… ü reşîd halîfeleri sâhib-i post olmağa beşer onar bin guruşlar ile çavuşları ve
halîfelerin
Âsitâne'ye gönderirler.
Bu teferrücleri Kâğızhâne fezâsında esnâf-ı zergerân cem‘ olup kânûn-ı Kuyumcu Süleymân {Hân} üzre on gün on gece infidâdile yigirmi gün olur cem‘iyyet-i kübrâ ile cemî‘i diyâr-ı Âl-i Osmân'da olan kuyumculara bir sene mukaddem zergerân çavuşları gidüp emr-i pâdişâhîler ile Kâğızhâne teferrüclerine da‘vet edüp her diyârın kuyumcuları gelmek muhâl olup içlerinden necîb ü reşîd halîfeleri sâhib-i post olmağa beşer onar bin guruşlar ile çavuşları ve halîfelerin Âsitâne'ye gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a ·
metinde göster ·
… r Harkil olup niçe kim hayâtda idi, halîfelere hedâyâ gönderirdi. İlâ hâze'l-ân
halîfelerin
himâyesinde olup Haremeyn hâkimi zabt eder. Karamân paşasının tevâbi‘i aslâ te‘ …
Ebü'l-feth Gâzî tahrîri üzre Karamân eyâletinde mu‘âf u müsellem Haremeyn-i Muhteremeyn evkâfı şehr-i ma‘mûrdur. Âsitâne-i sa‘âdetde dârüssa‘âde ağası kânûn-ı pâdişâhî üzre nâzır-ı nüzzârıdır. Anların tarafından bir muhteşem ağa-yı zîşân yüz atlı ile hükûmet eder. Cemî‘i mülûk-ı İslâm'da olalı Haremeyn evkâfıdır. Hattâ dest-i küffârda iken Kral Harkil-i bed-fi‘âl bu şehrin suyu mu‘cize-i Resûl ile cereyân etdüğün görüp gerçi îmâna gelmedi ammâ Hazret-i Ömer'e ve gayri emîrü'l-mü’minînlere her sene hedâyâ gönderüp bu şehri, himâye-i Resûlullah'da olmuş idi. Zîrâ bu Harkil Kayser'in Hazret-i Ömer Medîne'de durduğu yerde parmağıyla Kayser'in gözün çıkarup kör Harkil olup niçe kim hayâtda idi, halîfelere hedâyâ gönderirdi. İlâ hâze'l-ân halîfelerin himâyesinde olup Haremeyn hâkimi zabt eder. Karamân paşasının tevâbi‘i aslâ te‘addî edemez ve bir hâkimi dahi şerî‘at tarafından üç yüz pâyesiyle şerîf kazadır ve cümle (---) aded âbâdân nâhiye kurâları vardır. Senevî yedi kîse mezkûr nevâhîlerden hâsıl olur. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve su taksîminde mîr-i âbı ya‘nî su ağası vardır. 16b Eğer bu şehirde su ağası olmasa şeb [u] rûz kan kavgâ eksik olmazdı. Zîrâ bu şehir Peygamber Pınarı dağı dibine vâkı‘ olup şehrin cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve şimâli tarafı cümle Harkil Ovası add olunup bu ferah-fezâ-yı dilküşâda cümle yiğirmi altı bin müseccel ve makyûd bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlar vardır. Cümle gayr-i mü‘cizeler ile re’y olmağa muhtâc olduğunda bir su hâkimi vardır. Cümle bâğ u bâğçelerden su hakkı olup Haremeyn'e surre gider ve bu şehr-i İrem cümle (---) aded (---) örtülü fevkânî ve tahtânî sarây-ı âlîler ve hânedân-ı ma‘mûrlar ve büyût-ı zîbâlar ile ârâste ve her hânede birer mâ’-i câriye ve havz u şâdırvânlar ile pîrâste olmuş şehr-i âbâdân [u] müzeyyendir. Cümle (---) aded câmi‘dir. Cümleden Koca Mehemmed Paşa câmi‘i Süleymân Hân vezîri câmi‘i olmağıla Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a–16b ·
metinde göster ·
… -i Ramazânu'l-mübârekinin dördüncü bâzârtesi gün idi kim Daşnık Mirza ve Hanîfi
Halîfelerin
nâ-hak kelleleri Bâb-ı hümâyûn önüne döküldüğünün on ikinci gün sonra idi kim A …
Sebeb-i azl-i Melek Ahmed Paşa bâ nefir-i âm, gulgule-i ehl-i hıref, bâ ığvâ-yı Siyâvuş Paşa ve Ebû Sa‘îd Efendi: Sarrachâne'den Âhîler ibtidâ bayrak ve tabl u kudûm kaldırup cümle dükkânları kapanup ve câmi‘leri kapanup "Ümmet-i Muhammed olan sancak dibine gelsin. Pâdişâha rik‘a sunalım!" deyü yüz elli bin ibâdullah-ı el-kâsibu habîbullah ile iktisâb edinen cümle ehl-i sûk pür-silâh, sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup deryâ-misâl benî Âdem temevvüc ederek sene 1061 şehr-i Ramazânu'l-mübârekinin dördüncü bâzârtesi gün idi kim Daşnık Mirza ve Hanîfi Halîfelerin nâ-hak kelleleri Bâb-ı hümâyûn önüne döküldüğünün on ikinci gün sonra idi kim Atmeydânı'nda yer yer sedâ-yı Allah Allah evce peyveste olup İslâmbol içre velvele ve gulgule ve depdebe ve feryâd [u] fiğân ile dolup gürûh gürûh Bâb-ı hümâyûn önüne dolup Şeyhülislâm Azîz Efendi Ayasofya câmi‘inde kalup herkes âlet-i silâhıyla ve nohut ve zerdestesiyle kimi ucu yanmış köseği odunuyla ve koyunlarında birer somunlar ile Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd u vâveylâ-yı Allah Allah dediklerinde bu sadâ pâdişâh-ı cem-cenâb tarafına mün‘akis olup Bâb-ı hümâyûn sedd olunup topları kulleler üzre âmâde etmek ferman olunup Bâb-ı hümâyûn burcundan Haseki Ağa, taraf-ı pâdişâhîden su’âl edüp "Ey ibâdullah! Bu cem‘iyyet-i kübrâ nedir" dedikde "Bize zulm eden vezîria‘zamı ve Defterdâr Emîr Paşa'yı 102b ve Başbakıkulu Moralı Mustafâ Çelebi'yi ve Çavuşbaşı İbrâhîm Ağa'yı ve Koskafurûnlu Muhzır Ağa'yı ve Kudde Kethüdâ'yı ve Tokkapuluyu ve Gümrük Emîni'ni ve Vâlide Sultân'ı ve Bektâş Ağa'yı ve Kara Çavuş Yeniçeri Ağasın ve Kul Kethüdâsı Çelebi Ağa'yı ve Alahoz Mehemmed Efendi'yi ve Sarı Kâtib'i ve Bostâncıbaşı'yı ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'yi ve'l-hâsıl Celâlî Hasan Ağa'dan ve İpşir Paşa'dan mukaddemâ gelen defter üzre cümle yüz elli aded âdemi istemeziz, katl olunup vezîr ma‘zûl olup sadrıa‘zâm Siyâvuş Paşa olsun" deyü Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd [u] figâna âheng edüp bu haber sa‘âdetlü pâdişâha vardıkda Servikapusu'ndan haseki ağa, paşaya gelüp "Sa‘âdetlü pâdişâh selâm edüp şu guluvv-i âmın aslı nedir, bunları bir vech-i ma‘kûl ile perîşân eylesin" deyüp gitdikde paşa dahi feryâdcılardan bir alay ihtiyârları ve dindâr meşâyihleri ve mükehhal gözlü, başı misvâklı, eli tesbihli sâdâtları ve acı sözlü söz anlamaz bî-dâdları çağırup anlar dahi dâd u feryâd ederek Melek Paşa huzûruna çıkup "Sa‘âdetlü vezîr, senden hoşnuduz ammâ Kudde Kethüdâ ve Emîr defterdârı istemeziz. Bize zulmleri hadden efzûndur. Senin haberin yokdur. Azak bahânesiyçün pes-i perdeden bir Mısır hazînesi altunu bu İslâmbol içre cem‘ ediyorlar" Paşa eyitdi: "Ey ibâdullah! Cümle yetmiş bin guruşluk altundur. Andan ziyâde vermen" deyince cümlesi "Ey Allah râzı ola. Nola verelim! Ve istimâ‘ etdik kim Azağ'a bir yıldan berü hazîne varmayup ağaların pârelemişler. Siz dahi Kudde Kethüdâ'yı ve Emîr Paşa'yı pâre pâre edin. Tesellî-i hâtır bulalım. Tiz haklarından gelin. Yoksa biz onların haklarından gelecek vakti biliriz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunlara "Ben sâdât-ı kirâmdan olan Emîr Paşa'yı katl edemem. Emr, şer‘-i Resûl-i mübînindir" deyü her birine birer hulvu'l-kelâm ile şifâ-yı sadr cevâblar verüp munsıf olanları kâ’il olup dem çekmediler. Bî-insâf olanlar "Mardalı esbâb istemeziz. Hemân nukûd akçe guruş alup altın veririz" deyü feryâd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102a–102b ·
metinde göster ·
her biri Hazret-i Îsâ Arapça -ne urûc etdikden sonra her biri birer iklîme se …
Bu mezkûr halîfelerin her biri Hazret-i Îsâ Arapça -ne urûc etdikden sonra her biri birer iklîme seyâhat ederek gidüp dîn-i Îsâ'yı âşikâre edüp diyâr-ı Rûm'u ma‘mûr [u] müzeyyen edüp bilâd-ı kadîm olan Atina ve şehr-i Rûm'da cem‘ olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256b ·
metinde göster ·
… karîb Eyyûb bin Süleymân dahi âdil pâdişâh imiş. Pederi cenbinde medfûndur. Bu
halîfelerin
cümlesi Âl-i Emeviyyûndandırlar. Eğer cümlesin tahrîr eylesek bir mücelled kitâ …
Ve yine buna karîb Eyyûb bin Süleymân dahi âdil pâdişâh imiş. Pederi cenbinde medfûndur. Bu halîfelerin cümlesi Âl-i Emeviyyûndandırlar. Eğer cümlesin tahrîr eylesek bir mücelled kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y254b ·
metinde göster ·
… iyâh çerde tavâşî halîfeleri ile kemerlerine beyâz pembe fûtalar kuşanırlar. Bu
halîfelerin
her biri birer kutb-ı aktâb mertebesinde ulu kimesnelerdir kim Hazret-i Resûl'ü …
Evvelâ pâk helâl libâslar geyüp girmek gerek ve dâ’imâ salavât-ı şerîfe müdâvemet etmek gerek. Ve şeyhü'l-harem hazretleri on iki siyâh çerde tavâşî halîfeleri ile kemerlerine beyâz pembe fûtalar kuşanırlar. Bu halîfelerin her biri birer kutb-ı aktâb mertebesinde ulu kimesnelerdir kim Hazret-i Resûl'ün yoluna bezl-i cân ve ifnâ-yı vücûd edüp kırkar ellişer yıl hidmeti sebkat etmiş lala-yı siyâh zülâlelerdir. Her birinin destinde micmer-i amberdân ve gülâbdân buhurdân-ı mücevher ile şebeke-i Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfi önüne gelüp ibtidâ şeyhü'l-harem paşa hazretlerinin kemerine bir beyâz fûta kuşadup paşanın destine bir cârûb ya‘nî süpürge verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290b ·
metinde göster ·
… den evvel iki yüz âsitâne-i Seyyid Ahmed el-Bedevî vardır. Ve eyâlet-i Mısır'da
halîfelerin
defteri mûcebince iki bin altmış tekye-i Bedevî'dir. Her sene halîfeleri mevlûd …
Evvelâ cümleden evvel iki yüz âsitâne-i Seyyid Ahmed el-Bedevî vardır. Ve eyâlet-i Mısır'da halîfelerin defteri mûcebince iki bin altmış tekye-i Bedevî'dir. Her sene halîfeleri mevlûd-ı kebîreye gelüp tecdîd-i bî‘at ederler. Zîrâ Mısır halkı cümle Seyyid Q 199aY 108b Ahmed el-Bedevî'ye mu‘tekidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y108a–Y108b ·
metinde göster ·
… r şehrinde kimi Fustât şehrinde kimi Katâyi‘ şehri harâbesinde sâkinler idi. Bu
halîfelerin
evvelkisi Muhammed bin Süleymân idi kim Ahmed Tolun'un hem kulu ve hem kâtibi i …
Ba‘dehu Ahmed Tolun devleti tamâm olup Katâyi‘ şehri de harâb oldukda Mağrib-zemîn'den Cevher Kâyid asker-i bî-had ile Mısır'a gelüp Kâhire şehrin binâ edince Megâribe'den ve diyâr-ı Acem'den Mısır'a on altı pâdişâh hükm edüp bunların kimi Asker Makar şehrinde kimi Fustât şehrinde kimi Katâyi‘ şehri harâbesinde sâkinler idi. Bu halîfelerin evvelkisi Muhammed bin Süleymân idi kim Ahmed Tolun'un hem kulu ve hem kâtibi idi kim lakabına Kâtiblû denmegile ma‘rûf idi. Zîrâ Lûrd [Lûr? Kürd?] âdemi olmağile Kâtiblû derlerdi. Y 141b Hâlâ Mısır içre câmi‘i vardır. Sene 292'de mezkûr Muhammed ibn Süleymân ve bunların âhirkisi Melik Ahmedü'l-İhşîd idi kim bunun elinden devleti Mağrib'den gelen mezkûr Cevher Kâyid alup Mu‘izzüddîn Mısır'a pâdişâh olduğu mahallerde Benî seni(?) babası Abbâs'ın devletleri ibtidâsından tamâm iki yüz yigirmi beş sene geçmişdi. Bunlardan sonra otuz dörd yıl ve on ay ve yigirmi dörd gün geçüp İhşîdiyyândan Ahmed bin Alî bin (---) {Sene 358 târîhinde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y141a–Y141b ·
metinde göster ·