… lâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir
halkalar
vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dok …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş
halkalar
ve çam tahta soffa tahtırevânlar üzre üstü bâdemli ve haşhâş ve anisonlu ve çör …
Bu bâlâda tahrîr olunan esnâflar ubûr etdikden sonra etmekcibaşının metâ‘larının sonu ubûr etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş halkalar ve çam tahta soffa tahtırevânlar üzre üstü bâdemli ve haşhâş ve anisonlu ve çörek otlu ve za‘ferânlı Ramazân pideleri ki her birin altışar sırık hammâlları götürür ve dahi uzun tahtalar üzre dikili taş-misâl üstü gûnâ-gûn bahârlarla zeyn olmuş za‘ferânlı ve çörek otlu ve sûsâmlı ve yumurtalı çörekler kim her birin onar çift sırık hammâlına tahmîl edüp ubûr ederler. Ve azîm soffalar üzre hammâm kubbesi kadar pişmiş somunlar kim beş yüzden mütecâvizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
… i Acem diyârında Şîrâz'dadır. Bunlar seyishâneler üzre rezeler ve bendîşeler ve
halkalar
ve demire müte‘allik yaldızlı ve kalaylı eşyâlar ile dükkânların donadup alay i …
Dükkân 500, neferât 1000, pîrleri yine Dâvûd Nebî'dir ammâ Hazret asrında pîr [ü] pîşvâları Şeyh İzzeddîn-i Semâhî'dir. 184b Selmân-ı Pâris belin bağladı. Demir hurdavâtları yapanların silsileleri ana müntehîdir. Kabri Acem diyârında Şîrâz'dadır. Bunlar seyishâneler üzre rezeler ve bendîşeler ve halkalar ve demire müte‘allik yaldızlı ve kalaylı eşyâlar ile dükkânların donadup alay ile güzeşt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a–184b ·
metinde göster ·
… azîm içre medfûndur. Bâb-ı mu‘allâsının kanatları serâpâ gümüş pullar ve gümüş
halkalar
ve gümüş musanna‘ kuffeller (?) ile müzeyyendir. Ve atebe-i süflâsı dahi bi'l-c …
Bursa şehrinin hâricinde cânib-i şarkında bir mürtefi‘ hevâdâr yirde bir kubbe-i azîm içre medfûndur. Bâb-ı mu‘allâsının kanatları serâpâ gümüş pullar ve gümüş halkalar ve gümüş musanna‘ kuffeller (?) ile müzeyyendir. Ve atebe-i süflâsı dahi bi'l-cümle gümüş eşikdir. Bu kapudan aşağı altı kade[me] taş nerdübân ile âsitâne-i sa‘âdetine nüzûl olunur ve cümle der-i dîvârının enderûn [u] bîrûnu serâpâ ibret-nümûn nakş-ı bukalemûn Kâşî çînidir. Ve pencerelerinin dörd adedi cânib-i garba Bursa sahrâsına nâzır tuc revzenlerdir. Dörd penceresi dahi kıble cânibinde câmi‘ haremine nâzırdır. Ve bu âsitâne içre olan maslûbât mücevher eşyâlar meğer Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve bunda olan zî-kıymet ibrişim hâlîceler bir âsitânede yokdur ve kabr-i şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz altun ve gümüş çerağlar ve mücevher kanâdîller ve kırkar ve ellişer vukıyye gelir zeheb-i hâlis mutallâ şem‘dânlar ve çerâğdânlar ve buhûrdânlar ve gül-âbdânlar ile müzeyyen âsitâne-i münevverdir. (---) Ve sandûka-i şerîfinin cânib [u] etrâfında Yâkût-ı Musta‘sımî ve Şeyh ve Bekrî ve Abdullah-i Kırımî ve Hâlidî ve Demirci Kulu ve Zehebî ve Şeyh ve İbnu'ş-Şeyh Dede Mehemmed ve Karahisârî ve Karahisârî Hasan Çelebisi hattıyla mezkûr hattâtların kelâm-ı izzetleri var kim her biri birer dahme-i Efrâsiyâb değer kelâm-ı izzetlerle müzeyyen olmuşdur. Ve sandûka-i şerîfi zerdûz harîr ile mestûrdur. Ve ser-i sa‘âdetleri mahallinde yeşil imâme-i Hüseynî ile bir mehâbet [u] salâbet üzre âsûdedirler kim âdem bu âsitâneye girdikde berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ba‘zı kimesneler âdâbından içeri girmeyüp ser-i sa‘âdetleri tarafındaki pencereden Fâtiha tilâvet edüp gider. Kabrinin kıble tarafı bir şîrîn câmi‘-i münevverdir. Hareminin cânib-i erba‘ası fukarâ hücreleridir. Ve bir imâret-i it‘âmı var, şeb u rûz ni‘meti âmme-i nâsa mebzûldur. Niçe bin keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuş mutasarrıfînden ulu sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 238b ·
metinde göster ·
… silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd
halkalar
ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı az …
Şâm hâkinde sene (---) târîhinde Mehemmed Hân vezîrlerinden Fâtih-i Yemen Sinân Paşa evkâfıdır. Bir çöl [ü] çölistân içre kal‘a-misâl toplu ve tüfenkli bir hân-ı azîmdir. Üç yüz asker ile mütevellîsi hâkimdir. Yetmiş pâre kasaba-misâl evkâf kurâları vardır. Bu hâna on bin âdem atiyle deve katar-ı mehâriyle gelüp meks etseler yine bir cânibi hâlî kalır, tâ bu mertebe hâyrât-ı azîmdir. Gûnâ-gûn kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve mastabalar ve beş bin at alır ıstablı ve başka develiği ve başka harem odaları ve imâreti ve kilârı ve furûnu ve müferrâh hammâmı ve kırk aded dükkânları ve başka mütevellî sarâyı ve paşalar içün başka sarâylı bir hân-ı azîmdir kim cümle âsâr-ı binâsı kârgîr kıbâblar ile inşâ olunmuştur. Cümle rûy-ı dîvâr silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar getirirler ve her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem mukarrerdir. Murtezâ Paşa efendimize mütevellî Kâsım Ağazâde Mustafâ Çelebi bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim ta‘bîr olunmaz tâ bu mertebe bir hân-ı kadîm ve hayrât-ı azîmdir kim Arab u Acem'de Katîfe Hânı meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘atde, 28b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a–28b ·
metinde göster ·
… larında gemiler bağlayacak âdem uyluğu kalınlığı içinden birer âdem geçer demir
halkalar
var. Ve zamân-ı kadîmde müsta‘mel olmadan aşınmış alâmeti var kim niçe yüz sene …
Temâşâ-yı Garîbe : Bu kal‘a eyle bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsındadır kim her bâr serinde vakt-i seher ebr-i kebûd eksik değildir. Böyle cebel-i bülendin püşte kayalarında gemiler bağlayacak âdem uyluğu kalınlığı içinden birer âdem geçer demir halkalar var. Ve zamân-ı kadîmde müsta‘mel olmadan aşınmış alâmeti var kim niçe yüz sene kullanılmışdır. Ammâ Pirevadi'de bir müsinn Latin kefere var idi. Anın rivâyeti üzre "Târîhlerimizde eyle yazar kim İskender-i Zülkarneyn Karadeniz Boğazı'n kesmezden mukaddem Heyhât sahrâsın ve Kırım diyârı ve Özi sahrâları ve Kamerü'l-kamer ve Tımışvâr sahrâları ve Göle ve Salanta ve Keçkemet ve Peşte ve Baçka ve Laçka sahrâları cümle Karadeniz idi. Bu Pirevadi kayası cezîre-i ma‘mûre olmağıla gemiler bağlanırdı" deyü nakl etdi. Hakkâ ki tahkîkdir. Zîrâ bu abd-i hakîr Heyhât sahrâsı ve Budin cânibinde Salanta sahrâlarında Koca Mûsâ Paşa vâlî-i Budin iken ol sahrânın rimâlistânı içre deryâ mahlûkundan midye ve istiridye ve minkale böceği kabukları 110a buldum. Hakkâ ki İskender-i Kübrâ asrında o sahrâlar deryâ olup Pirevadi kal‘ası cezîre olup ol demir halkalara keştî kayd-bend ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109b–110a ·
metinde göster ·
… âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir
halkalar
vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim ü …
Derûn-ı şehirde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim içinde iki bin aded şütür alır develiği ve üç bin at alır ıstabl-ı anteri ve kamberîsi vardır. Dahi ehl-i harem a‘yân [u] kibâr içün yetmiş seksen hâne-i müte‘addideli harem hücreleri var. Ve âyende vü revende vükelâ ve vüzerâ sâkin olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâmil iki yüz ocaklı soffalardır. Ve rûy-ı divârda âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir halkalar vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim üzeri eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meydânı soffalardır. Ve taşra haremi dahi beyâz hacer ile döşenmiş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır. Bu haremin tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müsâfirîn eğer kefere ve fecere bu mihmânsarâyda sâkin ola. Ba‘de'l-mağrib cemî‘i huddâmlar matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânpâresi ve birer şem‘-i revgân dânesi verirler ve her at başına birer tobra yem verirler. İlâ mâşâallah sâhibü'l-hayrât böyle vakf-ı dâ’im eylemiş, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
… nde ikişer üçer aded demir halkalarıyla her topda yigirmişer otuzar dökme demir
halkalar
var, cümle çemberlerde bile dökülmüş halkalardır.
Nev‘-i diğer-i ağaç top-ı müdfa‘: Bunun hey’et-i mecmû‘a aceblüsü eyle inşâ olunmuş kim yine dişbudak ağacının kökünden gûyâ hammâm kurnasından âlîce yâhûd buğday dibeği gibi yâhûd boyacıların ağzı açık küpleri gibi kalın demir çemberler ile kırk elli yerden kuşaklı âdem kaddi kadardır ve içine âdem sığar kadar. Bu ağaç topların falyaları altındadır, öbir ağaç toplar gibi falyası üstünde değildir. Ve demir çemberlerinin her birinde ikişer üçer aded demir halkalarıyla her topda yigirmişer otuzar dökme demir halkalar var, cümle çemberlerde bile dökülmüş halkalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
… n sağ tarafda kal‘a dîvârında yere yakın üç aded âdem bâzûları kalınlıkda demir
halkalar
vardır kim içlerinden âdemler geçmek mümkindir. Limanda lenger-endâz olan gemil …
Biri iskele kapusudur kim cümle keştîler anda yanaşırlar. Ve gümrük emîni bu kapu taşrasında gümrükhâne-i azîmde oturur leb-i deryâya nâzır şâhnişîn ve pençereleri var bir mükellef emînhânedir. Ve Kefe paşalarının kat-ender-kat sarây-ı cihânnümâsı bu iskele kapusu üzredir. Cemî‘i dîvânhâne ve hücrelerinin şâhnîşin ve revzenleri limana nâzırdır. Ve bu iskele kapusunun taşrasında kapudan içeri girirken sağ tarafda kal‘a dîvârında yere yakın üç aded âdem bâzûları kalınlıkda demir halkalar vardır kim içlerinden âdemler geçmek mümkindir. Limanda lenger-endâz olan gemiler kıçları bu demir halkalara bağlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139b ·
metinde göster ·
… bağlıdır. Ve dizginin iki uçları dahi atının iki burnu delikleri kulağına demir
halkalar
ile geçmişdir. Değmesinin atları ağızlarında üzengileri, ya‘nî gemleri yokdur. …
Temâşâ-yı garîbe: Bunlar at üzre dizgini eliyle dutmazlar. Ağaçdan bir gûne Çîn vilâyeti avuzlukları, vardır. Dizgininin iki uçları üzengilerde bağlıdır. Ve dizginin iki uçları dahi atının iki burnu delikleri kulağına demir halkalar ile geçmişdir. Değmesinin atları ağızlarında üzengileri, ya‘nî gemleri yokdur. Cümle dizginleri atların iki burunlarında bağlıdır. Atlarına süvâr olduklarında dizginleri üzengilerinde bağlı olmak ile ayaklarıyla dizgin kullanup iki elleri âlât-ı silâha hizmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·
… ar atlarının ağızlarına ol dişlerd[en] gem uramayup gem yerine dizginleri demir
halkalar
ile burunlarına geçirüp atları burunlarından zabt olup dizginlerinin birer uçla …
Ve ağızlarının iki yanlarında birer azu dişleri gibi ağzından taşra çıkmış dişleri vardır. Atlar birbirleriyle ceng etseler ol dişleriyle birbirlerini helâk ederler. Anıniçün bu Kalmıklar atlarının ağızlarına ol dişlerd[en] gem uramayup gem yerine dizginleri demir halkalar ile burunlarına geçirüp atları burunlarından zabt olup dizginlerinin birer uçları dahi iki üzengilerine bağlı olup dizginleri cümle Kalmık ayaklarıyla kullanup iki elleriyle silâhların icrâ etmeğe mukayyed olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… r. Müsâfirîn çok geldikde hayvânâtlar bunda kayd etmegiçün yerde niçe yüz demir
halkalar
vardır.
Ve hareminde bir şâfi‘î havzu var. Mâ-i zülâl ile memlûdur. Ve bu haremden taşra bir vâsi‘ harem dahi var. Müsâfirîn çok geldikde hayvânâtlar bunda kayd etmegiçün yerde niçe yüz demir halkalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239a ·
metinde göster ·
… l-Esved'i mümkin ise her bâr öpeler. Ve Ka‘be kisvesine yapışup kırk iki pirinç
halkalar
vardır, kisve-i şerîfin dâmenlerin bu halkaya bağlarlar, ol halkalara yapışup ç …
Ve Mültezim dîvârı bâb-ı Mekke ile Hacerü'l-esved mâbeyninde olan dîvârdır. Yüzlerin ve göğüslerin süreler. Ve Hacerü'l-Esved'i mümkin ise her bâr öpeler. Ve Ka‘be kisvesine yapışup kırk iki pirinç halkalar vardır, kisve-i şerîfin dâmenlerin bu halkaya bağlarlar, ol halkalara yapışup çevireler. Gerçi Ka‘be eşiğin öpmek ve kisve-i şerîfe yapışmak ve halkalara yapışmak ve Mültezim dîvârın öpmek farz u vâcib ve müstehab ü sünnet değildir, ammâ Beytullâh'a mahabbeten hidmetde bulunmakdır. Savâbdan hâlî değildir. Ammâ Hacerü'l-esved öpmek sünnet-i Resûlullâh'dır. Hattâ rivâyetdir, Hazret-i Ömer buyurmuşlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330b ·
metinde göster ·
vardır, herbiri kol kalınlığı halkalardır, gûyâ zer-i hâlisdendir, bu kisve-i ş …
Ve cümle nakşı "Lâilâhe illallâh Muhammedün resûlullâh" dır. Ka‘be-i şerîfin haremi evsâfın tahrîr etdiğimiz üzre bu kisve-i şerîf dahi ol kadardır. Ammâ bu kisveyi Beyt-i şerîfe Mısır emîrü'l-haccı geydirüp kisvenin dâmenlerin Beyt-i şerîfin dîvârı dibinde dâ’iren-mâdâr kırk iki pirinç halkalar vardır, herbiri kol kalınlığı halkalardır, gûyâ zer-i hâlisdendir, bu kisve-i şerîfi rûzgâr-ı zorkâr hark etmesin içün on iki kantâr beyâz pembe habl-ı metînleri ile mezkûr halkalara bağlayup Karadonlu Beytullâh olup Ka‘be-i şerîf mesâfe-i ba‘îdeden nümâyân oldukda âdem mebhût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y342a ·
metinde göster ·
… îfin kisve-i şerîfinin dâmenlerin pembe tınâblar ile akd edecek kırk iki pirinç
halkalar
bu mermerlerde mıhlıdır. Gerçi pirinç halkalar ammâ eyle musaykal ve mücellâdır …
Ve bu mermerlerde Beyt-i şerîfin kisve-i şerîfinin dâmenlerin pembe tınâblar ile akd edecek kırk iki pirinç halkalar bu mermerlerde mıhlıdır. Gerçi pirinç halkalar ammâ eyle musaykal ve mücellâdır kim görenler anı zeheb-i hâlis sanur. Ve herbiri birer âdem tavkı kadar müdevver halka-i asferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343b ·
metinde göster ·
… r ile akd edecek kırk iki pirinç halkalar bu mermerlerde mıhlıdır. Gerçi pirinç
halkalar
ammâ eyle musaykal ve mücellâdır kim görenler anı zeheb-i hâlis sanur. Ve herbi …
Ve bu mermerlerde Beyt-i şerîfin kisve-i şerîfinin dâmenlerin pembe tınâblar ile akd edecek kırk iki pirinç halkalar bu mermerlerde mıhlıdır. Gerçi pirinç halkalar ammâ eyle musaykal ve mücellâdır kim görenler anı zeheb-i hâlis sanur. Ve herbiri birer âdem tavkı kadar müdevver halka-i asferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343b ·
metinde göster ·
… . Kapu kanatlarının levhaları üzre serâpâ gümüş güller ve pullar ve sîm ü hâlis
halkalar
ve gûnâ-gûn sîm kabaralar mıhlıdır. Her sâhibü'l-hayrât birer âsâr ile bâb-ı mu …
Ve bu kubbe-i pür-envârın bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka câmi‘in haremine mekşûfdur. Kapu kanatlarının levhaları üzre serâpâ gümüş güller ve pullar ve sîm ü hâlis halkalar ve gûnâ-gûn sîm kabaralar mıhlıdır. Her sâhibü'l-hayrât birer âsâr ile bâb-ı mu‘allâyı müzeyyen etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·