl olup paşa kethudâsına iki kîse ve paşaya beş kîse olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a–Y150b ·
metinde göster ·
… îci tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve curâfa sığırları ile
halîci
kırk elli günde on kîse masrûf olup Y 150b pâk ü pâkîze ederler. On bin para …
Andan cemî‘i ümenâ ve mültezimîn ve keşşâf ve mîrimîrân ve ümerâ-yı Mısır ve'l-hâsıl kânûn-ı kadîm-i teşrîfât üzre cümle a‘yân paşaya hedâyâların hâzır ederler. Ve paşa ağalarından bir ağa Nîl kesimi olacak halîci tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve curâfa sığırları ile halîci kırk elli günde on kîse masrûf olup Y 150b pâk ü pâkîze ederler. On bin para ağaya ücret-i kadem verirler. İki kîse masrûf kurâlardan ve her hâne sâhiblerinden hâsıl olup paşa kethudâsına iki kîse ve paşaya beş kîse olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a–Y150b ·
metinde göster ·
tathîr Q 214a eden ağaya külfe ve on bin para ücret-i kademin verüp itmâm olu …
Bu halîci tathîr Q 214a eden ağaya külfe ve on bin para ücret-i kademin verüp itmâm olunca Bâb-ı Nâsır mahkemesinde sicille kayd olup mezkûr ağa yedine hüccet-i şer‘iyye alup paşaya verüp artık Nîl kesimi alayları tedârikleri görülür. Ve bu mahallerde Nîl-i mübârek dahi on altı ve on yedi zirâ‘ olduğu mahaldir kim Nîl kesimi olacak yerde Ebü'l-mencâ cisri vardır, halîci tathîr eden ağa mezkûr cisir dibinde Nîl cereyân etmesin deyü bir toprak bend alıkor, ol bend üzre şehir subaşısının bir büyük müzeyyen ü münakkaş kayığı toprak üzre âmâde durur. Ve muhtesib ağası bu mahalde iki bin kelle sükker-i mî‘âd ve iki bin katr-ı nebât ve niçe bin batman meyve ve yetmiş seksen deve yükü beyâz hâs ekmek dağlar gibi yığılır. Ve me’kûlât [u] meşrûbâtın envâ‘ın Hudâ bilür. Bunları muhtesib ağa cümle paşa kîsesinden âmâde eder. Ve subaşı altı yedi yüz tevâbi‘iyle bu me’kûlât [u] meşrûbâtları muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b ·
metinde göster ·
… edi zirâ‘ olduğu mahaldir kim Nîl kesimi olacak yerde Ebü'l-mencâ cisri vardır,
halîci
tathîr eden ağa mezkûr cisir dibinde Nîl cereyân etmesin deyü bir toprak bend a …
Bu halîci tathîr Q 214a eden ağaya külfe ve on bin para ücret-i kademin verüp itmâm olunca Bâb-ı Nâsır mahkemesinde sicille kayd olup mezkûr ağa yedine hüccet-i şer‘iyye alup paşaya verüp artık Nîl kesimi alayları tedârikleri görülür. Ve bu mahallerde Nîl-i mübârek dahi on altı ve on yedi zirâ‘ olduğu mahaldir kim Nîl kesimi olacak yerde Ebü'l-mencâ cisri vardır, halîci tathîr eden ağa mezkûr cisir dibinde Nîl cereyân etmesin deyü bir toprak bend alıkor, ol bend üzre şehir subaşısının bir büyük müzeyyen ü münakkaş kayığı toprak üzre âmâde durur. Ve muhtesib ağası bu mahalde iki bin kelle sükker-i mî‘âd ve iki bin katr-ı nebât ve niçe bin batman meyve ve yetmiş seksen deve yükü beyâz hâs ekmek dağlar gibi yığılır. Ve me’kûlât [u] meşrûbâtın envâ‘ın Hudâ bilür. Bunları muhtesib ağa cümle paşa kîsesinden âmâde eder. Ve subaşı altı yedi yüz tevâbi‘iyle bu me’kûlât [u] meşrûbâtları muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b ·
metinde göster ·
tathîr eden ağaya ve sâkıye emînine ve subaşıya ve muhtesib ağaya ve paşa vekîl …
Anda paşa bu acîbe vü garîbeleri seyr edüp halîci tathîr eden ağaya ve sâkıye emînine ve subaşıya ve muhtesib ağaya ve paşa vekîlharcına bu altı kimesneye hil‘at-ı fâhireler geydirüp lenger koparup Nîl'den yukaru yine şâdumânlıklar ederek cânibeynine selâm vererek kasr-ı Ümmü'l-kıyâs'da lenger-endaht olup cümle asker ile ve a‘yân-ı Mısır emîr-i ümerâlar ile taşra çıkup salât-ı zuhru edâ edüp Nîl kesimi olduğuna secde-i şükr edüp bin bin hamd [u] senâ eder. Andan cemî‘i a‘yân-ı Mısır'a paşanın ziyâfeti olup summât-ı Muhammedî olur kim vasfında lisân kâsırdır. Bu mahalde paşayı yeniçeri ağası ale's-sabâh Kademü'n-Nebî'de ziyâfete da‘vet eder. Paşa dahi da‘vete icâbet n'ola deyüp cümle erbâb-ı dîvân ve ulemâ ve şürefâ-yı a‘yân ba‘de't-ta‘âm paşadan me’zûn olup herkes dâ’iresine gidüp ilm-i mûsikîde dâ’ire ile zevk [u] safâ ederler, ammâ dâ’ireleri usûlden çıkmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153b ·
metinde göster ·