kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli …
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… e bir kârbânsarây ve bir dârü'ş-şifâ ve kendilere bir merkad-i pür-envâr ve bir
hammâm
ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve zergerân binâ etdi.
Ve medârisât (---) ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve bir esvâk-ı Sultânî ve bir dâr-ı it‘âm ve bir tevhâne ve bir kârbânsarây ve bir dârü'ş-şifâ ve kendilere bir merkad-i pür-envâr ve bir hammâm ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve zergerân binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… lere ne Cem ve ne Cemşîd ve ne Dâr[â] mâlik olmamışdır. Her biri birer yek pâre
hammâm
kubbesi kadar vardır. Allâhu a‘lem ale't-tahmîn her biri biner kîle hınta almak …
Ve yine Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘ içre Marmara cezîresinden gelmiş iki aded beyâz mermer-i hâmdan hum-ı husrevânîler getirdmişdir kim böyle bir küplere ne Cem ve ne Cemşîd ve ne Dâr[â] mâlik olmamışdır. Her biri birer yek pâre hammâm kubbesi kadar vardır. Allâhu a‘lem ale't-tahmîn her biri biner kîle hınta almak ihtimâli vardır. Câmi‘in dâhilinde, biri yemînde biri yesârda âb-ı hayât ile mâl-â-mâl durup cümle cemâ‘at musluklarından tecdîd-i vuzû’ edüp âb-ı nâbından nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı var. Ammâ
hammâm
bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne misil …
Çârsûkapusu dibinde Çukurbostân'a nâzır bir kubbe-i azîm mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve bir imâret-i it‘âmı ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı var. Ammâ hammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne misilli imâretler yokdur. Andan beşinci câmi‘-i selâtîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… erindendir. Otuz üç sene Bosna hâkimi olup Sarây şehri içre bir câmi‘ ve hân ve
hammâm
ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân binâ edüp niçe bin fütûhât etmişdir.
Husrev Beğ: Sultân Bâyezîd'in duhter-i pâkîze-ahterindendir. Otuz üç sene Bosna hâkimi olup Sarây şehri içre bir câmi‘ ve hân ve hammâm ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân binâ edüp niçe bin fütûhât etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48b ·
metinde göster ·
Andan Vefâ hammâmı andan Eyyûb hammâmı binâ olunmuşdur. Andan Çukur
hammâm
binâ olunmuşdur. Hâlâ bu hammâmların ta‘mîr [ü] termîmi Sultân Mehemmed Gâzî ev …
Andan Vefâ hammâmı andan Eyyûb hammâmı binâ olunmuşdur. Andan Çukur hammâm binâ olunmuşdur. Hâlâ bu hammâmların ta‘mîr [ü] termîmi Sultân Mehemmed Gâzî evkâfı tarafından mütevellîleri her sene meremmât edüp icâreye verilir, evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 96b ·
metinde göster ·
… ûdân ve İsvân ve Mısır diyârlarında seyâhatde iken şehr-i İslâmbol içre on yedi
hammâm
dahi binâ etmişler, manzûrumuz olmamışdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan hammâmları …
Şehr-i İslâmbol'un enderûn [u] bîrûnunda cümle dörd mevleviyyet yerde yüz elli bir hammâmdır. Ammâ hakîr Habeş ve Sûdân ve İsvân ve Mısır diyârlarında seyâhatde iken şehr-i İslâmbol içre on yedi hammâm dahi binâ etmişler, manzûrumuz olmamışdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan hammâmların cümlesine girüp seyr [ü] temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Eğer her birinin âb [u] hevâsı ve hoş binâsı ve tarh [u] tarzın tahrîr eylesek mecmû‘a-yı Seyâhatnâme'miz bir dîvân-ı tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
Cümle hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ
hammâm
içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhân …
Cümle hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortadaki pâdişâhlara mahsûs hammâm-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… âmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir
hammâm
dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortad …
Cümle hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortadaki pâdişâhlara mahsûs hammâm-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
bir sedd-i âlî üzre olmağile eflâke ser-çekmiş bir binâ-yı âlîdir. Cümle revzen …
Bu hammâm bir sedd-i âlî üzre olmağile eflâke ser-çekmiş bir binâ-yı âlîdir. Cümle revzenleri cânib-i şarka deryâ aşırı Üsküdar'a ve Kadıköyü'ne nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97b ·
metinde göster ·
… onra avretler girir. Bu hisâb üzre İslâmbol içre hammâm-ı hâs [u] âm üç yüz iki
hammâm
olur. Ve's-selâm.
Yekûn hammâm-ı İslâmbol bâlâda mastûr olan yüz elli bir hammâmların cümlesi ekseriyyâ çifte hammâmlardır. İllâ Küçük Bâzâr'[d]a Mehemmed Paşa hammâmı birdir, vakt-i zuhrdan sonra avretler girir. Bu hisâb üzre İslâmbol içre hammâm-ı hâs [u] âm üç yüz iki hammâm olur. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97b ·
metinde göster ·
azdır ammâ vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr sarâylarında hammâm-ı mahsûs on dör[d] bin b …
Gerçi böyle bir sevâd-ı mu‘azzama bu kadar hammâm azdır ammâ vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr sarâylarında hammâm-ı mahsûs on dör[d] bin beş yüz otuz altı hammâm vardır. Ve's-selâm. 98a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97b–98a ·
metinde göster ·
… â ve a‘yân-ı kibâr sarâylarında hammâm-ı mahsûs on dör[d] bin beş yüz otuz altı
hammâm
vardır. Ve's-selâm. 98a
Gerçi böyle bir sevâd-ı mu‘azzama bu kadar hammâm azdır ammâ vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr sarâylarında hammâm-ı mahsûs on dör[d] bin beş yüz otuz altı hammâm vardır. Ve's-selâm. 98a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97b–98a ·
metinde göster ·
Yenikapu'nun hârici garbîde bir kasaba-i İremdir. Beş yüz mikdârı bâğ u bâğçeli gül-gülistânlı sarâyları ve hâneleri vardır ve Câmi‘-i Merkez Efendi ve yedi zâviye ve bir hammâm. (---) mevlevîhânesi âsitâne-i azîmdir. Yetmiş aded fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ve semâ‘hânesi ve imâreti ve etrâfında çemen-zâr kurâları ve dıraht-ı azîmler ile ârâste ve pîrâste olmuş bir âsitâne. Ve Âsârî nâm bir ressâm-ı mânend-i Bihzâd gelüp bu âsitânenin rû-yı dîvârına kalın hat ile Arapça âyetini yazmışdır kim gûyâ mu‘cizedir. Ve yine vech-i dîvâra bir şîr-i gurre tasvîri tahrîr etmiş kim gûyâ sâhil-i Şattu'l-Arab'da sayd [u] şikâra gezer bir eseddir. Her gelen şu‘arâ esede münâsib ebyâtlar yazmışlardır. Diller ile tavsîf olunmaz. Ve dahi niçe bin kıt‘a ebyât [u] eş‘âr tahrîr olunmuş bir âsitâne-i Mevlevî'dir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
henüz binâ olundu ve yigirmi aded dekâkînleri vardır. Ammâ hânları yokdur. Lâki …
Ve elli aded mescidi ve dörd aded tekyesi ve bir hammâm henüz binâ olundu ve yigirmi aded dekâkînleri vardır. Ammâ hânları yokdur. Lâkin Nişâncı Paşa'nın bir müferrih hammâm-ı dil-küşâsı vardır kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Eyyûb'a karîbdir. Süleymân Hân asrında olmak ile Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
… âşeret ederler. Hâlâ üzerindeki kubbe-i pür-envâr ve câmi‘ ve medrese ve hân ve
hammâm
ve imâret-i it‘âm ve çârsû-yı bâzâr cümle Ebü'l-feth Gâzî'nin binâsıdır.
Cümle asâkir-i İslâm ayne'l-yakîn hâsıl edüp hafr olan türâbını tevhîd [ü] tezkîr ile yine doldurup cümle ibâdullâh-ı müslimîn ziyâret edüp türbe-i pür-envârının esâsına mübâşeret ederler. Hâlâ üzerindeki kubbe-i pür-envâr ve câmi‘ ve medrese ve hân ve hammâm ve imâret-i it‘âm ve çârsû-yı bâzâr cümle Ebü'l-feth Gâzî'nin binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… unda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve
hammâm
ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… elâl mâl ile binâ olunmuş câmi‘dir. Ve bir tekye ve kendilere bir medfen ve bir
hammâm
ve bir çârsû binâ etmişdir. Rahmetullâhi aleyh. Gâzî Paşa'dır.
Hikmet-i Hudâ bu câmi‘i, Piyâle Paşa merhûm binâya şürû‘ etdükde câmi‘in şimâlî tarafında yedi husrevânî küp altun bulduğu yer hâlâ zâhir ü bâhirdir kim hâlâ ol küpler İslâmbol'da Uzun Çârsû başındaki sebîlhânesi içinde durur mermer küplerdir. Böyle helâl mâl ile binâ olunmuş câmi‘dir. Ve bir tekye ve kendilere bir medfen ve bir hammâm ve bir çârsû binâ etmişdir. Rahmetullâhi aleyh. Gâzî Paşa'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… pudan Ca‘fer Paşa ve Kapudan Kâsım Paşa yalılarında ikişer yüz hücreler ve üçer
hammâm
ve birer câmi‘li sarây-ı azîmlerdir.
Ve cümle (---) mahalle-i müslimîn ve mahalle-i Ermenî ve bir mahalle Rûm ve bir mahalle Yahûdî vardır. Ma‘mûr [u] âbâdân hânedân yalılarından ibtidâ Kapudan Ca‘fer Paşa ve Kapudan Kâsım Paşa yalılarında ikişer yüz hücreler ve üçer hammâm ve birer câmi‘li sarây-ı azîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
… dır. Andan içeri bir vâsi‘ dere içre bir mahalle-i müslimîn ve bir câmi‘ ve bir
hammâm
var. Gayrı on bir cemâ‘at Yahûdî hâneleri ve üç mahalle Urum keferesi evleri va …
Leb-i deryâsı a‘yân [u] eşrâf yalılarıdır. Andan içeri bir vâsi‘ dere içre bir mahalle-i müslimîn ve bir câmi‘ ve bir hammâm var. Gayrı on bir cemâ‘at Yahûdî hâneleri ve üç mahalle Urum keferesi evleri vardır. Ve Yahûdîlerin üç sınago deyrleri ve Rûmların iki kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136a ·
metinde göster ·
ve bir hân ve bekâr odaları ve iki yüz esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yüz mikdâ …
Ve bunda bir hammâm ve bir hân ve bekâr odaları ve iki yüz esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yüz mikdârı hemân leb-i deryâda peksumâtcı kârhâneleri vardır. Zîrâ Karadeniz'e ve Akdeniz'e giden cümle gemilerin kapudanları peksumâtı Galata'dan ve bu Yeniköy'den alırlar. Anıniçün peksumâtcı kârhânesi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b ·
metinde göster ·
Ancak bir hammâmı var, ol dahi gâyet küçükdür. Ammâ
hammâm
içre bir kurnası üzre üstâd-ı mermer-bür arz-ı kemâl eyleyüp bir beyâz mermerde …
Ancak bir hammâmı var, ol dahi gâyet küçükdür. Ammâ hammâm içre bir kurnası üzre üstâd-ı mermer-bür arz-ı kemâl eyleyüp bir beyâz mermerde bir fîl tasvîri etmişdir kim her gören üstâd-ı kâmil engüşt ber-dehen eder. Bir acîb ü garîb fîl sûretidir kim gûyâ zî-rûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a ·
metinde göster ·
… se ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve
hammâm
[ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme- …
Ve İslâmbol içre ne mikdâr câmi‘-i selâtîn ve câmi‘-i vüzerâ ve mesâcid ve medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve hammâm [ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etmek furunu ve börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar ve yalılar ve dalyanlar ve cümle imâret makûlesi âsâr-ı binâları var ise tahrîr olunup cümle ahâlî-i mahalle ve ser-çeşme-i ehl-i hırefler ve cemî‘i e’imme ve hutebâ ve mahalle kethudâları meşveretleriyle bir bir yazılup Südde-i sa‘âdetime arz edesiz. Ammâ bî-garaz âdemlerimle bir dahi teftîş edüp tahrîr etdüğimizde hilâf bulunursa tahrîr edenleri dörder pâre ederim" deyü yemîn etdi ve buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve
hammâm
ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etme …
Ve İslâmbol içre ne mikdâr câmi‘-i selâtîn ve câmi‘-i vüzerâ ve mesâcid ve medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve hammâm [ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etmek furunu ve börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar ve yalılar ve dalyanlar ve cümle imâret makûlesi âsâr-ı binâları var ise tahrîr olunup cümle ahâlî-i mahalle ve ser-çeşme-i ehl-i hırefler ve cemî‘i e’imme ve hutebâ ve mahalle kethudâları meşveretleriyle bir bir yazılup Südde-i sa‘âdetime arz edesiz. Ammâ bî-garaz âdemlerimle bir dahi teftîş edüp tahrîr etdüğimizde hilâf bulunursa tahrîr edenleri dörder pâre ederim" deyü yemîn etdi ve buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri
hammâm
kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül …
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
kubbesi kadar üstü çörek otlu ve sûsâmlı hâs beyâz ekmekler ederler kim her bir …
Ve tahtırevânlar ve arabalar ve kızaklar üzre hammâm kubbesi kadar üstü çörek otlu ve sûsâmlı hâs beyâz ekmekler ederler kim her biri ellişer kantâr gelir ekmeklerdir. Ve kızaklar üzre olan ekmekleri yetmiş seksener çift câmûs çeker. Niçe böyle azîm ekmek yaparlar lâkin bunlar furunda pişmek mümkün değildir. Yeri handak gibi yarup üstlerine kül örtüp dahi cânib-i erba‘asına âteş edüp te’enniyle pişirirler, görmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… birin onar çift sırık hammâlına tahmîl edüp ubûr ederler. Ve azîm soffalar üzre
hammâm
kubbesi kadar pişmiş somunlar kim beş yüzden mütecâvizdir.
Bu bâlâda tahrîr olunan esnâflar ubûr etdikden sonra etmekcibaşının metâ‘larının sonu ubûr etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş halkalar ve çam tahta soffa tahtırevânlar üzre üstü bâdemli ve haşhâş ve anisonlu ve çörek otlu ve za‘ferânlı Ramazân pideleri ki her birin altışar sırık hammâlları götürür ve dahi uzun tahtalar üzre dikili taş-misâl üstü gûnâ-gûn bahârlarla zeyn olmuş za‘ferânlı ve çörek otlu ve sûsâmlı ve yumurtalı çörekler kim her birin onar çift sırık hammâlına tahmîl edüp ubûr ederler. Ve azîm soffalar üzre hammâm kubbesi kadar pişmiş somunlar kim beş yüzden mütecâvizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
… asan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp karları
hammâm
kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle leb-ber-l …
Ve bu karcıbaşı hükmünde İslâmbol etrâfında karlığ-ı hazâyin-i rahmet tokuzdur. Ammâ neferâtları yokdur, hîn-i şitâda rahmet-i berf yağdıkda bizzât sadrıa‘zam ve yeniçeri ağası ve bostâncıbaşı ve kapudan paşa, bunlar cümle iki kerre yüz bin eli kürekli ve kızaklı asker olup Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesi dibinde Hünkâr karlığın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp karları hammâm kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle leb-ber-leb berf-i rahmet oldukdan sonra yine Okmeydânı'nda Dîvdâr deresin ve Kepez deresin ve Ganîzâde deresin ve Eyne Ayazma 173a deresin ve Tozkoparan deresin ve Çoban deresin ve Kanlı deresin cümle bu dereleri rahmet karıyla asker-i deryâ-misâl doldurup depme ile cümle püşt-i pâ urup yerleşdirirler kim gûyâ yekpâre yahkend olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b–173a ·
metinde göster ·
kubbesi kadar karları keşâ-keş ederler. Ve yetmiş seksen katâr katırları gûnâ-g …
Ve niçe yüz kızaklar ve arabalar üzre hammâm kubbesi kadar karları keşâ-keş ederler. Ve yetmiş seksen katâr katırları gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp her birinde birer yük billûr gibi Keşîş dağı buzların keçe çullara koyup katâr katâr ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
: Mekân 105, neferât yine 105, yine pîrleri Ammâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre c …
Esnâf-ı pîne-dûzân-ı bâb-ı hammâm: Mekân 105, neferât yine 105, yine pîrleri Ammâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre cümle yüz elli hammâmdır, elbette her hammâmın kapusu dibinde bir pîne-dûz ya‘nî eskici fakîri kifâf-ı nefs içün kâr eder. Anlardan gayrı yerlerde cümle eskiciyân dükkân ve gayrı köşede bin aded fukarâlardır. Bunlar cümlesi alayda başlarında voltan iğneleriyle eski pabuc dikerek ubûr ederler. Ammâ seferde lâzımlı esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196a ·
metinde göster ·
olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz …
İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde yüz elli bir hammâm olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz elli bir hammâmcılar cümle pür-silâh ubûr ederler, ankâ ve muta‘azzım sâlih kimesnelerdir. Pîrleri Muhsin ibn Osmân'dır. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân-ı Pâk kemerin bağladığı sekizinci pîrdir. Kabri (---)'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198b ·
metinde göster ·