… e sadefkârî na‘lınlar ile pür-silâh güzer ederek reftâr etdiklerinde cümle halk
hande edüp
hayrân olurlar. Bu hâlile geçerler.
Esnâf-ı nâtırân: Neferât 1000, pîrleri Mansûr bin Kâsım'dır, Selmân-ı Pâk belin bağladığı tokuzuncu pîrdir. Kabri Ba‘albek kurbünde Cebel-i Lübnân'dadır. Bu nâtırlar dahi bellerinde peştemâller üzre kılıçların kuşanup ayakları çıplak, baldır duruda olup çimşîr ü âbnûs ve sadefkârî na‘lınlar ile pür-silâh güzer ederek reftâr etdiklerinde cümle halk hande edüp hayrân olurlar. Bu hâlile geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198b ·
metinde göster ·
… lahu Ta‘âlâ mansûr u muzafferiz." dedikde mübârek gül cemâli verd-i hândân gibi
hande edüp
henüz melek çehre olmuş tebessüm ederek bilâ rikâb şahbâz gibi sa‘âdetli esb-i …
İki rek‘at salât-ı hâcet kılup başın açup ol mübârek nûrânî yüzün yere sürüp eydür: "İlâhî, hevl-i kuvvet ü kudret ve fursat u nusret senindir. İnâyet ü himâyet ve hidâyet ü izzet ü rif‘at senindir. Dîn-i mübîn gayretine bir fırka ümmet-i Muhammed kullarını başıma cem‘ eyleyüp elim yüzüme alup kapuna dilenmeğe geldim. Bu abd-i hakîr Ahmed kulun eski sâyilindir. Hiç tehî-dest gönderdiğin yokdur. İdegeldiğin ihsândır. Yine Sen Pâdişâh-ı Bîçûn'dan dilerim ki yine Ahmed'in ricâsın kabûl edüp bu kadar kavmi yerindirme ve bu haşerât-ı Yezîdîleri sevindirme!" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp dîde-i pür-nemlerinden yem-i Kulzüm gibi çekîde çekîde kanlu yaşlar cereyân edüp cümlemiz "âmîn" deyüp el yüze sürüldükde "Müjde size ey oğullar, du‘âmız vefk-i murâdımız üzre şast-ber-kabza sehm-i dilimiz nişân verdi. İnşâallahu Ta‘âlâ mansûr u muzafferiz." dedikde mübârek gül cemâli verd-i hândân gibi hande edüp henüz melek çehre olmuş tebessüm ederek bilâ rikâb şahbâz gibi sa‘âdetli esb-i Mahmûdî divnesine süvâr olup hamd ü senâ ederek atf-ı ınânın Rahova sahrâsına keşîde ederek ba‘zı nüdemâ-yı hâslarıyla ve niçe yüz Van a‘yânlarıyla ve niçe iş görmüş iş erleriyle rikâb rikâba at başı berâber kelimât edüp ordu-yı İslâm'a gelirken Van ağalarından Behlûloğlu ve Demircioğlu ve Hüsrev Paşa yeğeni Deli Süleymân Beğler paşaya tesellî-i hâtır vermek içün "İnşâallah koca vezîr du‘â-yı hayrın berekâtıyla fursat u nusret ve ganîmet bizimdir." deyü (---) cümlesi hüsn-i rızâlarıyla paşanın uğuruna cân ve baş vermeğe ta‘ahhüd etdiler. Paşa eyitdi: "Ben dahi anı eyle bilirim ki dîn-i mübîn uğuruna çalışır bir alây mücâhid-i fî sebîlillah gâzî yiğitlersüz!" deyü cümleye hayr du‘âlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266a ·
metinde göster ·
Ve bir kal‘ası da Ligradçık'dır ve bir kal‘ası da Koproniçe'dir. Ve'l-hâsıl yedi yüz altmış pâre sağîr ü kebîr kal‘a ve palanka ve kavata kulleleridir kim bu kulleler cümle diyârlarının kenârlarında birbirinden birer top menzili ba‘îd metîn kullelerdir, ammâ asfa dayanmazlar ve Zirinoğlu'nun evzâ‘ ve etvârın ve niçe kılâ‘ların seyr [ü] temâşâ edüp hâlâ ümm'l-ahbârım" dedi[k]de Köpürlü bi'z-zarûrî hande edüp Defterdâr İbrâhîm Paşa'ya hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
… lmeyen âdemi zenberekden çıkan su ısladup üstü başı sır sıklam olup cümle yârân
hande edüp
seyr-i temâşâ ederler.
Kâr-ı garâ’ib: Bu bâğ içre seyr-i temâşâ edüp gezerken ba‘zı gâfil âdemlerin yanında zenberekli lüleler vardır. Bilen âdem zenbereğe basınca bilmeyen âdemi zenberekden çıkan su ısladup üstü başı sır sıklam olup cümle yârân hande edüp seyr-i temâşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·