… söylediler hem kelâm / Dediler kim yâ Resûl-i zü'l-minen / Gel bizüm müşkilimiz
hall
eyle sen / Yüz tutuben ağladılar her biri / Merkad-i pâkine kodular seri
Bir yire cem‘ oldu sahb-ı Mustafâİbn-i Hattâb-ı Ömer'le MurtezâCümle ashâb-ı Resûl-i KibriyâSöylediler her birisi bî-riyâDediler kim varalum Peygamber'eDiyelim ahvâlimiz ol servereBize andan ne olısardır cevâbOlalım âmil bulalım çok sevâbMerkâd-i Peygambere cümle varupHâk-i pâyine kamu yüzün sürüpKıldılar ana salât ile selâmBaşlayuben söylediler hem kelâmDediler kim yâ Resûl-i zü'l-minenGel bizüm müşkilimiz hall eyle senYüz tutuben ağladılar her biriMerkad-i pâkine kodular seri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b ·
metinde göster ·
… yı hümâyûna gelüp takbîl-i enâmil-i pâdişâhî ile şerefyâb olup Rûmeli diyârının
hall
[u] akdine nâmzed kılınup Dârü's-saltanati'l-aliyye olan taht-ı sânî Edirne'ye …
Sene 955, mâh-ı Saferi'nin fî 18. günü sa‘âdetle Şehzâde Cihângîr'i ile Üsküdar'a çıkup andan deryâ-misâl asker ile kat‘-ı menâzil ederek Seydî Gâzî Sultân nâm mahalle varınca vilâyet-i Saruhan vâlîsi olan ciğer-kûşesi Selîm Hân ser-çeşme-i şehzâdegân ordu-yı hümâyûna gelüp takbîl-i enâmil-i pâdişâhî ile şerefyâb olup Rûmeli diyârının hall [u] akdine nâmzed kılınup Dârü's-saltanati'l-aliyye olan taht-ı sânî Edirne'ye gönderildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a ·
metinde göster ·
… Ve gâyet salt ve sebük-bâr askerdir, zîrâ kavm-i Noğay Tatarlarının yanlarında
hall
[u] hurmetden bir şey bilmezler bir alay mübâhî kavimdirler.
Hakkâ ki bî-rahm kavmdir, ammâ min-indillâh Âl-i Osmân önüne sedd olup her bâr küffâr ile ceng-i cidâl ve harb-i kıtâl ederler. Ve gâyet salt ve sebük-bâr askerdir, zîrâ kavm-i Noğay Tatarlarının yanlarında hall [u] hurmetden bir şey bilmezler bir alay mübâhî kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
… r. Ve gâyetü'l-gâye derûn-ı kubbe eyle münakkaşdır kim lûce ve lâcüverd silusun
hall
etmede zamânımız üstâdları âcizdir.
Ve bu câmi‘in taşra Y 75b yan soffaları üzre altı aded sommâkî sütûn-ı serâmed üzre penç kubbe-i nîlgûnlardır kim gûyâ her biri kubbe-i eflâk-i ser-nigûnlardır. Ve gâyetü'l-gâye derûn-ı kubbe eyle münakkaşdır kim lûce ve lâcüverd silusun hall etmede zamânımız üstâdları âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75a–Y75b ·
metinde göster ·
… getirüp bir gün bir gece ol cem‘iyyet-i kübrâda ulu bâzergânlar yükler akd [ü]
hall
edüp niçe Mısır hazînesi mâl-ı firâvân fürûht olunup bâzâr-ı azîm olur.
Yevm-i cum‘ada bu bâzâr-ı mahabbet içre cânib-i erba‘a kurâ ve kasabâtlarından kırk elli bin deryâ-misâl cemapur askeri gibi kabâyil-i Etrâk kavm-i kabîlesiyle herkes metâ‘ın getirüp bir gün bir gece ol cem‘iyyet-i kübrâda ulu bâzergânlar yükler akd [ü] hall edüp niçe Mısır hazînesi mâl-ı firâvân fürûht olunup bâzâr-ı azîm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91b ·
metinde göster ·
… îr olunmuş gûnâ-gûn mevzûn ibret-nümûn sütûnlardır kim kırk bir senede müşkilim
hall
oldu.
Ammâ deyr-i Beytü'l-lahm'in tûlu iki yüz ayakdır ve arzı yüz ayakdır. Ve derûn-ı deyrde altmış ibret-nümâ sütûn-ı müntehâlardır. Otuzu üçer âdem dirâgûş eder cüssedâr amûd-ı âlîlerdir. Cümlenin kadleri kâmil otuzar zirâ‘ kad senglerdir. Ve herbiri birer hikmet ile tahmîr olunmuş gûnâ-gûn mevzûn ibret-nümûn sütûnlardır kim kırk bir senede müşkilim hall oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… idir?" deyü şübhede kalup müşkilim idi. Hamd-i Hudâ bu Beytü'l-lahm'de müşkilim
hall
olup bu amûdlarda müşâhede etdim ki seng-i sommâkî dîvlerin kârı ile amel olunm …
Hakîr ol zamândan berü "Seng-i sommâkî amelî midir yohsa ma‘âdin midir?" deyü şübhede kalup müşkilim idi. Hamd-i Hudâ bu Beytü'l-lahm'de müşkilim hall olup bu amûdlarda müşâhede etdim ki seng-i sommâkî dîvlerin kârı ile amel olunmuş alçı-misâl dökmedir ve murâd edindikleri cüssede ve kâmetde inşâ ederlermiş. Zîrâ bu sütûnlarda dahi tâze iken Hazret-i Dâvûd'un dest-i hattıyla Zebûr esmâullâhı yazılmış mu‘cizesinde mübârek parmakları hamîre girir gibi girüp "Yâ Dâ'im ve yâ Kâ'im ve yâ Bâkî" misilli esmâlar tahrîr olunmuş kim esmâlar yazılmış ve ba‘zısında dîv pençe alâmeti var ibret-nümâdır deyü deyü (---)(---) ve bu otuz sütûndan mâ‘adâ hurde sütûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… yâ gibi cereyân edüp bir yerde karâr etmeyüp 17 sâ‘atde asır radası olup yükler
hall
olmadan,
Yine kânûn üzre huccâcın cânib-i erba‘asın asâkir-i İslâm kuşadup bî-pâk u bî-pervâ selâmetle ubûr ederek ertesi dahi ale's-sabâh tâ vakt-i asra dek deryâ gibi cereyân edüp bir yerde karâr etmeyüp 17 sâ‘atde asır radası olup yükler hall olmadan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y275b ·
metinde göster ·
… îm Şâh-ı Evvel rûhiyçün ve efendimiz Süleymân Hân rûhiyçün olsun, bu müşkilimiz
hall
edin. Sultân Selîm ile babası Bâyezîd Hân Hacıoğlu bâzârı kurbunda Uğraş deresi …
"Cânım Halîmî Efendi! Efendin Selîm Şâh-ı Evvel rûhiyçün ve efendimiz Süleymân Hân rûhiyçün olsun, bu müşkilimiz hall edin. Sultân Selîm ile babası Bâyezîd Hân Hacıoğlu bâzârı kurbunda Uğraş deresinde uğraşup bozuldukda Tırabuzan'a varup dâğ-ı derûnunuzdan nice tebdîl-i câme edüp seyâhate gitdiniz, anı nakl eylen" deyü ricâ etdiler. Ol dahi alı al olup bizim pederin arka kaşağasın eline alup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a ·
metinde göster ·
… erü Mısır'a yetmiş vezîr gelmişdir, bu mâlı anların biri almamışdır. Zîrâ cümle
hall
ü akd ve kabz u Q 300b bast ve tutmak asmak basmak ve urmak almak vermek keth …
Bunun re’y [ü] tedbîriyle İbrâhîm Paşa'nın Mısır diyârından aldığı mâl-ı hazâyini fâtih-i Mısır Selîm Hân'dan berü Mısır'a yetmiş vezîr gelmişdir, bu mâlı anların biri almamışdır. Zîrâ cümle hall ü akd ve kabz u Q 300b bast ve tutmak asmak basmak ve urmak almak vermek kethudâ elinde idi. Ya‘nî cümleden melik vekîl-i mutlak P 297b bir zû-fünûn kethudâdır. Ammâ ol dahi kâr-âzmûde ihtiyârlar ile meşveret edüp ana göre amel edüp herkese merâtibince i‘zâz u ikrâm ederdi. Hakîre Circe emirlerin ve Fûncistân meliki mektûbların verdikde harcırâh yüz altun ve bir at verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·