ta‘yîn olunup İslâmbol'un iki cânibi muhâsara olunup hemân ancak Yedikulle'den …
Ve Eğrikapu'dan Hamîdbayoğlu ta‘yîn olunup İslâmbol'un iki cânibi muhâsara olunup hemân ancak Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na varınca Kumkapu cânibleri leb-i deryâ olmağile muhâsara olunmadı. Ammâ Yedikulle tarafından Serdâr Şâ‘ir Ahmed Paşa ihtimâm-ı tâm edüp küffârın top [u] tüfengine bakmayup kal‘anın niçe yerlerin harâb [ü] yebâb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a ·
metinde göster ·
… i ve kal‘a-i Hasan ve Erzurûm ve Bayburd ve Canha ve kal‘a-i Kemâh ve yine Kara
Hamîd
ve Diyârbekir ve kırk pâre tevâbi‘i kal‘aları ve inhizâm-ı sâhib-i Mar‘aş ibn Z …
Bu sefer-i zafer-me’serde kal‘a-i Kars ve kal‘a-i Ahıçka ve kal‘a-i Ardahan ve ma‘ahû tevâbi‘i ve kal‘a-i Hasan ve Erzurûm ve Bayburd ve Canha ve kal‘a-i Kemâh ve yine Kara Hamîd ve Diyârbekir ve kırk pâre tevâbi‘i kal‘aları ve inhizâm-ı sâhib-i Mar‘aş ibn Zülkadr Sultân Alâüddevle katl olunup yetmiş aded boybeğleri kelleleri ile Mısır Sultânı Gavrî'ye gönderildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
… , Hudâvendigâr, Bolu, Menteşa ve Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib, Tekeeli, Kânkırı,
Hamîd
, Sultânönü, Karesi.
Sancakları bunlardır kim zikr olunur: Livâ-i Sarhan, livâ-i Aydın, Kastamonu, Hudâvendigâr, Bolu, Menteşa ve Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib, Tekeeli, Kânkırı, Hamîd, Sultânönü, Karesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… amân vermeyüp katl etdi. Zîrâ zorbalar ile yek-dil [ü] yek-cihet idi. {Diyâr-ı
Hamîdîdir
. Haremden vezâret ile Bağdâd'a ve Diyârbekir'e [vâlî] olup Merre yerine vezîr-i …
Akeb-i cülûsda Kemânkeş Alî Paşa'yı sene 1033 amân vermeyüp katl etdi. Zîrâ zorbalar ile yek-dil [ü] yek-cihet idi. {Diyâr-ı Hamîdîdir. Haremden vezâret ile Bağdâd'a ve Diyârbekir'e [vâlî] olup Merre yerine vezîr-i a‘zam olup tama‘ı belâsından katl olundu.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
: Bir dürr-i girân-mâye idi kim ol asırda velvele-ârâ bir fuzalâ-yı âlem-ârâ olu …
eş-Şeyh Mehemmed Zeyneddîn ibn Hamîdullâh: Bir dürr-i girân-mâye idi kim ol asırda velvele-ârâ bir fuzalâ-yı âlem-ârâ olup cemî‘i Arab u Acem ulemâları ana cevâb vermede âciz-mânde idiler, gûyâ imâm-ı A‘zam-ı sânî idi. Hulâsa-i kelâm cemî‘i ulûmda yed-i tûlâ sâhibi idi. Bâ-husûs ilm-i hatda Yâkût-ı Musta‘sımî-vâr hattât idi. Hattâ Ebü'l-feth câmi‘inde olan hatlar bunlarındır derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
ve hayrât-ı cemîle ile meşhûr bir pâdişâh-ı re’y-i ahsen idi. Fevtine târîh:
Müddet-i saltanat (---) sene ve müddet-i ömr (---) sene, işte ibtidâ İslâmbol'dan taşra çıkmayup merhûm olan bunlardır. Ahlâk-ı hamîde ve hayrât-ı cemîle ile meşhûr bir pâdişâh-ı re’y-i ahsen idi. Fevtine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103b ·
metinde göster ·
… r-zâdedir. Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Fazîlet-i bâhire sâhibi ve ahlâk-ı
hamîdesi
bir vech ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
el-Mevlâ el-fâzıl Mustafâ eş-şehîr Bostân Efendi: Tire şehrinde bir tâcir-zâdedir. Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Fazîlet-i bâhire sâhibi ve ahlâk-ı hamîdesi bir vech ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111b ·
metinde göster ·
el-Mevlâ Mehemmed bin Yûsuf eş-şehîr Bahşı Efendi: Vilâyet-i
Hamîd
belîdelerinden Isbarta şehrindendir. Hakkında (---) zâde hiciv-gûne Etrâk lehce …
el-Mevlâ Mehemmed bin Yûsuf eş-şehîr Bahşı Efendi: Vilâyet-i Hamîd belîdelerinden Isbarta şehrindendir. Hakkında (---) zâde hiciv-gûne Etrâk lehcesi ile "Deli Bahşı gadı oluyor" deyü bir muhammes etmişdir. Ammâ kendüler bir sebük-rûh âlüfte ve âşüfte meşreb bir merd [ü] ferd idi. Âhir bin otuz üç hilâlinde gülşen-i hayâtı varağı hâke düşüp Kesegen Dede mekâbirinde medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112a ·
metinde göster ·
… er geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve
Hamîd
külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarınd …
Ammâ bu arayıcı esnâfı cümle nefer 500, ayaklarına ve kasıklarına varınca battâl siyâh çizmeler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
Şevrü'l-Habîb eydirdi: "Bire âdemler, Cenâb-ı Allâh sizin mel‘ûnlarınızı bile hicv edüp âyet nâzil olmuşdur kim âye[t]: Arapça buyurmuşdur. Eyi âdemlerinizi medh edüp âyet nâzil etmişdir âye[t]: (---)(---)(---)(---) buyurmuşdur. Ben kim benî âdem olam, sizin bed-ef‘âllerinizi görüp nice hicv [ü] taklîd etmeyem" deyü cevâb ederdi. Şevrü'l-Habîb'in taklîdi havfından çok âdem ahlâk-ı hamîdile muttasıf olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 210b ·
metinde göster ·
… ağrası ve feth-i Gümülcine ve feth-i kal‘a-i gevher-nigîn-i Kütâhiyye ve feth-i
Hamîdili
ve feth-i Akşehir ve feth-i Seydîşehr ve feth-i Yalvaçhisâr ve feth-i Burkoz ve …
Evvelâ feth-i Edirne sene 761 ve feth-i kal‘a-i Siroz sene 786 ve ceng-i azîm-i Varna sene 846, feth-i Batnos ve feth-i Misis ve feth-i Burgos ve feth-i Dimetoka ve feth-i Keşân-ili ve feth-i İpsala mükerrer ve feth-i Edirne Zağrası ve feth-i Gümülcine ve feth-i kal‘a-i gevher-nigîn-i Kütâhiyye ve feth-i Hamîdili ve feth-i Akşehir ve feth-i Seydîşehr ve feth-i Yalvaçhisâr ve feth-i Burkoz ve feth-i Polya ya‘nî Tanrı-yıkdığı ve feth-i İskete ve feth-i Marilye ve feth-i Havâle ve feth-i Dusin ve feth-i Zihne ve feth-i diğer Siroz ve feth-i Ferkariyye ve feth-i Köprü ve feth-i Perilpe ve feth-i Manastır ve feth-i Filoronya, bu kılâ‘lar feth olup cümle guzât-ı müslimîn mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular. Ve yeniçeriler altun yaldızlı üsküf giydiler idi. {Bilecik şehrinde bir câmi‘ ve Bursa Yenişehri'nde bir câmi‘ ve bir zâviye ve anda Postun-pos Baba'ya bir âsitâne inşâ etdi.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… re top dahi sâ’ir münhedim olan kal‘alardan koyup ve Tire ve Menteşe ve Teke ve
Hamîd
sancakların ve Sivas eyâletin umûmen muhâfazacı koyup Gürcîstân'dan kırk aded s …
Feth-i kal‘a-i Tiflis sene 986, be-dest-i Kara Lala Mustafâ Paşa be-asr-ı Sultân Murâd Hân-ı Sâlis: Ba‘dehû bu kal‘ayı serdâr-ı bâ-vekâr ol kadar sa‘b u üstüvâr eder kim Gürcîstân ve Azerbaycân kılâ‘larında hâlâ eyle bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a yokdur. Meğer kal‘a-i Bakü ve kal‘a-i Mekü ola. Ba‘dehû serdâr-ı zafer-şi‘âr vilâyetin tahrîr edüp bir eyâlet-i azîm olur. Hükûmetin mîr-i mirânlık ile eyâlet-i Kastamonu sancağına mutasarrıf Solak Ferhâd Paşazâde Mehemmed Paşa'ya verüp sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtın tekmîl edüp yigirmi oda yeniçeri ve beş oda cebeci ve beş oda topcu ve yüz yetmiş pâre top dahi sâ’ir münhedim olan kal‘alardan koyup ve Tire ve Menteşe ve Teke ve Hamîd sancakların ve Sivas eyâletin umûmen muhâfazacı koyup Gürcîstân'dan kırk aded sağîr ve kebîrleri feth edüp kimin harâb u yebâb, kimin ta‘mîr-i bâb edüp cümle yetmiş pâre kal‘a miftâhlarıyla Tiflis ve Çıldır ve Şûrân ve Hartîn ve Azgur ve Tümek kal‘alarının miftâhların der-i devlet-masîr'e gönderdi ve kendileri cânib-i der-i devlete revâne olunca beri tarafda cümle kızılbaş-ı bed-ma‘âş ile Gürcîstân küffârı nâ-tırâş yedi ay kal‘a-i Tiflis'i 319b muhâsara edüp mahsûr olan guzât-ı müslimîn kaht [u] galâdan atların yiyüp andan cümle kelblerin tenâvül edüp ba‘dehû şehîdlerin yimeğe başlayup yedi ayda yedi kerre küffâr taraf taraf hücûmlar edüp kızılbaş serdârı olan İmâm Kulu Hân ahd-i emân ile ve niçe dürûğ-ı kelâm-ı hezeyân ile kal‘ayı istediler. Guzât-ı müslimîn çoğdan helâk olacakların bilüp kal‘a vermediler. Hattâ Alî Subaşı'nın kelbi yedi bin akçeye satılup yediler. Hikmet-i Hudâ Erzurûm Valisi Mustafâ Paşa deryâ-misâl asker ile ılgar edüp gelirken kal‘ayı muhâsara eden İmâm Kulu Hân firâr edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imleri ve zehâ’irleri meydân-ı ma‘rekede olan kal‘ada mahsûr kalan guzât ni‘met-i firâvân ile muğtenim olup ertesi gün zîr-i kal‘aya Mustafâ Paşa gelüp derûn-ı hisârda mahsûr olan cüyûş-ı muvahhidîn tâze cân bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319a–319b ·
metinde göster ·
… sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı
hamîdesiyle
muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm ed …
Hattâ cirîd meydânında hakîre latîfe yüzünden bir cirîd atup yüzüme isâbet edüp dörd aded dişlerim boğazıma dıkup Defterdârzâde efendimiz hayli müte’ellim olup dörd dişimin kısâsına karşılık bir kîse cerîme ve bir küheylân esb-i fetâh bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî Paşa'ya helâl olsun. Yedi küheylân at ve yedi Gürcî gulâm ve iki kîse ve niçe hil‘at-ı fâhire ihsânlarını görmişim, bir sahî, sâhib-i kerem ve gıll [u] gışdan berî ve kîn u kibr u buğz adâvet u hased ü nifâkdan müberrâ bir halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi bir Arab evli Hâtem-i Tây-meşreb deryâ-dil ü hoş-sohbet ve sebük-rûh [u] hoş-ışret 336a merd-i meydân, fârisü'l-hayl, pehlivân ve zekiyyü't-tab‘ [ve] hâkim-i cerrî kimesne idi. Ve cemî‘î menâhîden müberrâ, pâk-i‘tikâd müslim ve muvahhid ve muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve muhibb-i guzât-ı müslimîn ve mücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve sarık bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı fil gibi oynardı. Şahı vezîr yerine verüp "ben sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı hamîdesiyle muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u gedâya ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle müşkil işlerin âsân ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 335b–336a ·
metinde göster ·
ve ahlâk-ı Zemîme'dir ve ahlâk-ı A‘râf'dır ve ahlâk-ı Cehil'dir. Bu üç ahlâk {a …
Ve derece-i sâbi‘de ismi Hamîde'dir ve ahlâk-ı Zemîme'dir ve ahlâk-ı A‘râf'dır ve ahlâk-ı Cehil'dir. Bu üç ahlâk {ahlâk-ı Hamîde'ye tâbi‘dir} ammâ bu zikr olunan İblîs esmâları Kur’ân-ı Azîm'de ve Furkân-ı Mecîd'de vücûd-ı insânda olan enfâsların esmâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·
… âk-ı Zemîme'dir ve ahlâk-ı A‘râf'dır ve ahlâk-ı Cehil'dir. Bu üç ahlâk {ahlâk-ı
Hamîde'ye
tâbi‘dir} ammâ bu zikr olunan İblîs esmâları Kur’ân-ı Azîm'de ve Furkân-ı Mecîd …
Ve derece-i sâbi‘de ismi Hamîde'dir ve ahlâk-ı Zemîme'dir ve ahlâk-ı A‘râf'dır ve ahlâk-ı Cehil'dir. Bu üç ahlâk {ahlâk-ı Hamîde'ye tâbi‘dir} ammâ bu zikr olunan İblîs esmâları Kur’ân-ı Azîm'de ve Furkân-ı Mecîd'de vücûd-ı insânda olan enfâsların esmâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·
, ehl-i cennet alâmetidir. Evvelâ akl-ı tâm u halâvet-i lisân ve tab‘-ı pâk u se …
Beşinci sıfat-ı ahlâk-ı hamîde, ehl-i cennet alâmetidir. Evvelâ akl-ı tâm u halâvet-i lisân ve tab‘-ı pâk u sehâ ve hüsn-i hulk u merhamet ve sıdık u rızâ ve sıfat-ı vuslat u hande. 395a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b–395a ·
metinde göster ·
… rak cilfidân ve ma‘nek ve tarîkî ve musâfaha ve kebîşe ve havvâre ve mahmûdî ve
hamîdî
atlara süvâr olup altı pâre âlât-ı yancığa ve bahrî hotaslı atlar ile ubûr edüp …
Alay-ı kapucubaşılar: Cümle üç yüz aded katar ve bahâr sâhibi iskemle çeker vakâr sâhibi ve esbâb-ı ihtişâmlı ve kırkar ve ellişer ve yüzer ve yüz ellişer tevâbi‘ u levâhık sâhibi müte‘azzım kapucubaşılar kim her biri bir mîr-i mîrânlığa lâyık ve ba‘zıları eyâlet sâhibi vezîr oldular. Eyle ağalar kim cümle iç ağaları zırh [u] zereh-külâha müstağrak cilfidân ve ma‘nek ve tarîkî ve musâfaha ve kebîşe ve havvâre ve mahmûdî ve hamîdî atlara süvâr olup altı pâre âlât-ı yancığa ve bahrî hotaslı atlar ile ubûr edüp selâma durdular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… dükkânların önlerinde iskemleler üzre beyâz sarıklı ve Boşnak kalpaklı ve Teke
Hamîd
59a külâhlı ve Tatar sıfatlı ve Tatar kıyâfetli ve kalpaklı cümle elleri ve a …
Der-fasl-ı temâşâgâh-ı ağreb ü garâ’ib: Bu hakîr-i pür-taksîr yine Beç şehri içini seyr-i temâşâ ederken hukemâlar çârsûsuna uğradıkda yüz aded dükkânlardır, ba‘zı dükkânların önlerinde iskemleler üzre beyâz sarıklı ve Boşnak kalpaklı ve Teke Hamîd 59a külâhlı ve Tatar sıfatlı ve Tatar kıyâfetli ve kalpaklı cümle elleri ve ayakları demir zencîrli ümmet-i Muhammed esîrlerinin kimi kara Arab ve kimi cüvân yiğitler ve kimi ak sakallı ihtiyâr pîr-i fânî âdemler mahzûn boyunların büküp iskemleler üzre oturup önlerinde mefret tuçdan havânlar içinde mu‘âlece içün besbâse ve kebâbe ve darçın ve dâr-ı fülfül ve kakule ve zencebîl ve eğir ve gayri eczâları eyle çalışup döğerler kim gûyâ enselerinde "Tîz döğün" deyü kılıç ile durur âdemler var, ammâ ihtiyâr olan âdemler âheste âheste bî-dermân döğüp sağına soluna bakup bî-tâb u bî-mecâl kaldığından bu hakîrin merhamet tamarları seğreyüp sehâvetim dutup "İhtiyâr esîrlere birkaç akçe verelim" deyü kîse çıkardıkda Üstürgonlu Boşnak Alî Zâ‘im mennâ‘un li'l-hayr olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b–59a ·
metinde göster ·
… nâm [u] nişân kalmayup mezkûr perdenin verâsında bir alay Rûm halkı ve Teke ve
Hamîd
ve Konya külâhlı âdemler ve Mısır ve Şâm ve Acem ve Hind ü Sind ve Maskov ve Ta …
İbret-nümâ-yı diğer: Havuzdan zâhir olan deryâ kuruyup ke'l-evvel bâğ-ı İrem görünüp mukaddemâ nümâyân olan gûnâ-gûn dîvler ve gûl u beyâbân ve ecinne ve ejdehâlardan nâm [u] nişân kalmayup mezkûr perdenin verâsında bir alay Rûm halkı ve Teke ve Hamîd ve Konya külâhlı âdemler ve Mısır ve Şâm ve Acem ve Hind ü Sind ve Maskov ve Tatar ve Özbek, el-hâsıl Hallâk-ı âlem bu rûy-ı arzda ne kadar mahlûk-ı benî âdem halk etdi ise cümlesi eşkâl-i esbâblarıyla zâhir olup bâğ-ı İrem içre kimi gezüp kimi her dıraht altında oturup sohbet ederlerdi, ammâ bunların birinde nutk olmayup birbirleriyle tekellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfnû ve May Bornu ve Dacu ve Kırmanika ve Bağaniski ve Fur kavmi kara Arablarıyla Habeşî ve Hindî kavmi gâyet çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… uhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid ve Bursa ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve Teke ve
Hamîd
, bu sancaklarda olan cemî‘i erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ile meterise girüp …
Der-mücâhidân-ı cünd-i eyâlet-i Anatolu: Katırcıoğlu Mehemmed Paşa Göllük tarafında cümle eyâleti askeriyle ve kendünün ipden kazıkdan kurtulmuş yetmiş tâsdan geçmiş bin aded serbâzân-ı gâziyânları ve üç bin aded güzîde Anatolu serdengeçdileriyle Tire ve Mağnisa ve Aydın ve Saruhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid ve Bursa ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve Teke ve Hamîd, bu sancaklarda olan cemî‘i erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ile meterise girüp cümle yigirmi bin asker-i İslâm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·
… îh olunup tezkireler almışlardır. Meselâ Tire ve Mağnisa ve Bursa ve Menteşe ve
Hamîd
ve izmid ve Engürü ve Kânkırı ve Kastamonu ve Bolu ve Karahisâr-ı Sâhib ve gayr …
Ve şehîdân-ı sâ’ir eyâletler cümle-cümle otuz yedi sancakda her tîmârları kırkar ve ellişer kerre mahlûl olup âhara tevcîh olunup tezkireler almışlardır. Meselâ Tire ve Mağnisa ve Bursa ve Menteşe ve Hamîd ve izmid ve Engürü ve Kânkırı ve Kastamonu ve Bolu ve Karahisâr-ı Sâhib ve gayri zeytûn sipâhîleri umûmen bu mezkûr sancakların mîr-i mîrânları ve mîr-i livâları ve alaybeğileri ve çeribaşıları ile cümle ikişer üçer ve beşer kerre lağım atup ender-hevâ mu‘allakest dedikleri gibi bu kadar bin cânlar tuyûr-ı ebâbîl gibi hevâya münkalib yine mahlûldan yerlerine âdemler doldu. Ve yeniçeri ocağında ba‘zı odaların yedişer sekizer yüz neferâtları cümle bir ânda şehîd olup dünkü gün kapuya çıkan en aşağıdaki dümenci nâm yoldaşları bir günde odabaşı olmuşlardır. Niçe kerre böyle vâki‘ olup anlar da şehîd olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309a ·
metinde göster ·
… şe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve
Hamîd
sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan m …
Ve eyâletinde cümle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve Hamîd sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ eyâletinde dörd müsellem beğleri vardır. Anlar dahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyetleri kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b ·
metinde göster ·
Ve on dükkânlı kasabacıkdır. Ammâ gâyet işlek iskeledir. Teke ve
Hamîd'den
cümle metâ‘ bunda gelür. İki dağın mâbeyninde bir düz sahrâda ve leb-i deryâda …
Ve on dükkânlı kasabacıkdır. Ammâ gâyet işlek iskeledir. Teke ve Hamîd'den cümle metâ‘ bunda gelür. İki dağın mâbeyninde bir düz sahrâda ve leb-i deryâda bâğlı ve bostânlı yerdir. Hattâ cümle kavunu ve karpuzu Rodos'a gemilerle gidüp Rodos'u ganîmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126b ·
metinde göster ·
paşasının tahtıdır. Başka sancakdır. Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümây …
Sene (---) târîhinde Ermen destinden Sultân Alâeddîn fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan (---) fethidir. Anatolu eyâletinde Hamîd paşasının tahtıdır. Başka sancakdır. Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 400.000 akçedir. Hîn-i seferde hâssına göre dörd yüz âdem ile sefer eşer. Alaybeğisi ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
sancağında Agrasa kasabasındandır. Sılalarında bir zâviye binâ edüp anda medfûn …
Ziyâret-i eş-Şeyh Velî: Hamîd sancağında Agrasa kasabasındandır. Sılalarında bir zâviye binâ edüp anda medfûndur. Firdevs Beğ câmi‘inde vâ‘ız ve nâsıh ârif-i billâh kimesne idi. Çok sebak kerâmâtı zâhir u bâhir olmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâs …
Nehr-i Aksu: Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb Akdeniz'e mahlût olur, ammâ kanlı ve hayırsız sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… i Aksu: Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve
Hamîd
derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb …
Nehr-i Aksu: Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb Akdeniz'e mahlût olur, ammâ kanlı ve hayırsız sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altında …
Nehr-i Ulusu: Bu dahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… si gün Serik nâhiyesinden ve Karahisâr'dan ve Alâ’iyye ve Adalya'dan ve Teke ve
Hamîd'den
kırk elli bin âdem bir gün bir gecede cem‘ olup azîm bâzâr durur.
Ve cisrin Adalya cânibinde binden mütecâviz saz u neyden külbe-i ahzân-misâl dükkânlar vardır. Haftada bir cum‘aertesi gün Serik nâhiyesinden ve Karahisâr'dan ve Alâ’iyye ve Adalya'dan ve Teke ve Hamîd'den kırk elli bin âdem bir gün bir gecede cem‘ olup azîm bâzâr durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… f monlâsı iken merhûm olup bu Zeytâ karâfesinde bir soffa üzre medfûndur. Hâk-i
Hamîdî
olduklarından ahlâk-ı hamîde ile mevsûf ve şerefyâb olmuş kimesne imiş. Ve dahi …
Ziyâret-i Mevlânâ Karaca Ahmed Efendi: Kudüs-i şerîf monlâsı iken merhûm olup bu Zeytâ karâfesinde bir soffa üzre medfûndur. Hâk-i Hamîdî olduklarından ahlâk-ı hamîde ile mevsûf ve şerefyâb olmuş kimesne imiş. Ve dahi bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·
ile mevsûf ve şerefyâb olmuş kimesne imiş. Ve dahi bu mahalde,
Ziyâret-i Mevlânâ Karaca Ahmed Efendi: Kudüs-i şerîf monlâsı iken merhûm olup bu Zeytâ karâfesinde bir soffa üzre medfûndur. Hâk-i Hamîdî olduklarından ahlâk-ı hamîde ile mevsûf ve şerefyâb olmuş kimesne imiş. Ve dahi bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·
Ve Mevlânâ şeyhülislâm Tâceddîn Efendi: Maskat-ı re’sleri şehr-i
Hamîd’dir
. şâm fetvâsına mutasarrıf olduğuna Allâh'a hamd ederek merhûm olup Gök meydânda …
Ve Mevlânâ şeyhülislâm Tâceddîn Efendi: Maskat-ı re’sleri şehr-i Hamîd’dir. şâm fetvâsına mutasarrıf olduğuna Allâh'a hamd ederek merhûm olup Gök meydânda Süleymâniyye câmi‘i sâhasında âsûdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256b ·
metinde göster ·
… l-i Sunkur Bay ve Keskin elinde âl-i Keskin Bay ve Teke elinde âl-i Teke Bay ve
Hamîd
elinde Hem-it Bay ve Menteşe elinde Menteş Bay ve Aydın elinde Aydın Bay ve Lâr …
(---) 15 varakda, devlet-i Yûnâniyân ve devlet-i Batâlise. Ve yigirmi üçüncü fasıl: Y 453a devlet-i âl-i Osmân'ın tulû‘ [u] zuhûrun bildirir. Evvelâ cedd-i âl-i Osmân Ertuğrul Hân ve âl-i Zülkadriyye ve âl-i Ramazâniyye ve âl-i Dânişmendiyye ve Kastamoni'de âl-i (---) ve Amasiyye'de âl-i Ferhâd ve Kütâhiyye'de âl-i Germiyân ve Engürü'de âl-i Sübhân ve Sarhan'da âl-i Sarhaniyân ve İmâd elinde İmâd Bay ve Sunkur elinde âl-i Sunkur Bay ve Keskin elinde âl-i Keskin Bay ve Teke elinde âl-i Teke Bay ve Hamîd elinde Hem-it Bay ve Menteşe elinde Menteş Bay ve Aydın elinde Aydın Bay ve Lârende elinde âl-i Karaman Bay ve Yalakâbâd'da Ertuğrul Bay. Ve bu mezkûr devlet esmâları cümle Sultân Alâ’üddîn'in boybeğleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b–Y453a ·
metinde göster ·