İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

halka

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
125
isabet
113 cümle/beyitte
46,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12551,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 125

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“halka” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 17b Ve Yanko ibn Mâdyân'ı tasvîr edüp serîr-i âlî üzre elinde bir müdevver halka ile timsâl etmiş kim meselâ cihângîr olup dünyâyı feth edüp halka-misâl elime a …
EÇS I 37b … makâmı sâhibleriyçün olsun beni bu câmi‘ içre bu cemâ‘at-i kesîre beyninde beni halka melâmet etme" deyüp cân [u] dilden istimdâd taleb edince hemân yanında bir sipâ …
EÇS I 60b … sında savatkârî mînâlar ile ve ba‘zı zî-kıymet taşlar ile tezyîn olmuş ve gümüş halka ve gümüş kufüller ve gümüş bendîşeler ile müzeyyen bir bâb-ı lâ-nazîrdir.
EÇS I 98a … di Şeh Mehemmed ibn Murâd / Belki bâğ-ı cinâna kıldı seyr / İşi hayr olduğuyçün halka / Oldu târîh ana du‘â-yı hayr. / Sene 886.
EÇS I 101b Dağlar halka zırıhlar geyirüpdür tenime / Cebe satmak nice olur göstereyim düşmenime.
EÇS I 151a … rabâ ve dostândan vedâ‘ edüp Hak kelâmından gayra i‘timâd etmemekdir. Yâ, cümle halka yaman sanmamakdır. Şîn, aşk-ı Hakk ile dâ’imâ şâdumân olmakdır." Ve's-selâm. Eğ …
EÇS I 158b … r çıkarup katremîz şîşeleri içre koyup tahtırevânlar üzre dükkânların zeyn edüp halka yâsemen yağı ve sünbül ve gül ve reyhân ve kallemisk yağları bezl ederek ubûr e …
EÇS I 159a … dir. Bunlar dahi gûnâ-gûn libâslar ile tabla tabla meyveleri başlarında götürüp halka bezl ederek ellerinde aşlama fidânları ve bıçkıları ve keserleri ve gayrı âletl …
EÇS I 159b–160a … rleri Reyyân-ı Hindî'dir, Selmân belin bağlayup imâm Hasan'a ve Hüseyin'e simit halka hedâyâ getirüp ol şehzâdelerin 160a hidmetinde olurdu. Kabri Mısır diyârında …
EÇS I 160a … er ile zeyn edüp niçe yüz çörekleri ve halkaları sırık hammâllarına yükledüp ve halka çörek bezl ederek ubûr ederler. Börekçiler dahi gûnâ-gûn Şâm böreklerin ve tabl …
EÇS I 160a … eklerin ve tabla ve sini böreklerin başlarında ve araba üzre olan dükkânlarında halka börek bezl ederek ubûr ederler. Ve kâhîci ve gevrekci ve gurâbiyyeci esnâfları …
EÇS I 160a … rla götürürler ve hurda simitleri dükkânlarına zeyn edüp ehl-i teferrüce simit, halka bezl ederek ubûr ederler. Ve katâyifciler dahi seyishâneler üzre dükkânlar yapu …
EÇS I 160a … ar yapup gûnâ-gûn ve reng-â-reng katâyif rişteleriyle dükkânçelerin tezyîn edüp halka katâyif bezl ederek ubûr ederler. Ve lokmacılar dahi seyishâneler üzre dükkânla …
EÇS I 160a … ler üzre dükkânlar binâ edüp gûnâ-gûn fağfûrî ve mertebânî tabaklarla zeyn edüp halka ballı lokma bezl ederek ubûr ederler. Ve gözlemeciler dahi eyledir. Ammâ bu lok …
EÇS I 161a … umât pişirüp dükkânların berk [ü] bârlar ile zeyn edüp harar harar beksumâtları halka mebzûl ederek ubûr ederler ve vâsi‘ tahta soffalar üzre birer ikişer kantâr gel …
EÇS I 161a … metâ‘larının sonu ubûr etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür …
EÇS I 166a … ûrunda kemerlerin bağladı. Dükkanların gûnâ-gûn mümessek şekerler ile zeyn edüp halka nebât bezl ederek ubûr ederler.
EÇS I 166a … lvân elvân mümessek ü mu‘amberîn eşribeler ile dükkânların zeyn edüp piyâdeleri halka şeker şerbetleri bezl ederek ubûr ederler. Andan,
EÇS I 167b … hîm olan minberin altında durur bir taş mecur teknedir. Bu tekne içinden cemî‘i halka süd üleşdirüp cümle halk südden müstağnî olup yine mecur ke'l-evvel leb-ber-leb …
EÇS I 167b … en" deyüp feryâd edüp ba‘zı tahtırevân üzre dükkânlarda kaymakları iplere serüp halka kaymak bezl ederek ubûr ederler.
EÇS I 167b–168a … ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
EÇS I 169a … irer âdem keşân-ber-keşân çeküp ubûr ederler. Kaçan kim bir arslan gazaba gelüp halka hücûm etse derhâl arslancı elindeki ceyrân etiyle mülemma‘ dârûyu burnuna dutun …
EÇS I 170b–171a … gûnâ-gûn turşular ile dükkânların zeyn edüp alay-ı azîm ile ubûr ederken 171a halka turşu bezl ederler. Bunların ardları sıra,
EÇS I 171b–172a … 172a dilberânlar ile sa‘âdetlü pâdişâha hoşâblar gönderüp bir kîse ihsân alup halka hoşâb bezl ederek ubûr etdiler.
EÇS I 172a … vişnâb ve gûnâ-gûn engûrden eşribeleri küplerinde ve badyalarında kepçeler ile halka karşu savu[ra]rak ubûr ederler.
EÇS I 172a "Câna safâ, rûha gıdâ verir şerbetim cânım" deyü halka şerbet bezl ederek ubûr ederler.
EÇS I 172a … bım ve şerbetim lezîz" deyü gezerler. Neferât 300, bunlar dahi eylece ubûr edüp halka cüllâb [u] şerbet bezl ederler.
EÇS I 173b … ar tahtırevânlar üzre dükkânların zer [ü] zîver ile müzeyyen edüp badyalar içre halka akîde bezl ederken müşk-i amber-i hâm râyihasından temâşâcıların demâğı mu‘atta …
EÇS I 177a … e’îsânlar ile muhâsebe görürler. Bunlar dahi cümle pür-silâh olup arabalar üzre halka arpa nisâr ederek alay ile ubûr ederler, seferde lâzımlı emîndir.
EÇS I 179a … e kirli ve paslı hırka-i peşmîneler geyüp tulumlar ile "Ey şırlugan yağı" deyüp halka dokunarak ubûr ederler.
EÇS I 180b … iminde niçe bin tabla sun‘-ı Hudâ müsmirâtları başlarında götürüp sun‘-ı Hudâyı halka arz ederek ubûr ederler.
EÇS I 193a … rslan ve kaplan ve bebr ve ayu postlarına âdemler girüp dörd ayak üzre giderken halka kıya kıya nigerân eyleyüp zencîrler ile ubûr ederken ba‘zı âdemler üzre hamle e …
EÇS I 199b Bu dahi bir tahtırevân üzre sûretlerin halka gösterüp alayda giderdi. Hâlâ İslâmbol mukallidleri içre bu tasvîr fâlcısının i …
EÇS I 212b … berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ede …
EÇS I 215a … ûdî alay edüp ellerinde billûr ve necef, moran ve mücevher fağfûrî kadehler ile halka ellerinde olan destiler ile şarâb-ı nâb yerine şeker şerbeti bezl ederek ubûr e …
EÇS II 227a … hû esbâbın giyüp hayât-ı câvidân bulur. Böylece etmeyen cân cânından bîzâr olup halka dil-âzâr olur. Gâyet ihtırâz lâzımdır. Ne kadar nâfi‘ ise pes o kadar muzırdır. …
EÇS II 295a … yüp Mirzâ-yı dilâr-emsâl hırâmânî-reftar ve zerafet ve nezaket üzre güftâr edüp halka hüsn-i ülfet ederler. Lâkin mahbûblarına rağbetleri yokdur. İbtizâle düşmüş bir …
EÇS II 302b–303a … arın vâcibü'l-izâle olduğu şâhid-i âdiller ile isbât olunup ba‘de's-sübût cümle halka rağmen bir kezden katl etmeyüp tenbîhü'l-gâfilîn içün bu gûne ezâ vü cefâ ederi …
EÇS II 337b … âdemin isti‘dâdına göre ri‘âyet edüp hükm-i hükûmât mahallinde mahalle münâsib halka kâh rıfk ile ve kâh mudârâ ile kâh kec-nigâh etme ve atma ve dutma ve asma ve b …
EÇS II 343b … kları la‘l-gûndır ammâ gâyet şütürlüdür. Dâ’imâ ağzından salyârı akar ve dâ’imâ halka güle güle bakar. Tatarî ve Kalmağî çehre-i kebîri var. Saçı kıvrak Arab geysula …
EÇS II 359b–360a … ey var, anı bir ip ile fırlak gibi dönderdikce pehlivânın perçeminde bağlı olan halka kârhâne ipinden kaya kaya pehlivân asılı perçemiyle gitmede. Ammâ ne terâzû var …
EÇS II 359b–360a … ân Süleymân, kisbetiyle ser-çeşme önüne gelüp çârkûşe bir sandûk[a] girüp cümle halka gösterdi. İçinde aslâ bir şey yok. Bir tahta, içi kâğız kaplı küçücük sandûk id …
EÇS II 359b–360a … ir şey yok. Bir tahta, içi kâğız kaplı küçücük sandûk idi. Ol sandûku bir demir halka ile kârhâne ipine asup kendüsü sandûk içine girüp gâ’ib olup sandûk ipde mu‘all …
EÇS III 42b–43a … buldurup sıyt [u] sadâ-yı gülbânk-ı Muhamedî'den dağlar güm güm gümleyüp cemî‘i halka dehşet ârız olup bu kayalar arasında niçe yüz bin tüfenkleri ve emîr-i huccâcın …
EÇS III 57a … . Bir gün Hazret-i Halîlü'r-rahmân evkâfın teftîş ve tefahhus etmek cür’et edüp halka sûret-i hâkdan görünüp niçe yerlerin ta‘mîr u termîm eder şeklinde celb-i mâl t …
EÇS III 62a … yer altından beyâz mermer kâriz Cimcime sarâyında havzlara dökülüp andan cümle halka leben-i hâlis bezl olunurmuş. Mâ-bâkîsi matbah-ı Keykâvûs'unda harc olunup âyen …
EÇS III 123a … an Arslan Beğ dâ’imâ azîzin hizmetinde çâker-i hâkister-i efkende-misâl gulâm-ı halka begûşu idi. Azîz-i merhûm hayâtında bir cânibe teveccüh etse mezkûr Arslan Beğ' …
EÇS IV 212a … Hemân ân-ı mezkûr su‘bân geminin rahnedâr olan deliğine kuyruğun sokup vücûdun halka halka edüp yatur. Hikmet-i Hudâ gemiye bir katre âb-ı gazab girmez. Cümle halk …
EÇS IV 212a … ân-ı mezkûr su‘bân geminin rahnedâr olan deliğine kuyruğun sokup vücûdun halka halka edüp yatur. Hikmet-i Hudâ gemiye bir katre âb-ı gazab girmez. Cümle halk sürûr …
EÇS IV 228b … dâ‘-ı Âmirî'dir kim savm-ı Dâvûd ile geçinirdi. Evâ’illeri ammâ harâbâtî idi ve halka nân vermede Ömer b. İmrân idi.