Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz altmış nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn balığı sûreti sadâ ursa Karadeniz'de aslâ hamsi balığı kalmayup cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile hamsîn yevm kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz altmış nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn balığı sûreti sadâ ursa Karadeniz'de aslâ hamsi balığı kalmayup cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile hamsîn yevm kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
… p cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile
hamsîn
yevm kifâflanırlardı.
Beşinci tılısmât: Yine Sarâyburnu'nda üç yüz amûd-ı müntehâlar üzre üç yüz altmış nev‘a deryâ mahlûkunun eşkâl-i timsâlleri var idi. Meselâ mâh-ı hamsînde hamsîn balığı sûreti sadâ ursa Karadeniz'de aslâ hamsi balığı kalmayup cümle İslâmbol'a gelüp der-kenâr olup cümle ahâlî-i Makdon, hamsîn balığı ile hamsîn yevm kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne ve
hamsîn
[ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] …
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne ve hamsîn [ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] itmâm bulup burc [u] bârûsuz ve dendân-ı bedensiz ve etrâf[ı] handaksız bir sûrdur. Ammâ gâyet metânet üzre binâ olunup cümle dîvâr üzre rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ol asırda dâ’iren-mâdâr cirmi on iki bin arşın idi. Ve şekl-i murabba‘ kârgîr-binâdır. Bir rüknü Sultân Bâyezîd Kazancıları köşesinden tâ Miskî Sâbûnî Bâbı'na müntehî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… ltândır. Amasiyye Lâdik'i şehri içre Ulu Câmi‘de medfûndur. Târîhi sene isnâ ve
hamsîn
[ve] seb‘a mi’e'dir [752].
Ve eş-Şeyh Seyyid Ahmed Kebîr-i Rufâ‘î: Orhân meşâyihlerinden ulu sultândır. Amasiyye Lâdik'i şehri içre Ulu Câmi‘de medfûndur. Târîhi sene isnâ ve hamsîn [ve] seb‘a mi’e'dir [752].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… î cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve
hamsîn
gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhb …
Mâhîlerinin memdûhâtların beyân eder: Evvelâ cümleden levrek balığı ve kefâl balığı gâyet kalaklı balıkdır ve kalkan balığının kalağı yokdur. Ammâ âh cânım kalkan balığı gâyet lezîzdir. Nisâ tâ’ifesi yiseler elbette hâmile kalır. Devr-i Âdem'den beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca tekir balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskumru balığı ve niçe bin elvân mâhîleri vardır. Ammâ memdûh olan zikr olunan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve hamsîn gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhbân ve bıtrîklere gıda olsun içün Moloz kapusundan taşra derya içinde bir amûd üzre bir hamsi balığı sıfatında bir tuç balık tılsım edüp rûz-ı hamsînde ol mâhîden bir sadâ zâhir olunca Karadeniz'de olan cümle hamsi balıkları Tarabefzûn limanına gelüp sâhil-i bahre düşerler. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd sönüp mutalsamlar münhedim olup bu hamsi tılsımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ ameli nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneksile nâm kayıklarla mâl-â-mâl iskeleye geldikde balık dellâlları vardır, bu lisân ile nidâ eder: "Ey muhterûn, ey muhterûn. Esi çıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet-i Hudâ eğer cemâ‘atle namâzı kılar istimâ‘ ederse ol ân namâzı bırağup hamsi balığına segirdirler. "Namâz bulunur ammâ hapsi bulunmaz" deyü câmi‘de imâm ve mü’ezzin dahi namâzı bozup "Ahçacuğumla bir makrama hapsi var" deyü ol nâzik sırmalı makramalara balığı koyup reftâr ederek balığın suyun akıdup giderken ba‘zılar balığın suyu akdığına acıyup "Bre palığın suyın ya ne akıdırsın, suyına bir pilavcık salsana" deyü birbirlerine 253a latîfe ederler. Yine murâd olan latîfedir. Bir kerre Çiço Hüseyin nâm bir kimesne ehliyle halet-i muhammışda ala-vere safâsında iken {balık dellâlının boru çalduğun istimâ‘ edüp} ehlinden balığın çeküp alıp uçkurun bağlayarak iskele başına gelüp hapsi balığı aldığı meşhûrdur, ammâ hakîr görmedim. Lâkin bir kerre balık meneksile borusu çalınınca (---)(---) hammâmından beş dâne uryân âdemler arak-âlûd olup har har soluyarak balık kayığına cân atup bellerindeki peştemâllarına balığı doldurup avret yerleri zâhir olur. Balıkçı bunlardan akçe isteyüp uryân âdemde akçe olmamağla balıkçıya kefîl vermiş. Balıkçı "Balık emîni kefîl ve yemîn almaz, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verdim" dermiş. Balıkçı da "Ben, kendim namâzlı îmânımdan bezdim, al benimki de senin olsun" demiş. Bu gûne hapsi balığı latîfeleri Tarabefzûn şehir oğlanları zurefâsı mâbeyninde darb-ı mesel olmuş latîfeler vardır. Ve yine Tarabuzun zurefâları Çiço re‘âyâlarına ulaşup derler kim, Tekerleme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252b–253a ·
metinde göster ·
… in Gıyâseddîn Hân bin Erdoğmır(?) Hân ammere ve ebbede devletehu, Sene tis‘a ve
hamsîn
[ve] semâne mi’e.
Benâ hâze'l-mescide'l-mübârek es-sultânu'l-a‘zam ve hâkânu'l-mu‘azzam mevlâ mülûki'l-Arab ve'l-Acem, es-Sultân Hacı Geray Hân bin Gıyâseddîn Hân bin Erdoğmır(?) Hân ammere ve ebbede devletehu, Sene tis‘a ve hamsîn [ve] semâne mi’e.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… şa cezallâhu te‘âlâ hayran ve evsâhu ilâ mâ yeşâu ve etemmehu fî sene semâne ve
hamsîn
ve elf." [1058] terşîd olunmuşdur.
"Bi-inşâi hâzihi'l-câmi‘i'ş-şerîf taleben li-merzâtillâhi'l-meliki'l-kadîr ez-zaîf Ca‘fer Paşa cezallâhu te‘âlâ hayran ve evsâhu ilâ mâ yeşâu ve etemmehu fî sene semâne ve hamsîn ve elf." [1058] terşîd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·
… -i dünyâ eder. Ve bu şehrin erbâb-ı tarîkleri teberrüken bu mağârada erba‘în ve
hamsîn
çıkarırlar bir savma‘a-i mübârekdir.
İbrâhîm-i Edhem'in vâlidesi bu hâli görüp bildi ki oğlu sultân-ı bekâ olmuş vedâlaşup gider. Vâlidesi de Râbi‘a-i Adeviyye-vâr terk-i dünyâ eder. Ve bu şehrin erbâb-ı tarîkleri teberrüken bu mağârada erba‘în ve hamsîn çıkarırlar bir savma‘a-i mübârekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
… i'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâhümme mine'l-fâizîn mesciden. Sene erba‘a ve
hamsîn
ve tis‘imi’e [954].
İnşâe hâze'l-câmi‘i'il-mübârek fî zamânı sultânü'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn es-Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân edâmallahu devletehu ilâ yevmi'd-dîn. Ve hüve binâü emîri'l-ümerâi'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâhümme mine'l-fâizîn mesciden. Sene erba‘a ve hamsîn ve tis‘imi’e [954].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149a ·
metinde göster ·
… sallallâhu aleyhi ve sellem. Vülide radıyallâhu anh fî sene hamsimi’e [mi’e ve
hamsîn]
ve hiye es-senetü'l-letî mâte fîhâ Ebû Hanîfe. Ve tüvüffiye sene erba‘ ve mi’et …
Ve hâzâ kabrü es-Seyyid el-imâm Ebî Abdillâh Muhammed bin İdrîs ibn el-Abbâs ibn Osmân ibn şâfi‘ ibn es-Sâbit ibn Ubeyd ibn Abdi Zeyd ibn Hâşim ibn el-Muttalibî ibn Abdi Menâf ceddi'n-Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem. Vülide radıyallâhu anh fî sene hamsimi’e [mi’e ve hamsîn] ve hiye es-senetü'l-letî mâte fîhâ Ebû Hanîfe. Ve tüvüffiye sene erba‘ ve mi’eteyn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263a ·
metinde göster ·
, müddet-i ömürlerinde gün başına Y 263b birer te’lîfâtları vardır. Rahm-i mâd …
Ve müddet-i ömürleri erba‘ ve hamsîn, müddet-i ömürlerinde gün başına Y 263b birer te’lîfâtları vardır. Rahm-i mâderden Gazze şehrinde müştak olmuşlardır. Üç sene vâlideleri rahminde durdular, tâ ki Nu‘mân ibn Sâbit ya‘nî İmâm-ı A‘zam hazretleri dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etmeyince İmâm şâfi‘î doğmayup üç yıl ana rahminde durup İmâm-ı A‘zam merhûm olduğu sâ‘at İmâm şâfi‘î vücûda gelüp yedi sene bâliğ iken İmâm Muhammed'den ve İmâm Mâlik'den ahz-i ulûm edüp anların telâmîzi olmuşdur. Hâlâ pây-ı sa‘âdetleri tarafında İmâm Muhammed halîfelerinden İmâm şâfi‘î'nin iki şerîkleri sandûkası cenbinde bile medfûnlardır. Acâyib rûhâniyyetleri vardır. İsm-i şerîfleri eş-şeyh Muhammed ve eş-şeyh Seyyid Abdülazîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263a–Y263b ·
metinde göster ·